Ege Postası
Geri

Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Bulut’tan NEO TV’de çarpıcı açıklamalar: 'Siyaset anlayışını değiştireceğiz'

Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Muhammed Dursun Bulut, NEO TV’de yayımlanan Kent ve Siyaset programında Mehmet Ali Deniz’in sorularını yanıtladı. Gençlerin siyasetteki konumundan ekonomiye, adaletten liyakate, kutuplaşmadan yerel yönetimlere kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Bulut, partisinin kısa vadeli seçim hesapları yerine Türkiye’nin geleceğine yönelik uzun vadeli bir siyaset anlayışı geliştirdiğini söyledi.
Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Bulut’tan NEO TV’de çarpıcı açıklamalar: 'Siyaset anlayışını değiştireceğiz'
Haberler / Politika
16 Temmuz 2026 Perşembe 15:19
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGE POSTASI- Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Muhammed Dursun Bulut, NEO TV ekranlarında yayımlanan Kent ve Siyaset programına konuk oldu. Mehmet Ali Deniz’in sorularını yanıtlayan Bulut, gençlerin siyasi partilerde yeterince söz sahibi olamadığını belirterek, Yeniden Doğuş Partisi’nin gençlere özgürce konuşabilecekleri ve sorumluluk üstlenebilecekleri bir siyaset alanı açmayı hedeflediğini ifade etti.

Adalet, ekonomi ve liyakat sorunlarının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini söyleyen Bulut, Türkiye’de yıllardır sorunların çözülmesi yerine yönetildiğini savundu. Partisinin sağ-sol ayrımının dışında, merkezde konumlanan ve toplumun farklı kesimlerini bir araya getirmeyi amaçlayan bir anlayışa sahip olduğunu belirten Bulut, “Biz insanlarla yarışmaya gelmedik. Bu milletin daha iyi şartlarda yaşaması için siyasi mücadele veriyoruz” dedi.

“GENÇLER BAYRAK ASARKEN VAR, SÖZ HAKKI İSTEDİĞİNDE BEKLETİLİYOR”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde toplumun bütün kesimlerine temsil hakkı tanındığını dile getiren Bulut, günümüzde gençlerin siyasette daha çok propaganda ve saha çalışmaları sırasında kullanıldığını söyledi.

Bulut, gençlerin karar alma mekanizmalarından uzak tutulduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu tarihten bu yana baktığımızda Mustafa Kemal Atatürk bu milleti bizim için kurtarmış ve kurdurduğu Meclis’te köylüsünden işçisine, işçisinden sanayicisine kadar herkese temsil hakkı tanımıştır. Günümüz Türkiye’sine baktığımızda ise ‘Gençler siyasette olsun’ deniliyor. Siyasi partiler gençliği olabildiğince kullanıyor. Bayrak asmak olabilir, propaganda yapmak olabilir. Ancak gençlere söz hakkı vermeye gelindiğinde ‘Sen biraz dur’ deniliyor. Belli görevler verildiğinde de ilerlemelerinin önü tıkanıyor. ‘Yerinde dur, daha zamanın var’ deniliyor.”

Gençlerin kendilerine söz hakkı verilmesini beklememesi gerektiğini ifade eden Bulut, Yeniden Doğuş Partisi’nin bu anlayışı değiştirmek istediğini söyledi:

“Ben söz hakkı almaya gerek olmadığını, sözümüzü kendimizin söylemesi gerektiğini düşünüyorum. Yeniden Doğuş Partisi de bunu ifade ediyor. Biz sözümüzü söyleyeceğiz. Bugünün gençleri siyasette aktif olarak var olmak zorunda. Gençler, Yeniden Doğuş Partisi’nde doğruyu ve hakikati istedikleri gibi söyleyebilecekleri bir atmosfere sahip olacaklar.”

“YENİDEN DOĞUŞ PARTİSİ BİR UMUT PARTİSİDİR”

Yeniden Doğuş Partisi’nin kişilere verilen talimatların uygulandığı bir yapı olmayacağını belirten Bulut, partinin Türk milletine hizmet etmek isteyenlerin buluşma noktası olacağını söyledi.

Bulut, partisinin logosunun uğur böceği olduğunu hatırlatarak şunları kaydetti:

“Yeniden Doğuş Partisi, birilerinin ‘Al, bunu yap’ diyebileceği bir parti değildir. Kendini bu işe adayanların, Türk milletine hizmet edebileceği bir partidir. Bir ufuk çizgisi, bir umut partisidir. Partimizin logosu uğur böceğidir. Türk milletinin bir uğura ihtiyacı var. Bunu da en güzel şekilde Yeniden Doğuş Partisi ile yapacaktır.”

Siyasette söz hakkının kendilerine verilmesini beklemediklerini dile getiren Bulut, “Biz, ‘Birileri bize söz hakkı versin, o zaman konuşalım’ demiyoruz. Üzerimize düşen vazifeyi yapacağız ve sözü de alacağız” ifadelerini kullandı.

“SORUNLAR ÇÖZÜLMÜYOR, SÜREKLİ YÖNETİLİYOR”

Türkiye’de adalet, ekonomi ve liyakat sorunlarının uzun yıllardır konuşulduğuna dikkat çeken Bulut, bu alanlardaki problemlerin birbirleriyle bağlantılı olduğunu söyledi.

