EGE POSTASI- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer arasındaki gerilim, git gide büyümeye devam ediyor.
Başkan Tugay, Soyer’in kendisine yönelik kullandığı ifadelere sosyal medya hesabı üzerinden yanıt verdi.
BENİ SUÇLU EDEN İTHAMLARI GERÇEK DIŞI
Kooperatif soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede kendisinin ya da İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin davacı olarak yer almadığını belirten Tugay, davacının kamu adına İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olduğunu, belediyenin ise bakanlıklarla birlikte ‘suçtan zarar gören’ taraf olarak dosyada bulunduğunu ifade ederek, “Tüm bunlar sayın Soyer’in sürekli ve ısrarlı bir şekilde, beni suçlu ilan eden ithamlarının gerçek dışı olduğunun en somut kanıtıdır” ifadelerini kullandı.
ADAY OLDUĞUM İLK GÜNDEN BU YANA…
Tugay, açıklamasının devamında adaylık sürecine de atıfta bulundu. Aday olduğu ilk günden bu yana Soyer’in kendisine olumsuz tutum ve tavır gösterdiğinin altını çizen Tugay, “Her fırsatta haksız yere pek çok suçlamada ve eleştiride bulunması ne yazık ki her türlü adil değerlendirmeden ve etik tutumdan uzak kişisel düşmanca bir tavırdır” diyerek Soyer’in durumu kişiselleştirdiğini savundu.
İTİBARSIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR!
Öte yandan Tugay, Soyer’in tutuklanmasıyla ilgili hiçbir bağlantısı olmadığını savunarak, Soyer’in kendisini itibarsızlaştırmaya çalıştırdığını öne sürdü.
Tugay, “Sayın Soyer’in tutuklanması ve yargılanması ile ilgili en ufacık bir katkım olmamasına rağmen beni haksız yere sürekli suçlu göstermeye çalışması, aslında ve gerçekte bulunduğum Büyükşehir belediye başkanlığı konumunda itibarsızlaştırmaya çalışması asla kabul edemeyeceğim ve bundan sonra da cevapsız bırakmayacağım bir haksızlıktır” ifadelerine yer verdi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, Tunç Soyer’e verdiği yanıtın tamamı şu şekilde:
“Bir gazetecinin sorduğu şu soruya verilmiş cevap;
Tunç Soyer tutuklanmasından sizi sorumlu tutuyor, buna ne diyorsunuz?
Sayın Soyer’in tutuklu yargılanmasını çok haksız ve yanlış bulduğumu kamuoyuna yüzlerce kez söyledim. Tutuklu olarak yargılandığı dava kendi döneminde kurulmuş ve belediyenin kentsel dönüşüm projelerinin yapımında yüklenici olarak sorumluluk verilmiş kooperatifler ile ilgili açılmış davadır. Dosyadaki mağdurlar evlerini teslim alamayan kooperatif üyeleri ve bazı kooperatif yöneticileridir. İddianamede 450 kişi mağdur, 7 kişi ise müşteki sıfatıyla yer almaktadır. Bu isimler arasında Cemil Tugay ya da İzmir Büyükşehir Belediyesi yoktur. Ayrıca, davacı kamu adına İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıdır. Belediye ise Bakanlıklarla birlikte “suçtan zarar gören” kısmında yer almaktadır.
İddianamenin başlangıç kısmında “İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından Cumhuriyet Başsavcılığımıza bildirilen suç duyurusu raporlarında” ifadesi yer almaktadır. Tüm bunlar sayın Soyer’in sürekli ve ısrarlı bir şekilde, beni suçlu ilan eden ithamlarının gerçek dışı olduğunun en somut kanıtıdır. Ve gazeteci şu soruyu soruyor; Peki o zaman neden sürekli sizi suçluyor?
Aday olduğum ilk günden itibaren gösterdiği tavır, yoğun tepki, seçim kampanyası boyunca hiç bir destekleyici tavrının olmaması ve her fırsatta haksız yere pek çok suçlamada ve eleştiride bulunması “ ne yazık ki her türlü adil değerlendirmeden ve etik tutumdan uzak kişisel düşmanca bir tavırdır”.
Büyük bir üzüntü içindeyim. Sayın Soyer’in tutuklanması ve yargılanması ile ilgili en ufacık bir katkım olmamasına rağmen beni haksız yere sürekli suçlu göstermeye çalışması, aslında ve gerçekte bulunduğum Büyükşehir belediye başkanlığı konumunda itibarsızlaştırmaya çalışması asla kabul edemeyeceğim ve bundan sonra da cevapsız bırakmayacağım bir haksızlıktır.
Sayın Soyer 5 yıl İzmir Büyükşehir belediye başkanlığı yaptı. O dönemde İlçe belediye başkanı olarak ne yaşarsam yaşayayım tek kelime eleştiride bulunmadım. Özellikle parti etiğinden bahseden bir insanın benim başkanlığıma gösterdiği tavır, sözleri, yaptıkları arşivlerde ve kamuoyunun hafızasındadır.
Sayın Soyer’in ilk duruşmada tahliye olması ve adil bir şekilde yargılanması en öncelikli dileğimdir. Yaşadığı mağduriyet hiç bir şekilde benim neden olduğum bir durum değildir. Bu tür bir açıklama yapmak zorunda kalmaktan da büyük bir rahatsızlık duyuyorum. Ancak üzerime yapıştırmaya çalıştığı “ Suçlu” etiketini kesinlikle reddediyorum.
İzmir için çalışmak. Yanlış olan ve yanlış gideni düzeltmek için tüm kuvvetimle gereğini yapmak benim tek görevimdir. Bu sorumluluk her türlü kişisel his ve üzüntüden aridir. Kesinlikle kabul etmediğim bir suçlamaya vermek zorunda kaldığım bu cevap için kamuoyumuzun affını rica ediyorum."