S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz, yaptığı açıklamada, son dönemde mahkemeler, MASAK raporları, bilirkişi incelemeleri ve dosyalardaki iddiaların öne çıktığını belirterek, bu süreçlerin arasında mağduriyet yaşayan vatandaşların durumunun gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguladı. Alpyavuz, açıklamasında özellikle 23 Temmuz 2024 tarihine işaret ederek, aradan geçen 785 günün ardından şantiyede hâlâ çözüm beklediklerini ifade etti.
“Bugün dosyalar konuşuluyor ama mağdurlar da var”
Kooperatif Başkanı Ali Alpyavuz, kamuoyundaki tartışmaların dosyalar ve raporlar üzerinden yürütüldüğünü ancak bu süreç devam ederken vatandaşların hayatlarının da beklemediğini belirtti.
Alpyavuz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün herkes mahkemelere, MASAK raporlarına, bilirkişi raporlarına ve dosyalardaki iddialara odaklanmış durumda. Ama bütün bunlar konuşulurken çok daha önemli, çok daha somut bir gerçek gözden kaçırılıyor; Ortada yıllardır evini bekleyen insanlar var. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve İZBETON’un adını, kamu kurumlarının varlığını, projenin arkasındaki kamu gücünü ve yapılan açıklamaları görerek bu sisteme güvenen insanlar; parasını yatırdılar, yıllarca ödeme yaptılar, üzerlerine düşeni yaptılar. Bugün ise hâlâ iki sorunun cevabını bekliyorlar: ‘Evimiz ne zaman bitecek?’ ‘Daha ne kadar para ödeyeceğiz?’”

“785 gündür aynı soru: “Evimiz ne olacak?”
Açıklamada, 23 Temmuz 2024’ten bu yana geçen 785 günlük sürenin yalnızca takvimdeki bir sayı olmadığı vurgulandı. Kooperatif üyelerinin geleceğinin belirsiz olduğunu söyleyen Alpyavuz, şantiyedeki inşaat malzemelerinin ve maliyetlerin zamanla değiştiğine dikkat çekerek “23 Temmuz 2024’ten bu yana 785 gün geçti. 785 gündür şantiyede çözüm yok. 785 gündür insanların geleceği belirsiz. 785 gündür insanlar evlerini bekliyor. Üstelik şantiyedeki demir ve beton zamanı beklemiyor. Her geçen gün maliyet artıyor, risk büyüyor, çözüm daha pahalı hâle geliyor. Ve üyelerimiz bize her gün aynı soruyu soruyor: ‘Başkan, evimiz ne olacak?’” dedi.
Bu sorunun artık yalnızca kooperatif yönetiminin değil, kamuoyunun ve ilgili kurumların da gündeminde olması gerektiğini belirten Alpyavuz, vatandaşların hangi noktada sorumlu tutulabileceğini sorguladı.
“Bu insanların suçu nedir?”
Kooperatif üyelerinin projeyle ilgili kararların tamamını veren taraf olmadığını vurgulayan Alpyavuz, açıklamasında doğrudan kamuoyuna seslenerek “Ben de kamuoyunun önünde soruyorum: Bu insanların suçu nedir?” sorusunu sordu.
Alpyavuz, üyelerin sözleşmeleri hazırlayan, kamu kurumları arasındaki görev dağılımını belirleyen veya denetim mekanizmalarını oluşturan taraf olmadığını belirtti.
“Sözleşmeleri onlar hazırlamadı. Kamu kurumları arasındaki görev dağılımını onlar yapmadı. Denetim mekanizmalarını onlar kurmadı. İnşaatın nasıl yürütüleceğine onlar karar vermedi.” Kooperatif üyelerinin kendilerine sunulan sisteme güvenerek hareket ettiğini ifade eden Alpyavuz, taleplerinin de herhangi bir ayrıcalık olmadığının altını çizdi.
“Onlar yalnızca kendilerine sunulan sisteme güvendiler. Taşeron değil, sadece kooperatif ortağı olmak istediler. Ve paralarını ödediler.”
“Biz kimseden ayrıcalık istemiyoruz. Çözüm istiyoruz”
Açıklamanın en önemli başlıklarından birini ise kooperatif üyelerinin talepleri oluşturdu. Alpyavuz, vatandaşların ücretsiz konut talep etmediğini, başka bir kişinin hakkının gasp edilmesini istemediklerini ve meselenin siyasi bir tartışmanın parçası hâline getirilmesine karşı olduklarını belirtti.
“Biz bedava ev istemiyoruz. Başkasının hakkına göz dikmiyoruz. Kimsenin zarar görmesini istemiyoruz. Bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmak için de burada değiliz. Vatandaşın üzerine, sahip olmadığı yetki ve sorumlulukların bedeli yüklenmesin. Çözüm masasında kooperatif üyelerinin hakları gözetilsin. Çoğu emekli olan üyelerimizin ödeme imkânları dikkate alınsın.”
İzmir’e çağrı: “785 gündür neden hala çözüm üretilmedi?”
Kooperatif yönetimi, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri ile İzmir milletvekillerine de çağrıda bulundu. Siyasi parti ayrımı yapılmadan tüm meclis üyeleri ve milletvekillerinden beklentilerinin ilgili kurumlara soru yöneltmek olduğunu belirten Alpyavuz, çağrısını şu sözlerle dile getirdi.
“İzmir Büyükşehir Belediye Meclis üyelerine ve İzmir Milletvekillerine hangi siyasi partiden olursa olsunlar sesleniyoruz: Sizlerden tek istediğimiz, ilgili kurumlara şu soruyu sormanızdır: ‘Bu insanların mağduriyeti nasıl giderilecek? Ve bir soru daha: ‘785 gündür neden hâlâ çözüm üretilemedi?’”
“Biz ev istedik, başkalarının hatalarının enkazını kaldırmayı değil”
Açıklamanın sonunda ise çözüm çağrısı daha net bir şekilde ortaya konuldu. Kooperatif üyelerinin kavga ya da ayrıcalık istemediğini belirten Alpyavuz, kimseyi peşinen suçlu ilan etmeden haklarını savunmaya devam edeceklerini ifade etti. “Biz ev istedik. Başkalarının hatalarının enkazını kaldırmayı değil. Biz kavga istemiyoruz. Ayrıcalık istemiyoruz. Kimseyi peşinen suçlu ilan etmek istemiyoruz. Ama susmamızı da kimse beklemesin. Çünkü biz üyelerimizin hakkını savunmak zorundayız. Yetkiyi kullanan, hatayı, yanlışı yapan başka, bedelini ödeyen başka olamaz.” ifadeleriyle yetki kullananlarla bedel ödeyenlerin birbirinden ayrıştırılması gerektiğini savundu.
“Artık sıra, evini bekleyen vatandaşta”
Kooperatif Başkanı Ali Alpyavuz, 785 günlük sürecin artık yalnızca geçmişte yaşananların tartışıldığı bir dosya olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. “785 gündür bekleyen bu mağduriyet artık yalnızca geçmişin sorunu değildir. Artık sıra çözümde.” Çağrısını sürdüren Alpyavuz, gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluluğun belirlenmesi gerektiğini ancak bunun bedelinin yıllardır evlerini bekleyen vatandaşların üzerine bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
“Gerçeği ortaya çıkarın. Sorumluluğu adil biçimde belirleyin. Ama bütün yükü bu insanların üzerine yıkmadan, yıllardır bekleyen insanların evlerine kavuşmasını sağlayın. Çünkü 785 gün yeter. Artık sıra adil bir çözümde. Artık sıra evini bekleyen vatandaştadır. Artık sıra kamu kurumlarındadır.”