Bulut, şunları dile getirdi:

“Ülkemizde adalet konuşuluyor, ekonomi konuşuluyor, liyakat konuşuluyor. Bunların hepsi aslında birbirine bağlı. Bundan 50 yıl önce de ekonomiyi konuşuyorduk. Aradan 50 yıl geçti, yine ekonomiyi konuşuyoruz. 1950’li, 1960’lı, 1970’li ve 1980’li yıllarda konuşulan konular hâlâ günümüzde devam ediyor.”

Türkiye’de kronikleşen sorunların çözümüne yönelik kalıcı adımlar atılmadığını savunan Bulut, Yeniden Doğuş Partisi’nin sorunları yönetmek yerine çözmeyi hedeflediğini vurguladı:

“Bu konular sürekli konuşuluyor ancak çözüme kavuşturulmuyor. Sürekli sorunlar yönetiliyor. Biz ise sorunları çözüme kavuşturmak istiyoruz. Adalete ihtiyaç duyuyorsanız, ekonomik kaygıyı ortadan kaldırmak istiyorsanız ve bu ülkeyi liyakatli kadroların yönetmesini istiyorsanız, olması gereken yerin Yeniden Doğuş Partisi olduğunu söylüyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN EN KIYMETLİ DEĞERİ İNSANIDIR”

Adalet, ekonomi ve liyakat vurgusunun birçok siyasi parti tarafından yapıldığını ancak önemli olanın icraat olduğunu belirten Bulut, Türkiye’nin en önemli kaynağının insan gücü olduğunu ifade etti.

Güney Kore, Singapur ve İsviçre örneklerini veren Bulut, şöyle devam etti:

“Bunu birçok siyasi parti söylüyor olabilir. Ancak biz icraat konusunda bu ülkenin çok kıymetli değerleri ve çok kıymetli insanları olduğunu söylüyoruz. Güney Kore petrol zengini değil, petrolü yok. Singapur’un geniş bir kara alanı yok. İsviçre’nin denizi yok ancak çok güçlü ülkeler.”

Türkiye ile Güney Kore’nin 1960’lı yıllardaki ekonomik durumlarına dikkat çeken Bulut, “O dönemlerde Türkiye ile Güney Kore ekonomik açıdan birbirine yakın seviyedeydi. Bugün dönüp baktığımızda Güney Kore’nin bizi geçtiğini görüyoruz. Demek ki burada insana verilen kıymet belirleyici oluyor. Biz de insana kıymet vermek ve bu kıymeti bir değere dönüştürmek istiyoruz” dedi.

Yeniden Doğuş Partisi’nin sorunların etrafında dolaşmak yerine bunları doğru biçimde teşhis edeceğini belirten Bulut, “Partimiz ekibiyle beraber sorunları çözmek istiyor ve bunu da yapacak” ifadelerini kullandı.

“GELECEĞİN SİYASETİNİ İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Partisinin çalışma anlayışının diğer siyasi partilerden farklı olduğunu savunan Bulut, Yeniden Doğuş Partisi’nin yalnızca bugünün sorunlarına değil, gelecekte ortaya çıkabilecek problemlere de odaklandığını söyledi.

Bulut, partisinin bir siyasi ekol oluşturmak istediğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bizim çalışma sistemimiz normal siyasi partilerden biraz farklı. Yeniden Doğuş Partisi olarak kurulduğumuzdan bu yana bir ekol oluşturmaya, geleceğin siyasetini var etmeye çalışıyoruz. Çünkü bugün atacağımız adımlar, yarınların inşasıdır. Türk gençliğinin de kendi yarınlarını inşa etmesi gerekiyor.”

Bugün konuşulan emekli ve işsizlik sorunlarının gelecekte daha da büyüyebileceğini kaydeden Bulut, “Bugün konuştuğumuz emekli sorunu, aslında bizim yarınlarımızın en büyük sorunudur. Bugün işsizlik bir sorun ancak yarın daha büyük bir sorun olabilir. Çünkü değişen bir çağın içerisindeyiz” dedi.

“KOLTUK VE MADDİYAT PEŞİNDE OLANLARLA YÜRÜMEK İSTEMİYORUZ”

Türkiye’nin doğusundan, batısından ve Karadeniz Bölgesi’nden çok sayıda kişiyle temas hâlinde olduklarını açıklayan Bulut, partide görev alacak kişilerde gönüllülük ve topluma hizmet anlayışı aradıklarını söyledi.

Bulut, partisinin yardım kuruluşu mantığıyla değil, vatandaşların kendi potansiyellerini ortaya çıkaracak bir anlayışla hareket ettiğini belirtti:

“Doğudan, batıdan ve Karadeniz’den bize ulaşan arkadaşlarla tanışıyoruz. Bu işi gönüllü yapacak insanlar arıyoruz. Burada maddi bir kaygınızın olmaması gerekiyor. Temel taşımız vatandaşa hizmet etmek ve vatandaşın sorununa çözüm üretmek. Ancak bu bir yardım kuruluşu mantığı değildir. Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının olması gereken bir konum ve sahip olması gereken bir değer vardır. Biz bu değeri ortaya çıkarmalıyız.”

Siyasette kişisel menfaat ve makam arayışında olanlarla yol yürümeyeceklerini dile getiren Bulut, şöyle konuştu:

“Maddiyat düşünen veya siyasette koltuk kapma derdinde olan arkadaşlarla yol yürümek istemiyoruz. Temel gayemiz, bildiğimiz sorunların çözümlerini konuşmak ve çözüm üretmektir. Türkiye’de birçok yerle temas hâlindeyiz. En doğru kadroları oluşturmaya çalışıyoruz. Biraz yavaş gidiyoruz ancak sağlam adımlar atıyoruz.”

Seçime girmek için acele etmediklerini de aktaran Bulut, “Seçim kaygısı gütmüyoruz. ‘Bir an önce seçime girelim’ şeklinde bir kaygımız yok. Ancak seçime girdiğimizde Türkiye’de birçok şeyi değiştireceğimizi biliyoruz” dedi.

“SORUNLARIN TEMEL SEBEBİNİ ARAŞTIRMIYORUZ”

Türkiye’de sorunların temel nedenlerine inilmediğini ifade eden Bulut, emeklilikten eğitime kadar birçok konuda kalıcı ve güncellenebilir çözüm modelleri geliştirmek gerektiğini söyledi.

Bulut, “Sorunlar belli ancak biz sorunları sürekli bertaraf ediyoruz. Sorunların temel sebebini araştırıp çözüme kavuşturmuyoruz. Yeniden Doğuş Partisi emeklinin sorununu biliyor, bu sorunun nasıl çözüleceğini araştırıyor ve uygulanabilecek formüller üzerinde çalışıyor” dedi.

Yeni kurulan bir parti olduklarını belirten Bulut, yalnızca hazır projeleri açıklamakla yetinmeyeceklerini söyledi:

“Biz yeni kurulan bir partiyiz. ‘Bizim projemiz budur’ deyip işin içinden çıkmıyoruz. Sürekli değişen bir çağın içerisindeyiz. Bu çağın ve günün şartlarına göre çok sayıda alternatif bulunuyor.”

“EĞİTİM SORUNUNUN TEMELİNDE EKONOMİ VAR”

Eğitim sistemindeki sorunların yalnızca Millî Eğitim Bakanlığı üzerinden değerlendirilmesini doğru bulmadığını ifade eden Bulut, eğitimin temelinde ekonominin bulunduğunu savundu.

Bulut, ekonomik bağımsızlığını sağlayamayan ülkelerin birçok alanda dışa bağımlı hâle geldiğini belirterek şöyle konuştu:

“Türkiye’de eğitim sisteminde bir yapboz var. İnsanlar eğitimi doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlıyor. Hayır, aslında ekonomiye bağlamamız gerekiyor. Çünkü yapı taşı ekonomidir. Bir ülkenin ekonomisi iyi değilse sömürge altındadır. Konut satarsınız, turizme muhtaç olursunuz, sığınmacıları kabul etmek zorunda kalırsınız. Buna benzer birçok argüman ortaya çıkar.”

Bir ülkenin ekonomisinin güçlü olmaması hâlinde farklı güçlerin etkisi altında kalacağını belirten Bulut, “Biz sorunları geçmişten bugüne biliyoruz ve bunları görmezden gelmiyoruz. Yeniden Doğuş Partisi bunu değiştirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

“BİZ BİR TEPKİ PARTİSİ DEĞİLİZ”

Yeniden Doğuş Partisi’nin herhangi bir siyasi partiye veya isme tepki olarak kurulmadığını vurgulayan Bulut, sistem değişmeden kişilerin değişmesinin kalıcı sonuç doğurmayacağını söyledi.

Bulut, “Kime tepki gösterebilirsiniz? Sistem bozuksa Ahmet’e de tepki gösterseniz, Mehmet’e de tepki gösterseniz çözüm olmaz. Çünkü sistem belli. Bu sistemin çarkını değiştirmemiz gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Değişimin adaletle başlaması gerektiğini ifade eden Bulut, şöyle devam etti:

“Önce bu ülkeye adaleti ve adil yargılanmayı getirirsiniz. Adalet temel taştır. İnanç sahibi olun veya olmayın, bu çok önemli bir kıstastır. Sonrasında işi ehline vermek gerekir. Gelecek de bunların birbiriyle örülmesinin sonucu olarak karşımıza çıkacaktır.”

Partisinin sorunların nasıl çözüleceğine kafa yoran bir yapı olduğunu belirten Bulut, “Biz bir tepki değiliz. Sorunların nasıl çözüleceğiyle ilgili çalışan bir siyasi partiyiz” diye konuştu.

“SAĞ-SOL KAVGASI TÜRKİYE’YE BİR ŞEY KAZANDIRMADI”

Yeniden Doğuş Partisi’nin sağ ve sol kavgası üzerinden siyaset yapmayacağını belirten Bulut, geçmişte yaşanan kutuplaşmaların topluma zarar verdiğini dile getirdi.

Bulut, Türkiye’de yaşanan darbeler ve siyasi çatışmalar sırasında insanların karşı karşıya getirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yeniden Doğuş Partisi, sağ ve sol kavgasıyla harmanlanan bir yer değildir. Bu ülke darbeler yaşadı ve bu süreçlerde insanlar kutuplaştırıldı. Ben, bu kutuplaşmanın Türkiye’ye ne fayda sağladığına bakıyorum. Kendini sağcı ve solcu olarak tanımlayan her iki kesime de bakıyorum. Hiçbir şey kazanamadılar. Aksine kardeş, kardeşe düşman oldu.”

Herkesin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında buluşması gerektiğini belirten Bulut, “Hepimizin kimliğinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yazıyor. Hepimizin gayesi bu ülkenin daha iyi olmasıysa kendimizi sağ, sol, liberal veya sosyal demokrat gibi tanımların içine hapsetmek zorunda değiliz. Sağ dediğimiz anlayışın iyisini, sol dediğimiz anlayışın iyisini alır ve ülkenin temel değerlerini bir araya getiririz” dedi.

“İLLERİ YARIŞTIRMAK YERİNE POTANSİYELLERİNİ GELİŞTİRMELİYİZ”

Türkiye’de illerin ve bölgelerin birbirleriyle yarıştırılmasını yanlış bulduğunu ifade eden Bulut, her şehrin kendi ekonomik ve kültürel potansiyeline göre desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Bulut, bu konudaki görüşlerini şöyle anlattı:

“Hakkâri’de eğitim hayatına başlayan bir çocukla Edirne’de eğitim hayatına başlayan bir çocuk aynı eğitimi alıyor. Antalya’daki bir çocukla Artvin’deki çocuk aynı kitapları okuyor. O zaman temel değerimiz bir arada olmaktır.”

İllerin birbirleriyle yarışması yerine kendi uzmanlık alanlarında geliştirilmesi gerektiğini belirten Bulut, şunları söyledi:

“Konya’da tarım teknolojisini ön plana çıkarmak, Bursa’da elektrikli otomobil alanında gelişmeler sağlamak, Kayseri’de mobilyayı, Gaziantep’te gastronomi teknolojilerini ilerletmek mümkünken biz illeri ve illerin içindeki insanları birbirleriyle yarıştırıyoruz. Oysa her birimizin bu ülkeye katacağı değer farklıdır.”

Bulut, fırsat eşitliğinin sonuç eşitliği anlamına gelmediğini de belirterek, “Eşit fırsat verelim ancak herkesten aynı sonucu beklemeyelim. Herkesin bu ülkeye farklı bir değer katmasını sağlamalıyız” dedi.

“BİZ MERKEZDEYİZ”

Yeniden Doğuş Partisi’nin kendisini siyasi merkeze konumlandırdığını belirten Bulut, sağ ve sol siyasi geleneklerin faydalı yönlerini bir araya getirmek istediklerini ifade etti.

Bulut, “Bu ülkenin acil olarak adalete, ekonomik refaha ve liyakatli kadrolar tarafından yönetilmeye ihtiyacı var. Bu nedenle ‘Biz merkezdeyiz’ diyoruz. Her iki tarafın en güzel yönlerini alacağız” dedi.

Türkiye’nin farklı bölgelerindeki kültürel değerleri ekonomik bir güce dönüştürmek istediklerini söyleyen Bulut, “İnsanların kültürlerini ve yaşadıkları coğrafyanın özelliklerini harmanlayarak bir değer üreteceğiz. Bu değeri markalaştıracağız” ifadelerini kullandı.

“ÜRÜNLERİN ÜZERİNDE ‘MADE IN TÜRKİYE’ YAZMALI”

Türkiye’nin uluslararası ölçekte güçlü markalara ihtiyacı olduğunu kaydeden Bulut, ülkede üretilen ürünlerin dünya pazarlarında daha görünür olması gerektiğini söyledi.

Bulut, şu değerlendirmede bulundu:

“Ülkemizin bir markaya ihtiyacı var. Ürünler geliyor, üzerinde ‘Made in China’ yazıyor. Bizim ürünlerimizin üzerinde ‘Made in Türkiye’ yazacak ve bunları bütün dünyaya pazarlayacağız.”

Toplumun günlük hayatında siyasi ve bölgesel farklılıkları önemsemeden bir arada yaşadığını belirten Bulut, “Kapı komşusuyuz. Alışveriş yapmak için bakkala gittiğimizde veya bir araba parçasına ihtiyacımız olduğunda karşımızdakine ‘Sen nerelisin?’ diye sormuyoruz. İhtiyacımızı karşılıyor ve çıkıyoruz” dedi.

Bulut, “İnsanları siyaseten kutuplaştırmayacağız. Bir araya getireceğiz ve beraber bir değer üreteceğiz. Yeniden Doğuş Partisi bunun için çalışıyor” ifadelerini kullandı.

“32 YAŞINDAYIM, UZUN SOLUKLU BİR MÜCADELEYE HAZIRIM”

Kendisinin 32 yaşında olduğunu belirten Bulut, Türkiye’de toplumsal ve siyasi değişimin kısa sürede gerçekleşmeyeceğinin farkında olduğunu söyledi.

Bulut, “Ömrüm yeterse Türk milletinin kendisine layık olan mertebeyi isteyeceğine ve kabul edeceğine inanıyorum. Bir ekol oluşturmak istediğimi söyledim. Ekoller kolay oluşmaz. Toplum kolayca harmanlanıp değişmez. Ancak bir kırılmanın ve değişimin gerçekleşeceğine inanıyorum” dedi.

Umutlu olmanın önemine dikkat çeken Bulut, Yeniden Doğuş Partisi’nin siyasi umutsuzluk yaşayan vatandaşlara yeni bir yol sunacağını ifade etti:

“Umutlu olmak gerekiyor. Yeniden Doğuş Partisi, insanların siyaseten umutsuzluğa kapıldığı noktada gerçekte neler yapabileceğini ortaya koyacaktır. Bunu geçmişimizden biliyoruz.”

Türkiye’nin tarihsel devlet geleneğine de değinen Bulut, “Osmanlı’dan ve Selçuklu’dan geliyoruz. Devletler kapanmış, devletler kurmuşuz. Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuşuz. Bu bizim son devletimizdir. Gidecek başka bir devletimiz, kuracak başka bir milletimiz yok. Değerlerimizi ve neler yapabileceğimizi biliyoruz. Uzun sürse de pes etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

“MAKAM VE MEVKİ DERDİMİZ YOK”

Siyaseti kişisel amaçlarla yapmadıklarını belirten Bulut, genel başkanlık görevinden önce de herhangi bir unvana sahip olmadan siyasi faaliyetlerde bulunduğunu söyledi.

Bulut, “Bu işi şahsi olarak yapmıyoruz ve şahsi bir karşılık beklemiyoruz. Makam veya mevki derdimiz yok. Genel başkan olmadan önce de herhangi bir unvanımız olmadan siyasi faaliyetlerimizi yürütüyorduk” dedi.

Temel amaçlarının toplumun daha iyi şartlara ulaşması olduğunu belirten Bulut, “Derdimiz toplumun daha iyi olması ve toplumla bir arada bulunmaktır. Her kesimle oturuyor, bu ülkenin nasıl kurtulacağını ve nasıl daha iyi bir noktaya geleceğini çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“PARTİNİN KÖKLERİ 1992’YE DAYANIYOR”

Yeniden Doğuş Partisi’nin yeni kurulmuş bir siyasi parti olarak değerlendirilmesine rağmen tarihsel köklerinin bulunduğunu belirten Bulut, partinin ilk kurucu genel başkanının merhum Hasan Celal Güzel olduğunu söyledi.

Bulut, “Biz partiyi yeni kurduk ancak 1992 yılında ilk kurucu genel başkanı merhum Hasan Celal Güzel’di. O dönemin logosu ve ismiyle Türkiye’nin yeni yüzyılında var olacağız” dedi.

Partisinin kısa vadeli bir siyasi yatırım yapmadığını kaydeden Bulut, seçim tarihinden daha çok Türkiye’nin uzun vadeli geleceğine odaklandıklarını söyledi:

“Hedefimiz çok uzun vadelidir. Kısa vadeli bir yatırım yapmıyoruz. ‘Seçim 2028’de mi, 2027’de mi veya 2026’da mı olacak?’ konusunu konuşmuyoruz. Biz 2040’lı yıllarda Türkiye’nin nasıl olacağını düşünüyor ve bunun üzerinde çalışıyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN CİDDİ TALEP VAR”

Yeniden Doğuş Partisi’ne Türkiye’nin birçok bölgesinden katılım talebi geldiğini açıklayan Bulut, Siirt, Şanlıurfa, Ordu, Giresun, Samsun, Ankara, Antalya, İstanbul ve İzmir’de görüşmeler yürüttüklerini söyledi.

Bulut, “Türkiye’nin dört bir yanından çok ciddi bir talep var. Partinin mesaj kutularını ve internet sitesini açsak, görülen ilgi karşısında ‘Bu kadar da olmaz’ denilebilecek bir oranla karşılaşılır” dedi.

Yeni kurulan bir parti olmaları nedeniyle bütün taleplere hızla cevap veremediklerini ifade eden Bulut, “Geç döndüğümüz için sitem ediliyor ancak yetişemiyoruz. Yeni kurulduk. Bir şeyler yeni yeni emekliyor. Sağlıklı bir şekilde ilerlemeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“BİR SERMAYE GRUBUNUN DESTEKLEDİĞİ OLUŞUM DEĞİLİZ”

Partisinin herhangi bir sermaye grubu veya iş insanı tarafından finanse edilmediğini belirten Bulut, siyasi çalışmalarını kendi imkânlarıyla yürüttüklerini söyledi.

Bulut, partiye katılacak kişiler konusunda seçici davrandıklarını belirterek şöyle konuştu:

“Talep çok ancak biz en iyisini tercih etmeye çalışıyoruz. Bizim için en iyi kişi, topluma fayda sağlayabilecek kişidir. Bu işte menfaat gütmemek gerekiyor. Biz ailemizden böyle görmedik. Menfaatperest değiliz.”

Parti çalışmalarının kendi kazandıkları helal gelirlerle sürdürüldüğünü ifade eden Bulut, “Bir sermaye grubunun veya bir iş insanının desteklediği oluşum değiliz. Ekip arkadaşlarımızın tamamı kendi rızkını kazanan genç ve dinamik insanlardır” dedi.

“AZ VE ÖZ ÇALIŞMALARLA TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNİ SARSABİLİYORUZ”

Partisinin kalabalık görünmemesi üzerinden yapılan eleştirilere de cevap veren Bulut, vatandaşların geçimlerini sağlamak için çalışmak zorunda olduklarını hatırlattı.

Bulut, “Bazen ‘Başkanım, çok kalabalık görünmüyorsunuz’ deniliyor. İnsanlar ne yapsın? Türkiye’nin şartları belli. İnsanlar para kazanmak zorunda” dedi.

Partisinin az sayıda kişiyle etkili çalışmalar gerçekleştirdiğini savunan Bulut, “Biz az ve öz çalışmalarla Türkiye’nin gündemini sarsıyoruz. Bunu Antalya’da gördük. Türkiye’nin gerçek gündemiyle ilgilenen çalışmalar yapmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“SİYASET GÖVDE GÖSTERİSİYLE DEĞİL, SAHADA YAPILIR”

Siyasetin sahada yapılması gerektiğini belirten Bulut, Türkiye’de siyasi gücün çoğu zaman kalabalıklar, makam araçları ve lüks yaşam üzerinden gösterildiğini söyledi.

Bulut, “Türkiye siyaseti maalesef gövde gösterisi üzerinden ilerliyor. Bunu daha çok Orta Doğu ülkelerinde görüyoruz. Kalabalığı fazla olanın daha güçlü olduğu, bindiği araç ve oturduğu ev üzerinden siyasetçinin değerlendirildiği bir anlayış var” dedi.

Siyasetçinin yaşam şartları ile vatandaşın yaşam şartları arasındaki uçuruma dikkat çeken Bulut, şöyle devam etti:

“Bu insan sana ne kazandırdı? Onun bindiği araç markasına sen ulaşamıyorsan ve onun oturduğu evde sen oturamıyorsan, durup düşünmek gerekir. O neden bunlara sahip, vatandaş neden sahip değil?”

Fırsat eşitliğinin bütün insanların aynı ekonomik sonuca ulaşacağı anlamına gelmediğini belirten Bulut, “Bir öğretmenle bir iş insanı aynı sonucu alamayabilir. Bu çok doğaldır. Ancak benim seçtiğim, Meclis’e gönderdiğim veya belediye başkanlığı koltuğuna layık gördüğüm insanlar benden çok daha üst seviyede yaşam şartlarına sahip olmaya başlarsa burada sorgulanması gereken bir sistem vardır” dedi.

“MİLLET SİYASETÇİNİN ÖNÜNDE EL PENÇE DİVAN DURAMAZ”

Siyasetçilerin vatandaşlara karşı sorumlu olduğunu ifade eden Bulut, toplumda makam sahiplerine gösterilen saygının itaate dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

Bulut, şu ifadeleri kullandı:

“Bizim milletin önünde el pençe divan durmamız gerekir. Millet bizim önümüzde el pençe divan duramaz. Bu anlayışa çok karşıyım. Belki yaşım genç olduğu için bunu doğrudan söyleyebiliyorum ancak saygı ve hürmetle el pençe divan durmayı birbirine karıştırıyoruz.”

Türk toplumunun örf ve kültürüne bağlı olduğunu belirten Bulut, vatandaşların seçilmiş yöneticilere hesap sorabilmesi gerektiğini söyledi:

“İnsanımız neyi, nerede yapacağını bilir. Ancak köylü veya şehirli olarak tanımladığımız insanların siyasetçinin karşısında boyun eğmesini istemiyorum. Vatandaş hesap sormalıdır. Biz hesap sorulabilir bir siyaset anlayışı istiyoruz.”

Bulut, siyasi partilerin gövde gösterilerinden önce vatandaşa ne sunduğuna bakılması gerektiğini belirterek, “Vatandaşa ne sunuyorsun ve ne kazandırıyorsun? Ben buna bakıyorum. Mevcut sistemin ve anlayışın bir şey kazandıramadığını düşündüğümüz için Yeniden Doğuş Partisi’ni kurduk” dedi.

“BELEDİYELERİN KENDİLERİNE ÇEKİDÜZEN VERMESİ GEREKİYOR”

Yeniden Doğuş Partisi’nin bugün devlet veya belediye yönetiminde bulunmadığı için doğrudan icra yapamayacağını belirten Bulut, buna rağmen hazırladığı çalışmalar ve kuracağı kadrolarla neler yapabileceğini gösterebileceğini söyledi.

Bulut, “Yeniden Doğuş Partisi bugün ne yapabilir? Devleti veya bir belediyeyi yöneten kadro olmadığı için doğrudan bir şey yapamaz. Ancak yapabileceklerini çalışmalarıyla ve kuracağı ekiple gösterebilir” dedi.

Belediyelerin kendilerine çekidüzen vermesi gerektiğini savunan Bulut, yerel yönetimlerde alanında uzman ve liyakatli kişilerin görevlendirilmesi gerektiğini belirtti:

“Belediyelerin daha ehil ve liyakatli insanlarla çalışması gerekiyor. Burada partiyi konuşmuyoruz. İnsanlar genellikle ‘Bu parti yapamıyor’ diyor. Hayır, bir partideki de diğer partideki de yapamıyor olabilir. Çünkü insanların temel değerinde genellikle ‘ben’ var. ‘Biz’ olmayı düşünmüyorlar. Biz olmayı başardığımız anda herkese hizmet gider.”

“ENGELLİ VATANDAŞLARIN SESİ OLMAYA ÇALIŞIYORUM”

Yerel siyasette engelli vatandaşların yaşadığı sorunlara yakından tanıklık ettiğini belirten Bulut, kendisine ulaşan vatandaşların sesi olmaya çalıştığını söyledi.

Bulut, “Yaşadığım yerde engelli vatandaşların yaşadığı sorunları bizzat biliyorum. Bana geliyorlar ve onların sesi olmaya çalışıyorum. Benim için en büyük değer budur” dedi.

İş insanlarının da kendi işleriyle ilgilenerek ülkeye ekonomik değer üretmesi gerektiğini belirten Bulut, kamu görevinin ve özel sektör faaliyetlerinin doğru kişiler tarafından yürütülmesinin önemine dikkat çekti.

“60 YAŞIN ÜZERİNDEKİLERİN SİYASETTEN ÇEKİLMESİ GEREKİYOR”

Belirli bir yaşın üzerindeki vatandaşların tapu ve araç alım satımı gibi işlemlerde sağlık raporu ve ek prosedürlerle karşılaştığını hatırlatan Bulut, benzer yaş kriterlerinin siyasetçiler açısından da tartışılması gerektiğini söyledi.

Bulut, “Belirli bir yaşın üzerindeki insanlara tapuda satış yaparken rapor isteniyor. İmza atamıyorsa yanında imza atacak kişiler aranıyor. Süreçler ve prosedürler uzuyor” dedi.

Ülkenin geleceğinin belirli kişilerin kararlarına bağlı olmasını eleştiren Bulut, “Doğumundan ölümüne kadar insanların hayatı bir kişinin veya bir grup insanın iki dudağı arasındaki kararlara bağlı kalabiliyor” ifadelerini kullandı.

Siyasetteki iki dönem kuralının kolaylıkla aşılabildiğini savunan Bulut, seçimlerin erkene alınmasıyla kuralların fiilen etkisiz hâle getirilebildiğini söyledi.

Bulut, “İki dönem kuralı çok küçük bir değişiklikle delinebiliyor. Seçimi öne çekerek iki dönemi üç döneme dönüştürebiliyoruz. Sistemi yine kendimiz tarumar ediyoruz” dedi.

Yaş kriterine ilişkin görüşlerini açıklayan Bulut, “60 yaşın üzerindeki insanların siyasetten çekilmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“GENÇLER SİYASETE DEĞİL, GEÇİM MÜCADELESİNE ZAMAN AYIRIYOR”

Yaşlı siyasetçilerin çekilmesi gerektiğini söylemenin tek başına yeterli olmadığını belirten Bulut, gençlerin ekonomik sorunlar nedeniyle siyasete zaman ayıramadığını söyledi.

Bulut, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Burada bir tezat var. Biz yaşlı siyasetçiler çekilsin diyoruz ancak gençler siyaset yapamıyor. 30’lu yaşlarındaki insanlar siyasetle değil, geçim kaygısıyla mücadele ediyor. Bir insan siyasete 40’lı yaşlarında girse, yer bulduğunda zaten 50 yaşına geliyor.”

Yeniden Doğuş Partisi’nin geleceğe yönelik çalıştığını vurgulayan Bulut, toplumun gençlere siyasi ve ekonomik açıdan alan açması gerektiğini ifade etti.

“YATIRIMCI YARININDAN EMİN OLMALI”

Ekonomik güven ortamının önemine dikkat çeken Bulut, yatırımcıların kur, hukuk ve siyasi istikrar konularında geleceği öngörebilmesi gerektiğini söyledi.

Bulut, “Yarından emin olmak zorundasınız. Bir yatırımcı ülkeye gelirken bugününden emin olabilmeli. ‘Yarın kur değişecek mi, yargı sistemi nasıl, bir güvensizlik ortamı var mı?’ şeklinde endişeler taşımamalı” dedi.

Her vatandaşın üniversite okuyup memur olmak zorunda olmadığını belirten Bulut, özel sektördeki güvencesiz çalışma şartlarına dikkat çekti:

“Bugün Türkiye’ye baktığımızda herkes memur olmaya çalışıyor. Çünkü özel sektöre gittiğinde belirli bir yaşa kadar çalışabiliyor. 40’lı yaşlarında işten çıkarılma ihtimali var. İşverenler 40 veya 50 yaşındaki insanları işe almak istemiyor. Bu insan geçimini nasıl sağlayacak? Emeklilik yaşı da 60’ın üzerinde. Sistem burada kilitleniyor.”

Bulut, siyasetin yanında toplumun temel ekonomik ve sosyal yapısının da yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, “Ekonomiyle eğitim birbirine bağlıdır. Baştan sona bütüncül bir çalışma yapılması gerekiyor” dedi.

“POTANSİYEL DEVLET ANLAYIŞINI ORTAYA KOYACAĞIZ”

Yeniden Doğuş Partisi’nin “potansiyel devlet” olarak adlandırdığı bir yönetim modeli üzerinde çalıştığını açıklayan Bulut, devletin her vatandaşın yeteneğini ve kapasitesini bilmesi gerektiğini söyledi.

Bulut, “Burada hükümetten değil, devletten söz ediyorum. Devlet, vatandaşının potansiyelini bilecek. Bu gerçekleştiğinde kimsenin kimseye ve özellikle siyasetçiye ihtiyacı kalmayacak. Çünkü işleyen bir sistem olacak” dedi.

Avrupa ve Amerika’daki kurumsal sistemlerin hükümetlerden bağımsız biçimde işlediğini ifade eden Bulut, Türkiye’de de kalıcı bir düzen kurulması gerektiğini belirtti:

“Avrupa’daki veya Amerika’daki sistem düzenli şekilde işliyor. Türkiye’ye de bu sistemi getirmek lazım. Her gelen hükümet kendi kurallarını getiriyor. Oysa hükümetlerden bağımsız bir sistem oluşturmalıyız. Potansiyel devlet dediğimiz anlayış budur.”

Bu sistemin vatandaşların içindeki potansiyeli ortaya çıkaracağını belirten Bulut, “Hakkâri’deki vatandaşla Edirne’dekinin, Trabzon’dakiyle Erzincan’dakinin arasında hiçbir fark yoktur” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN HER BÖLGESİNE DEĞER ATFEDİLMELİ”

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gençlerin tarım, hayvancılık ve sanayi yatırımlarının yetersiz olması nedeniyle üniversite okuyup memur olmaya yöneldiğini söyleyen Bulut, bölgeler arasında yatırım dengesi kurulması gerektiğini belirtti.

Bulut, “Erzincan’daki veya Hakkâri’deki bir genç çalışacak, didinecek ve gelecek kaygısı yaşayacak. Başka seçeneği olmadığı için okumak ve memur olmak zorunda kalacak. Çünkü bulunduğu yerde yeterli yatırım yok” dedi.

Geçmiş dönemlerde Süleyman Demirel ve Turgut Özal tarafından farklı bölgelere yatırımlar yapıldığını hatırlatan Bulut, “Birileri geçmişte bu bölgelere değer atfetmiş. Biz de Türkiye’nin bütün çeperlerine değer verilmesi gerektiğini söylüyoruz. Bunu potansiyel devlet anlayışıyla ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı.

“PROJELERİMİZİN DETAYLARI ELİMİZDE”

Yeniden Doğuş Partisi’nin yalnızca genel vaatler üzerinden siyaset yapmadığını savunan Bulut, projeleri ayrıntılı şekilde çalıştıklarını söyledi.

Bulut, “Geçmişten gelen klasik bir siyasetçi olsaydık, ‘Siz bize oy verin, gerisini düşünmeyin’ derdik. Ancak biz konuları ayrıntılı olarak masaya yatırdık. Çalışmalarımızı yaptık ve detayları elimizde” dedi.

Hazırladıkları modellerin Türkiye’de uygulanabileceğini belirten Bulut, diğer ülkelerdeki başarılı uygulamaları örnek gösterdi:

“Bunlar Türkiye’ye uygulanabilir. Çünkü diğer ülkeler uyguluyor. Güney Kore, 1960’lı yıllarda bizimle aynı seviyedeyken bugün bize ciddi fark atmış durumda. Bunun temel sebebi insana değer vermesidir. Biz de kendi insanımıza değer vereceğiz.”

“İNSANLARLA YARIŞMAYA GELMEDİM”

Siyaseti kişiler arasındaki bir rekabet olarak görmediğini belirten Bulut, siyasi mücadelesini Türk milletinin daha iyi şartlarda yaşaması amacıyla sürdürdüğünü ifade etti.

Bulut, “Kimseyle yarışımız olmayacak. Siyasette insanlar sürekli birbirleriyle yarışıyor. Ben insanlarla yarışmaya gelmedim. Bu milletin daha iyi şartlarda yaşaması için siyasi mücadele veriyorum. Bu mücadeleyi bir kişi veya kendi adıma vermiyorum” dedi.

Partisinin klasikleşmiş siyaset anlayışını değiştirmeyi hedeflediğini söyleyen Bulut, şöyle devam etti:

“Temel hedefimiz ve gayemiz siyaset anlayışını değiştirmektir. ‘Bugün seçim vaadimiz buydu ancak yarın yerine getirmeyeceğiz’ demeyeceğiz. Olması gerekeni uygulayacağız. Bunun uygulanacağına inanıyorum çünkü insanlar bir dönüşüm ve umut istiyor.”

“BEYİN GÖÇÜNÜ DURDURMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’de doktorların, sağlık çalışanlarının ve eğitimli gençlerin yurt dışına gitmek istediğine dikkat çeken Bulut, beyin göçünün ülkenin geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Bulut, “Doktorlarımız ülkeyi terk ediyor. Sağlık çalışanlarıyla konuşuyorum. Lisede hemşirelik okuyan bir öğrenci bile yurt dışına gitmeyi düşünüyor. Neden gitsin? O bizim değerimizdir” dedi.

Bilgi çağının kaçırılmaması gerektiğini belirten Bulut, “Beyin göçünü durdurmamız ve herkese hak ettiği değeri vermemiz gerekiyor. Diğer partiler vermese de Yeniden Doğuş Partisi verecek. İnsanlarımız umutsuzluğa kapılmasın” ifadelerini kullandı.

“GENÇLER EVLENEMİYOR, YARINLARINI PLANLAYAMIYOR”

Gençlerin ekonomik şartlar nedeniyle geleceklerini planlayamadığını belirten Bulut, evlilik ve doğum oranlarındaki düşüşün ekonomik güvensizlikten bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Bulut, “Gençler yarınlarını planlayamıyor, evlenemiyor ve çocuk sahibi olamıyor. Birine ‘Evlen’ demek kolay ancak o genç ekonomik şartlar nedeniyle evlenemiyor. Doğum oranı düştü deniliyor. Elbette düşer” dedi.

Çalışanların iş güvencesi konusunda ciddi kaygılar yaşadığını belirten Bulut, konuşmasını şöyle tamamladı:

“İnsan çalıştığı yerde ‘İşten çıkarılacak mıyım?’ endişesi taşıyor. Yarınını planlayamıyor, ay sonunu getiremiyor ve hayatını kredi kartlarıyla döndürmeye çalışıyor. Böyle bir ekonomide süreç zor ancak imkânsız değil.”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası