Ege Postası
Geri

Sertel’den Özel’e Tugay çıkışı: 'Hakaret etmek kolaydır, ‘Yanlış yaptık’ demek cesaret ister'

CHP eski İzmir Milletvekili Atila Sertel, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi üzerinden Özgür Özel ve parti yönetimine yüklendi. Önseçim sözünün tutulmadığını hatırlatan Sertel, Cemil Tugay için dün “Sütte leke var, onda yok” diyen Özgür Özel’in bugün kullandığı sert ifadelerini kullandı. “Ama hesabı süt vermeyecek” diyen Sertel, Tugay’ı aday gösterenlerin siyasi sorumluluktan kaçamayacağını savunarak Özel’i İzmir halkından özür dilemeye çağırdı.
Sertel’den Özel’e Tugay çıkışı: 'Hakaret etmek kolaydır, ‘Yanlış yaptık’ demek cesaret ister'
Haberler / Politika
7 Ekim 2026 Çarşamba 10:05
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGE POSTASI - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takacağı rozetle AK Parti’ye katılması beklenirken, CHP eski İzmir Milletvekili Atila Sertel’den Özgür Özel ve parti yönetimine sert eleştiriler geldi. “Sütün suçu ne?” başlıklı açıklamasında, 2024 yerel seçimleri öncesinde verilen önseçim sözünü hatırlatan Sertel, üyelerin iradesine başvurulmadan aday gösterilen Tugay’a dün kefil olanların bugün hakaret ederek siyasi sorumluluktan kurtulamayacağını vurguladı.

Tugay’ın siyasi tercihlerinin hesabını vermesi gerektiğini belirten Sertel, onu İzmir seçmeninin önüne çıkaranların da sorumluluk üstlenmesini istedi. Özel’e aday belirleme sürecindeki hatayı kabul etme ve İzmir halkından özür dileme çağrısı yapan Sertel, seçmenin oyunun bir belediye başkanının istediği partiye taşıyabileceği kişisel sermaye olmadığının altını çizdi.

Sertel’in açıklamasının tamamı şöyle:

Sertel’in açıklamasının tamamı şöyle:

SÜTÜN SUÇU NE?

2024 Yerel seçimler öncesiydi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni yönetmek için dokuz kişi aday adaylığına başvurmuştuk.

Tunç Soyer, Tacettin Bayır, Musa Çam, Cemil Tugay, Abdül Batur, Olgun Atila, Buğra Gökce, Ayhan Baltacı ve ben…

Musa Çam, Tacettin Bayır ve benim başvurumuzun açık bir koşulu vardı:

Önseçim yapılması.

Çünkü Özgür Özel, kurultayda adayların önseçimle belirleneceğini söylemiş, bunu “namus borcu” olarak tanımlamıştı.

Biz de o söze güvendik.

Adaylar belirlenmeden önce Genel Başkan’dan davet geldi.
Türk Parlamenterler Birliği Başkanı Erdal Karademir, eski İzmir milletvekilleri Alaattin Yüksel, Metin Öney, Tacettin Bayır ve ben makamında buluştuk. Musa Çam toplantıya katılmadı.

Herkes görüşünü söyledi. Ben de talebimizi açıkça dile getirdim:

“Sizin önseçim sözünüz üzerine aday adaylığına başvurduk. Sizden bizi seçmenizi istemiyoruz. Üyeye yetki vermenizi, önseçim yapmanızı istiyoruz.”

Yanıt tanıdıktı.
Zaman dardı. Önseçim daha sonra yapılacaktı.

Anladık ki kurultay salonunda verilen “namus sözü” genel başkanlık makamında ertelenmişti.

Kalem onların elindeydi. İzmir’in adayını onlar yazacaktı.

Öyle de oldu.

Cemil Tugay aday gösterildi.

Özgür Özel, İzmir’de onun için “Sütte leke var, onda yok” dedi. “Yol arkadaşım” dedi. “Güvenilir insan” dedi. “Kendi geleceği ve makam peşinde koşmayan insan” dedi.

Kefil oldu. Halkın önüne çıkardı. Oy istedi.

Sonradan bu sözü Cemil Tugay için söylemediğini savunsa da arşiv kayıtları ortadaydı.
Siyasetçinin hafızası unutabilir; arşiv unutmazdı. Videolar anımsandı.

Şimdi Cemil Tugay’ın AKP’ye katılmasının beklendiği haberleri kesinleşti.

Özgür Özel’in dili de değişti.

Bu kez “Hain oğlu hain” sözleri duyuldu. Ardından sosyal medya paylaşımında “bed-maye” ve “namert” ifadeleri geldi.
“Bed-maye”, sütü bozuk anlamına geliyordu ve yine süt üzerinden Cemil Tugay tanımlandı.

Dün tertemizdi.

Bugün hakaretlerin hedefinde.
Öfke içinde hakaretler yağdırılıyor.

Ben bu dili doğru bulmuyorum.

"İZMİR HALKINA KEFİL OLAN KİM?"

Bir siyasetçinin tercihlerini, halka verdiği sözleri, seçmenden aldığı yetkiyi nasıl kullandığını en sert biçimde eleştirebilirsiniz.
Ancak babasını, annesini, soyunu çağrıştıran hakaretler siyasi sorumluluğun hesabını vermenin yerini tutmaz, doğru da değildir.

Soruyu açıkça soralım:

Cemil Tugay’ı aday yapan kim?

İzmir halkına kefil olan kim?

ÖN SEÇİM ÇIKIŞI

Üyenin önüne sandık koymak yerine kararı dar bir kadroyla veren kim?

Dün övgünün sahibi olanlar, bugün yalnızca öfkenin sözcüsü olarak sorumluluktan kurtulamaz.
Bağırmanın, hakaret etmenin nedeni içinde duyduğu suçluluğun dışa vurumudur.
“Ben bu kişiyi nasıl oldu da aday yaptım?” haykırışıdır.

Hakaret etmek kolaydır.

“Yanlış yaptık” demek ise cesaret ister.

Çıkın İzmir halkının karşısına;

“Aday belirleme yöntemimizde hata yaptık” deyin.

“Üyelerimizin iradesine başvurmalıydık” deyin.

“Keşke önseçim yapsaydık” deyin.

“Pişmanım” deyin.

Özür dileyin.

Önseçim hiçbir adayın gelecekte ne yapacağını garanti etmez. Ama üyeye söz hakkı verir. Kararı birkaç kişinin tercihinden çıkarır, örgütün iradesine dayandırır.

Bizim istediğimiz buydu.

Bazı aklıevveller hala aynı ezberi tekrarlıyor:

“Seni aday yapmadığı için Özgür Özel’e kızıyorsun.”

Hayır.

O makam odasında söylediğim söz açık. Tanıkları var.

“Beni seçin” demedim.

“Üyeye seçtirin” dedim.

Önseçime girer, kazanır ya da kaybederdim. Üyelerimizin kararına saygı duyardım.

Kızıyorsam, verilen önseçim sözü tutulmadığı içindir.

Kızıyorsam, üyeye güvenilmeyip onun adına karar verildiği içindir.

Kızıyorsam, dün büyük övgülerle halka sunulan adayın bugün AKP’ye geçişinin konuşulması karşısında, onu seçenlerin kendi sorumluluğunu görmezden geldiği ve sorumluluk üstlenmediği içindir.

İzmir halkının tepkisini yalnızca Cemil Tugay’a yöneltmesini beklemeyin. Halk, kendisine bu adayı sunanlara da hesap sorar.

Cemil Tugay kendi siyasi tercihlerinin hesabını vermelidir. Onu adaylaştıran Özgür Özel ve bu kararı onaylayan parti yöneticileri de aday belirleme süreçlerinin siyasi sorumluluğunu taşımaktadır.

İzmir kimsenin tapulu malı değildir.

Bir belediye başkanının parti değiştirmesiyle İzmir halkının iradesi değişmez.
Sandıkta alınan oylar, başkanın cebinde taşıyıp istediği partiye götürebileceği kişisel sermaye değildir.

Son olarak şunu söyleyeyim:

Dün:
“Sütte leke var, onda yok!”

Bugün:
“Hain oğlu hain!”
Üstüne bir de sütü bozuk anlamındaki “bed-maye”…

Arada olan, süte oluyor…

Ama hesabı süt vermeyecek.

O’nu aday yapıp İzmir halkının onayına sunanlar verecek.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası