
EGEPOSTASI- Siyasette yeni katılım ve transfer hareketliliği devam ediyor. AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende sürpriz bir katılım yaşandı.
BİLİCİ RESMEN AK PARTİ'DE
2023 genel seçimlerinde Altılı Masa mutabakatı doğrultusunda CHP listelerinden İzmir Milletvekili seçilen, ardından Gelecek Partisi ve Yeni Yol grubu çatısı altında siyasi yaşamını sürdüren Mustafa Bilici, resmen AK Parti saflarına katıldı.
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen görkemli törende Mustafa Bilici'ye parti rozetini bizzat Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı.

'BERABERLİK POZU' VERDİLER
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sahnede el ele vererek birlik ve beraberlik pozu veren Bilici'ye; Genel Sekreter ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MKYK Üyesi Hamza Dağ, İzmir Milletvekilleri Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ceyda Bölünmez Çankırı, Yaşar Kırkpınar, Mahmut Atilla Kaya eşlik etti.
AK PARTİLİ VEKİL SAYISI 9'A ÇIKTI
Mustafa Bilici’nin saflarına katılmasıyla birlikte AK Parti, İzmir’deki sandalye sayısını 9’a çıkararak kentteki milletvekili dağılımını yeniden şekillendirdi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: TÜRKİYE'Yİ ELLERİNDEN TUTTUK, AYAĞA KALDIRDIK AMA DURMAYACAĞIZ
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 25'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Başkent Millet Bahçesi'nde düzenlenen "AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı"na katıldı. Erdoğan yaptığı konuşmada, Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye teşekkür etti.
Erdoğan, "Bugün çok özel, tarihi bir gün. Bugün 25'inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bizlere bu günleri gösteren, bu güzelliği bizlere yaşatan Cenab-ı Allah'a sonsuz hamdü senalar ediyorum. 25'inci yaş günümüz, 25'inci doğum günümüz kutlu olsun. Adalet ve Kalkınma Partimizin 25'inci kuruluş yıl dönümü ülkemize, milletimize, demokrasimize, tüm insanlığa hayırlı, uğurlu olsun" dedi.
Erdoğan, “14 Ağustos 2001 tarihinden bu yana AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan, çeyrek asırdır bu harekete gönül veren, bu hareket için yüreğini ortaya koyan kuruculardan yöneticilere, bakanlardan milletvekillerine, il, ilçe, belde başkanlarından belediye başkanlarına, meclis üyelerinden mahalle, köy temsilcilerine, sandık müşahitlerinden üyelere kadar yol ve dava arkadaşlarının tamamına” teşekkür ettiğini kaydetti.
"OYUNU ALAMADIĞIMIZ VATANDAŞLARIMIZA DEMOKRASİMİZE KATKILARINDAN ÖTÜRÜ TEŞEKKÜR EDİYORUM"
Erdoğan şöyle devam etti:
"Sandık her kurulduğunda sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlerimize aynı şekilde gönülden teşekkür ediyorum. Bugüne kadar belki oyunu alamadığımız ama tercihlerini daima saygıyla karşıladığımız vatandaşlarımıza da demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum. 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı bünyesinde Türkiye'nin bekası, milletimizin istikbali uğruna birlikte yol yürüdüğümüz ittifak ortaklarımıza dayanışmaları için teşekkür ediyorum. Bu vesileyle çok özel hazırlanmış çiçek göndererek 25'inci yaşımızı kutlayan, tekrar MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile telefon etmek veya mesaj göndermek suretiyle heyecanımızı paylaşan siyasi partilerimizin değerli genel başkanlarına ayrıca teşekkür ediyorum."
25 yıl içinde dava ve yol arkadaşlarından ahirete intikal etmiş olanlara Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, AK Parti'nin 25 yıl sene önce milletin umudu olarak doğduğunu ifade etti. Erdoğan şunları kaydetti:
"Bu partiyi millet kurdu. Sizler kurdunuz. Kumaşını millet dokudu. Hamurunu millet yoğurdu. Siyasetin sıkıştığı, ekonominin ağır kriz yaşadığı, Türkiye'nin önünü göremediği bir dönemde, 'Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' şiarıyla yola revan olduk. 'Sorunlar çözümsüz değildir' dedik. 'Çözümler imkansız değildir' dedik. 'Buradan bir çıkış yolu var' dedik. 'Bizim reçetemiz var. Bizim çözüm önerilerimiz var. Bizim umudumuz, heyecanımız, gayretimiz var' dedik. 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurduk ve kurarken de tüm Türkiye'ye 'Karanlığa kapalı, aydınlığa açık' dedik. 'Yeter, söz de, karar da milletindir' dedik.
Partimizi kurduktan sadece 15 ay sonra 3 Kasım 2002'de seçime girdik, milletimizin teveccühüyle tek başımıza iktidara geldik. Ne dediler? 'Yapamazlar' dediler. Yaptık. Hem de en güzelini yaptık. Türkiye'yi rahatlattık. Umudu çoğalttık. En başta Türkiye'nin özgüvenini, milletin özgüvenini yükselttik. AK Parti olarak siyasetteki temsil açığına millet iradesiyle, istikrar açığına güçlü ve öngörülebilir yönetimle, icraat açığına eser ve hizmet siyasetimizle, kalkınma açığına yatırım ve girişimcilikle, özgüven açığına Türkiye merkezli bir gelecek tasavvuruyla çözüm ürettik. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık."
25 YILLIK İCRAAT KARNESİ
Erdoğan, 25 yıllık icraat karnelerini paylaşmak istediğini belirterek, eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, içişlerine 3 trilyon lira, AFAD bünyesinde olmak üzere toplam 5 trilyon lira harcama yaptıklarını belirtti. Çalışma ve sosyal güvenliğe 7 trilyon lira, ulaştırmaya 15 trilyon lira, çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira, kültür ve turizme 11 trilyon lira, tarım ve ormana 7 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon liralık kaynak kullandıklarını dile getiren Erdoğan, "Teşviklerimizde 19 trilyon liralık 129 bin yatırıma ve 4 milyon 128 bin nitelikli istihdamın önünü açtık. 36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız Haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Milli gelirimiz 240 milyar dolardan 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştık. Dünyanın 21'inci büyük ekonomisi olan Türkiye 2025 yılı itibariyla dünyada 16'ıncı, Avrupa'da altıncı sıraya yükseldi" bilgilerini paylaştı. Erdoğan Dışişlerinin Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada sözü güçlü, gücü tesirli bir ülke konumuna getirdiğini kaydetti.
"SAVUNMA SANAYİNDE DESTAN YAZDIK"
"Savunma sanayinde kelimenin tam anlamıyla destan yazdık" diyen Erdoğan, piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapar hale getirdiklerine dikkat çekti. Erdoğan, yıllık 10 milyar doları aşan ihracat rakamıyla bugün dünyanın 185 ülkesinde Türk savunma sanayi ürünlerinin kullanıldığını söyledi.
Erdoğan, "Ulaştırma alanında Türkiye'ye çağ atlattık. Tam 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık. Otoyol uzunluğumuzu iki kat artırdık. İki kıtayı Marmaray ve Avrasya Tüneli ile yeraltından Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yerüstünden birbirine bağladık. 26 olan havalimanı sayımız 58'e çıktı. Yapımı devam edenler hizmete girdiğinde bu sayı 60 olacak. Türkiye'yi hızlı trenin konforuyla tanıştırmak bizlere nasip oldu. Sıfırdan iki bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. 2028'e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla birbirine bağlayacağız. 2053 yılında 48 saatte tüm Türkiye'yi hızlı trenle gezilebilecek" diye konuştu.
Eğitimde nicelik ve nitelik olarak Türkiye'nin standartlarını yükselttiklerini söyleyen Erdoğan, 422 bin yeni derslik inşa ettiklerini ve toplam 836 bin yeni öğretmen ataması yaptıklarını ifade etti. Erdoğan, "'Başörtüsü yasağına son vereceğiz' dedik. Üniversitede, okulda, kamuda son verdik. 'Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldıracağız' dedik, kaldırdık. 'Harçları kaldıracağız, ders kitaplarını ücretsiz dağıtacağız' dedik, sözümüzü tuttuk. Yükseköğretim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 983 bine yükselttik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları sağlıkta birinci sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştıklarına değinerek, sayısı 27'ye çıkan şehir hastaneleriyle bu alanda adeta devrim yaptıklarını belirtti.
Erdoğan, "Millet bahçeleriyle şehirlerimizin çehresini değiştirdik. Aynen burada olduğu gibi. 323 millet bahçemizi hizmete açtık. 239 tanesinin yapımı devam ediyor" dedi. TOKİ ile bir milyon 766 bin konut ürettiklerini söyleyen Erdoğan, "369 bin konutun inşası sürüyor. 6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve işyerini üç yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri istismar peşinde, fırsatçılık peşinde koşarken, biz yaraları sarmak için tam 91,5 milyar dolarlık kaynak kullandık" dedi. Erdoğan, 500 bin sosyal konut projesi ile çok önemli bir ihtiyacı giderdiklerinin altını çizdi.
"HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ALANINDA SESSİZ BİR DEVRİME İMZA ATTIK"
"Eskiden terörün kol gezdiği Gabar'da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz" diyen Erdoğan, Karadeniz'deki keşif sayesinde bugün milyonlarca evde Türkiye'nin kendi doğal gazının kullanıldığını ifade etti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmıyor, Türkiye'nin otomobili TOGG'u yollarda gördükçe hepimiz gurur duyuyoruz. Sadece yatırımlarda değil, hak ve özgürlükler alanında da sessiz bir devrime imza attık. 'OHAL'i kaldıracağız' dedik, kaldırdık. 'Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz' dedik, TRT Kurdi'yi kurduk, özel yayınları serbest bıraktık. 'Gençlerin siyasette önünü açacağız' dedik. Seçilme yaşını 30'dan önce 25'e, sonra 18'e indirdik. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk. 'Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız' dedik, Fatih'in emaneti Ayasofya-i Kebir Camii-i Şerifi'ni yeniden ibadete biz açtık. Daha burada tek tek saymayacağımız nice reformu, hizmeti, eseri, yeniliği ülkemize kazandırdık."
Partisinin programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt ettilerse bunları yüzde 90 oranında gerçekleştirdiklerini söyleyen Erdoğan, gelecek 25 yılı da 50 yılı da planladıklarını kaydetti. Erdoğan, bugün açıklanan 25'inci yıl vizyon belgesinin rehberliğinde hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceklerini belirtti.
"İLK GÜNKÜ ENERJİMİZLE BURADAYIZ"
"Elbette bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik" ifadelerini kullanan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler. Darbe senaryoları yazdılar. Muhtıra vermeye kalkıştılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. Danıştay'da, Gezi'de terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık'ta yargı darbesi yapmaya yeltendiler. 15 Temmuz'da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağa babalarıyla üzerimize geldiler. Allah'a hamdolsun, hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız. Sapa sağlam burada, milletin huzurundayız. İlk günkü heyecanımızla buradayız. İlk günkü enerjimizle buradayız. İlk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla yine Ankara Millet Bahçesi'ndeyiz. Millete verdiğimiz sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Milletin emanetine sahip çıkmanın onuruyla buradayız. Türkiye'yi her alanda büyütmenin kıvancıyla buradayız. Size mahcup olmamanın, sizi mahcup etmemenin, sizin umutlarınızı boşa çıkarmamanın bahtiyarlığıyla buradayız.
25 yıl boyunca milletin gönlündeydik. Bugün de milletin gönlünde en müstesna yerdeyiz. Allah'a hamdolsun, çeyrek asırda büyük işler başardık. Ama bitmedi. Hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladık. Her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık. Bundan sonra da her gün bizim için yeni bir gün olacak. Partimizi kurduktan sonraki ilk sabah, 15 Ağustos sabahı nasılsa, bugün de yarın da her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacak.
Daha yeni başlıyoruz. Türkiye'yi işte bu hareket, bu kadro, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle ve bu gençler, onların çocukları, torunları inşallah önce 2053'e, sonra da 2071'e taşınacak. Türkiye'nin son 25 yılına olduğu gibi geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Türkiye'yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik. Doğrulduk, büyük işler başardık. Ama durmayacağız, dinlenmeyeceğiz, ara vermeyeceğiz, istikbali de inşa edeceğiz, imar edeceğiz. Hadi diyelim yorulduk. 'Biz sevdik, aşık olduk, sevildik, maşuk olduk. Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası'. Her gün yeniden doğacağız. Her sabah yeniden başlayacağız. 'Bugün unutmayın, yeni bir gündür' diyeceğiz. 'Şimdi yeni şeyler söylemek lazım' diyeceğiz. Her dem taze kalacağız."
TÜRKİYE'Yİ 40 YILLIK BU SIKINTIDAN KURTARACAĞIZ DEDİK
"Bakın değerli kardeşlerim, bu ülkenin 1970'lerden itibaren sinsi sinsi büyüyen bir FETÖ sorunu vardı. 1970'lerden itibaren hiçbir hükümet bunların önünü kesemedi. 1980'de, 1997'de iki kez darbe yapıldı bu ülkede. FETÖ'ye dokunmadılar. Tam tersine önünü açtılar. Biz ülkeyi yönetme görevini devraldığımızda virüs vücuda yayılmış, bünyeyi adeta felç etmişti. Sabırla yürüdük, akılla yürüdük, dikkatle yürüdük. O meşum gecede, o hain darbe girişiminde Allah onlara fırsat vermedi. Aynı şekilde terör meselesi 1984'ten bu yana canımızı yakıyordu. Şimdi yaylalarda rahat geziyoruz. Evlatlarımız tek tek toprağa düşüyordu. Türkiye'nin gençleri de, birikimi de, morali de, hayalleri de terörle, hain terör eylemleriyle her gün solup gidiyordu. Ne dedik? Biz çözeceğiz dedik. Türkiye'yi 40 yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız dedik. Elhamdülillah. İşte onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz ve çözdük. Gazi Meclisimizin desteğiyle, aziz milletimizin hayır duasıyla çözüyoruz. Şehitlerimizin kahramanlığıyla, gazilerimizin fedakârlıklarıyla çözüyoruz. 86 milyon olarak el birliği, gönül birliği, hedef birliği yaparak çözüyoruz. Farklı kesimlerin bir araya geldiği Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz.
Şunu unutmayacağız: Bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bizi var eden, bizi bin yıldır dimdik ayakta tutan, bizi bu coğrafyaya hâkim kılan, Müslümanlıktan gelen kardeşliğimizdir. Bu topraklarda ezan sesi susarsa, bu topraklarda Kur'an'ın sesi kısılırsa, bu topraklarda Müslümanlık Allah muhafaza zayıflarsa biliniz ki kardeşliğimiz de zayıflamıştır. Kardeşliğimiz zayıfladığında ülkemiz de zayıflamıştır. Biz en baştan itibaren işte bu duyguyla hareket ediyoruz. Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek. Bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek. 21. yüzyılı inşallah kardeşlik Türkiye Yüzyılı yapacak. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Ne yapıyorsak ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz. Ne yapıyorsak gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz. Ne yapıyorsak bu meseleyi tamamen çözerek evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz.
"TERÖR PARANTEZİ KAPANDIĞINDA İSTİSMAR EDECEKLERİ BATAKLIK DA KURUYACAK"
Şimdi birileri suyu bulandırmaya, zihinleri kurcalamaya çalışıyor. Milleti korkutup sorunları çözümsüz bırakmak istiyorlar. Niye? Çünkü işsiz kalacaklar. Terör parantezi kapandığında istismar edecekleri bataklık da kuruyacak. İşte bundan korkuyorlar. Bakın, biz sadece terörü bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte Türkiye'nin içini karıştıran o emperyalist planı da altüst ediyoruz. Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın bir 40 sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Siyaseti ve toplumu terör üzerinden yıllardır dizayn etmeye alışanlar üzülür. Varsın üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak. Gençler toprağa düşmeyecek. Çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak. Ülkenin enerjisi heba olmayacak. Türkiye işte şimdi şaha kalkıyor. Türkiye Yüzyılı'nın şafağı işte şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor. Gücümüze güç katıyor. Tarih yeniden yazılıyor. Açın yolları, büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor.
Şimdi Diyarbakır'a, Sur içine, Türkiye'nin her şehrinden, dünyadan turist akacak. Şimdi Tunceli'nin dağlarında barut değil, mis gibi çiçek kokacak, çimen kokacak. Şimdi Cilo Dağları'nda halaylar çekilecek. Dicle'nin, Fırat'ın, Munzur'un suları bundan sonra daha berrak, daha coşkun akacak. Tekrar kucaklaşacağız. Mardin'in camilerinde aynı namazda saf tutacağız. Şanlıurfa'da aynı ezanı birlikte dinleyeceğiz. Dili ne olursa olsun aynı duyguların türkülerini birlikte söyleyeceğiz. 86 milyon olarak hep beraber birlik içinde, bütünlük içinde, kardeşlik içinde geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz.
"KAPI KAPI DOLAŞACAĞIZ NE YAPTIĞIMIZI, NE YAPACAĞIMIZI ANLATACAĞIZ"
Değerli kardeşlerim, sevgili genç arkadaşlarım, 25. yılımızda şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bu hareket gönül hareketidir. Gönüllere girme hareketidir. Biz milletimizle doğrudan irtibat kurarak, göz göze, ruberu, gönül gönüle irtibat kurarak bugünlere geldik. Aynı şekilde bu yola devam edeceğiz. Kapı kapı dolaşacağız. Var mıyız? Durmak yok! Yola devam. Şimdiye kadar ne yaptığımızı, bundan sonra ne yapacağımızı anlatacağız. Şunu da unutmayın kardeşlerim. Bu hareket, bu dava sadece bizimle kaim değildir. Bu hareketin, bu davanın dünü vardı, yarını da olacak. Bu uzun soluklu bir yürüyüştür. Bu maziden atiye giden kutlu bir yolculuktur. Önemli olan, sen yaşarken bu dava için ne yaptın? Sana bırakılan mirası nereden aldın, nereye taşıdın? Bizim meselemiz işte budur. Bayrağı devraldık. Onu zirvedeki burçlara diktik. Gelecek nesillere de o bayrağı inşallah emanet edeceğiz. Onlar da hakkıyla taşıyacak.
Burada şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim sevgili gençler. Tayyip Erdoğan olarak siyasette 50 yılı geride bıraktım. Ortak eserimiz AK Parti bugün çeyrek asrı geride bırakıyor. Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle inşallah bu ülke için aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Yuvam olarak, evim olarak gördüğüm AK Parti'nin bir neferi olmaya, bu hareketin başarısı için en ön safta koşturmaya devam edeceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe bu sevdamız dinmeyecek.
"TÜRKİYE BU GENÇLİK SAYESİNDE ESKİ KARANLIK GÜNLERİNE ASLA DÖNMEYECEK"
Ancak bugün içim rahat, gönlüm ferah. Arkamızdan çok çok farklı, bambaşka bir gençlik geliyor. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye'yi tanıyan, ecdadını, tarihini, mirasını idrak eden, imanlı, vatansever, en önemlisi de özgüveni yüksek bir gençlik geliyor. 'İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.' İşte en büyük eserim, bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek olmuştur. Kaygılı değiliz. Karamsar asla değiliz. Bu gençlik inanıyorum ki vakti geldiğinde emaneti bizden devralacak, çok daha yükseklere çıkaracaktır. İşte onun için Türkiye'nin ufku aydınlıktır. Türkiye bu gençlik sayesinde eski karanlık günlerine asla dönmeyecek. Türkiye bu gençlik sayesinde geriye değil, hep daha ileriye gidecektir.
25 yılda böyle bir gençliği, böyle bir nesil yetiştirme şerefini bize bahşeden Allah'a sonsuz hamdüsenalar olsun. Türkiye'yi kalan bütün özlemlerine, hayallerine, hedeflerine kavuşturmak için azimle, sabırla, heyecanla yol almaya devam edeceğiz. Bu kadroyu, bu teşkilatı, siz değerli arkadaşlarımı Türkiye aşkınızdan, Türkiye'ye kazandırdıklarınızdan dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. Türkiye'ye Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını yaşattığınız için her birinizi ayrı ayrı kutluyorum. Bu kardeşinize 25 yıl boyunca yoldaşlık ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Rabbim dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin. Yeniden görüşmek dileğiyle sizleri Allah'a emanet ediyorum."
AK PARTİ'YE 3 MİLLETVEKİLİ VE 7 BELEDİYE BAŞKANI KATILDI
Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti'ye katılan milletvekili ve belediye başkanlarına rozetlerini taktı.
İYİ Parti'den istifa eden Aydın Milletvekili Ömer Karakaş ve Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban ile Gelecek Partisi'nden istifa eden İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, AK Parti'ye katıldı.
CHP'den istifa eden Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Domaniç Belediye Başkanı Engin Uysal, Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu ve Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli ile Yeniden Refah Partisi'nden istifa eden Tavşanlı Belediye Başkanı Ali Kemal Derin ve DEM Parti'den istifa eden İdil Belediye Başkanı Türkan Kayır da AK Parti'ye katılan isimler arasında yer aldı.
Sayfa başına git







