Yusuf TOMRUK/EGEPOSTASI - Piyanist ve besteci Seda Balcı ile ilk kişisel albümünün ortaya çıkışını, yıllardır biriktirdiği bestelerin hikâyelerini, “Yanımda Sen Vardın” ve 2021 yılında kaybettiği babası için yazdığı “Babama...” şarkısını ve albümün kayıt sürecini konuştuk.

“Cebimdeki Hikâyeler” nasıl ortaya çıktı? İlk kişisel albümünüzün hikâyesi nerede başladı?
“Cebimdeki Hikâyeler”, yıllar boyunca biriktirdiğim ve her biri gerçek bir hikâyeden beslenen şarkıların ve melodilerin bir araya gelmesiyle oluştu. Albümde son dönemde yazdığım şarkıların yanı sıra, daha önce yazıp yayınlama fırsatı bulamadığım besteler de yer alıyor. Bu nedenle albümü yalnızca yeni şarkılardan oluşan bir çalışma olarak görmüyorum. Geçmişten bugüne taşıdığım müzikal birikimin de bir karşılığı oldu. Altı şarkı, yıllara yayılan kişisel hikâyeler Albümde altı şarkı bulunuyor. Bu parçaları ortak bir anlatıda buluşturan temel unsur neydi? Her şarkının kendi hikâyesi var. Ortak noktaları ise hayatım boyunca biriktirdiğim anılardan, insanlardan ve duygulardan beslenmeleri. Tüm beste, söz, müzik ve aranjeler bana ait. Şarkıları caz ensemble formatında yeniden düzenleyerek kişisel hikâyelerimi müziğin doğaçlamaya ve etkileşime açık dünyasıyla buluşturmak istedim.
“Yanımda Sen Vardın”: Yıllar sonra yeniden karşılaşmak Albümün dikkat çeken parçalarından “Yanımda Sen Vardın”, geçmişte birlikte büyüyen ve yıllar sonra yeniden bir araya gelen iki insanın hikâyesini anlatıyor. Bu şarkının sizin için özel anlamı nedir?
Bu şarkı aslında bir çocukluk aşkı hikayesi, geçmişte birlikte büyüyen, zaman içerisinde birbirlerinden uzaklaşan ve farklı deneyimlerden geçen iki insanın yeniden yan yana olmayı seçmesini anlatıyor. Burada zamanın geçişi önemli. İnsanlar yıllar içerisinde değişiyor, hayat farklı yönlere savruluyor. Sonrasında yeniden bir araya gelindiğinde hem geçmişi hem de bugünü farklı bir gözle değerlendirmek mümkün oluyor. Şarkı biraz da zamanın geçişini ve bugün sahip olduklarımızın değerini sorguluyor.

“Babama...” kaybın içinden doğan bir şarkı
Albümdeki en kişisel çalışmalardan biri “Babama...”. Şarkının hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?
“Babama...”yı 2021 yılında aniden kaybettiğim babam için yazdım. Albümdeki en özendiğim, armonik hareketler ve aranje bakımından en başarılı bulduğum çalışmalarımın başında geliyor. Duyguyu mümkün olduğunca doğrudan ve samimi aktarabilmek istedim. Bu nedenle yaylıların canlı kaydedilmesini özellikle istedim. Çağlar Haznedaroğlu’nun gerçekleştirdiği keman kayıtları da şarkının atmosferinin bir parçası olduğu için mutluyum.
Kişisel hikâyeler cazın doğaçlamasıyla buluşuyor Şarkılarınızı caz ensemble formatında yeniden düzenleme kararınızın arkasında nasıl bir düşünce vardı?
Cazın doğaçlamaya ve müzisyenler arasındaki etkileşime açık dünyası, anlatmak istediğim hikâyeler için bana geniş bir alan sundu. Zaten kendimi RnB, Soul ve Caz müziğe yakın hissettiğim için bu şarkıları kendi alanında usta caz müzisyenleriyle kaydetmenin çok uygun olacağını düşündüm. Şarkıları bu formatta yeniden düzenleyerek yalnızca bestelerin kendisine değil, müzisyenlerin birlikte yaratabileceği atmosfere de alan açmak istedim. Kişisel hikâyelerimi, farklı müzisyenlerin yorumları ve doğaçlamalarıyla başka bir boyuta taşımak benim için oldukça keyifliydi.

“Cebimdeki Hikâyeler”in kayıt süreci nasıl gerçekleşti? kayıt sürecinde kimler yer aldı?
Albüm kayıtlarını Stüdyo No:25’te, ses mühendisi Ömer Kapancıoğulları ile gerçekleştirdik. Davullarda Bora Peynirci, kontrbasta Selim Gürcan ve trompette Tolga Bilgin yer aldı. Klavye kayıtlarımı kendi ev stüdyomda gerçekleştirdim. Vokal kayıtlarını ise Ömer’in stüdyoda yaptık. Albümün mix ve mastering çalışmalarını da Ömer Kapancıoğulları gerçekleştirdi. Ayrıca “Yenilikler” şarkısına gitarlarıyla eşlik ederek şarkının groove’una büyük katkı sağladı.
İlk kişisel albüm: Bir müzikal hafıza “Cebimdeki Hikâyeler” sizin müzikal yolculuğunuzda nasıl bir yerde duruyor?
İlk kişisel albümüm olması nedeniyle benim için büyük bir anlam taşıyor. Geçmişten bugüne birlikte yaşadığım anıların, insanların ve duyguların müziğe dönüşmüş hali gibi hissediyorum. Tabii ki yeni işler için çalışmalara hemen başladım ama bu albümün hızlı tüketilmesini istemiyorum. Yakında bir lansman konseri yapacağız. Bu albümdeki şarkıları ve diğer bestelerimi bol bol çalmayı umuyorum.Her şarkım kendi hikâyesini anlatıyor. Albümün bütünü ise yıllar içinde biriktirdiklerime dönüp bakmanın ve onları müzik aracılığıyla paylaşmanın bir yolu oldu. Bu nedenle “Cebimdeki Hikâyeler” benim için yalnızca altı şarkılık bir albüm değil; yıllar boyunca cebimde taşıdığım hikâyeleri dinleyiciyle paylaşma biçimim.