Ege Postası
Geri

Umutoğulları'ndan NEO TV'de 'Tugay' iddialarına çarpıcı çıkış: Bu kadar sabıkalı bir başkan AK Parti'de nasıl yapacak?

NEO TV'de yayınlanan Editör Masası'nda konuşan gazeteciler Mithat Umutoğulları ve Halil Solak, gündemdeki konu başlıklarına ilişkin konuştu. Balçova'ya yönelik yapılan operasyon için "CHP'nin eski yönetiminde güçlü olan isimlere yönelik bir algı operasyonu" nitelendirmesinde bulunan Umutoğulları, Yiğit'in siyasi polemiklerden uzak bir profil çizdiğini hatırlatarak, "Bu operasyon, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’e yapılmadı, bu operasyon AK Parti’ye yapıldı" dedi. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddialara da değinen Umutoğulları, Tugay'ın polemiklerle gündeme gelmesine dikkat çekerek "Kendi partisinin genel başkanını dahi dinlemeyen bir başkan. Partinin en zor zamanında partiyi terk etti gitti. Bu konuda bu kadar sabıkalı olmuş bir belediye başkanı AK Parti’de nasıl yapacak?" sorusunu yöneltti. Solak ise Tugay'ın olası bir AK Parti transferinde eksi yazacağını belirterek, "Özlem Çerçioğlu gibi olur" dedi.
Umutoğulları'ndan NEO TV'de 'Tugay' iddialarına çarpıcı çıkış: Bu kadar sabıkalı bir başkan AK Parti'de nasıl yapacak?
Haberler / Yerel Politika
10 Temmuz 2026 Cuma 23:35
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- NEO TV’de yayınlanan Editör Masası’nda kent siyasetinin nabzı tutuldu, gündemin sıcak konu başlıkları ele alındı.

Balçova Belediyesi'ne yönelik yürütülen operasyon, Başkan Onur Yiğit'in görevden alınmasının ardından Başkan Vekilinin seçilmesi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarının masaya yatırıldığı programda NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları ve NEO TV Genel Müdürü Halil Solak, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

BALÇOVA OPERASYONU DOSYASI: "CHP'NİN ESKİ YÖNETİMİNDE GÜÇLÜ OLAN İSİMLERE YÖNELİK ALGI OPERASYONU"

“Özellikle iktidarın CHP'li belediyeler üzerinde baskı kurduğu ve birçok belediye başkanına bu nedenle operasyon yapıldığı algısı var” diyen Umutoğulları, CHP'nin önde gelen isimlerine yönelik bir algı operasyonu olduğunu savunarak, “Balçova'da aslında o örneğe uyan bir operasyon oldu. Sebebi de şu: Seferihisar Belediyesi'ne ve Balçova Belediyesi'ne yapılan operasyon, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’ya gönderilen yardım paralarıyla ilgili. Yani bu rüşvet olarak algılanıyor. Burada özellikle Veli Ağbaba, Özgür Özel ve Ali Mahir Başarır gibi CHP'nin eski yönetiminde güçlü olan isimlere yönelik bir algı operasyonu var. En azından kamuoyunun algıladığı bu. Ne savcılık makamı ne de gelen eleştiri üzerine AK Partili siyasiler de bu konuyu çok anlatamadılar. Balçova Belediyesi'ne yapılan operasyonda özellikle Onur Yiğit'in annesinin Veli Ağbaba’ya seçim zamanı ki Ali Yiğit bir açıklama yaptı o dönem. ‘Benim isteğimle, ben söyledim. Deprem bölgesinden çıkmış bir bölgeye, biz yardım ettik ama benim hatamdı, ben söyledim ve o yüzden gönderildi bu para’ diyor. Bundan eşinin ne suçu var? Belediye başkanı niye alındı o da ayrı bir mesele, ayrı bir tartışma meselesi. Annesi parayı gönderiyor, belediye başkanı da aynı suçlamayla alınıyor. Bir de belediye başkanının içinde dahil olduğu bir durum yok. Parayı annesi göndermiş, belediye başkanı soruşturmadan alınıp görevden alınıyor" ifadelerini kullandı ve gönderilen paranın yardım amacıyla gönderildiğini belirtti.

"BİNALİ YILDIRIM" BENZETMESİ

Açıklamalarının devamında ise operasyonu Binali Yıldırım'ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğu dönemde gerçekleştirilen operasyona benzettiğini belirten Umutoğulları, "İzmir'de çok uzun zaman siyasi takip edenler bilir bunu. 2014 yılında Binali Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunda 17-25 Aralık operasyonunda da AK Parti'nin dört bakanının özellikle çocuklarıyla ilgili o dönemdeki FETÖ’cüler, operasyon yaptılar. Bakan çocuklarını aldılar. O dönem çok kamuoyunu meşgul etti bu operasyonlar. Binali Yıldırım, AK Parti'nin en çalışkan ve en icracı bakanı olması sıfatıyla İzmir'de bir teveccühü vardı. Milletvekili açısından da yüksek sayıda milletvekili çıkarmıştı. Tabii bu da kamuoyunda karşılık buldu. Binali Yıldırım sürekli İzmir'e gelmesi en güçlü bakanlığın başında olması sebebiyle de İzmir'de bir sempatisi vardı. Nereye kadar? Liman operasyonu yapıldığında kadar. Liman operasyonunda Binali Yıldırım'ın bacanağına operasyon yapıldı. Bu durum, AK Parti ile İzmir'in seçmen arasında bir kırılmasına sebep verdi. Bunu da biraz buna benzettim" dedi.

"BÖYLE BİR OPERASYONUN YAPILMASI CHP SEÇMENİNİ BLOKLAŞTIRIYOR"

AK Parti’nin İzmir’de yerel sorunlar üzerinden son dönemin en başarılı muhalefetini yürüttüğünü savunan Umutoğulları, bu operasyonun aslında CHP seçmenini bloklaştırdığını ifade etti. Başkan Onur Yiğit’in de bu süreçte AK Partili vekillerle son derece uyumlu çalıştığına dikkat çeken Umutoğulları, Yiğit'in polemiklerden uzak bir profil çizdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"AK Parti tarihinin herhalde en başarılı muhalefetini yapıyor şu an İzmir'de. Tabii bu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın başarısız olmasıyla da alakalı bir durum. İzmir'de sürekli AK Partililerin buraya gelmeyen, yapılamayan hizmetlerle ilgili yaptığı eleştiriler var. ‘Temizlik’ diyorsun, vatandaşı ilgilendiriyor. ‘Çöp’ diyorsun, vatandaşı ilgilendiriyor. Dolayısıyla vatandaşı ilgilendiren konularla ilgili AK Parti burada bir muhalefet geliştirdi ve birçok şeyde de başarılı oldu. Dolayısıyla bu kadar başarılı olduğu, kamuoyunda bu kadar güzel algının olduğu bir yerde, CHP'de bugüne kadar hiç politik bir tartışması olmamış bir belediye başkanına operasyon yapılıyor. Bu operasyon, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’e yapılmadı, bu operasyon AK Parti’ye yapıldı. Neden? Çünkü çok uzun zamandan beri Balçova'da çözülemeyen sorunlar var. İmar problemi var, çok uzun zamandır çözülmemiş ve bu dönem çözülüyor bu işler. Yani AK Parti'yle bu kadar yakın çalışan, AK Parti'nin kendini ifade etmesi için, hizmet yapabilmesi için önünü açmış bir belediye başkanı var. İtiraz etmiyor, onlarla beraber hareket ediyor. Büyükşehir belediye başkanı, ilçe belediye başkanı, AK Partili milletvekilleri buradaki bir sorunu çözüyor. Dolayısıyla AK Parti ile bu kadar yakın çalışmış, bu kadar uyumlu çalışmış ve kendi partisi içerisinde sevilen, İzmir'de çok daha sempatik -genç olmasından da kaynaklı bir durum- bir belediye başkanına operasyonu yapılıyor. Bu yapılan operasyon bir yolsuzluk operasyonu değil, belediye yapılmış bir ihaleyle ilgili yapılmış bir operasyon değil. Birebir başkasının yaptığı, yani ailesinden başka birinin yaptığı ki bence suç değil. Çünkü kendi cebinden ödüyor, kime ne? Ben kendi cebimden bir başka milletvekiline yardım edebilirim, kimseyi ilgilendirmez. Dolayısıyla bundan dolayı böyle bir operasyonun yapılması CHP seçmenini bloklaştırıyor. Geçmişte bunları yaşadık. 2014'te Aziz Kocaoğlu’na yapılan operasyon. O dönem o operasyonlar olmasıydı belki de Binali Yıldırım seçim kazanacaktı. Ama o gün yapılan operasyonların hepsi AK Parti yönelik yapılmıştı ve Aziz Kocaoğlu açık ara seçim kazandı. Şimdi aynı operasyon buna benzer bir şey. CHP'de bu kadar sempatik olan, bu kadar çalışkan olan, iktidarla uyumlu çalışan birine bir polis operasyonu yapıyorsa bu da dolayısıyla onun karşısında onun taraftarı olan partili seçmeni de kızdırıyor. Balçova'daki operasyona biraz buna benzetiyorum”

"GENÇ-YAŞLI TARTUŞMASINDAN ZİYADE KOLTUK KORUNMAK İSTENDİ"

Başkan Onur Yiğit’in yerine seçilen başken vekili Selahattin Yıldız’ın ve diğer ilçelerdeki meclis seçimlerine yapılan 'yaşlı vekil' tartışmalarını değerlendiren Halil Solak, bu görevlendirmelerin arkasındaki asıl motivasyonun yaş hiyerarşisi değil, parti içi risk yönetimi olduğunu ifade etti ve şunları söyledi:

 “Orada bir seçim yapılıyor ve insan nefsi… Herkes belediye başkan vekili olmak istiyor. Orada 20 meclis üyesi varsa, bunun beş-altı tanesi o göreve talip olmak istiyor. Şimdi öyle bir durumda seçim kaybedilme riski var. Bunun için de CHP, Balçova üzerinde ‘En yaşlı üye kimse, emaneten görevi o alsın’ dedi. Yine Buca’da beş-altı isim vardı, Hüseyin Benzer isminde uzlaştılar. Seferihisar'da Fuat Gümüş isminde uzlaştılar. Yani burada aslında ‘Gençler gitti yaşlılar geldi’ tartışmasından daha çok parti orada koltuğu korumak istedi. Çünkü dediğim gibi Buca’da ilk başkan vekili seçimi öncesi beş-altı hatta yedi ismin aday olabileceği konuşuluyordu. Öyle bir risk vardı. Kaybedilebilir gözüyle bakılıyordu. Yani o tartışmaya ben katılmıyorum. Çünkü başarılı belediye başkanları da var, ‘Genç olup hata yaptılar şöyle oldu, böyle oldu’ demiyorum. Başarılı ve işine sahip çıkan belediye başkanları da var. Ömer Eşki var, İrfan Önal var" 

"BALÇOVA ÜZERİNDE TEKEDEN SÜT SAĞMAYA ÇALIŞIYORLAR"

Balçova Belediyesi’ne yönelik yapılan operasyonu “mantık dışı bir yaklaşım” olarak nitelendiren Solak, bir siyasetçiye yardım yapılmasının doğal olduğunu belirterek, “Bir siyasetçiye yardım suç mu? Ki babası önceki dönem milletvekili, şöyle bir açıklaması var: ‘Biz bunu oradaki partilerimize kumanya, iaşe olsun diye gönderdik’. Çünkü orada sandık bekleyecekler seçim var. ‘Rüşvet’ diyorlar, belediye başkan adayları için. Zaten belediye başkan adayı olmuş. Daha seçilmemiş, bir kamu görevi de yok, cebinden 500 bin lira gönderilmiş. 65-70 yaşında kadıncağızı alıyorsunuz, içeride tutuyorsunuz, 500 bin lira gönderdi. Haydi, her şey geçer, rüşvet. Yani iddia edildiği gibi rüşvet olsun. Ibandan, hesabınızdan, nerede görülmüş rüşvet gönderilmesi? Bunu aklı başında bir insan yapar mı? Balçova üzerinde iktidarlardan tekeden süt sağmaya çalışıyorlar" eleştirilerinde bulundu.

GENEL MERKEZ'DEN 'BALÇOVA' TEBRİĞİ

Balçova Belediyesi’nde gerçekleştirilen başkan vekili seçimi sonrasında CHP Genel Merkezi’nden gelen tebrik mesajına ilişkin konuşan Umutoğulları, “Görevden alınırken niye sesiniz çıkmıyor? Operasyon yapılırken niye sesiniz çıkmıyor? Belediye başkanı alırken açıklamanız yok, operasyon yapılırken tek açıklamanız yok” çıkışında bulundu.

SOLAK: "SAMİMİ DEĞİL"

Solak ise, “Bu bir kere samimi değil. ‘Arınacağız. Hukuki olarak arınıp gelsinler’ diyorsunuz. Yargılanan veya üzerinde çalışma yapılan belediyelerin hepsini iktidarın kucağına atıyorsunuz yönetim olarak. Müslim Bey’in açıklamalarına baktım. Fuat Gümüş ve Selahattin Yıldız için attığı mesajların hepsi aynı kalıp cümle. Sadece belediye ismi ve belediye başkan vekilinin ismi çıkarılmış, yerine yerleştirilmiş. Yani o bile zoraki yapılan bir şey” çıkışında bulundu.

"PARTİ SENİN OLSA NE OLUR, İKTİDAR OLAMADIKTAN SONRA?"

CHP içinde yaşanan krizlere ve Kemal Kılıçdaroğlu'na eleştirilerde bulunan Umutoğulları, CHP seçmeninin artık yorulduğunun altını çizdi ve İzmir'in en kötü dönemini yaşadığını belirtti. Umutoğulları şu şekilde konuştu:

"Ne yapıyorsun kardeşim, sen polisten kendi partilerini koruyorsun. Ne yapıyorsunuz yani nerede yanlış yapıyorsunuz? Ve kamuoyunda olunca bunu gördükçe kamuoyunun tepkisi, nefreti, öfkesi artıyor. ‘Dur’ demiyor. Bunlar diyorlar ki ‘Efendim üç-beş ay sonra bu iş biter’ diyor. Bitmiyor işte. Bu yüzden bitmiyor. Siz parti örgütlerinde hala oturup İmamoğlu fotoğrafını indirip Kemal Bey'e asalım’ yarışına girersen, parti içine kutuplaşmayı arttırırsın. Özgür Özel gider başka bir parti kurar. O yüzde 35’lik oyun yüzde 20’sini onlar alır, yüzde 18’ni sen alırsın, gider otursun. Parti senin olsa ne olur, iktidar olamadıktan sonra? Kemal Bey 13 yıl genel başkanlık yaptı, iktidar olamadı. Deniz Baykal 18 yıl yaptı, iktidar olamadı. Seçmen CHP'nin peşinden koşmaktan yoruldu. İzmir sokaklarına mikrofon uzattık. Oy verdiği belediyeyi sokakta eleştiriyor. Yani buradan Karabağlar’a, Buca’ya, Bayraklı'ya veya başka bir yere gittiğinde seçmen artık öyle çantada keklik değil yani. Tire'nin köylerine git. Tarihinin en kötü dönemini yaşıyor hizmet açısından İzmir. Diğer taraftan sen bütün bunları yaparsan, parti dayanışmasını yok edersin. Nasıl Türkiye'de iktidar olacaksın? Sırf kendi iktidarını korumak için Türkiye'de iktidar olabilir misin?"

"KOLTUK KAVGASININ OLDUĞU YERE KİMSE OY VERMEZ"

“Koltuk kavgasının olduğu yere kimse gidip oy vermez” diyen Solak, “Sırf AK Parti'ye karşı olduğu için CHP'ye oy veren bir kitle var. Cumhuriyet Halk Partisi 17 milyon, 16 milyon, 18 milyon oy alıyor, 2 milyon üyesi var. Şimdi geri kalan seçmenin çoğu artık yoruldu ve farklı arayışlara giriyor. Özgür Özel bir parti kurarak bilemem. Oraya doğru evrilir. Ben burada mücadele edeyim, enerjiyi buraya harcarım derse de o zaman bu muhalif kesim yani muhalif seçmen kendine yeni bir çıkış yolu bulur. Şu hali gördükten sonra, Kemal Bey'in davranışlarından ve yönetimin yönetimsel anlamda bir uzlaşmaya varılmaması, iktidara giden partiye el fren, çekmeleri, o insanların da kafasında 'Ben size niye oy vereyim?' düşüncesi var. Onların çoğu sandığa gitmez, protesto eder. İzmir'de bile seçim kaybedilebilir” ifadelerini kullandı.

"BU KADAR SABIKALI BİR BAŞKAN AK PARTİ'DE NASIL YAPACAK?"

CHP’den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılacağı yönündeki iddialara yönelik söz alan Umutoğulları, AK Parti'nin parti disiplini ile Cemil Tugay'ın yönetim anlayışının uyuşmadığını belirterek, AK Parti içindeki etkili isimlerin de bu katılıma sıcak bakmadığını ileri sürdü. 

Umutoğulları, “AK Parti'de parti geleneği var. Yani AK Partili Genel Başkan Yardımcısı ya da bir yetkili aradığında, bir belediye başkanının o işi yapmama gibi bir durum söz konusu değil. Cemil Tugay sizce bir AK Parti'den biri onu aradığında ‘Şu işi yapmanız lazım’ dediğinde, Cemil Tugay yapar mı? Kendisiyle kavga eden bir belediye başkanı. Bugüne kadar kendi partisiyle barışık olmayan, kendi partisinin genel başkanını dahi dinlemeyen bir başkan. Özgür Özel, Aykut Erdoğdu’yu ‘Genel Sekreter yap’ diye gönderdi, yapmadı. Kendi belediye başkanlarıyla görüşmüyor. Kendi Genel Başkan Yardımcılarıyla kavgalı. Sanıyorum bir tek Ednan Arslan’la görüşüyor. Onun dışında görüştüğü kimse yok. Kendi getirdiği il başkanına sahip çıkamadı. Partinin en zor zamanında partiyi terk etti gitti. Bu konuda bu kadar sabıkalı olmuş bir belediye başkanı AK Parti’de nasıl yapacak?

AK Parti’de Cemil Tugay’ı isteyen bazı milletvekili ve il başkanı var. Sıcak bakıyor yani. Ama onun dışında AK Parti'nin etkili olan milletvekilleri istemiyor. Ceyda Bölünmez Çankırı istemiyor, Mahmut Atilla Kaya istemiyor. Eyyüp Kadir İnan zaten istemiyor. Yani nasıl istesin? Onunla ilgili söylediği sözler, ortaya attığı iddialar, yenilir yutulur cümleler değildi. AK Parti'nin ikinci numaralı ismi. Şimdi sen bu kadar söylediğin laftan sonra nasıl yan yana geleceksin, orada nasıl siyaset yapacaksın?" eleştirilerinde bulundu.

"MADEM BU KADAR SAMİMİSİN, ÇIK AÇIKLAMA YAP"

Cemil Tugay'ın bu iddialara yönelik yeterli bir açıklama yapmayıp sessizliğe bürünmesine de eleştiriler yönelten Umutoğulları, iktidar medyasında Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarının yer aldığına da dikkat çekti ve şunları söyledi:

Hepimiz görüyoruz, özellikle iktidara yakın medya kuruluşlarının büyük bölümünde ‘Cemil Tugay AK Parti'ye gidecek’ diyorlar. Daha geçen gün AK Parti'yi içten içe çok yakından takip eden bir gazeteci programını izledim. ‘Cemil Tugay Cumhurbaşkanı’ndan on dakika randevu istemiş görüşmek için’ diyor. Bir büyükşehir belediye başkanı, AK Parti genel başkanıyla niye görüşmek ister? Amacın niyetin ne? CHP tarihinde en azından Yüksel Çakmur’dan bu yana hiç daha bugüne kadar hakkında ‘AK Parti'ye gidecek’ söylentisi bırak, ilçe belediye başkanların da AK Parti'ye gidecek diye bir söylenti çıkmadı. Bir buçuk yıldır ‘Cemil Tugay AK Parti'ye gidecek’. Her seferinde kendisine yakın gazetecilere ‘Ben gitmem, gidersem eşim beni kabul etmez, eşim beni boşar’ gibi açıklamalar yapıyor. Madem bu konuda samimisin, madem bu konuda niyetin gerçek, çık basın açıklaması yap. Bütün medyayı çağır. Çık ‘Ben AK Parti’ye gitmiyorum, gidersem kendi partime giderim’ de. Sesli bir itiraz yok.

"CUMHURBAŞKANI SALI GÜNÜ GİDİP TUGAY'A ROZET TAKARSA ŞAŞIRMAYIZ"

İzmir seçmeninin CHP’ye olan bağlılığını hatırlatan Umutoğulları, Tugay'ın Karşıyaka dönemindeki karnesine rağmen büyükşehir koltuğuna oturtulduğuna dikkat çekerek, Tugay'ın net bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti. 

Umutoğulları şu şekilde konuştu:

"Bugüne kadar kaç tane basın toplantısı yaptı? Saçma sapan şeylere cevap verdi. Kendi genel başkan yardımcısını Gökhan Zeybek'i yalanlamak için basın toplantısı yapmıştı. Kendi genel başkan yardımcısını yalanladı. Şimdi seninle ilgili bu kadar iddia ortaya atılmış ve sana burada İzmirliler oy vermiş. Çık, onların hakkını da savun. Yıllarca İzmil'i sefalet çekti. Yıllarca İzmirli CHP'nin yapmadığı hizmetlere rağmen oy verdi. Bu kadar fedakârlık yapmış bir seçmen, seni getirdi belediye başkanlık koltuğuna oturttu ki Karşıyaka’da yaptıkların ortada. Buna rağmen seni o koltuğa oturttular. O zaman çık, bu insanların kalbine su serp. ‘Ben verdiğiniz oya ihanet edemem’ de. Niye demiyorsun? Cumhurbaşkanı salı günü gidip Cemil Tugay'a rozet takarsa şaşırmayız.

Konuştuğu iki-üç tane internet sitesi var. Onlara ara ara ‘AK Parti’ye gitmiyorum’ şeklinde iki cümle kullanıyor. Somut bir şey ortaya koy. Büyükşehir meclis üyeleriyle toplantı yapıyor. ‘Ben bağımsız kalırsam ne olur?’ diyemiyor. Çünkü CHP tabanının ona vereceği tepkiyi biliyor. Senin meclis üyelerin, ‘Cemil Tugay CHP'den istifa etti. İstifa eden 4 arkadaşımız daha var, bunlar neden CHP Grubu’nda duruyor? dediklerinde çıkıp ‘Sana İzmir’i dar ederim’ diyorsun. İzmir medyası bangır bangır senin AK Parti’ye gideceğini söylüyor. Çıkıp ‘Ben sosyal demokratım, solcu bir ailenin çocuğuyum. Bana bunu söyleyen anında karıştırırım’ niye demiyor? Niye sessizce kenardan yürüyor?"

"DİREKSİYONU ÖZKAN YILDIZ'A KIRACAK"

Tugay'ın AK Parti'ye geçişine onay verilmediğini ileri süren Umutoğulları, Tugay'ın Kılıçdaroğlu'na yakın bir isim ile temasa geçmek istediğini iddia etti ve şu şekilde konuştu:

"Herhalde cumhurbaşkanını ikna etmişler bu konuda. Almayacaklar. Şimdi, 10-15 gün sonra eğer bu iş netleşirse, bu kez şeye direksiyonu Özkan Yıldız’a kıracak. Eski parti meclis üyesi. Kemal Bey’i de çok iyi tanıyor. En son kulağıma gelen, onlar aracılığıyla Kılıçdaroğlu ile görüşmeye çalışıyormuş. Kılıçdaroğlu nefret ediyor Cemil Tugay’dan. Hadi onu geçtim. Şimdi kurultayla ilgili devam eden bir siyasi yasak davası var. AK Parti onu nasıl çekecek çıkaracak oradan? İki, AK Parti grubu nasıl savunacak Cemil Tugay'ı? Bugüne kadar yerin dibine sokmuşlar. Hakan Yıldız, Grup Başkan Vekili. Nasıl CHP'liler Cemil Tugay'ı eleştirirken, AK Partililer nasıl çıkıp savunacak?”

"ÖZLEM ÇERÇİOĞLU GİBİ OLUR"

Kemal Kılıçdaroğlu ile Cemil Tugay’ın ilişkisine dikkat çeken Solak, Tugay'ın AK Parti'ye geçmesi hâlinde Özlem Çerçioğlu benzetmesi yaparak şunları söyledi:

“Karşıyaka Belediye Başkanı olduğu dönemde de son zamanlarda Kemal Bey ile hiç anlaşamıyordu. O dönem Mavişehir’deki arazi mevzuu vardı Cengiz Holding ile alakalı. Ondan dolayı tartışıyorlardı ki biliyorsunuz Kemal Kılıçdaroğlu'nun en hassas noktalarından biri beşli çete diye lanse ettiği o iş adamlarından birisi de Cengiz. Onunla iş tuttuğundan dolayı zaten araları bozuktu, sıkıntılıydı. Bu mutlak butlan kararı alındıktan sonra CHP İzmir İl Başkanlığı önünde ‘Size verdiğimiz oylar haram olsun’ şeklinde açıklaması var Kılıçdaroğlu’na yönelik. Ben o iddianın çok olabilirliğini düşünmüyorum ama AK Parti gidişatı kısa vadede belki İzmir'i yönetme kabiliyeti verebilir ama uzun vadede eksi yazar diye düşünüyorum. İzmirliler tabii tepkili, gidecek mi kalacak mı, ne yapacak noktasında. Çünkü insanlar kestiremiyorlar. Ancak geçerse bağlamında bir şeyler söylüyorum. Özlem Çerçioğlu gibi olur, mecliste karar alamaz”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası