Ege Postası
Geri

Özgür Özel Bursa'da üzüm üreticileriyle buluştu: 'Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğiz'

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da üzüm üreticilerine seslendi. Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğiz. Kim ki geliyor senin yanında duruyor, senin derdinin çözümü için emek veriyor. Yarın da onunla kol kola yürüyebilirsiniz" dedi. Özel, Bursa’dan Tarım Bakanı çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
Özgür Özel Bursa'da üzüm üreticileriyle buluştu: 'Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğiz'
Haberler / Politika
11 Ekim 2026 Pazar 15:31
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Çağrışan Mahallesi'nde üzüm üreticileriyle bir araya geldi.

Burada konuşan YENİ Parti lideri Özel, Türkiye'nin gıda enflasyonuda dünyada en kötü dört ülkeden biri olduğunu hatırlatarak "Bizden iyisi İran var, Amerika saldırıyor. Yani bizden daha kötü üç ülke var. İran, Venezuela ve Arjantin. Biri Amerika saldırıyor, birinin başkanını gitti aldı kaçırdı. Öbürü de dünyanın en çok krizlerde olan ülkesi" dedi.

Bursa'da üretilen tarım ürünlerinin değerine dikkat çeken Özel, "Finlandiya’da böyle bir şey üretebilir misin? Finlandiya’daki ürünü doğru yatırımla, oradaki cep telefonunu Bursa’da üretirsin. Ama Allah vergisi bu güzel inciri, bu güzel üzümü, kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftalinizi, armutunuzu ki Bursa için söylüyorum sadece, kestanenizi bu dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında doğru yönlendirme yapıldığında çok büyük imkanlar var önümüzde. O yüzden sizlerin emeğini sömüren, alın terini görmeyen, tarlasını ipotek edip borcunu ödemeyince tarlasını elinden alan AK Parti’nin kara düzenine karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, size değer verenlerin yeni düzeni gelecek" diye konuştu.

Özel'in sözleri şöyle:

“GEÇİM ZORLUKLARININ DİLE GETİRİLMESİNİ İSTEDİLER”

“Bugün Mudanya Belediyesi’ne, Mudanya Mütarekesi’nin yıldönümünde bir törene ve ardından yapılacak bir ödül törenine katılmak üzere giderken değerli İlçe Başkanımız, yöneticilerimiz, muhtarlarımızla temas etmişler. Sağ olsun Çağrışan Köyü Muhtarımız da geçerken bizi köy kahvesinde ağırlamayı, bu vesileyle de bugünlerde şu anda bütün bir sene verilen emeğin sonunda ürünlerini satıp geçimlerini sağlamak, borçlarını ödemek isteyenlerin yaşadıkları zorlukların bir kez daha dile getirilmesini istediler. Biz de buraya İl Başkanımız, ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız ve tarım politikaları konusunda sizin hemşeriniz, bizim değerli Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki Tarım Politikaları Başkanımız Sencer Solakoğlu’yla birlikte geldik. Hem bir çayınızı içmeye geldik ama çay yerine buranın kendi imalatı koruk suyu ikram etti Sayın Muhtarımız. Bir arkadaşımızın ‘kendimizden doğal koruk suyu’ diye ürettiği ve aslında buradaki üretime bir katma değer katarak, bir markalaşma çabasıyla en doğru şekilde tarımı bir kazanç yoluna dönüştürmeye çalışan çabasından bahsettiler.”

“4 KİLO ÇAĞRIŞAN KARASI 1 LİTRE MAZOT ALABİLİYOR”

“Biraz önce Sayın Sencer Solakoğlu ifade etti. Ben bu köye gelirken şunu düşündüm. Ben kendim Manisa’nın Hacıhaliller Köyü’ndenim. Biz ağırlıklı olarak çekirdeksiz kuru üzüm üretiyoruz. Alaşehirimizde sofralık üzüm üretiliyor. Buraya doğru geldikçe işte siyah üzümünüz üretiliyor. Üzüm eğer dolu olursa ya da kesilip serildikten sonra sel vurursa, çere - çöpe karışırsa üzümü götürüp şaraplık üzüm ya da alkol fabrikasına verirseniz böyle çer-çöp halde satılır ve aslında bütün emekleriniz ziyan olmuş olur. Alkollük üzümün geçen sene kilosu 20 liraydı arkadaşlar. Şimdi bu elimdeki, arkadaşlar görsünler, bu Türkiye’nin en güzel sofralık üzümlerinden biri. Adı Çağrışan Karası. Bu üzüm halde bu sene 25 liraya satılıyor. Doğru mu? Geçen sene yani sele kapılmış, çere - çöpe karışmış, alkol üretilmek için satılan üzüm 20 liraydı, ki geçen sene mazot 50 liraydı. Şimdi mazot 98 lira ve bu üzümünüz Çağrışan Karası 25 liraya satılıyor. Daha biz kime ne anlatacağız? Geçen sene 2,5 kilo şaraplık üzüm 1 litre mazot alıyordu. Bu sene 4 kilo Çağrışan Karası 1 litre mazot alıyor. Daha kime ne anlatalım? Durumun vahameti bu kadar ortada. Şimdi bildiğim kadarıyla, bir - iki sordum. Dönümünde 25 kök falan alıyormuş Çağrışan Karası. Eğer ben bu işi biraz biliyorsam dönümündeki işçilik, kesim maliyeti ile düşündüğünüzde bu üzümün sadece hasatı kilo başına 12 lira maliyet getiriyor. Bunu traktöre yükledin, gittin, koydun hale götürdün. Bütün masraflarını hesap etmesen bile toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü sizden 25 liraya almaya kalkıyor. O yüzden burada geçinmek mümkün değil.”

“ÇİFTÇİ YAŞININ YÜKSELMESİ EN BÜYÜK SORUNLARDAN”

“Biraz önce arkadaş söyledi. ‘Eskiden çiftçilik yapıyordum. Sekiz yaşında bu işi öğrendim. Şimdi çocuklarım var. Büyüdüler, traktörün üzerine daha çıkmadılar’ dedi. Türkiye’deki en büyük sorunlardan bir tanesi çiftçi yaşının, Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde 36 olan ortalama çiftçi yaşının, bugün 57 - 58’e çıkmış olması. Çiftçimiz yaşlı. Genç çiftçi yok. Üç genç çiftçiden ikisi de ‘Asgari ücret bulursam Organize Sanayi Sitesi’nde asgari ücretli bir işe girerim, çiftçilik yapmam’ diyor. Çünkü zaman zaman dış politikada bazı sorunlar olunca siyasetçiler ‘Bir beka sorunuyla karşı karşıyayız’ diyor. Ne demek beka sorunu? Örneğin 100 yıl önce bu işte Mudanya Mütarekesi’nin yıl dönümü, Anadolu farklı farklı ülkelerin, İngilizlerin, Fransızların, İtalyanların, Yunanların işgaline uğradı. O gün bir beka sorunu vardı. Çağrışan Köyü’nün dedeleri de nineleri de Hacıhaliller Köyü’nünkiler de Ankara’da Polatlı’da olanlar da ayağa kalktılar ve memleketi kurtardılar. Ama bugünün beka sorunu dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biriyken Türkiye tarımda, bilhassa gıdada şu anda Türkiye dünyada gıda enflasyonunda en kötü dört ülkeden biri. Bizden iyisi İran var, Amerika saldırıyor. Yani bizden daha kötü üç ülke var. İran, Venezuela ve Arjantin. Biri Amerika saldırıyor, birinin başkanını gitti aldı kaçırdı. Öbürü de dünyanın en çok krizlerde olan ülkesi. Bir bizim önümüze geçiyor, bir bizim arkamızda kalıyor. Bizim dışımızda 177 ülkede gıda enflasyonu bizden düşük. Avrupa’nın gıda enflasyonu yüzde 0,9’a düşmüş. Bizim gıda enflasyonumuz yüzde 30. Biz üretiyoruz, bizim toprağımız verimli, bizim çiftçimiz var, bizim ekipmanımız var. Bizim burada adamı toprağa ters diksen düz çıkar, bu kadar verimli topraklarımız var. Ama Avrupa’nın bütün ülkelerinde geçen sene 100 lira olan 100 sene 101 lira değil. Bizde 100 lira olan mal ortalama 130 lira. Ama gerçek anlamda, gerçek enflasyon 150 lira, 160 lira. Bu yüzden büyük bir sıkıntıyla karşı karşıyayız.”

“ÇEVRE YOLU PARALI HALE GETİRİLECEK”

“Yolda, Ankara’dan gelirken İnegöl taraflarında otobana girdik, bu taraftan çıktık. Düşündüm. Şimdi Türkiye’de altı otoyolun iki tane çevre yolunu, iki tane köprüyü özelleştiriyorlar. 50 lira olan köprü geçişi olacak 300 lira. Veya 1 kilometreyi 5 liraya gittiğin yol, 1 kilometresi olacak 30 lira. Ve çok büyük paralarla, maliyetlerle karşılaşacağız. Bu bana iki şeyi hatırlattı. Bir, neyi hatırlattı? İşte bu ürünün İstanbul’a giderken geçeceği köprüyü pahalı hale getirirsen, gireceği otobanı pahalı hale getirirsen, traktörün tarlada ya da otobanda kamyonun yaktığı mazotu pahalı hale getirirsen bu ürünün tarladaki maliyeti bir lirayken haldeki maliyeti 5 lira oluyor. Tüketiciye gidene kadar 15 lira oluyor. Bu sefer gıda alan için çok pahalı, üreten için de üretim yapılmayacak kadar ucuz hale geliyor. Ayrıca bu otoban meselesinde Türkiye’de iki çevre yolu bunlardan bir tanesi Bursa’nın çevre yolu, yani gişeler arası Bursa’nın içindeki çevre yolu bedavayken; şimdi orasını da paralı hale getirecekler. Birincisi bu işin üretimin üzerine nasıl maliyet getireceği çok çok kritik. Bir de şunu düşündüm. Hocam konuşurken, Sencer Bey konuşurken de benzer şeyler söyledi. Dedim ki, ‘Şimdi bu otobanı zenginin birine verecekler, buraya geçiş garantisi verecekler.’ Osmangazi Köprüsü var, ona geçiş garantisi var. Avrasya Tüneli’ne geçiş garantisi var. Çalışmayan Afyon - Uşak arasında, Kütahya arasındaki Zafer Havalimanı’na geçiş garantisi var. Bursa’nın dışına yapılan o kocaman şehir hastanesinde hasta garantisi var. Kime garanti yok? Yoksula, çiftçiye garanti yok. Bu Çağrışan Karası’nı yetiştirene ya da bu dünyanın en güzel siyah incirini yetiştiren bu Bursalı köylüye, çiftçiye, üreticiye geçim garantisi yok. Niye yok? Çünkü alım garantisi yok. Niye yok? Çünkü planlama yok. Devlet Planlama Ajansı’nı kapatmışlar, ‘Kim ne biliyorsa onu eksin’ diyorlar.”

“BORCUNU ÖDEYEMEYECEK HALDE YÜZÜSTÜ BIRAKIYORLAR”

“Ekene dikene karışmıyorlar. Kredi isteyene memur kefil istiyorlar. Kredi isteyene ‘Getir bakalım tapu’ diyorlar. Yani ‘Tarlanı bizim bankaya ipotek et’ diyorlar. Ürünü kendi vermek için Tarsim sigortasına imza istiyorlar. Ama Tarsim sigortasına imzayı atıyorsun, başına bir afet geliyor, ‘Bu afeti kapsamıyor’ diyorlar. Yaşanmış şeylerden hareketle anlatıyorum. Aynen yaşadığın gibi. Kredi almak için tapu ver, devlet memuru kefil ver, Tarsim poliçesini ver. Başına bir felaket gelsin, dönsünler ‘Tarsim bunu kapsamıyor’ desinler. Kapsıyor bile olsa geçen seneki fiyattan yüzde 70’ini veriyor, kırıyor, döküyor. Borcunu ödemeyecek bir halde seni yüzüstü bırakıyor. Peki bunun çaresi ne? Bunun çaresi biraz önce Sencer Bey’in ifade ettiği gibi; birincisi planlı bir üretim. ‘Dünya pazarını gören, Türkiye bu pazara ne satabilir? Ne kadar satabilir? Ne fiyata satabilir?’ bunu önceden analiz eden, uluslararası bağlantılarını yapan, bu ürünün ekilmesini garanti etmek için doğru ürüne, doğru yerde, doğru teşvik politikalarını uygulayan… Şimdi burada börülce üretmeye kalksan, fasulye üretmeye kalksan Burdur’daki verimle üretemezsin. Bu inciri götürsen, Polatlı’da yetiştirmeye çalışsan, Adapazarı’nda yetiştirmeye çalışsan, bu kalitede üretemezsin. Doğru ürünü, doğru yerde, doğru destekleme politikalarıyla, sözleşmeli olarak ama arada yani tohumu veren, daha sonra parayı peşin veren, fiyatı baştan bağlayan, zamanı gelince emeği sömüren bir takım aracıların yaptığı gibi değil; devletin soğuk hava deposuyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla, ürünlerin alınması, depolanması, ihracatı, tahsilatı size ödenmesiyle; kaça satacağınızı bildiğiniz ürünü nerede üreteceğini bildiğiniz için ipoteğe karşılık değil, gelecek seneki ürününün karşılığında sana işletme sermayesi sağlayan düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni bir tarım dönemini başlatmak durumundayız.”

“DÜNYANIN PEŞİNDE KOŞACAĞI ÜRÜNLER ÜRETİLİYOR”

“YENİ Parti’nin yeni döneminde, YENİ iktidarında son Cumhurbaşkanının olduğu gibi çiftçi yakasına yapışıp derdini anlattığında ‘Anamız ağladı’ deyince ‘Al ananı da git’ diyen bir Cumhurbaşkanı değil; birincisi gibi ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen bir Cumhurbaşkanı. Köylüyü sırtında yük görmeyen, köylüyü, çiftçiyi bu dünyadaki en stratejik ürünlerin şu anda dünyanın en büyük konularından bir tanesi veri güvenliği, bir tanesi gıda güvenliği. Bütün dünya veri güvenliğine, yani ortadaki bilginin güvende tutulmasına ve gıda güvenliğine çalışıyor. Türkiye gıda güvenliği açısından kendi ürettiği için, toprağının analizini kendi yapacağı için, kullanılacak kimyasal ya da bitkisel birtakım yardımcı elementlerin üretimi, denetimi kendinde olacağı için, pazarlamasını kendi yapacağı için gıda güvenliği konusunda özgüveni en yüksek ülkelerden biri olmaya aday. Bütün dünyanın en çok peşinde koşacağı ürünleri üreten bir ülke olmaya aday. Finlandiya’da böyle bir şey üretebilir misin? Finlandiya’daki ürünü doğru yatırımla, oradaki cep telefonunu Bursa’da üretirsin. Ama Allah vergisi bu güzel inciri, bu güzel üzümü, kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftalinizi, armutunuzu ki Bursa için söylüyorum sadece, kestanenizi bu dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında doğru yönlendirme yapıldığında çok büyük imkanlar var önümüzde. O yüzden sizlerin emeğini sömüren, alın terini görmeyen, tarlasını ipotek edip borcunu ödemeyince tarlasını elinden alan AK Parti’nin kara düzenine karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, size değer verenlerin yeni düzeni gelecek.”

"BURSA'DAN TARIM BAKANI ÇIKARACAĞIZ" 

“Şu kadarını söylüyorum. Ben partimin Genel Başkanı olarak ben bağ arasından geliyorum. Ben pamuk tarlasından geliyorum. Ben 12 yaşında Ford 3000 traktörün üzerinde kültivatör çekmekten geliyorum. Ben akşamleyin damda hayvanın pisliğini kürekten geliyorum. Ben süt sağlamaktan geliyorum. Ben tarlada alın teri döken insanların emeğini biliyorum. Ben Bahçıvan Abdullah Aga’nın torunuyum. Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğiz. Ant olsun. Kim ki uzaktan ahkam kesiyor, bil ki dostun değildir. Kim ki geliyor, senin yanında duruyor, senin derdini biliyor, senin derdinin çözümü için emek veriyor. Yarın da onunla kol kola yürüyebilirsiniz. Hemşeriniz Türkiye’nin dört bir yanını geziyor, tarım politikalarımızı anlatıyor. Onun memleketine de geldik, o kısa konuştu, ben uzun konuştum. Normalde onun uzun konuşması lazım. Allah’ın izniyle Bursa’dan Tarım Bakanı çıkaracağız, Bursa’daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Vakıfköy, benim köyüm. Benim eşim, Bursa Vakıfköylü. Kökleri Giresun Bulancaklı ama kendisi Bursa Vakıfköylü. Eniştemiz olarak, damadınız olarak şunu söylüyorum. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa’nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak. Bursa’nın sanayisini öncelerken tarımı geri bırakılmayacak, tarım toprakları heba edilmeyecek. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek, Bursa’nın yüzü gülecek, köyünüze bugün ana muhalefet partisinin Genel Başkanı, lideri olarak geldim. İnşallah bir daha geldiğimizde iktidar partisinin Genel Başkanı olarak geleceğim. En güzel günlerde birlikte olacağız. Sağ olun, var olun.”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası