Ege Postası
Geri

Tugay'dan altyapı çıkışı: 'Siyasi engeller İzmir’in canını yakıyor'

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, aşırı yağışlarda yaşanan su baskınlarının büyük bölümünün plansız ve kotu düşük yapılardan kaynaklandığını belirtirken, altyapı yatırımları için beklenen kredilerin siyasi nedenlerle onaylanmamasını eleştirdi. Tugay ayrıca Türkiye’de ilk kez planlanan yağmur tohumlama uygulamasının baraj havzalarında ve bilimsel onayla yapılacağını, şehir üzerinde uygulanmayacağını ve zarar iddialarının bilimsel temeli olmadığını söyledi.
Tugay'dan altyapı çıkışı: 'Siyasi engeller İzmir’in canını yakıyor'
Haberler / Yerel Yönetimler
30 Ocak 2026 Cuma 14:59
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGE POSTASI - İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla yapımı süren Buca Metrosu’nda, Üçyol–Çamlıkule arasındaki 13,5 kilometrelik hattın tünel kazıları tamamlandı. Başkan Cemil Tugay, TBM'nin çıkışından sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 

"KURAKLIK GEÇİCİ BİR DURUM DEĞİL"

İklim krizi gerçeğine dikkat çekerek İzmir’de kuraklık ve düzensiz yağış vurgusu yapan Tugay,

"Yani şunu ifade edeyim. İklim krizinden bahsettiğimiz zaman şüpheyle yaklaşanlar var ama bunlar bilim insanları değil. Gerçekten konuyu başından itibaren detaylı takip eden herkes.  Sadece Türkiye'de değil dünyanın tamamında anormal iklim hareketleri olduğunu kolaylıkla fark ediyorlar ve açıklıyorlar. Avrupa'da zaman zaman korkunç seller oluyor. Biliyorsunuz Valencia'da geçen yıl tarihin en büyük sellerinden biri yaşandı bir anda anormal bir yağışla. Avrupa'daki toplantılarda belediye başkanları
ve ilgili kamu idarecileri bize hep şey söylüyorlar, sellere karşı önlem almaya çalışıyoruz diyorlar. Dünyanın bazı yerlerinde kuraklık, bazı yerlerinde aşırı yağışlar. Şu anda işte Kuzey Amerika'da, Kanada'da yaşandığı gibi aşırı soğuklar. Eksi 40 dereceye varan soğuklar. Yani neredeyse canlıların yaşamasına izin vermeyecek soğuklar yaşanıyor. Bunun dışında yazın. Çok anormal sıcak hava dalgaları ve buna bağlı orman yangınlarında yaşıyoruz. Rakamlara döktüğünüz zaman böyle bir tesadüf olamaz. Bunlar oluyor. Biz de geçen yaz ciddi bir kuraklıktan mustarip olduk. Buna bağlı susuzluk problemi yaşadık. Bu sene için de aslında Son yağışlara kadar doğru düzgün yağış almadı. Yani son birkaç hafta içerisinde biraz dişe dokunur yağışlar oldu ama genel anlamda İzmir kuraklıktan mustarip. Hep söylediğimiz şey şu. Yani bu geçici bir durum değil.

Sadece bu sene yaşanacak bir durum da değil. Önümüzdeki yıllarda kuraklığıyla, aşırı sıcağıyla orman yangınıyla zaman zaman dün yaşadığımız gibi ani sert yağışlarla hepimize rahatsızlıklar vermeye devam edecek ve buna bizim önlemler almamız bir yerde insanlarımızın bilinçli olması kamu yöneticilerinin de yani devletin belediyelerin hepsinin de önlemler alması, üzerine düşeni yapması gerekiyor. Dünkü yağış işte en çok Buca'da ama daha sonra Konak'ta, Bornova'da, Kemalpaşa'da olmak kaydıyla yaklaşık 1,5 saat içerisinde metrekareye 80 kilogram İzmir'in tamamında ortalama 45 kilogram yağış düştü. Böyle bir yağıştı. Yani kısa sürede bu kadar yoğun yağış düşünce ister istemez su birikmeleri oluyor. Bazı yerlerde taşkınlar oluyor. Dün bunu yaşadık. Ben bu olanlardan dolayı zarar gören yurttaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Bütün o yağış boyunca ve sonrasında yani binlerce belediye çalışanı arkadaşımız sadece Büyükşehir Belediyesi'nden yani ilçe belediyeleriyle beraber oldukça büyük bir grup sahadaydı. Aslında çok kısa zamanda sular tahliye ettiler. Şu an itibariyle bir sıkıntı yok yani. Suyu halen kalmış bir yer yok. Suları tamamen çekildi. Ama o birkaç saatlik dönemde yoğun yağışı takiben bazı yerlerde yaşanan problemler ne kadar hızlı müdahale etsek de bazı yurttaşlarımızın üzüntülerine sebep oldular, zarar görmesine sebep oldular. "

"YAPILARIN ÇOĞU PLANSIZ, İMARSIZ.."

Su baskını yaşanan yerlerin çoğunun imarsız ya da kotu düşük yapılar olduğunu vurgulayan Tugay,

"Sosyal yardım boyutuyla da evet şu anda çalışıyor arkadaşlarımız, onların yanındayız. Ama anında müdahale anlamında da üzerimize düşeni yaptık. Yani birkaç şeyi belki biraz açıklamakta fayda var. Şöyle. Yani su baskını olan evlere baktığımız zaman bunların çoğu Aslında Plansız, imarsız. Bir yerde hani plan dışı imal edilmiş yerler. Bunların bir kısmı İmar affıyla yapı kullanım belgesi almış. Bir kısmı halen ruhsatsız. Yani mevcut kotun, olması gereken kotun daha aşağıda kalması nedeniyle yaşadılar. Çoğunlukla problemler bu. İkinci sanayi sitesinde bir dere taşkını oldu. Manda çayı taşkını oldu. Bu taşkının sebebi de tamamen deniz seviyesinin ani yükselmesi oldu. Biliyorsunuz denizde hemen hemen aynı seviyede olan bir çay bu, Manda çayı. Bir taraftan Meles, bir taraftan körfeze dökülen diğer dereler. O liman ağzı bölgesi. aniden her taraftan su ile dolunca Yaklaşık 1 metre deniz yükseldi orada. Dolayısıyla dere oraya boşalamadı. Boşalamadığı için bu taşkın yaşandı. Orada öyle bir sorun oldu.

"ALTYAPI İÇİN BEKLEDİĞİMİZ KREDİ ONAYLANMADI"

Kemalpaşa Ulucak’ta bir köprü altı menfez geçişinde maalesef bir araç sele kapılarak düşmüş ve menfezi tıkamış. O yüzden orada öyle bir taşkın oldu. Yani böyle biraz özel sebepleri var bunların. Ama bunların hepsi bizim için çıkarılacak dersler içeriyor ve Önümüzdeki dönemlerde altyapı ile ilgili önlemleri almaya devam edeceğiz. Ben arkadaşlarımızla beraber sık sık bunu konuşuyoruz, sizlere de anlatıyorum. İzmir'de bütün büyük şehirlerde olduğu gibi elbette ki altyapı sorunları var. Ama biz en çok altyapıya önem veriyoruz. Yani alt yapıya depreme dayanıksız yapıların dönüşümüne işte tabii ki ulaşım sisteminin düzelmesine. Bunlara en çok zaman ayırıyoruz, kaynak ayırıyoruz. Doğru planlamaları yaptığımıza çok eminiz ama her şeyin düzelmesi zaman istiyor. Biraz da kaynak istiyor. Burada dönüp tekrar aynı eleştiriyi yapmak zorundayım. Yani özellikle altyapı çalışmaları için beklediğimiz kredilerin göründüğü kadarıyla halen politik nedenlerle onaylanmamış olması yani İzmir'in canını yakıyor yani İzmir için büyük bir hata.

"İKİNCİ ÇEVRE YOLU PROJESİ İÇİN ÇAĞRI"

Bu durumun halen düzelmesini bekliyoruz. İkinci çevre yolu gibi bazı projelerin bekletilmeden bir an önce yapılmasını bekliyoruz. Bunlar zaten verilen sözler aynı zamanda. Bunların aslında siyasi tarafı yok. Bunların hepsi devletin de belediyenin de halka yapması gereken, hizmetler kapsamında görülmesi gereken işler. Herhangi bir ayrımcılık tabii ki kabul edilemez. İzmir'in kendi ürettiği katma değere baktığınız zaman o vergi değerine bunları karşılayacak şey kesinlikle var, fazla fazla var. Bunların artık düzelmesini istiyoruz.

YAĞMUR TOHUMLAMA TÜRKİYE'DE İLK

Yağmur (bulut) tohumlama uygulamasının Türkiye’de daha önce yapılmadığını belirten Tugay,

"Türkiye'de daha önce uygulanmayan bir iş olduğu için naalesef şu anda firma bulmakta da zorlanıyoruz. Maliyet hesabı yapmakta da zorlanıyoruz. Yani aklımızda olan şey üniversitelerimizin onaylayacağı şekilde, bilim insanlarının onaylayacağı şekilde. Yurt dışı örneklerinin de yine detaylı incelemesiyle beraber bir şartname oluşturmak. Bu şekilde bunun ihalesini yapmak. Yani henüz bu noktaya uzağız. Dolayısıyla bir maliyet söyleyemiyorum. Yani yapacağımız işi hesapsızca, plansızca. Herhangi bir zarar doğuracak şekilde yapmayacağımıza herkes emin olabilir. Bu benim asla tarzım değil.

ZARAR İDDİALARINA YANIT

Kullanılan maddenin (gümüş iyodür) tıpta da kullanılan bir madde olduğunu, toprağa zarar vereceğine dair iddiaların bilimsel temelli olmadığını dile getiren Tugay şunları söyledi;

"Arkadaşlarımız da bu konuda çok hassas. Şunu hatırlatmak isterim. Biz bunu yapalım diye düşünürken tamamen barajları doldurmak için baraj havzasında bunu yapmayı planlamış ve zaten yağışların olduğu zaman da böyle bir şey yapılmaz. Daha çok yaz aylarında bulutların daha az olduğu zamanlarda yapılacak bunlar. Böyle zamanlarda doğal yağışlardan yararlanmayı umuyoruz. Henüz bulut tohumlama için tam bir tarih de veremiyorum. Henüz bir anlaşma yaptığımız yer yok. Zaten Türkiye'de böyle bir firma yok. Yurt dışından yapanlar var. Amerika'da, İsviçre'de ve, Rusya'da var. Bunun gibi birkaç ülkede var. Zararları konusunda söylenenler. Bence tahmini söylemler yani bir bilimsel veriye dayanan söylemler değil. O yoğunlaştırıcı madde. Ben tıp doktoruyum. Aynı zamanda yaraların tedavisinde kullanılıyor. Yani yanık merhemi olarak kullanılan şeydir, gümüş iyodür. Herkesin bildiği bir şeydir o. Yani toprağa zarar verecek bir şey değil. Böyle aşırı bir kullanım, aşırı bir doz kullanımı olmaz yani bu işin ölçüsünü kesinlikle kimse kaçırmaz. Bu tür endişeler için henüz çok erken. Biz bunu zaten yapacaksak, yapacağımız zaman mutlaka duyuracağız, ‘başlıyoruz yapmaya’ diye. Ama yani şehrin üzerinde bunu yapmayız. Buna herkes emin olabilir.

Baraj havzasında yapacağımız bir çalışma. İzmir'in yararlandığı barajların havzalarında biraz daha fazla yağmur yağmasını amaçlayan böyle bir çalışma. Bana mantıklı geliyor. Şu an için ön raporlarda olumsuz bir şey görmüyorum. Ama henüz buna başlamadık. Başlamaya da çok yakınız diyemem yani."

 

Başkan Tugay: TOKİ ile uyumlu planlama şart, İzmir’in altyapısı feda edilemez
 

 

Tugay’dan 'Basmane Çukuru' açıklaması: Dışarıdan ahkam kesiyorsunuz
 

 

Tugay'dan 'Saygılı' açıklaması: Böyle bir şey yok!

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM RESMİ REKLAM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası