Ege Postası
Geri

İzmir'in Kanal İstanbul'u için kritik karar: Tarım alanları koruma altında

Türk Mimarlar ve Mühendisler Odası (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmak istenen İzmir’in Kanal İstanbul’u olarak adlandırılan Çeşme Turizm Projesi'ne ilişkin gerçekleştirdiği basın açıklamasında, İzmir 7. İdare Mahkemesi'nin projede yer alan 4.826,30 hektarlık tarım arazisinin 698,0519 hektarlık kısmında imar planı yapılmak üzere tarım dışı amaçla kullanımına uygun görmediğini duyurdu.
İzmir'in Kanal İstanbul'u için kritik karar: Tarım alanları koruma altında
Haberler / İzmir
14 Kasım 2023 Salı 13:00
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

BERİVAN KAYA/EGEPOSTASI- Türk Mimarlar ve Mühendisler Odası (TMMOB)  İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmak istenen İzmir’in Kanal İstanbul’u olarak adlandırılan Çeşme Turizm Projesi'ne ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. 

"KORUNMASI GEREKEN ALANLAR RANTA KURBAN"

TMMOB İKK Sekreteri Aykut Akdemir basın açıklamasının açılış konuşmasında, "Yıllardır mücadelesini sürdüğümüz merkezi hükümetin aldığı bir karar var. Çeşme'yi turizm bölgesi ilan etmek istiyorlar. Çeşme Turizm Projesi korunması gereken alanların ranta kurban edildiği bir proje. İzmir'deki btün demokratik kamuoyuyla beraber mücadele yürütüyoruz. En son hukuki kazanım elde ettik. Ziraat Mühendisleri Odasının açtığı dava kazanımla sonuçlandı. Hukukun aldığı kararların merkezi hükümet tarafından hayata geçirilmesini talep ediyoruz " dedi. 

Basın açıklamasını okuyan Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şube Başkanı Elvin Sönmez Güler, "Kentimize yönelik çılgın projeler ile ilgili mücadelemizde bizler açısından bütünüyle bir rant projesi olan Çeşme Projesi ve buna ilişkin yürüyen hukuki sürece ilişkin sözümüzü bir kez daha ifade ederek hatırlatma gereği duyduk. İzmir, Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim bölgesi sınırları 2019 yılında belirlenmiş, 2020 yılında ise sınırların yeniden belirlendiği Resmi Gazetede yayınlanmıştı" dedi. 

"DEVASA KAMU ARAZİSİ PROJEYE"

Yarımada'nın yüzde 40'ının turizm bölgesi ilan edildiğini belirten Elvin Sönmez Güler, "Çeşme Yarımadasında güneye doğru orman olarak tescilli alanlar, kıyılar, deniz alanı ve koruma alanları, mera alanları, tarım alanları ve hatta Carufa Adası da dahil edilerek, önceki 11 adet turizm alanı ile birlikte Yarımadanın %40’ına tekabül eden bir bölge turizm alanı olarak ilan edilmiş, dolayısı ile bu alanda bir kullanım olanağı yaratılmak istenmiştir.  Bu karar; Çeşme Yarımadasında mevcut devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanların tümünü, 47 km kıyı alanını, yarımadanın kuzey ve güneyinde 4.000 hektarı bulan deniz alanlarını ve bu alanlardaki beş adet adayı, 4,293 hektar orman alanını, 600 ha. mera alanı, içme suyu koruma havzalarının tamamını, bölgedeki doğal koruma alanlarının %70’ini, nitelikli tarım alanları ile zeytinlik alanları, kültürel ve arkeolojik miras alanlarını, yarımadada yerleşim alanları dışında kalan alanların tamamını içeren 16.000 hektarlık (22400 futbol sahası büyüklüğünde) devasa kamu arazisini kapsamaktadır" ifadelerine yer verdi. 

"İMTİYAZLI AZINLIĞA GOLF SAHASI"

Proje alanın, Doğal sit, su koruma havzaları, orman alanları ile çok özel nitelikte olduğunu aktaran Güler, "Kültür Turizm Bakanı tarafından bizzat açıklanan, toplantılar ile ortak bir proje olarak ortaya konulan Çeşme Projesi itirazlarımızı ve haklılığımızı ortaya koymuştur. Bu devasa kamu arazisi ve deniz alanları yatırımcılara irtifak hakkı tesisi suretiyle tahsis edilerek bu alanın tümünde ve adaları da içeren deniz alanlarında halkımızın girişine kapalı imtiyazlı bir azınlığın kullanımına özgülenmiş, girişi denetimli, bağımsız özel bir yetki alanı oluşturulacaktır.  Bu devasa kamu arazisinin ve deniz alanlarının irtifak hakkı sahibine devri karşılığı alınacak bedel kamu harcamaları için kullanılamayacak sadece alanın alt yapı yatırımlarına harcanabilecektir. Yani irtifak bedeli dahi kamuya değil yatırımcının hizmetine sunulacaktır. Tahsis edilecek kamu arazisi ve deniz alanları nadir bir ekosistemi barındırmaktadır.  Alan, Doğal sit alanları, su koruma havzaları, orman alanları ile çok özel niteliklere haizdir. Ancak alanın bu çok özel niteliklerine müdahale edilerek, imtiyazlı bir azınlığın hizmetine sunulmak üzere; mega yat limanları, golf sahaları, kıyı otelleri, lüks konut ve rezidanslar vb. yapılacaktır" ifadelerini kullandı. 

BAKANLIĞA VETO 

Projenin iptali için yürütülen mücadelenin sonuç verdiğini belirten Güler, "Kararın iptali için yürüttüğümüz haklı hukuki mücadelemiz olumlu sonuçlar vermektedir. Son olarak. TMMOB Ziraat Mühendisleri odamızın açtığı davada Karar veren İzmir 7. İdare Mahkemesi. "Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi" kapsamında, yer alan 4.826,30 hektarlık tarım arazisinin 698,0519 hektarlık kısmında imar planı yapılmak üzere tarım dışı amaçla kullanımının uygun görülmesine ilişkin 26/04/2022 tarih ve 5334965 sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı işlemini iptal etmiştir. Mücadelemiz devam edecektir. Konu ile ilgili yayınladığımız Çeşme Projesi Raporu, dava sürecinde bilirkişi raporları, yaptığımız açıklamalar, bilim insanlarının görüşleri ortaktır: Proje kamu yararı içermemektedir" dedi. 

SİT DERECELERİ DÜŞÜRÜLDÜ 

Alanda sit derecelerinin değiştirildiğini belirten Elvin Sönmez Güler, "Yarımada Bölgesi kapsamında yapılan Doğal Sit derecelerinin değiştirilmesi süreçlerinde de koruma kaygısından çok alanın korunması gereken özel değerlerinin tahribatı ve yok olmasına yol açacak yapılaşma ve faaliyetlere izin verecek şekilde sit statülerinin düşürüldüğü gerçeği ile karşı karşıyayız. Bölgede gerçekleştirilen ve geçmişte de davacı olduğumuz doğal sit statülerinin değiştirilmesi kararlarının, yine TMMOB olarak da davacısı olduğumuz Turizm Alanı İlanı Kararı, Çeşme Projesi gibi süreçler ile ilişkisi ve bu ve benzeri projelere yönelik ardışık etki yaratacak izinler ilişkisi aynı zamanda kurumsal yürütülen bir tahribatın da parçasıdır. Bu noktada yapılan uygulama ile bölgede izin verilen ve önü açılan faaliyet ve yatırımlar mevcut doğal ve ekolojik yapıyı bozacağı gibi getireceği ilave çevresel yükler ve ihtiyaçlar ile de bölgenin son derece kısıtlı olan kaynaklarına yönelik de ilave baskılar yaratarak kirletici etkiler oluşturacaktır. Her mevzuat düzenlemesinin altında kamu yararı taşımayan, kentlerimiz, doğal yaşam alalarımızın tahribine yol açacak uygulamaların önündeki engelleri kaldıran mekanizmalar olarak karşımıza çıktığı bugünlerde  bu uygulamaların geri dönülemez sonuçları olacağı çok açıktır" diye konuştu. 

DÜN NEREDEYSEK, BUGÜN DE ORADAYIZ 

Kamuoyuna mücadele çağrısı yapan Güler, "İktidarın kentlerimize, yaşam alanlarımıza yönelik kar hırsı, rant baskısı bugünlerde tekrar dile getirilmektedir. Bizler bilimden, kamudan, doğadan yana bakan, toplum yararına mücadelesinden vazgeçmeyen meslek odaları olarak bir kez daha paylaşıyoruz. Çeşme Projesi ile ilgili olarak dün neredeysek, bugün de oradayız. Kentimizi, Yarımadayı, kamuya ait alanları ranta teslim edecek, halkın girişini engelleyecek, belli bir kesimin zenginleşmesi için önümüze konulan “turizm projesi ve kalkınma” adı altında rant projesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.  Yaşanabilir kentler için; yaşamın bugünü ve geleceği için, yaşamına sahip çıkan, emekten ve doğadan yana tüm kurum ve kuruluşları akıl dışı girişimlere karşı ortak mücadeleye davet ediyoruz.  Biz mücadelenin parçasıyız, herkesi burada olmaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verdi. 


 

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası