
Başarır, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"KENDİ ATADIĞI BAKANLARA GÜVENMİYOR"
Bakanlara yönelik bir "konuşma yasağı" getirildiğini söyleyen Başarır Ali Mahir Başarır, tek adam yönetiminin ülkeyi sessizliğe büründürmek istediğini iddia etti. Başarır, bakanların durumuna üzüldüğünü ifade ederek, şunları söyledi:
"Bugün değerli basın burada. Cumhurbaşkanı az önce grup toplantısını yaptı. Bakanlara soru sorabildik mi? Ben sormak zorunda kaldım çünkü bunu Türkiye'nin bilmesi gerekiyor. Önceden bu ülkede öğrenciler, bu ülkede yurttaşlar Cumhurbaşkanı ve Başbakanıyla her yerde konuşabilirken bugün bu ülkede bakanlara konuşma yasağı geliyor.
Sizlere yasak, konuşan gazeteci ise tutuklanıyor. Siyasetçilere fezleke geliyor. Şimdi kendi atadığı bakanlara da güvenmiyor. Bakanları niye susturuyorsun? Pot mu kırıyorlar? Pot kırıyorsa niye atıyorsun? Hata yapacak adamı niye atıyorsun? Kaldı ki hata yapsa da senin susturma hakkın yok. Türkiye Cumhuriyeti'nde hiç kimseyi susturma hakkın yok, yasak koyma hakkın yok. Ama tek adam konuşacak, hep tek adam anlatacak, 86 milyon dinleyecek. Bir tane bakan da çıkıp 'Hadi oradan canım ya, ben bakanım, ben konuşurum. Ben aciz miyim? Bana soru sorulduğu zaman konuşamayacak kadar kapasitesiz bir insan mıyım?' demiyor. 2018'den bugüne geldiğimiz nokta budur. 86 milyonun ve bakanların, herkesin susturulduğu, susturulmaya çalışıldığı bir ülke. Susmayacağız, susmayacağız, susmayacağız. Gerçekten acınacak durumdalar."
KILIÇDAROĞLU'NUN VİDEOSUNA YANIT
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya ilişkin değerlendirmesi sorulan Başarır, videoyu tam izleyemediğini söyleyerek, "Cumhuriyet Halk Partisi tertemiz bir partidir" yanıtını verdi.
''HERHALDE YARGININ ARINMASINI KASTEDİYOR''
Başarır, şöyle devam etti:
"Tertemiz bir parti olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce Ankara'dan İstanbul'a Adalet Yürüyüşü yaptık. Bir milletvekilimiz, seçilmiş bir milletvekili tutuklandığı için. Bugün Genel Başkan koltuğuna Sayın Kılıçdaroğlu da otursaydı, iki dönem, üç dönem üst üste belediye başkanlığımızı yapan, kendi döneminde atanan çok kıymetli Zeydan Karalar tutuklandığında o da bizimle yürürdü. 'Evinden git, İstanbul'u kazanacaksın' dediği Sayın Ekrem İmamoğlu tutuklandığında yine Ankara'dan İstanbul'a beraberce yürürdük ki biz bu yürüyüşü bir anlamda Türkiye'nin her yerinde yapıyoruz. Büyükçekmece, Kartal, Beşiktaş, Beylikdüzü... Bunların hepsi 2019'da atanmış belediye başkanlarımız. Çok kıymetli Genel Başkan Kılıçdaroğlu'yla el kaldırdık. Muhittin Böcek'in elini gözlerinin içi parlayarak Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu kaldırdı. Biz aday gösterdik, gittik, çalıştık. Herhalde bunu kastetti, kastediyor.
Arınma derken adaletin arınmasından, yargının arınmasından bahsediyor. Sayın Genel Başkan, kendisiyle, bizimle yürüyen yol arkadaşlarımızın haksız, hukuksuz iddianameler ve soruşturmalarla şu anda cezaevinde olduğu bir düzenin arınmasından bahsediyor. Ben öyle algıladım. Partimize yapılan tehditlerin bu ülkeyi kirlettiğini düşündüğünü görüyorum. Mesela butlan konusunda da benzer şeyleri algıladım. AK Parti'nin sipariş usulü, partiye darbe diyebileceğimiz bir kararı ahlaksızlıkla tanımladığını görüyorum. Butlan kararıyla, AK Parti'nin siparişiyle hiçbir arkadaşımızın şerefini, haysiyetini ayaklar altına alarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin koltuğuna, Atamızın koltuğuna oturmayacağını söylediğini görüyorum Sayın Genel Başkanımızın.
Ülke arınmalıdır, herkes servetinin hesabını vermelidir, hepimiz vermeliyiz. Ama şu bir gerçek ki, Cumhuriyet Halk Partisi'ne bir darbe, bir komplo, bir tuzak kuruluyor. Millet bunun farkında, Kemal Bey de bunun farkında. Yol arkadaşlarını, atadığı arkadaşları, bizlerle beraber 2019'da omuz omuza mücadele vererek seçildiği arkadaşlarını koruduğunu görüyorum. En azından öyle görmek istiyorum.
"ÖZGÜR ÖZEL, ANASININ AK SÜTÜ KADAR HELALDİR"
Partimin geçmiş dönem yaşayan, yaşamayan ve mevcut genel başkanlığında yorum yapan ya da tartışan hiçbir kişinin düşüncesini basın önünde konuşmam. Bu bizim ahlaki bir görevimiz, eski genel başkanların da ahlaki bir görevi. Daha önce kendisi genel başkanlığımızı yaptı. Benim burada böyle bir tartışma içine sokmam doğru değil. Ben o cümlelerin nasıl algıladığımı ve de nasıl algılanması gerektiğini söyledim. Bu parti tertemiz bir partidir. Tüm genel başkanlarımız ve kadroları tertemiz insanlardır. Sayın Bülent Ecevit 70'lerde İsmet Paşa'ya seçimi kaybettiğinde, İsmet Paşa şapkasını alıp bir kenara çekilmiş, elini kaldırmıştır. Sayın Özgür Özel de 2023 Kasım kurultayında seçimi kazanmıştır, anasının ak sütü kadar da helaldir. Onu destekleyenlerden birisi de benim. İyi ki yapmışım. O yüzden isim vermiyorum; bu konuyu tüm arkadaşlarımızın kabullenmesi, bu konuyu tartışmaması gerektiğinin bir kez daha altını çiziyorum. Muharrem İnce'ye karşı ya da geçmişteki çıkan adaylara karşı nasıl bir yarış yürütüldüyse aynı yarış yürütülmüştür. Özgür Özel kazanmıştır."
Bu güzel ülkenin vicdan sahibi, yurtsever ve asil yurttaşlarına… pic.twitter.com/LNuLp2AVHU
— Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) May 20, 2026
KILIÇDAROĞLU NE DEMİŞTİ?
CHP'nin 7'nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından videolu açıklama yayımladı.
Kılıçdaroğlu açıklamasında, "Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz. Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez" ifadelerini kullandı.
"CHP BİZLERE EMANET, EMANET KİRLETİLEMEZ"
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Değerli dostlarım, cesur yol ve dava arkadaşlarım. Ve bu güzel ülkenin vicdan sahibi asil yurttaşları. Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur.
Ve dostlarım, bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi koca bir çınardır. Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür, boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşamıştır ama asla diz çökmemiştir. Teslim alınamamıştır.
Dostlarım, Cumhuriyet Halk Partisi kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Ruhaniyete ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz.
Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür. Çünkü bu yürüyüş halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür.
"BENDEN SUSMAMI BEKLEYENLER VAR"
Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin. Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da, bin kere çiçek açar, namuslu, dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez. İftiralarınız da, tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim. Ben hakikatin yanında dururum.
Bakınız, yetmiş yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasına adamış, boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal'den hiç kimse başka bir şey söylemesini asla beklemesin. Aklımız nefsimize uymasın. Yolumuz dürüstlükten ayrılmasın. Rehberimiz vicdanımız olsun. Sağlıcakla kalın, benim sevgili yurttaşlarım."
MUTLAK BUTLAN GÜNDEMİ
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda şaibe yapıldığı iddiasına yönelik açılan davada mağdur sıfatıyla yer alan Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarında CHP'ye yönelik yargı operasyonlarına değinmemesi dikkat çekti.
CHP'nin kurultay davasında davacılar, kurultayın “mutlak butlan” kapsamında geçersiz sayılmasını ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve iade edilmesini talep ediyor.
Söz konusu dava, son görülen duruşmasında 1 Temmuz tarihine ertelenmişti.
Sayfa başına git







