Özgür Özel ile eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında dün akşam saatlerinde bir telefon görüşmesi daha gerçekleştirildi. Görüşmede kurultay tarihinin belirlenmesi için her iki taraftan ikişer ismin yer alacağı bir heyet kurulması kararlaştırıldı.
HEYETLER BELLİ OLMUŞTU
Bu kapsamda, Özel tarafından Murat Emir ve Suat Özçağdaş, Kılıçdaroğlu tarafından Orhan Sarıbal ve Mahir Polat'ın yer aldığı heyetin bugün saat 12.00'de bir araya gelmesi planlanmıştı.
DÜN AKŞAM ANLAŞILMIŞTI: SABAHINA KRİZ ÇIKTI
Ancak sabah erken saatlerde CHP Genel Merkezi önünde yaşanan hareketlilik ve gerginlik süreci gölgeledi. Emir, yaptığı açıklamada şu ana kadar kendilerine ulaşan resmi bir tebligat olmadığını belirtirken, süreci "zorbalık" olarak nitelendirdi ve kabul etmeyeceklerini söyledi.
Emir, kurultay tarihinin belirlenmesi için diyalog arayışının sürdüğünü ancak yaşanan gelişmelerin uzlaşı zeminini zorlaştırdığını ifade etti.
"Yaşadığımız, darbe olarak niteleyebileceğimiz süreç, sadece Cumhuriyet Halk Partilileri değil, aynı zamanda tüm vatandaşlarımızı derinden yaralamıştır, derinden sarsmıştır. Demokrasi, özgürlük, hukuk, adalet dedikçe birileri Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden operasyon yapmak ve demokrasimizi rafa kaldırmak ve sandığımızı kaçırmak derdine düşmüştür. Bu aşamada Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'le bir önceki Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu arasında dün akşam saatlerinde bir iletişim olmuş ve özellikle kurultay tarihini belirlemek üzere bu iletişim sonucunda her iki... Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın arkadaşlardan ikişer arkadaşın görüşmesi planlanmıştır. Ben de onlardan birisiyim. Biz bu arkadaşlarımızla bugün öğlen saatlerinde bu sorunu nasıl aşabileceğimizi, kurultay tarihinin ne olabileceğini, en yakın kurultay tarihine nasıl ulaşabileceğimizi tasarlarken, konuşacakken, bunun planlamasını yaparken maalesef birileri bir yerlerden buldukları bodyguardlarla, mafyavari tiplerle gelip genel merkezimizin kapısına dayanmayı tercih etmişlerdir. Bu bizim kabul edebileceğimiz bir şey olmadığı gibi tüm halkımızın da vicdanını sızlatmıştır. Biz bu dayatmayı kabul etmiyoruz. Biz bu zorbalığa boyun eğmeyiz. Biz arkamızdaki milyonlarla, demokrasiye inanmış Türk halkı ile bu haksızlığa boyun eğmeyiz, bir adım geri atmayız. Elbette ki bir iletişim, bir uzlaşı, bir konuşma, en yakın kurultay tarihini belirlemek üzere bir iletişim gerekir ama bunun yolu zorbalıkla Cumhuriyet Halk Partisi'nin bahçesinden içeri girmek olamaz."