
EGEPOSTASI- Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Buca Kırıklar Cezaevi’nde gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından basın açıklaması gerçekleştirdi.
Özel burada, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun yeniden gözaltına alınması ve adliye sevk edilmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Özel, 5 Ocak’ta görülecek dava öncesi tahliyeleri yedeklemenin doğru olmayacağını vurguladı.
“ÇALIK’IN SUÇLANABİLECEĞİ HİÇBİR ŞEY YOK”
Özel ziyarete ilişkin, “Bugün 4 arkadaşımızı ziyaret ettik. Heval Savaş Kaya'yı, Tunç Soyer'i, Mehmet Ali Çalışkan'ı ve Mehmet Murat Çalık’ı ziyaret ettim. Sayın Mehmet Murat Çalık gündüz doktor kontrolü için yoktu. Sonra hastaneden dönmesiyle birlikte kendisinden de görüştük. Şunu ifade etmek isterim. Bütün Türkiye'nin yüreğini sızlatan sürekli hastalığı nüksedecek mi diye bakılan bir süreçte. Daha bugün hastaneden geldi ve geçen hafta alınan biyopsinin yeterince sonuç vermediği için daha ileri bir tetkik istendiği, sonucun yine tartışmalı olduğu ve o daha kalın bir kesit alınmasına karşın cuma günü tamamının alınıp incelenmesine karar verdiklerini söylediler. Başta annesi hepimizin gözü önünde annenin çektiği çile, eşi, çocukları yürüyor ağzında bekliyor. 10 ay oldu ve olacak iş değil. Mahkeme görülmeye başlandığında 1 yıl olmuş olacak. Mehmet Murat Çalık'la ilgili iddianameye baktığınızda, gerçekten suçlanabileceği, ceza alabileceği hiçbir şeyin olmadığı ortada” ifadelerini kullandı.
“14 YILDA DEĞİŞEN HİÇBİR ŞEY YOK”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Çalık’ı sürgüne yolladıklarını söyleyen Özel, “Resmen yani bir adalet dağıtmak yerine ya da burada işte Cumhuriyet'in savcılığını rejim muhafızlığı yapıp suçlamayla infazı, iddiayla infazı aynı anda gerçekleştiriyor. Bu kabul edilebilecek bir mesele değil. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, sağlığı en çok tehdit altında olan isimlerden birisi. Tüm hasta tutuklu ve yükümlüler için benim 2011-2015 yılları arasında 370 cezaevi gezip hasta tutuklu hükümler raporu olan 3 milletvekilinden biriyim ben. Veli Ağbaba ve Nurettin Demir'le birlikte. Partisine bakmadan, suçuna bakmadan, neyle suçlandığına bakmadan da bu konularda çok önemli tespitlerimiz vardı. Üstüne 14 yıl daha iktidar oldu. Değişen hiçbir şey yok. Halen daha son derece kötüye bir gidiş var” dedi.
“5 OCAK’TAKİ TAHLİYEYİ YEDEKLEMEK ÜZERE TUTUKLAMA İŞİNE KİMSE YELTENMEZ”
İzmir açısından sıcak bir gündemin olduğunu belirten Özel, “Sayın Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya birazdan bir kez daha uzaktan bağlantıyla ifade verecekler. İlk önce yüzlerce tutukluluğun olduğu, sonra tutuklu sayıların azaldığı, en nihayetinde iki tutukluluğun kalıp 5 Ocak günü de hem bütün İzmir'in beklediği hem de artık dosyayı bilen, inceleyen herkesin tahliye beklediği bir sürecin içindeyiz. Bir yandan da bu dosyada önceki il başkanımız Şenol Aslanoğlu tahliye olmuştu. Şimdi 5 Ocak gününde artık Tunç Soyer'in, Heval Savaş Kaya'nın da serbest kalmaları böyle beklenirken, bu sefer İzmir Büyükşehir Belediyesi ya da İzbeton üzerinden yürütülen soruşturma değil, kooperatif özelinde yürütülen soruşturmadan şimdi ifadeye çağrıldılar. Ümit ediyoruz görüşlerine başvurulacak ve bunun üzerinden sanki 5 Ocak'taki bir tahliyeyi yedeklemek üzere bir tutuklama işine kimse yeltenmez, tenezzül etmez. Bunu kamu vicdanı da hiçbirimizin vicdanı da kaldırmaz” diye konuştu.
“BUGÜN SORUŞTURMASI YAPILAN EN ÇOK İLERLEYEN ETAP”
Avukatların verdiği bütün raporların da çok net olduğunu belirten Özel, “Aslında birinci dosya şu anda Tunç Soyer'in tutuklu olduğu, Heval Savaş Kaya’nın tutuklu olduğu dosya İzmir Büyükşehir Belediyesi kooperatif yöntemiyle kentsel dönüşümü yapar mı yapmaz mı suçunun araştırıldığı dosya. Kamu zararının olmadığı açıkça ortaya çıktı. Kentsel dönüşümün yapıldığı bölgeye çıktı. Hatta şu kadarını söyleyelim. Bir takım mağduriyetler üzerinden ki haklı mağduriyetler üzerinden, hep hak verdiğimiz mağduriyetler üzerinden bir tartışma yürüyordu. Şimdi bugün soruşturması yapılan kooperatif en ileri durumda %60'ların üzerinde ilerlemesi olan kooperatif ve hızla bitirilmesine yönelik bir irademiz var. Kötü durumda olan kooperatiflerle ilgili de anlaşmalar yapıldı, tarih kondu. İşte 2027'nin Şubat'ında evler teslim edilecek. Yani bu sorunu görüp halletmeye çalışıyoruz. Bir gerçek var. Türkiye'de inşaat maliyetlerinin 10 kat arttığı bir dönemde bir zorluk yaşandı. Bir anda birken 10 oldu. Burada bir kötü niyet olmadığını herkes teslim ediyor. Ben kooperatif mağduru kişilerle görüştüğümüzde de diyoruz ki eviniz teslim edilebilirse sorun var mı? Sorun kalmaz. Kötü niyet görüyor musun? Kötü niyet diyemeyiz diyorlar ama mağdur olduk. O mağduriyetin giderilmesi lazım” dedi.
“AK PARTİ’NİN YÖNETİMİNDE İNŞAAT MALİYETLERİ 10 KAT ARTTI”
AK Parti ile karşı karşıya durduklarını noktayı açıklayan Özel, “Onlar kooperatifçilik suçtur diyorlar. Biz kooperatifçilik suç değildir diyoruz. Belediyenin cebinden, kamunun cebinden bir kuruş çıkmadan kentsel dönüşüm yapmak iyi belediyecilik uygulamasıdır. AK Parti'nin kötü yönettiği Türkiye'de inşaat maliyetleri 10 kat artmış. Alınan TL paralar değerini kaybetmiş. Bir sıkıntı olmuş başka bir şey ama hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, irtikap bu başka bir şey. Görülüyor ki şimdi bunların hiçbirisi artık bu dosya kapsamında ortada yok. Kamu zararı ortada yok. Biz buradan çok net olarak şunu söyleyelim. AK Parti müteahhitli sistemi savunuyor. Bunların hiçbiri Tayyip Bey kadar iyi özetlemedi. AK Parti de İzmir'de ağzı olan konuşuyor. Tayyip Bey açıkça koydu ortayı. Bizim TOKİ sistemimize karşı alternatif sistem geliştirmeye kalktılar diyor. Evet TOKİ müteahhit sistemidir. Burada müteahhit kârı olmaksızın insanların çok daha ucuza ve kendileri halledebilecekleri şekilde bir takım birlikteliklerin sağlanmasıyla birlikte kamuya yük olmadan, müteahhiti zengin etmeden kentsel dönüşüm yapma işidir bu iş. Bu iş suçlanamaz. AK Parti'nin kötü yönettiği ülkede artan inşaat maliyetleri ve bir takım talihsizlikler yüzünden ortaya çıkan mağduriyetler hızla giderilecek. Arkadaşlarımız bu anlamda özgürlüklerine kavuşmayı bekliyorlar” ifadelerine yer verdi.
“ASLANOĞLU İÇİN TUTUKLULUK LÜZUMSUZ BİR ŞEY!”
CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun tekrar gözaltına alınmasıyla ilgili Özel, “Aylarca ev hapsini koydular, ev hapsinde kaçmadı. Ev hapsini kaldırdılar, şehir dışına, ülke dışına kaçmadı. Bugün çağırdılar yine gitti. Demek ki tutukluluk lüzumsuz bir tedbir bir şey Şenol Aslanoğlu için. Aynı şekilde serbest kalan yüzlerce arkadaşımızdan hangisi kaçtı arkadaşlar? Kaçacak neyimiz var? O yüzden herkes için adalet, herkes için tutuksuz yargılama beklediğimizi ifade ediyoruz. Bugünkü soruşturma da elbette açılabilir Her soru sorulabilir. Biz soruyu sormayın dersek yanlış yaparız. Sorular sorulsun, cevaplar alınsın, kanıtlar ortaya konsun. Ama bu işler yapılırken kimse yılbaşı üstü artık ailesinden, çocuğundan, yakınlarından daha fazla uzakta kalmasınlar” ifadelerini kullandı.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da 2 saatin ardından düşürülen İHA ile ilgili CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yaptığı açıklamalarla, "Sayın Özel’e, spekülasyon ve dezenformasyon içeren değerlendirmeler yerine, resmî kurumlarımız tarafından yapılan açıklamaları dikkate almasını tavsiye ediyorum" demişti.
Özel, Duran’a yanıt vererek şu ifadeleri kullandı:
“BURADAKİ TUTUKLUK SİYASİ TUTUKLUKTAN KAYNAKLANIYOR”
“Bu İHA Ankara'ya kadar gelmesinden utanacaklarına, hicap duyacaklarına Ankara'da düşürülmesiyle övülüyorlardı. Biz şunu ortaya çıkardık. Türkiye'de bir radarımız var. Bu radar NATO'ya entegre ve radarımızın yaptığı tespit. NATO İspanya'daki NATO üssü tarafından fark ediliyor ve Türkiye'den bir F-16 kaldırılıyor. NATO kapsamında kalkıyor F-16. Daha sonra bu F-16 NATO görevi kapsamında İspanya tarafından Türkiye'deki bizim hava kuvvetlerinin üstüne yani uçak değişmiyor ama görevi veren değişiyor. NATO bizimkilere teslim ediyor. İki saat kadar İHA'yı takip ediyorlar. İHA şehrin üstünden diyelim geçiyor. 45 dakika kırsal alanda geçiyor yine düşürmüyorlar. Yine bir şehrin üstünden geçiyor 45 dakika kırsal alanda yine düşürmüyorlar. O sırada takip eden ilk kalkan F-16'nın yakıtı bitiyor, dönüyor. Yerine İncirlik üstünden yeni bir F16 kaldırılıyor. O F-16 gidiyor ve nihayet düşür emri verilince Ankara'nın yakınlarında düşürülüyor. Hava kuvvetleri komutanlığının buradaki angajman kurallarıyla yetkilendirilmesi durumunda bu CIA'yı daha denizin üstünde düşürürler. Buna imkanları var, bu becerileri var. Buradaki tutukluk siyasi tutukluktan kaynaklanıyor.
“F-16 YAY ÇİZEREK İHA’YI TAKİP ETTİ”
Kimse bana hava kuvvetleri komutanlığı, 130-150 kilometre giden bir CIA'yı, en yavaş hızı 250 kilometre olan F-16'lar tarafından 2,5 saat boyunca yakalanıp düşürülemedi diye söyleyemez. İHA gidiyor peşinde F-16'lar yay çizerek, oyalana oyalana gidiyorlar. Siyasi tutukluk var. Hava kuvvetlerinde bir tutukluk, bir sıkıntı varmış gibi gösteren bu açıklamalara sorumsuzluk. Sen her şeyde benim ben diyorsun ya. Rus uçağını düşürdüğünde, düşürüldüğünde talimatı ben verdim deyip sonra 33 askerimizin şehit olacağı misillemelere Türkiye'yi muhatap ettin ya. Gittin kapıda iki saat Putin'i bekledin ya. O yüzden bu İHA'yı düşürmeden önce sana soruyorlar. Sen de iki buçuk saat, iki saat beş dakika. Tutukluk yapıyorsun.
“TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DANDİK BİR İHA’YI DÜŞÜREMEDİ Mİ?”
Bir dezenformasyon varsa Sayın Duran'ın yaptığı dezenformasyondur. Bu söylediğim bilgilerden hatalı olan bir yer varsa çıksın konuşsun. Radar tespit etmiş. Ta İspanya'daki NATO üssüne gitmiş. Onlar Türk F-16'sını NATO görevi kapsamında kaldırmışlar. Sonra da havadaki F-16'yı Türkiye'ye devretmiş. NATO ile bizimki arasında böyle iş birlikleri yok. O andan itibaren daha 2 saat 5 dakika süreyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir dandik İHA'yı düşüremediğini mi iddia ediyorsunuz? Esas bu dezenformasyon. Esas bu silahlı kuvvetlere hakaret. Oysa belli ki Putin'in olunca geçen sefer önce atladım şöyle oldu böyle oldu 2 saat süreyle bu kararı veremediler. Şimdi diyorlar ki. Yetki hava kuvvetlerindedir. Hava kuvvetlerine sen ver yetkiyi, gör etkiyi. O karşısındaki kim olursa olsun. Eğer yetkilendirirsen gereğini yapacak imkan ve kabiliyette bizim hava kuvvetlerimiz. Hiç böyle siyasi sorumluluklarını laf dolandırarak yapmasınlar. Zaten bizim açıklamaları okuduğunuzda gerçek anlamda hiçbir yerini de yalanlayamıyorlar.
“İNFAZ REJİMİ BAŞTAN SONA DEĞERLENDİRİLSİN”
Buradan bir sözüm şu olsun, yılın son günündeyiz. Arkamızdaki cezaevinde, Türkiye'deki cezaevlerinde 500 bine yakın insan yatıyor. Burada 500 bine yakın insanın yatması demek, milyonlarca kişinin cezaevinde yakınlarının olması demek. Bir an önce cezaevlilerinin böyle yarım milyon insanın bulunduğu bir yerden çıkarılması lazım. Bununla ilgili bir toplumsal mütabakat sağlanması lazım. İnfaz rejiminin baştan sona değerlendirmesi lazım. Herkese tutuklama veren bu çılgın anlayıştan vazgeçilmesi kısa yargılamalar ve tutuksuz yargılamalar döneminin. Bir an önce başlaması lazım. Her vatandaşı tehdit, her konuşanı terörist, her duygusunu düşüncesini ifade edeni ülke açısından beka sorunu gören bu edilgen, kendi vatandaşından korkan, devlet anlayışından bir an önce kurtulmak lazım. İçeride yakınları olanları ve içerideki bütün cezaevlerinde yatanları da yeni yıl münasebetiyle bir kez daha selamlıyoruz.
Sayfa başına git







