Ege Postası
Geri

NEO TV Editör Masası'nda çarpıcı değerlendirmeler; İzmir'de siyasi eylemsizlik var!

NEO TV Editör Masası’nda tarikat yapılanmaları, laiklik ve muhalefetin sessizliği masaya yatırıldı. Programda İzmir’in özellikle seçildiği, yaşananların masum bir dini etkinlik olmadığı ve muhalefetin tepkisinin yetersiz kaldığı vurgulandı. Programda CHP İzmir örgütü de eleştirildi. Konuşmacılar, emekli maaşları, asgari ücret, kadın cinayetleri ve gençlik şiddeti gibi konularda İzmir’de güçlü bir sokak muhalefeti oluşturulamadığını belirtti. Mithat Umutoğulları, “Yüzde 60 oy alınan bir kentte bu sessizlik büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor” dedi. Programın son bölümünde, Seferihisar’da planlanan yat limanı kapasite artışı sert sözlerle eleştirildi. Umutoğulları, Solak ve Kılıç, projenin çevreye, balıkçılığa ve bölgenin kültürel dokusuna ciddi zararlar vereceği uyarısında bulundu. Solak son olarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kent Lokantaları ve İZMAR projeleriyle ilgili yaptığı açıklamalara yöneltilen eleştirilere sert yanıt verdi.
NEO TV Editör Masası'nda çarpıcı değerlendirmeler; İzmir'de siyasi eylemsizlik var!
Haberler / Politika
23 Ocak 2026 Cuma 13:27
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGE POSTASI- NEO TV’de Nil Kahramanoğlu’nun moderatörlüğünde yayımlanan Editör Masası programında, Menzil yapılanmasının İzmir’de gerçekleştirdiği tövbe buluşması ve bunun siyasi, toplumsal yansımaları ele alındı. Programa NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, NEO TV Genel Müdürü Halil Solak ve NEO TV muhabiri Turgay Kılıç katıldı. Programda İzmir’in özellikle seçildiği, yaşananların masum bir dini etkinlik olmadığı ve muhalefetin tepkisinin yetersiz kaldığı vurgulandı.

“BU SADECE DİNİ BİR TOPLANTI DEĞİL”

Programda konuşan Turgay Kılıç, İzmir’de gerçekleşen tövbe buluşmasının yalnızca dini bir organizasyon olarak değerlendirilmesinin büyük bir yanılgı olacağını ifade etti. Kılıç, Menzil cemaatinde Abdullah Baki Erol’un ölümünün ardından ciddi bir miras ve güç mücadelesi yaşandığını, bu mücadelenin merkezinde yaklaşık 17 milyar liralık bir sermaye bulunduğunu söyledi.

Kılıç, Muhammed Saki Erol’un kurduğu şirketler üzerinden 1.650 dolara varan ücretlerle umre organizasyonları düzenlendiğini belirterek, İzmir’in özellikle laikliği ve Cumhuriyet değerleri nedeniyle bilinçli şekilde seçildiğini dile getirdi.

“BİR SİYASİ PARTİ BİLE BU KADAR KALABALIK TOPLAYAMIYOR”

İzmir Yeşilyurt’taki dergâh önünde kısa sürede binlerce kişinin toplanmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Kılıç, “Bir siyasi parti haftalarca duyuru yapmasına rağmen bu kadar kalabalığı toplayamıyor. Ama burada gecenin bir saatinde binlerce kişi bir araya geliyor. Bu, açık bir gövde gösterisidir” dedi.

“BU, CUMHURİYET’E YÖNELİK BİR MESAJDIR”

NEO TV Genel Müdürü Halil Solak ise yaşananları geçmişte Fethullah Gülen yapılanmasıyla karşılaştırarak değerlendirdi. Solak, FETÖ’nün de İzmir’de örgütlendiğini hatırlatarak, “15 Temmuz gibi kanlı bir tecrübe yaşamış bir ülkede hâlâ bu yapılara alan açılması kabul edilemez” dedi.

Solak, tövbe buluşmasının ardından sosyal medyada yapılan “Bu gece İzmir’de laiklik bitti” paylaşımlarına dikkat çekerek, yaşananların masumane bir dini ziyaret olarak görülemeyeceğini söyledi.

“İZMİR PROVOKASYON İÇİN SEÇİLDİ”

NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları ise İzmir’in tarihsel olarak Cumhuriyetçi, laik ve sosyal demokrat kimliğiyle bilindiğini vurguladı. Umutoğulları, “Bu organizasyon Konya’da, Kayseri’de yapılsaydı bu kadar ses getirmezdi. İzmir seçildi çünkü bir provokasyon hedefleniyordu” ifadelerini kullandı.

Umutoğulları, İzmir halkının sağduyulu tavrının olası bir gerilimi engellediğini belirterek, “Bekledikleri çatışma ortamı oluşmadı” dedi.

“MUHALEFETİN TEPKİSİ ZAYIF KALDI”

Programda en çok eleştirilen başlıklardan biri de muhalefetin sessizliği oldu. Umutoğulları ve Kılıç, Cumhuriyet Halk Partisi’nden yalnızca sınırlı sayıda ismin tepki göstermesini yetersiz bulduklarını dile getirdi.

Turgay Kılıç, “Cumhuriyet’in kalesi olarak görülen İzmir’de binlerce kişinin katıldığı bu gösteriye karşı güçlü bir toplumsal refleks ortaya konulamadı. Bu, ‘teslimiyet’ algısını güçlendiriyor” dedi.

“LAİKLİK GİDERSE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ DE GİDER”

Halil Solak ise laikliğin yalnızca inanmayanları değil, tüm inanç gruplarını koruyan bir ilke olduğunun altını çizdi. Solak, laikliğin yanlış anlatıldığını belirterek, “Belli grupların söylediği gibi Laiklik camileri kapatmaz, ezanı susturmaz. Tam tersine herkesin inancını güvence altına alır” ifadelerini kullandı.

“İZMİR’DE SİYASİ EYLEMSİZLİK VAR”

Programda CHP İzmir örgütü de eleştirildi. Konuşmacılar, emekli maaşları, asgari ücret, kadın cinayetleri ve gençlik şiddeti gibi konularda İzmir’de güçlü bir sokak muhalefeti oluşturulamadığını belirtti. Mithat Umutoğulları, “Yüzde 60 oy alınan bir kentte bu sessizlik büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor” dedi.

“BU BİR KIRILMA NOKTASIDIR”

Programda konuşmacılar, İzmir’de yaşananların cemaat–siyaset ilişkileri açısından bir kırılma noktası olduğunu vurguladı. Umutoğulları, “Bundan sonra her cemaatin İzmir’de açık alanlarda benzer organizasyonlar yapmasının önü açılmış oldu” değerlendirmesinde bulundu.

“İZMİR’İN GERÇEK SORUNLARI POLEMİKLERE KURBAN EDİLİYOR”

Programının devamında gazeteciler, İzmir siyaseti ve kent gündemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Programda, siyasi polemiklerin İzmir’in kronikleşmiş sorunlarını gölgelediği vurgulandı.

“İL BAŞKANLIĞI POLEMİKLE DEĞİL, KRİZ YÖNETİMİYLE YAPILIR”

Programda konuşan Mithat Umutoğulları, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ü hedef alarak, il başkanlığının sadece karşı açıklamalarla yürütülemeyeceğini söyledi. Umutoğulları, belediye hizmetleri, hükümet–belediye ilişkileri ve toplumsal sorunlar karşısında yeterli refleks gösterilmediğini ifade etti.

Umutoğulları, “Bir il başkanı, yalnızca polemik üretmez. Kriz yönetir, toplumu ilgilendiren her başlıkta sahaya iner” dedi.

“EMEKLİ, ASGARİ ÜCRETLİ SAHADA YOKKEN İL BAŞKANLARI NEREDE?”

Asgari ücret ve emekli maaşlarıyla ilgili eylemsizlik eleştirilerin odağındaydı. Umutoğulları, kitlesel güce sahip bir partinin sahada olması gerektiğini belirterek, Gündoğdu Meydanı veya Saat Kulesi önünde eylemler yapılabileceğini dile getirdi.

“30 kişiyi zor toplayan partiler bunu yapıyorsa, kitle partileri neden yapmıyor?” sözleriyle dikkat çekti.

“İZMİR’İN MALLARI KADAR LAİKLİK VE CUMHURİYET DE SAVUNULMALI”

Programda, bazı tarikat yapılarıyla ilgili sessizlik de eleştirildi. Umutoğulları, “İzmir’in mallarını savunmak kadar laikliği, Cumhuriyeti ve Atatürk değerlerini savunmak da siyasal sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

TARİHİ YAPILAR TARTIŞMASI: “KAYIKÇI KAVGASI”

Halil Solak, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında tartışma konusu olan tarihi yapılarla ilgili belgeleri hatırlattı. Solak, Atatürk imzalı belgelerle söz konusu yapılardan birinin belediyeye ait olduğunun açık olduğunu belirterek, yıllar önce restore edilip kamusal hizmet verilen bina üzerinden polemik yaratılmasının anlamsız olduğunu söyledi.

“Ortada ticari faaliyet yok, eğitim var. Buna rağmen gündem yapılıyor” dedi.

KÖRFEZ ALARM VERİYOR, YATIRIM YOK

İzmir Körfezi’ne ayrılan bütçenin yetersizliğine dikkat çeken Solak, İzmit Körfezi’ne ayrılan 900 milyon liraya karşılık İzmir’e yalnızca 18 milyon lira ayrıldığını vurguladı. Körfezin temizlenmesi için yaklaşık 100 milyar liralık yatırım gerektiğini belirten Solak, “Habitat ölüyor, kimse elini taşın altına koymuyor” dedi.

HALKAPINAR METROSU VE ÇEVRE YOLU: “SÖZ VAR, YATIRIM YOK”

Halkapınar–Otogar metro hattı ve ikinci çevre yolunun yıllardır yatırım programına alınmadığına dikkat çekildi. Programda, her yıl sembolik ödeneklerle projelerin ertelendiği ifade edildi.

“GÜNDEM BİLEREK DAĞITILIYOR”

NEO TV muhabiri Turgay Kılıç, İzmir’de yaşanan siyasi tartışmaları “gündem dağıtma” olarak değerlendirdi. Kılıç, İzmir’in kronik sorunları gündeme geldikçe polemiklerin bilinçli şekilde artırıldığını savundu.

“ŞİKÂYET DEĞİL, ÇÖZÜM BEKLENİYOR”

Programda ortak vurgu, belediyelerin sürekli merkezi hükümeti suçlamak yerine, mevcut koşullara göre çözüm üretmesi gerektiği yönündeydi. Umutoğulları, “Bütçe buysa, halka açıkça anlatılmalı. Şikâyeti Ankara’da yapıp burada başka konuşmanın kimseye faydası yok” dedi.

“İZMİR POLEMİK DEĞİL, HİZMET BEKLİYOR”

Editör Masası’nda yapılan değerlendirmelerde, İzmir’in yıllardır biriken sorunlarının siyasi tartışmaların gölgesinde kaldığı ifade edildi. Katılımcılar, kentte artık polemik değil, net planlar, sahada siyaset ve somut hizmet beklendiği konusunda görüş birliğine vardı.

SEFERİHİSAR ALARM VERİYOR: “BU MARİNA DOĞAYI DA BALIKÇILIĞI DA YOK EDER”

Programın son bölümünde, Seferihisar’da planlanan yat limanı kapasite artışı sert sözlerle eleştirildi. Umutoğulları, Halil Solak ve Turgay Kılıç, projenin çevreye, balıkçılığa ve bölgenin kültürel dokusuna ciddi zararlar vereceği uyarısında bulundu.

“SAKİN ŞEHİR’DE SESSİZLİK HAKİM”

Mithat Umutoğulları, Seferihisar’da yaşananlara karşı geniş çaplı bir sessizlik olduğunu belirterek, yalnızca Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in açıkça itiraz ettiğine dikkat çekti. Umutoğulları, “Belediye başkanı dışında konuşan yok. Doğa göz göre göre katledilecek” ifadelerini kullandı.

“ÇED RAPORU MASA BAŞINDA YAZILMIŞ”

Planlanan marina kapasite artışına ilişkin ÇED raporunu sert bir dille eleştiren Umutoğulları, raporda bölgede balıkçılığın olmadığı yönündeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Seferihisar’da balıkçılığın hâlen aktif bir geçim kaynağı olduğunu vurgulayan Umutoğulları, “Bu raporu yazanların büyük ihtimalle bölgeyle hiçbir bağı yok” dedi.

“KÖRFEZ KİRLİLİĞİNİ SEFERİHİSAR’A TAŞIYACAKLAR”

Marinanın kirliliği artıracağına dikkat çeken Umutoğulları, İzmir Körfezi’nde yıllardır tartışılan çevre sorunlarının Seferihisar’ın merkezine taşınacağını savundu. Bölgenin tsunami ve benzeri afetlere açık olduğunu hatırlatan Umutoğulları, geçmişte yaşanan afetlere rağmen aynı noktada ısrar edilmesini “akıl dışı” olarak değerlendirdi.

“NEDEN MİLLETVEKİLLERİ VE BÜYÜKŞEHİR SESSİZ?”

Umutoğulları, çevre hassasiyeti söz konusu olduğunda bazı siyasi aktörlerin çifte standart uyguladığını ileri sürerek, “Kaz Dağları için konuşanlar, kendi bölgelerindeki çevre felaketine neden sessiz?” diye sordu. Projeyi yürüten şirketin iktidara yakınlığına dikkat çekerek, sessizliğin nedeninin bu ilişki olabileceğini öne sürdü.

“İTİRAZ YAT LİMANINA DEĞİL, YANLIŞ YERE”

Halil Solak ise Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in yat limanına karşı olmadığını vurguladı. Solak, “Başkan, ‘Uygun bir yere yapılsın’ diyor. Yat limanı kalkınma getirir ama balıkçıların olduğu noktaya yapılmamalı” dedi.

“BOĞAZ 540 METREDEN 120 METREYE DÜŞECEK”

Solak, kapasite artışıyla birlikte boğaz genişliğinin 540 metreden 120 metreye düşeceğini belirterek, bunun hem balıkçılık hem de çevresel kirlilik açısından ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi. Bölgenin doğa ve kültür mirası açısından İzmir için hayati önemde olduğunun altını çizdi.

“MESELE MALİYET, MESELE RANT”

Projenin maliyet boyutuna da değinen Solak, kapasite artışının yaklaşık 40 milyon TL’ye mal edileceğinin açıklandığını hatırlattı. Açık bir alanda yapılacak bir limanın ise çok daha yüksek maliyetli olacağını belirten Solak, “Demre Limanı 790 milyon TL’ye yapıldı. Aradaki farktan kaçınmak için doğal limanı yok ediyorlar” ifadelerini kullandı.

“AKBELEN VE KAZ DAĞLARI’NI UNUTMADIK”

Solak, Akbelen ve Kaz Dağları’nda yaşanan çevre tahribatlarını hatırlatarak, bilim insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın uyarılarının görmezden gelindiğini söyledi. “Her şey para ve rant odaklı ilerliyor” diyerek tepki gösterdi.

“BALIK YOK DEMEK DOĞAYI YOK SAYMAKTIR”

Turgay Kılıç ise masa başında hazırlanan ÇED raporlarının sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini belirtti. Kılıç, “Bir bölgede ‘balıkçılık yok’ demek, denizi, doğayı ve balıkçıyı tamamen yok saymaktır” ifadelerini kullandı.

HALİL SOLAK’TAN KENT LOKANTASI VE İZMAR ELEŞTİRİLERİNE SERT YANIT

Halil Solak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kent Lokantaları ve İZMAR projeleriyle ilgili yaptığı açıklamalara yöneltilen eleştirilere sert yanıt verdi. Solak, projelerin özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan dar gelirli yurttaşları hedeflediğini vurguladı.

Solak, Başkan Tugay’ın, İZMAR marketlerinde yüzde 50 indirim ve Kent Lokantalarında 4 çeşit yemeğin 25 liradan sunulacağını açıkladığını hatırlatarak, İzmir Lokantacılar Odası Başkanı Doğan Kılıç’ın “Bir simit parasına 4 çeşit yemek mi olur?” sözlerine tepki gösterdi.

“Olur, neden olmasın?” diyen Solak, uygulamanın dezavantajlı mahallelerle sınırlı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“28 bin lira asgari ücretin olduğu, en düşük emekli maaşının 20 bin liraya dayandığı bir ülkede, eğer bu insanların lokantalarda nasıl yemek yiyeceğini sorgulamıyorsanız, bırakın da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı dar gelirli vatandaşlara bu imkânı sağlasın.”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası