Ege Postası
Geri

Şok sözler: Ölüm makinası olarak yetiştirildim

Cumhurbaşkanı'na suikast davasında ifade veren Sualtı Taarruz Timi (SAT) mensubu Üsteğmen Ali Sarıbey, "Ben ölüm makinası olarak yetiştirildim. Çiğli'de darbe olduğunu öğrendim, VIP birisinin alınacağını düşündüm. Cumhurbaşkanı olduğunu bilmiyordum" dedi.
Şok sözler: Ölüm makinası olarak yetiştirildim
Haberler / Güncel
22 Şubat 2017 Çarşamba 13:58
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 kişinin yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada ifade veren Sualtı Taarruz Timi (SAT) mensubu Üsteğmen Ali Sarıbey, ByLock kullandığına yönelik savcılık bilgisini kabul etmediğini söyledi, "Ben ölüm makinası olarak yetiştirildim. Çiğli'de darbe olduğunu öğrendim, VIP birisinin alınacağını düşündüm. Cumhurbaşkanı olduğunu bilmiyordum. Helikopter alçaldığı sırada diskoların ışıklarından da Marmaris'e geldiğimizi anladım" dedi. 

Geçen 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldırı düzenleyen Özel Kuvvetler ve Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timlerinin de aralarında bulunduğu 44'ü tutuklu 47 sanığın yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Yoklamayla başlayan duruşmada ilk olarak MAK timine bağlı Ömer Faruk Göçmen, Abdullah Güler ve Erhan Çıtak'ı ifade vermesi için çağıran mahkeme başkanı, bu kişilerin avukatlarıyla görüşmediğini söylemesi üzerine, SAT komandolarının ifadelerinin alınmasına karar verdi. Mahkeme Başkanı Melihşah Baştoğ, ayrıca istifa eden avukatların yerine de Baro'dan yeni isimler isteyeceklerini de ifade etti. 

BY LOCK KULLANDIĞI BİLGİSİNİ KABUL ETMEDİ
Duruşmada tutuklu sanıklardan SAT komandosu olan Üsteğmen Ali Sarıbey ifade verdi. Dün cumhuriyet savcısının ByLock kullandığına dair gerekli belgeyi mahkemeye sunması üzerine savunmasına bu gelişmeyle başlayan Ali Sarıbey, "Son dakika gölü gibi olan bu iddiayı kabul etmiyorum. ByLock uygulamasını ağustos ayında cezaevinde gazete haberlerinden öğrendim. Benimle kalan arkadaşlara da sordum onlar da bilmediklerini ifade ettiler. Bugüne kadar kimlik numarasından bakılan bu uygulamaya neden şimdi telefon numaralarından bakılıyor. Ayrıca ben kimlerle ne görüşmüşüm öğrenmek istiyorum" dedi. 

Üsteğmen Sarıbey, Ergenekon Davası sırasında tutuklanan Teğmen Mehmet Ali Çelebi'yi de örnek gösterip, bu davaları da yakından takip ettiğini, orada nasıl sehven numaralar telefona kaydedildiyse kendisi içinde aynısının olabileceğini ileri sürdü.

"ÖLÜM MAKİNASI OLARAK YETİŞTİRİLDİM, SEVE SEVE OPERASYONA GİTTİM"
İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı'nda kurmaylık eğitimi aldığı sırada 14 Temmuz günü SAT Grup Komutanlığı'nda görevli Yüzbaşı Özay Çöder ve Yüzbaşı Haldun Gülmez ile askeri lojmanların kafeteryasında ayrı ayrı görüştüğünü anlatan Üsteğmen Ali Sarıbey, "SAT görevimin düşmemesi için eğitimlerimi aksatmamam lazımdı. Bu sırada görüştüğüm Özay Çöder ile Haldun Gülmez'e, her zaman göreve hazır olduğumu söyledim. Sonra yanlarından ayrılıp eve gittim" dedi. 

15 Temmuz günü yaşananları da ifadesinde anlatan Üsteğmen Ali Sarıbey, "Sabah saatlerinde Haldun Gülmez beni aradı ve tesadüf olmuş gibi gizli bir görev çıktığını ve komutanın benim de katılmamı istediğini söyledi. Ben harbe hazırlık için ölüm makinası olarak yetiştirildim. Ben bir ölüm makinasıyım. Vatan milletim için terör operasyonuna katılmaktan mutluluk duyarım. Seve seve görevi kabul ettim" dedi. Üsteğmen Ali Sarıbey, kendisine söylendiği gibi evine gidip eşyalarını aldığını, ailesiyle vedalaştığını, ardından da Hava Harp Okulu'na koşa koşa, sevine sevine gittiğini anlattı. 

DUYAN GELDİ
Mahkeme Başkanı'nın böyle bir görevi üstlerine bildirip bildirmediğine yönelik soruya ise gizli görev olduğu için bildirmediğini, Kardak Operasyonu'na katıldığı sırada da yine emir gelmediğini ve haberi duyanın birliğe gittiği yanıtını verdi. Bunun üzerine araya giren Mahkeme Başkanı, "Askeriyede sıkı kurallar vardır. Biz böyle biliyoruz. Duyan geldi şeklindeki sözlerinle yaşanan kuralsızlığı askerlikle bağdaştıramıyorum" dedi.

SAT GRUP KOMUTANLIĞI'NDAN TİM GELEMEMİŞ
Hava Harp Okulu'nda ilk kez Binbaşı Şükrü Seymen ile karşılaştığını ve SAT görevlisi arkadaşlarını beklediğini ileri süren Üsteğmen Ali Sarıbey, bu kişilerin gelmemesi üzerine Özel Kuvvetlere bağlı birlikle helikoptere binip Çiğli'ye ulaştıklarını söyledi. Kendilerini almak için askeri helikopterin gelmesi üzerine de Üsteğmen Ali Sarıbey, "Helikopterler öyle kafasına göre kalkamaz. Bir emir olması lazım. Bizim de gideceğimiz şey bir hırsızlık operasyonu değil, terör operasyonu. Biz böyle anlarız. Bunun için sorgulamadım. Çiğli'den de gerekli malzemeleri almak için depoda toplandık" dedi. 

Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in burada kendilerine TSK'nın darbe bilgisini verdiğini, 'VIP' bir kişinin alınacağını, emir komutanın da Binbaşı Şükrü Seymen'de olacağını kendilerine söylediğini, ancak hedef kişinin ölü olarak ele geçirileceğine yönelik emir vermediğini öne sürdü. 

MARMARİS'E ULAŞTIKLARINI DİSKO IŞIKLARINDAN ANLAMIŞ
Çiğli'de helikoptere binmeden önce darbenin emir komuta içerisinde olduğunun, destek vermeyen Hava Kuvvetleri Komutanı'nın bacağından vurulduğu bilgisinin de kendilerine verildiğini ileri süren Üsteğmen Ali Sarıbey, "Sönmezateş General, bizlere gelmek istemeyen olup olmadığını sordu. Ben de tanımadığım bir grup içerisinde olduğum içini ses çıkarmadım. Ama sonuçta askerim ve görevi kabul ettim. Helikopterde de nereye gittiğimiz söylenmedi. Ben uzun yıllar Aksaz Üssü'nde çalıştığım için Marmaris'e geldiğimizi iniş sırasında disko ışıklarından anladım" dedi. 

Üsteğmen Ali Sarıbey'in ifadesi sırasında tutuklu sanıkların kendi aralarında konuşmasına sinirlenen Mahkeme Başkanı, "Burası köy kahvesi değil, aranızda muhabbet etmeyin" uyarısında bulundu.

"BEN VALİ YA DA KAYMAKAMIN ALINACAĞINI DÜŞÜNDÜM"
Operasyona hazırlık sürecini derme çatma ve plansız olarak nitelendiren Üsteğmen Ali Sarıbey, Cumhurbaşkanı'nın aklına hiç gelmediğini, vali ya da kaymakamı almayı gittiklerini düşündüğünü de iddia etti. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı da, "25 bin mermiyle kaymakam vali almaya mı gidilir'" karşılığını verdi. 

MAK timleriyle Özel Kuvvetlere bağlı birlik arasında bulunduğunu söyleyen Üsteğmen Ali Sarıbey, "Şükrü Binbaşı birilerine 'yerini gösterin' diye seslendi. O anda otelin yazısı dikkatimi çekti. İçeriden sis kutusunun atılmış olduğunu gördüm ama onlar mı attı kim attı bilmiyorum. Üzerimize doğru duman geldi. Ateş sesi duydum. Siper alıp ilerlemeye devam ettik. Villanın içerisindekilere 'teslim olun sizinle işimiz yok' diye bağırıldı sırada içeriden de 'yaralı var' sesleri geliyordu. Bomba atıldı içeridekiler sürüne sürüne çıktı. Üst aramaları yaptım. Darp etmedim. Silah ve telsizlerini aldım. Ancak yaralı da görmedim. Şükrü Binbaşı, telefon görüşmeleri yaptıktan sonra da 'buradan çıkıyoruz' dedi. Ben keskin nişancıyım. Birçok ödülüm var. Eğer kastım olsaydı çok sayıda ölü olurdu" diye ifadesini sürdürdü. 

Hakaret iddialarını ise duymadığını poliste öğrendiğini ileri süren Üsteğmen Ali Sarıbey, üzerlerine kurşun yağdığı için teslim olamadığını, araziye çıkınca gruptan ayrıldığını ve sonra da yakalandığını anlattı.

MAHKEME BAŞKANI: VATAN MİLLET DİYENLERİN NE YAPTIĞINI GÖRDÜK
Üsteğmen Ali Sarıbey, yakalandıktan sonra poliste işkence gördüğünü ileri sürdüğü sırada Mahkeme Başkanı Melihşah Baştoğ araya girip, "Bu bizim konumuz değil, savcılığa suç duyurusunda bulunun" dedi. 

Üsteğmen Ali Sarıbey'in bunun üzerine savunma hakkının elinden alınmamasını isteyip, vatan, millet için hizmet yaptıklarını anlattığı sırada sözünü kesen Mahkeme Başkanı, "Vatan millet diyenlerin ne yaptığını hep birlikte gördük" dedi.

SANIKLARDAN ALKIŞLI DESTEK GELDİ
Üsteğmen Sarıbey'in ifadesinden sonra söz alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, "Bir sürü insan bu darbeyi önlemek için sokağa döküldü. Siz vatansever subay olduğunuzu söylüyorsunuz neden karşı durmanız'" sorusunu yöneltti. 

Bunun üzerine Ali Sarıbey, "Ben bu görevi aldığımda, çıktığımda suç teşkil edecek bir şey yoktu. 'Gizli görev' dediler, darbe olduğunu sonradan söylediler. Buraya kadar neyi suç' Biz davanın Ankara'da görülmesini talep ettik. Suikast davası değil, darbe davası. Cumhurbaşkanı gittikten sonra o polisler, kuşanmış şekilde neden hala orada tutuldu. Kim tutt? Benim geleceğim, hayatım bitti. MİT darbeyi bilmeyecek de, ben teğmen olarak mı bilip engelleyecektim. Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı çıkıp da, 'sokağa çıkmayın' deseydi, bir Allah'ın kulu çıkabilir miyd? Siz bana soruyorsunuz suçu bile bile engellememek de suç değil m? Neden bunların hesapları sorulmuyo? Darbeyi kim yapt? Bizi kim oraya gönderd? Talimatları kim verd? Siz önce darbeyle ilgili bu soruların cevabını bulun" dedi. 

Bunun üzerine sanıklar ile salondaki yakınları alkışla Üsteğmen Sarıbey'e destek verdi. Araya giren Mahkeme Başkanı da alkışa kızıp "Bundan sonra bir daha böyle bir şey istemiyorum" dedi. 

İfadenin tamamlanmasından sonra duruşmaya ara verildi.

ŞÜKRÜ SEYMEN'DEN ŞİKAYETÇİ OLMADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 sanığın yargılanmasına öğleden sonra devam edildi. Öğleden sonra ilk olarak SAT komandosu Yüzbaşı Haldun Gülmez ifade verdi. Poliste verdiği ifadelerin tamamını reddettiğini söyleyip ifadesine başlayan Haldun Gülmez, mal varlığına konulan tedbirin kaldırılmasını talep etti. Mahkeme başkanının savunmasını yapmasını istemesi üzerine ise "Hakkımdaki iddiaları, ByLock kullandığım saptamasını kabul etmiyorum. Telefonuma ByLock yüklenmesinden endişe ediyorum. Bu nedenle savcılığın sunduğu belgeye itiraz ediyorum" dedi. 

Suikast girişimine dair mahkeme başkanının kendisine yönelttiği birçok soruyu, yanıtlamak istemediğini söyleyen Haldun Gülmez, Özay Cödel'in görevi kendisine tebliğ ettiğini, Suriye ya da Nusaybin gibi terör yerlerinde çatışmaya gideceğini tahmin ettiğini ileri sürdü. Suikast girişiminde kullanılan helikopterde makineli tüfeği kullandığını, ekibin yere inmesinden sonra ateş etmediğini öne süren Haldun Gülmez, çatışmaya girip girmediğine dair soruları da yanıtsız bıraktı. Nereden açılan bir ateşle yaralandığını bilmediğini ifade eden Haldun Gülmez, iddianamede kendisini vuranlar arasında Şükrü Seymen'in de şüpheli olarak görüldüğünü, bu nedenle de kendisinden şikayetçi olmadığını anlattı.

GÖREVDEKİ KOMUTANININ ADINI VERDİ

Üsteğmen Ali Sarıbey ve Haldun Gülmez'in ifadelerinde görevi kendilerine tebliğ ettiğini söyledikleri SAT grup komutanlığında görevli yüzbaşı Özay Cödel de savunmasında, yargılanan asker listesini halen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda görev yapan albaydan aldığını ileri sürdü. Eskiden görev yaptığı yerleri de anlatan Özay Cödel'in ifadesinde, Üsteğmen Ali Sarıbey ile Haldun Gülmez'in Atatürk Havalimanı askeri bölümü yerine Hava Harp Okulu'na gittiklerini, bu nedenle de yanlışlıkla İzmir'e geçtiklerini, aslında Akıncılar Üssünde görevlendirildiklerini ifade etti. Özay Cödel, saldırıyı planladığı ve FETÖ üyeliği suçlamalarını da kabul etmedi.

FETÖ'CÜLERİN YAPTIĞINI SONRADAN ÖĞRENDİM

Duruşmada son ifadeyi ise MAK timinde görevli Astsubay Serkan Elçi verdi. Mesaisi bittikten sonra evine gittiğini, ardından telefonla çağırıldığını anlatan Serkan Elçi, "Malzemelerimizi aldıktan sonra Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, darbe açıklamasını yaptı. O andan itibaren artık bunu sorgulama imkanım yoktu. Amirlerimin itiraz etmediği bir ortamda ben de itiraz etmedim. Sıkıyönetim kurulları uygulanmaya başlanmıştı diye düşündüm" dedi. 

Üst düzey terör örgütü liderini almaya gittiklerini bildiğini de söyleyen Serkan Elçi, "Hakkımdaki iddiaları reddediyorum. Ben çatışmadan sonra ekipten ayrıldım. Hemen teslim olmadım. Çünkü olay günü polisin bizi katletmek amacıyla ateş ettiklerini gördüm. Sivil halka karıştım. Basından duyduğumuz gibi ben de FETÖ terör örgütünü bunun arkasından öğrendim. O an intihar etmek istedim. Ben vatana hizmet için MAK'a katılan bir askerim. İntihar etmeyi düşündüm fakat arkamda bırakacağım aileme ulaşmak istedim. En azından onlara hain olmadığımı anlatmak istiyordum. Denizli'ye gittim. Ailemle görüştüm ilk sorgumu babam yaptı. Ona da kimseye ateş etmediğimi söyledim. Ailemle emniyete teslim olmam gerektiğini konuştuk. İşyerindeki arkadaşlarımla da konuştuğumda bana İzmir'e gel dediler. Ben de teslim oldum" dedi. Mahkeme başkanının sorularını da yanıtlayan Serkan Elçi, çatışmadan sonra tecrit edilen polisleri arayanlar arasında kendisinin bulunduğunu, plastik kelepçeyi kendisinin taktığını söyledi.

CUMHURBAŞKANI'NIN AVUKATI AÇIKLAMA YAPTI

Duruşma sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın açıklama yaptı. Hüseyin Aydın, şunları söyledi:

"Sanıkların ifadelerinde bir takım farklılıklar var. Kendi özellerinde, kendi eylemlerinde bir kısım farklılıklar ifade ediyorlar. Ancak biz son üç gündür dinlediğimiz sanıkların ortak bir savunma stratejilerinin olduğunu değerlendiriyoruz. Şimdi FETÖ'nün yurt dışında yaygın bir şekilde, bu darbenin Fethullahçı Terör Örgütü tarafından yapılmadığı şeklinde bir propagandaları var. Burada da sanıklar, hatta ByLock'cu olan sanıklar da dahil olmak üzere sistemli bir şekilde FETÖ ile ilgili olmadıklarını söylüyorlar. Buna çok özel bir önem atfettiklerini gözlemliyoruz. Dolayısı ile burada, sadece kendileri ile ilgili değil, dünkü duruşmada dinlenen sanık Berber oradaki sanıkların tamamını tanımadığını, sadece TİM'deki askerleri tanıdığını söylemiş olmasına rağmen, sanıkların tamamının Fethullahçı terör örgütü mensubu olmadığını ifade etti. O düzeyde tanımadıkları kişilerin bile, sanıkların bile Fethullahçı olmadığı yönünde açık kefaletleri söz konusu. Biz bunu örgütü darbeden aklamaya yönelik çaba olarak değerlendiriyoruz. Tabii sanıklar asker oldukları için emir komuta zinciri içinde ilk aşamada bunun olduğunu ve bunu bu şekilde değerlendirdiklerini söylüyorlar. Dolayısı ile 'biz amirlerimizden, üstlerimizden aldığımız emirleri yerine getirdik. O nedenle bir sorumluluk söz konusu olmaz' o çerçevede de bir savunmaları var."  

Mahkeme başkanı bugünkü ifade alma işleminin ardından duruşmayı yarın devam edilmek üzere erteledi. (DHA)

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası