HİLAL YAKUT/ EGE POSTASI - Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, konuşmasına 9 Eylül’ün tarihi önemine vurgu yaparak başladı. Güç, 9 Eylül’ün bir milletin kendi kaderini yeniden eline aldığı gün olduğunu belirterek, “9 Eylül, kendi geleceğine kendisi karar veren bir milletin, kurtuluş iradesini yeni bir devlet ve yeni bir gelecek kurma iradesine dönüştürdüğü gündür” dedi. Büyük Taarruz’un 26 Ağustos’ta başladığını, 30 Ağustos’ta askeri zafere ulaştığını ifade eden Güç, zaferin siyasi anlamının Türk ordusunun İzmir’e ulaşmasıyla tamamlandığını söyledi.

Güç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ve o gün yalnızca İzmir kurtulmadı, Anadolu’nun kaderi değişti.”
"Nasıl bir ülke kuracağız?"
9 Eylül’ün ardından asıl sorunun nasıl bir ülke kurulacağı olduğunu belirten Güç, konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerine de yer verdi:
“Millî Mücadelemizin bu evresi kapanmıştır; şimdi ikinci evresini açmamız gerekiyor. Cumhuriyet bizim için bir yurttaşlık sözleşmesidir”
Cumhuriyet’in kuruluş sürecine değinen Güç, birinci evrenin vatanı kurtarmak, ikinci evrenin ise Cumhuriyet’i kurmak olduğunu söyledi. Güç, Cumhuriyet anlayışını şu sözlerle anlattı:
"Bugün, aradan 104 yıl geçtikten sonra, kendimize aynı soruyu yeniden sormak zorundayız:
Biz nasıl bir Türkiye istiyoruz?
İnsanların çalıştığı halde yoksullaştığı bir Türkiye mi?
Bir ömür çalışan emeklinin geçinemediği bir Türkiye mi?
Üreten çiftçinin toprağını terk ettiği bir Türkiye mi?
Gençlerin geleceğini başka ülkelerde aradığı bir Türkiye mi?
Adalet duygusunun zedelendiği, liyakatin geri plana itildiği, insanların yarınından endişe ettiği bir Türkiye mi?
Hayır. Bizler bunu istemiyoruz ve kabullenmiyoruz. Biz Cumhuriyet’i böyle anlamıyoruz. Cumhuriyet, bizim için bir yurttaşlık sözleşmesidir. Devletin karşısında ayrıcalıklı kulların değil, hukuk önünde eşit yurttaşların var olmasıdır. Cumhuriyet; doğduğu aile, yaşadığı şehir, ekonomik durumu ne olursa olsun her çocuğun bu ülkenin geleceğinde eşit söz sahibi olabilmesidir. Cumhuriyet; devletin güçlülerin yanında değil, milletin yanında durmasıdır. İşte bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan ve Yeni Partimizin ortaya koyduğu irade, Cumhuriyet’in bu büyük iddiasını yeniden ayağa kaldırmaktır.
YENİ Parti’yi bunun için kurduk"
İzmir’den “milletin içine ineceğiz” mesajı
Siyasetin milletin içinde yapılması gerektiğini belirten Güç, Yeni Parti olarak İzmir’in farklı ilçelerinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini söyledi. Güç, “Milletine gitmeyen, köye gitmeyen, milletini anlamayan, çalışkan olmayan siyaset yapmasın Bergama’nın köylerinde çiftçimizin yanında, Ödemiş’te üreticimizin tarlasında, Kemalpaşa’da sanayicimizin ve emekçimizin yanında, Kemeraltı’nda esnafımızın dükkânında, Aliağa’da işçimizin sofrasında, üniversitelerde gençlerimizin arasında olduk, olmaya devam edeceğiz. biz, siyasetin merkezine insanı; ülkemizin gerçek sahibi olarak da milletimizi görüyoruz."
“İzmir’in tarihsel karakterinde iki güçlü kavram vardır: Direnmek ve kurmak”

İzmir’in Milli Mücadele ve Cumhuriyet tarihindeki önemine de dikkat çeken Güç, kentin tarihsel karakterini direnmek ve kurmak olarak tanımladı.
Güç, yalnızca mevcut sorunlara itiraz eden bir siyasetin yeterli olmayacağını belirterek, “Türkiye’ye neyi, nasıl kuracağımızı anlatmak zorundayız” dedi.
“Yalnızca ‘Bu düzen değişsin.’ demeyeceğiz. Yerine ne koyacağımızı göstereceğiz.”
“Türkiye’nin geleceğine millet karar verir”
Konuşmasının son bölümünde Cumhuriyet’in en büyük mirasının millet iradesi olduğunu vurgulayan Güç, Türkiye’nin geleceğine tek başına hiç kimsenin karar veremeyeceğini söyledi.
“Çünkü Cumhuriyet’in bize bıraktığı en büyük miras budur: Bu ülkenin geleceğine hiç kimse tek başına karar veremez. Türkiye’nin geleceğine millet karar verir.”
Güç, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeni bir başlangıcın mümkün olduğunu belirterek, Türkiye’nin yeniden ayağa kalkabileceğini, üretebileceğini ve adaletle buluşabileceğini ifade etti.
“Bizim görevimiz Cumhuriyet’i demokrasiyle, adaletle, bilimle, üretimle ve refahla büyütmektir.”
Konuşmasını 9 Eylül mesajıyla tamamlayan Güç, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını andı.