
EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişinin gündeme geldiği günden bu yana sert tepki gösteren ve defalarca istifa çağrısında bulunan YENİ Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, açıklamalarına bir yenisini ekleyerek çok konuşulacak bir çıkışa imza attı.
"İZMİR SİYASETİNİN KÖSTEBEĞİ MİSİN?"
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yayımlayan Özkan, Tugay’ın seçimle elde edilen makamı AK Parti transferinde "çeyiz" olarak kullandığını savundu. "İzmir seni seçtiğinde takiye mi yapıyordun, İzmir siyasetinin köstebeği misin?" sorusunu yönelten Özkan, Tugay'ın süreç içindeki açıklamalarında yer alan tutarsızlıklara dikkat çekti.
TUGAY'A ÇARPICI ÇIKIŞ
Tarihin siyasetçileri duruşlarıyla yargılayacağını belirten Özkan, makam sevdası uğruna ilkelerden taviz verilmesinin siyasi bir küçülme olduğunu savundu. Özkan, "Cemil Tugay, Tarih insanları yalnız yaptıklarıyla değil, vazgeçtikleriyle de yargılar. Bir makamdan vazgeçmek bazen insanı küçültmez, büyütür. Bir makam uğruna geçmişinden vazgeçmek ise makamı büyütmez, insanı küçültür" dedi.
"KORKAKLIĞIN MİDEMİ BULANDIRIYOR"
"CEMİL TUGAY küçücük kaldın. İlkesizliğin, korkaklığın midemi bulandırıyor" diyen Özkan'ın açıklamasının tamamı şu şekilde:
"CEMİL TUGAY küçücük kaldın.
İlkesizliğin, korkaklığın midemi bulandırıyor.
Seni çöp dağı olarak görenlerin alkışına kandın. Bedelini ödeyeceksin.
İzmir’in siyasal hafızası yalnız seçim sonuçlarından ibaret değildir. Kent, kendi kimliği ve tercihleri konusunda güçlü bir hafızaya sahiptir.
İzmir’i kazanamayanların İzmir’in seçilmiş belediye başkanını kazanması, İzmir’i kazandıkları anlamına gelmez. Bir kişiyi transfer edebilirsiniz; dört buçuk milyonluk bir kentin hafızasını transfer edemezsiniz. Satılık değildir.
Peki söylediklerin ne olacak?
Siyasette insanı en fazla kendi eski cümleleri sıkıştırır.
Dün “geçmem” dedin, bugün geçiyorsun. Sana en ağır sözü rakibinin söylemesine gerek yok. Dün söylediğin sözler bugün karşına çıkacak ve yalnızca şunu sorarcaklar: Hangi Cemil gerçekti?
Bir insan siyasi görüşünü değiştirebilir. Partisinden istifa edebilir. Başka bir partiye de katılabilir. Ama seçmenin oyuyla elde edilmiş bir makamı kişisel siyasi tercihinin çeyizi haline getiremez. Çünkü oy kişiye verilmiş tapu değil, belirli bir siyasi temsil için verilmiş emanettir.
Bu nedenle sorun “Cemil Tugay nereye gidiyor?” değildir.
Asıl soru, giderken yanında neyi götürmeye hakkı olduğunu sanıyor?
İstifa etmeden gidişin geçmişte senin de dediğin gibi ilkesizliktir. Ayıptır.
Cemil Tugay,
Tarih insanları yalnız yaptıklarıyla değil, vazgeçtikleriyle de yargılar.
Bir makamdan vazgeçmek bazen insanı küçültmez, büyütür.
Bir makam uğruna geçmişinden vazgeçmek ise makamı büyütmez, insanı küçültür.
İzmir sana belediye binasının anahtarını verdi.
Vicdanının anahtarını vermedi.
Sana makam verdi.
İradesini vermedi.
Sana beş yıllığına yetki verdi.
Kendisini başka bir siyasi partiye götürme yetkisi vermedi.
Bu nedenle yerden yere vurulmaların saf değiştirmenden, AK Parti’ye katılmış olmandan ibaret kalmayacaktır.
Asıl soru şu olacaktır:
İzmir seni seçtiğinde gerçekten İzmir’in seçtiği kişi miydin, yoksa takiye mi yapıyordun? Sen İzmir siyasetinin köstebeği misin?
Siyasette bazı soruların cevabını mahkemeler, parti yönetimleri veya basın toplantıları vermez.
Tarih verir.
Tarihin hükmü de çoğu zaman kısadır:
İnsan rakibini yenerek değil, kendisine güvenenleri yarı yolda bırakarak küçülür.
Cemil Tugay küçücük kaldın.
İlkesizliğin, korkaklığın midemi bulandırıyor."
CEMİL TUGAY küçücük kaldın. İlkesizliğin, korkaklığın midemi bulandırıyor. Seni çöp dağı olarak görenlerin alkışına kandın. Bedelini ödeyeceksin. İzmir’in siyasal hafızası yalnız seçim sonuçlarından ibaret değildir. Kent, kendi kimliği ve tercihleri konusunda güçlü bir hafızaya sahiptir. İzmir’i kazanamayanların İzmir’in seçilmiş belediye başkanını kazanması, İzmir’i kazandıkları anlamına gelmez. Bir kişiyi transfer edebilirsiniz; dört buçuk milyonluk bir kentin hafızasını transfer edemezsiniz. Satılık değildir. Peki söylediklerin ne olacak? Siyasette insanı en fazla kendi eski cümleleri sıkıştırır. Dün “geçmem” dedin, bugün geçiyorsun. Sana en ağır sözü rakibinin söylemesine gerek yok. Dün söylediğin sözler bugün karşına çıkacak ve yalnızca şunu sorarcaklar: Hangi Cemil gerçekti? Bir insan siyasi görüşünü değiştirebilir. Partisinden istifa edebilir. Başka bir partiye de katılabilir. Ama seçmenin oyuyla elde edilmiş bir makamı kişisel siyasi tercihinin çeyizi haline getiremez. Çünkü oy kişiye verilmiş tapu değil, belirli bir siyasi temsil için verilmiş emanettir. Bu nedenle sorun “Cemil Tugay nereye gidiyor?” değildir. Asıl soru, giderken yanında neyi götürmeye hakkı olduğunu sanıyor? İstifa etmeden gidişin geçmişte senin de dediğin gibi ilkesizliktir. Ayıptır. Cemil Tugay, Tarih insanları yalnız yaptıklarıyla değil, vazgeçtikleriyle de yargılar. Bir makamdan vazgeçmek bazen insanı küçültmez, büyütür. Bir makam uğruna geçmişinden vazgeçmek ise makamı büyütmez, insanı küçültür. İzmir sana belediye binasının anahtarını verdi. Vicdanının anahtarını vermedi. Sana makam verdi. İradesini vermedi. Sana beş yıllığına yetki verdi. Kendisini başka bir siyasi partiye götürme yetkisi vermedi. Bu nedenle yerden yere vurulmaların saf değiştirmenden, AK Parti’ye katılmış olmandan ibaret kalmayacaktır. Asıl soru şu olacaktır: İzmir seni seçtiğinde gerçekten İzmir’in seçtiği kişi miydin, yoksa takiye mi yapıyordun? Sen İzmir siyasetinin köstebeği misin? Siyasette bazı soruların cevabını mahkemeler, parti yönetimleri veya basın toplantıları vermez. Tarih verir. Tarihin hükmü de çoğu zaman kısadır: İnsan rakibini yenerek değil, kendisine güvenenleri yarı yolda bırakarak küçülür. Cemil Tugay küçücük kaldın. İlkesizliğin, korkaklığın midemi bulandırıyor.
— Tuncay ÖZKAN (@ATuncayOzkan) October 7, 2026
Sayfa başına git







