EGE POSTASI - İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve ESHOT Genel Müdürlükleri ile Çeşme, Ödemiş, Selçuk, Seferihisar, Urla ve Karaburun’da yapılan yetki belirleme sürecinde emekçilerin tercihi bir kez daha KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen’den yana oldu.
Resmi veriler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde sendikalaşma oranının yüzde 96 seviyesine ulaştığını ortaya koyarken, kurumda görev yapan 6 bin 131 kamu görevlisinin 5 bin 885’inin bir sendika çatısı altında örgütlü olduğu kaydedildi.
Tüm Bel-Sen 2 bin 818 üyeyle birinci sırada yer alırken, 1955 üyeli Tüm Yerel-Sen ikinci sırada yer aldı.

Tüm Bel-Sen tarafından yapılan açıklamada, yerel yönetim emekçilerinin baskılara rağmen geri adım atmayanları, toplu sözleşme hakkını savunanları ve işçi sınıfı mücadelesini sahiplenenleri tercih ettiği belirtilerek, “Bu sayılar; eşitlikten, özgürlükten, barıştan ve dayanışmadan yana olanların ortak emeğidir” denildi.
Sendikanın açıklaması şu şeklide;
YETKİ YİNE EMEĞİN, MÜCADELENİN VE DAYANIŞMANIN
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve ESHOT Genel Müdürlükleri, Çeşme, Ödemiş, Selçuk, Seferihisar, Urla ve Karaburun'da emekçilerin tercihi bir kez daha mücadeleden, dayanışmadan ve örgütlü güçten; Tüm Bel-Sen'den yana oldu.
Bugün imza altına alınan bu sayılar, bizim için yalnızca yetkili sendikayı belirleyen üye sayıları değil!
Bu sayılar; baskılara rağmen geri adım atmayanların, toplu sözleşme hakkına sahip çıkanların, irade gasplarına karşı halkın ve emekçilerin sözünü savunanların; eşitlikten, özgürlükten, barıştan ve dayanışmadan yana olanların ortak emeğidir.
Bugün bir kez daha görüyoruz ki yerel yönetim emekçileri; susanları değil konuşanları, seyredenleri değil mücadele edenleri, yalnız kendi üyelerini değil bütün işçi sınıfının mücadelesini sahiplenenleri tercih etmiştir.
Maden işçilerinin yerin metrelerce altında verdiği yaşam kavgasında, depo işçilerinin insanca çalışma mücadelesinde, Flormar ve Digel Tekstil işçisi kadınların direnişinde, Temel Conta grevinde ve ülkenin dört bir yanında emeğin yükselttiği her direnişte tarafımız hep emekten yana oldu. Çünkü biz, sendikal mücadeleyi yalnızca yetki dönemlerinde hatırlanan bir prosedür değil; hayatın her alanında büyüyen sınıf mücadelesinin bir parçası olarak görüyoruz.
Bizler; “Haklar yasalardan önce gelir” diyerek yola çıkan bir geleneğin bugünkü temsilcileriyiz. Sendikamız bugünlere; onursal başkanımız İkram Mihyaz’ın, kuruluşundan bu yana kaybettiğimiz mücadele arkadaşlarımızın, baskı ve sürgünlere rağmen sendikasına sahip çıkan üyelerimizin, KHK’lerle işinden ve ekmeğinden edilen dostlarımızın, halk iradesinin gaspına, kayyum politikalarına, doğa talanına ve sömürü düzenine karşı yan yana duranların emeğiyle gelmiştir.
Tutanaklarda görülen kadın üye sayıları da göstermektedir ki; Kadın Komisyonumuz başta olmak üzere, eşit ve özgür bir yaşam mücadelesini yıllardır büyüten kadın yoldaşlarımızın emeği ve kararlılığı sendikamızın en büyük güçlerinden biri olmaya devam etmektedir.
Tüm Bel-Sen; kadınların yaşam hakkını, toplumsal cinsiyet eşitliğini, engelli haklarını, ayrımcılığa uğrayan herkesin eşit ve özgür yaşam hakkını savunan; bunu yalnızca sözde değil toplu sözleşme masalarında da kazanıma dönüştürmeye çalışan bir mücadele geleneğinin adıdır.
“Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” sloganlarımızda kastettiğimiz tam da bu! Sendikal bölünmelere, ayrımcı ve şoven dile, emek mücadelesini etkisizleştirmeye çalışan anlayışlara karşı; Tüm Bel-Sen’in mücadeleci çizgisini aynı kararlılık, aynı heyecan ve aynı kolektif iradeyle büyütmeye devam ediyoruz.
KESK’li olmak, Tüm Bel-Sen’li olmak bizim için yalnızca bir sendikal kimlik değil; emeğin, dayanışmanın ve mücadele geleneğinin taşıyıcısı olmaktır.
Bu süreçte emeği olan başta işyeri temsilcilerimiz, aktivistlerimiz ve tüm üyelerimiz olmak üzere; bu mücadeleye omuz veren tüm dostlarımıza teşekkürü borç biliriz.
Yetki döneminden yetki dönemine değil, yaşamın ve mücadelenin her anında örgütlenmeye, dayanışmayı büyütmeye, emekçilerin sözünü güçlendirmeye devam edeceğiz.
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
Yaşasın Tüm Bel-Sen!
Yaşasın KESK!