Ege Postası
Geri

Karaburun’da RES kapasite artışına mahkemeden iptal

Lodos Enerji’nin Karaburun’daki 41 türbinlik kapasite artışı projesine verilen “ÇED Olumlu” kararı mahkeme tarafından iptal edildi. İzmir 4. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporları doğrultusunda işlemin hukuka uygun olmadığına hükmetti.
Karaburun’da RES kapasite artışına mahkemeden iptal
Haberler / Güncel
27 Şubat 2026 Cuma 17:33
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir’in Karaburun ilçesinde Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.Ş. tarafından planlanan “Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Kapasite Artışı Projesi” için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararı yargıdan döndü.

İzmir 4. İdare Mahkemesi 2025/29 esas sayılı dosyada, 18 Şubat 2026 tarihinde oybirliğiyle iptal kararı verdi. Kararda temyiz yolunun açık olduğu belirtildi.

Bilirkişi: “ÇED uygun değil”

Mahkeme kararında, yedi kişilik bilirkişi heyetinin mahalinde yaptığı keşif ve incelemeye atıf yapıldı. Tarımsal yapı ve arazi kullanımı, elektrik-elektronik, orman mühendisliği, biyoloji (flora), fauna ve ornitoloji disiplinlerinde yapılan değerlendirmede, “ÇED Olumlu” kararının uygun olmadığı sonucuna varıldığı kaydedildi.

Bilirkişi raporlarında; ÇED dosyasının önemli eksiklikler içerdiği, çevresel etki değerlendirmesinin eksik inceleme ve araştırmaya dayandığı ve proje kapsamında öngörülen kapasite artışının ekosistem üzerinde ciddi etkiler doğuracağı tespitlerine yer verildi.

41 yeni türbin planlanıyordu

Karaburun Yarımadası’nda hâlihazırda 87 türbin işletilirken, kapasite artışı kapsamında 41 yeni türbin daha kurulması planlanıyordu. Proje kapsamında türbinlerin Merkez, Saip, Bozköy, Küçükbahçe, Yaylaköy, Parlak, Tepeboz ve Hasseki mahalleleri sınırlarına dağıtılması öngörülüyordu.

Bilirkişi raporlarında, yeni türbinlerin habitat kaybı ve parçalanmasına yol açacağı, kuş göç yolları üzerinde baskı oluşturacağı, orman ve mera alanlarında yeni yol açma faaliyetleri nedeniyle ekolojik bütünlüğün zarar göreceği belirtildi. Ayrıca proje alanının bir bölümünün “Özel Çevre Koruma Bölgesi”, mera, orman ve tarım arazisi sınırları içinde kaldığı ifade edildi.

İtirazlar ve ek rapor süreci

Dava, Karaburun Sivil İnisiyatifi temsilcileri, mahalle muhtarlıkları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karaburun Belediyesi tarafından açıldı. Süreçte davalı Bakanlık yanında müdahil olan şirketin bilirkişi heyetine itirazı mahkemece reddedildi.

Kök bilirkişi raporunun ardından ek ve ikinci ek raporlar alındı. Davalı idare ve şirketin yeni bilirkişi talebi kabul edilmedi. Son olarak 20 Ocak 2026 tarihinde sunulan ikinci ek bilirkişi raporu da dosyaya girdikten sonra mahkeme iptal kararını verdi.

Bilirkişi raporlarında dikkat çeken tespitler

Raporlarda öne çıkan başlıklar arasında şunlar yer aldı:

*41 yeni türbinle birlikte yarımadada kümülatif etkinin artacağı,

*Orman alanlarında yeni yollar açılacağı ve habitat parçalanmasının büyüyeceği,

*Proje alanının kuş göç yolu üzerinde bulunduğu,

*Endemik türler ve biyolojik çeşitlilik açısından bölgenin yüksek öneme sahip olduğu,

*ÇED dosyasında enerji nakil hattı güzergâhı, ağaç kaybı ve bazı teknik hesaplamalara ilişkin ayrıntılı verilerin yer almadığı.

Süreç nasıl başladı?

*Kapasite artışı için ÇED süreci 28 Aralık 2022’de başlatıldı.

*18 Eylül 2023’te İnceleme Değerlendirme Komisyonu toplantısı yapıldı.

*8 Mayıs 2024’te projeye “Nihai Onay” verildi.

*6 Eylül 2024’te Bakanlık tarafından “ÇED Olumlu” kararı açıklandı.

*Açılan dava sonucunda 18 Şubat 2026’da iptal kararı çıktı.

Mahkemenin iptal kararıyla birlikte kapasite artışına ilişkin “ÇED Olumlu” işlemi geçersiz hale geldi. Karar, temyiz yolu açık olmak üzere verildi.

LODOS ENERJİ’NİN KARABURUN RES KAPASİTE ARTIŞI PROJESİ DAVASINDA KARAR ÇIKTI..

BİLİRKİŞİNİN DOĞADAN YANA RAPORU, ÇED’İ İPTAL ETTİRDİ..

İzmir/ Karaburun ilçesi Yaylaköy, Küçükbahçe, Bozköy, Parlak, Tepeboz ve Saip Mevkii sınırları içerisinde, LODOS KARABURUN ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş. tarafından yapılması planlanan KARABURUN RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ KAPASİTE ARTIŞI projesi ile ilgili olarak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen“Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talepli açılan davada ÇED İPTAL kararı (18/02/2026) çıktı.

Karar’da; “..Yedi kişiden oluşan bilirkişi heyeti, proje’nin mahalinde keşif ve bilirkişi incelemesinde Tarımsal Yapı ve Arazi Kullanım ve Çevre Etkileşimi,  Elektrik-Elektronik , Orman Mühendisliği,  Biyoloji (flora) Bitki Bilimi, Fauna Yapısı Hayvan Ekolojisi ve Ornitolojik açısından "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının UYGUN OLMADIĞI SONUCUNA VARMIŞTIR. Anılan disiplinler bakımından ÇED raporunun önemli eksiklikler ve projenin olumsuzluklar içerdiği ve çevresel etki değerlendirmesinin eksik inceleme ve araştırmaya dayandığı değerlendirilmiş olup, dava konusu işlemde bu bakımlardan hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin temyiz yolu açık olmak üzere iptaline, oybirliğiyle karar verildi..” denildi.

İzmir/ Karaburun ilçesi Yaylaköy, Küçükbahçe, Bozköy, Parlak, Tepeboz ve Saip Mevkii sınırları içerisinde, LODOS KARABURUN ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş. tarafından yapılması planlanan KARABURUN RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ KAPASİTE ARTIŞI projesi ile ilgili olarak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen“Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talepli dava açılmıştı.

Karaburun Sivil İnisiyatif  temsilcileri ve Yaylaköy’lü yurttaşlar, Küçükbahçe, Parlak Mahalle Muhtarlıkları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karaburun Belediyesi tarafından açılan davaya Tepeboz, Haseki, Merkez ve Anbarseki Muhtarlıkları da müdahil olmuştu.

Davanın başlangıcında, Davalı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yanında müdahil olan Lodos A.Ş tarafından, Bilirkişi Heyetine itirazda bulunulmuş ve mahkeme tarafından red edilmişti. İzmir 4. İdare Mahkemesi 2025/29 Esasta  görülen davanın keşfi, 04.02.2025 tarihinde yapılmış, 16.05.2025 tarihinde mahkemeye sunulan Bilirkişi Raporu’na Lodos A.Ş itiraz etmiş,  bu itiraza yönelik  1. Ek Bilirkişi Raporu 10.09.2025 tarihinde mahkemeye sunulmuştu. Lodos A.Ş, 1. Ek Bilirkişi Raporuna da 30.09.2025 tarihinde itiraz ederek mahkemeden“..yürütmeyi durdurma kararının reddini, dava konusu ihtilafın bilimsel veriler ışığında çözülebilmesi için İzmir dışındaki üniversitelerde görevli hocalardan oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması aksi durumda davanın reddini ..” talep etmişti. 22.10.2025 tarihinde davalı T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’da 1. Ek Bilirkişi raporuna hatalı ve eksik olmasından dolayı itiraz ederek “..yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor düzenletilerek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini..” istemişti. Mahkeme, Davalı ve davalı yanında müdahilin itiraz dilekçesinde yaptığı diğer itirazların da karşılanması suretiyle bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar vermiş ve İzmir 4. İdare Mahkemesi 2025/29 Esasta  görülen davada 2. Ek Bilirkişi Raporu 20.01.2026 tarihinde mahkemeye sunulmuştu.

Konuyla ilgili Karaburun Sivil İnisiyatif’ten yapılan açıklamada;

“..İzmir 4. İdare Mahkemesi 2025/29 Esasta  görülen davanın davacıları olarak, davalı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yanında davaya müdahil olan Lodos A.Ş’nin bilirkişilere yönelik ithamlarını doğru bulmadığımız gibi Bakanlık, Ek Bilirkişi raporuna yapmış olduğu itiraz ile TVK tarafından hazırlatılan ve dava Bilirkişi Raporu’nda kaynak olarak gösterilen Karaburun – Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi Karasal Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Raporunu eksiz ve hatalı gördüğünü beyan edip yeniden bilirkişi raporu düzenlemesini talep ederek çelişkiye düşmüştür.

Yarımada da Lodos A.Ş, mevcut RES Projeleri kapasaite artışları ve GES projesi ile talanın boyutlarını büyütmüştür. İzmir 4. İdare Mahkemesi 2025/29 Esasta açılan ve davacısı olduğumuz  Lodos Enerji’nin RES Kapasite Artışı projesi “ÇED Olumlu” kararının iptali talepli dava kararı doğadan ve yaşamdan yana çıkmıştır.  Karaburun-IldırKörfezi  Özel Çevre Koruma Bölgesine ilişkin yönetim planı yapılmadan yatırım girişimlerine yönelik kısıtlayıcı kararlar alınmadığı takdirde Yarımada’nın doğal, sosyal ve kültürel değerlerine geri dönüşü olmayan zararlar verileceği açıktır..” denildi.

Bilirkişi Raporları, Yatırımın kapasite artışının Yarımada da ekolojik kırıma neden olacağını söylüyor..

Davacıların avukatlarından Av. Cem Altıparmak yaptığı açıklamada, “..Türkiye’nin iklim krizi ile mücadeleye yönelik yenilenebilir enerji politikaları, krizin çözümüne odaklı politikalar değildir.   Yenilenebilir enerji yatırımları (RES, GES, JES vb.)  bütüncül bir iklim mücadelesi perspektifi üzerinden değil, sermaye için yeni istisna, teşvik ve kredilerle güçlendirilmiş bir “yeşil el koyma (Greengrabbing)” imkânı üzerinden yürümektedir. En basit tanımıyla “yeşil el koyma”, iklim değişikliği ile mücadele etme gibi bahanelerle doğal varlıklara el konulmasıdır. Yeşil el koymanın en ağır örneklerinin yaşandığı Karaburun Yarımadası, yerel ekonomik ve ekolojik döngü dikkate alınmaksızın, çok sayıda ve plansız bir şekilde yapılan RES ve GES projeleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Yarımadada yenilenebilir enerji yatırımlarının kurulacağı arazilerin tarım arazisi ya da zeytinlik, orman, çayır, mera alanı vb. olması da ne yazık ki yatırımın önünde bir engel teşkil etmemektedir. İlgili idareler tarafından çok kolay bir şekilde tarım, mera dışı kullanım ve orman kesin izinleri verilebilmektedir. Özel mülkiyete tabi araziler de kamulaştırma kararlarıyla mülk sahiplerinin ellerinden alınmaktadır. Geçen 15 yıllık süreçte ÇED Olumlu kararlarını defalarca iptal ettirdiğimiz birçok yenilenebilir enerji projeleri Karaburun’da yeşil el koymanın sembolü haline gelmişlerdir. Bu davada verilen iptal kararının artık hukuken bir son nokta olmasını, kamu idarelerinin sermayenin çıkarları uğruna doğa ile inatlaşmalarından, doğayı istismar etmekten vazgeçmelerini bekliyoruz..“ dedi.

Ne Olmuştu;

Davaya konu Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Kapasite Artışı projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen ÇED Olumlu kararı ile ilgili Kök Bilirkişi Raporu’nda;

“..Karaburun RES kapasite artışı projesiyle yeni kurulacak 41 adet RES türbinleri kuzey, güney ve batıdaki doğal alanlarda habitat kayıpları ve habitat parçalanmasına neden olacaktır. Bu durum hayvanların yaşamsal faaliyetleri olan yuvalama, beslenme ve üreme alanlarının gerçekleştiği habitatların kaybolmasına veya azalmasına neden olacaktır. Tüm bu veriler baz alındığında, alandaki ekosistemlerin devamlılığı ve ekolojik dengenin tüm alanlarda bütüncül korunması gerektiğinden ve tüm alanların ekolojik birliktelik oluşturması, zengin bir biyoçeşitlilik yapısına sahip olması, proje sahasının kuş göç yollarının üzerinde bulunması ve doğal dengenin ve biyoçeşitliliğin korunması gerektiği nedenleriyle  Karaburun RES Kapasite Artışı Projesi’nin fauna, flora, orman, ziraat,elektrik mühendisliği ve ornitoloji dallarında çed raporunun önemli eksiklikler ve projenin olumsuzlukları içermesi nedenleri ile "ÇED Olumlu"kararı işleminin iptal edilmesinin gerekli olduğu kanaatine varılmıştır..” denilmiştir.

Bilirkişi Raporu’nda ayrıca;

  • Karaburun Yarımadası bütün olarak değerlendirildiğinde birçok farklı habitat tipini ve biyolojik çeşitliliği bünyesinde barındırması bakımından oldukça önemlidir. Son zamanlarda kurulan çok sayıda RES ile yarımadanın bütününü etkileyecek şekilde vejetasyon kaybı, su drenajının değişmesi ve toprağın ısınmasına bağlı toprak mikrobiyolojisi ile ilgili faaliyetlerin etkilenmesi gibi sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
  • Dava konusu proje alanına ekosistem açısından bakıldığında; dağ ekosistemini oluşturan ve içinde bulunan derin vadiler ile kayalık habitatlar ve makilik alanlar bulunmaktadır. Ayrıca, proje alanı dağ ve sucul ekosistem içermektedir. Bu ekosistem genetik, tür çeşitliliği ve habitatları barındırdığı için biyolojik çeşitlilik açısından oldukça önemlidir. Ayrıca, proje alanı kuş göç yolu üzerinde bulunmaktadır.
  • Karaburun Yarımadası; IUCN(DünyaDoğayıKorumaBirliği) tarafından 1996 yılında CR (kritik) kategorisine alınan Akdeniz fokları, 2004 yılında NT (tehdide yakın) kategorisine alınan Ada Martısının yanısıra 204 adet kara, deniz kuş türleri ve diğer kara, deniz canlıları bakımından oldukça zengin olmasından dolayı biyolojik rezerv alanı konumundadır.
  • 41 türbin, her ne kadar mevcut 87 türbin çevresinde olduğu gibi görülsede bunlar ayrı tepe/dağlık sırt çizgi noktalarındadır. Bu nedenle aslında yeni alan kullanımının ve habitat parçalanmasının tüm alana yayıldığı ve res projesinin büyük bir alan içerdiği ve kümülatif etkinin büyük olduğu görülmüştür. Yeni kurulacak türbinlerle birlikte proje alanının (Karaburun Yarımadasının) büyük bir bölümü Türbin parkına (çiftliğine) dönüşecektir. Bu durum hem kuşlar, hem yarasalar hemde memeli hayvanların geçişlerini, yaşam ve dolaşma alanlarını kısıtlayacaktır.
  • Davaya konu yapılmak istenilen türbin noktalarının çok büyük bir bölümüne yolun bulunmadığı, yeni türbin alanı olan bu noktalara ilave yolların yapılmasının gerekli olduğu, her türbin noktasına ulaşımda ÇED dosyasında belirtildiği üzere “ mevcut orman yolları” kullanılacaktır ifadesinin mümkün olmadığı yeni ilave yolların açılacağı görülmektedir.

 

  • Yolların devlet ormanı, devlet ormanı ağaçlandırma sahası, özel ağaçlandırma sahası,mera ve hamtoprak vasıflı yerlerin içinden geçmesi, ormanı daha küçük parçalara ayıracak, orman bütünlüğünü bozacaktır. Yeni kurulacak 41 türbin için yeni yolların açılması, mevcut yolların genişletilmesi ve türbin sahasının düzleştirilmesi habitat kayıplarına, habitat parçalanmasına yol açacaktır. Yarımadanın Biyolojik kaynaklarının ve çeşitliliğin sürdürülebilir olması için mevcut hali ile, müdahalede bulunulmadan, korunmasının büyük önemi bulunmaktadır.
  • Bölgede, Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) Avrupa ve DünyaTehlikeStatüleri’ne göre 13 tür avrupa ölçeğinde ve 5 tür dünya ölçeğinde tehlike altındadır. Mahkemeye konu olan doğal habitatların korunması bölgedeki göçmen kuşlar açısından çok önemlidir. Mahkemeye konu olan alan böyle bir konumda bulunmaktadır. 41 RES türbininin kurulması planlan bölgeler yarımadanın kuzey ve kuzeybatı kıyı sahil şeridine yakın bölgelerde olup kuşların hareketliğini kısıtlayacak düzeydedir. Ayrıca önerilen Res türbinleri sulak alanlara çok yakın mesafelerde bulunmakta olup bu da ciddi bir baskı yaratacaktır. Bölgede birden fazla RES sahası bulunması da değerlendirilmesi gereken başka önemli bir sorundur. Karaburun yarımadasında çok yüksek sayıda RES türbini bulunmasının Kümülatüf Etkileri MUTLAKA DİKKATE ALINMALIDIR.
  • Dava konusu türbin alanları, “Çayır-Mera”, “Tarım Arazisi”, “Orman Alanı”, “Özel Çevre Koruma Bölgesi”,“İçme ve Kullanma Suyu Orta/Uzun Mesafeli Koruma Alanı” sınırları içinde kalmaktadır.
  • Yöre köylüsününün arazilerin dağlık taşlık ve toprak işlemeli tarıma uygun olmayan yapısı nedeniyle yapabilecekleri yegane tarımın zeytin yetiştiriciliği ve küçükbaş hayvancılık olduğu düşünüldüğünde mera alanlarının ve zeytinlik alanların yapılacak olan projelerden etkilenmemesi mümkün görünmemektedir. Zeytinlik alanlar dışında türbin noktalarının yapılmak istenildiği mera alanlarıda hayvansal üretim şeklindeki sürü hayvancılığınınalanın dağlık yapısına bağlı olarak yegane otlama alanlarıdır. Bölgede oldukça kıt olan mera ve tarım alanlarının korunması tarımın ve hayvancılığın yöre köylüsünün yegane geçim kaynağı olması açısından büyük kamu yararı içermektedir.
  • Karaburun Yarımadası çok sayıda ve farklı dönemlerde çiçeklenen ve bal arılarının beslenmesi için çok uzun bir periyod içeren bir alan konumundadır. Arılar sadece bal üretmezler en önemli görevlerinden biri ise özellikle doğal ve tarımsal alanlardaki bitki türleri için tozlaşmayı sağlamalarıdır. Bu yönü ile de alandaki tarımsal alanlar ile doğal flora yapısı açısından da büyük önem taşımaktadır.Yenitürbin alanlarındaki arıcılık potansiyeli ve mevcut arıcılık faaliyet alanlarının yeni kurulması planlanan türbin alanlarına olan etkilerinin bilimsel arazi çalışmalarına dayanan güncel ve alana ilişkin verileri içeren bir çalışma nihai çeddosyasında bulunmamaktadır.
  • Enerji nakil hattı güzergahıçed raporuna dahil  edilmediğinden, 41 türbinin inşası sırasında ne kadar ağaç kaybedileceği, sahada endemik bitki türlerinin olması sebebiyle bu türlerin nasıl korunacağı detaylı olarak açıklanmamıştır. Konunun genel ifadelerle “yapılacaktır, edilecektir” şeklinde açıklanması nedeni ile olası olumsuz etkiler tam anlamı ile anlaşılamamamıştır.

 

  • 41 adet türbinin yapımı sırasında toplam 20243.75 m2 bir alanın üzerindeki bitki örtüsünün sıyrılacağı ayrıca, yapılacak olan 28.00 km uzunluğunda ve 5 mtgenişliğinde yolun yapımı sırasında ise 140000.00 m2 alanın üzerindeki bitki örtüsünün kaldırılacağından saha üzerinde bulunan ağaç ve ağaççıklar hayatını kaybedecektir. Hayatını kaybedecek olan ağaçların adet ve cinstespitleri dahi ÇED Raporunda belirtilmemiştir.
  • Projede RES türbinlerinin yerleştirilmesindeaşırısıklığagidilmiştir. RES türbinlerinin 35tanesi kızılçamormanıiçindedir. Planlanan saha 1 derece yangına hassas bölgedir. Projede, olası orman yangının nasıl söndürüleceği ile ilgili yeterli inceleme ve planlama bulunmamaktadır. Proje sahasında yapımı planlanan türbinlerle birlikte türbin yoğunluğunun artması nedeniyle, kulenin görüşü olumsuz etkilenecek ve orman yangınlarına hava araçları ile müdahalenin yapılması engellenecektir. Ayrıca, projeye ait şebeke bağlantı onayı, transformatör yüklenme oranları, gerilim düşümü hesapları, gürültü ve EMFölçümleri gibi belgeler ÇED dosyasında ayrıntılı olarak verilmemiştir.

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ..

*Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.Ş. tarafından İzmir İli, Karaburun İlçesi sınırlarında, Yaylaköy, Küçükbahçe, Bozköy, Parlak, Tepeboz, Saip Mahallelerinde halen 87 türbin işletiliyor.

*28.12.2022 tarihinde ÇED süreci başlatılan RES kapasite artışı projesi kapsamında 41 RES türbin ilavesi ile toplamda 128 türbinin işletilmesi düşünülüyor.

*Bakanlık 18 Eylül 2023 tarihinde İDK ( İnceleme, Değerlendirme Komisyonu) toplantısında projeyi ele aldı. Bu toplantı öncesi 8 Mahalle Muhtarlığı projenin onaylanmaması için görüş bildirdi.

*8 Mayıs 2024 tarihinde Lodos Enerji' nin 41 Res kapasite artışı projesine Çevre Bakanlığı " Nihai Onay" verdi. Mahalle Muhtarlıkları 15 Mayıs 2024 tarihinde süresi içinde İzmir Çevre İl Müdürlüğü' ne itirazda bulundu.

*6 Eylül 2024 tarihinde Çevre Bakanlığı Lodos A.Ş’nin kapasite artışı RES projesine “ ÇED Olumlu” kararı verdi.

*Nihai Rapor' a göre;

41 RES TÜRBİNİNİN DAĞILIMI;

12 Merkez Mahalle,

1 Saip,

3 Bozköy,

6 Küçükbahçe,

7 Yaylaköy,

7 Parlak,

4 Tepeboz,

1 Hasseki

KARABURUN SİVİL İNİSİYATİF

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası