Ege Postası
Geri

Zafer Partili Pehlivanoğlu’ndan 'yeni süreç' çıkışı: 'Bu yasayı bir kaos yasası olarak görüyoruz'

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özcan Pehlivanoğlu, NEO TV’de yayınlanan Manşet programında Batı Trakya’dan Yunanistan’la ilişkilere, terörle mücadele sürecinden gündemdeki yasal düzenlemeye, yeni anayasa tartışmalarından CHP ve İYİ Parti’ye yönelik eleştirilere kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Pehlivanoğlu, gündemdeki düzenlemeyi “örtülü af” ve “kaos yasası” olarak nitelendirirken, sürecin referanduma götürülmesi gerektiğini savundu. Zafer Partisi’nin terörle müzakereye karşı olduğunu vurgulayan Pehlivanoğlu, “Biz terörle anlaşmayız, terörle müzakere etmeyiz” dedi.
Zafer Partili Pehlivanoğlu’ndan 'yeni süreç' çıkışı: 'Bu yasayı bir kaos yasası olarak görüyoruz'
Haberler / Politika
10 Ağustos 2026 Pazartesi 19:37
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özcan Pehlivanoğlu, NEO TV ekranlarında yayınlanan Manşet programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Pehlivanoğlu, programda dış politika, Batı Trakya Türkleri, Yunanistan, Lozan ve Sevr tartışmalarının yanı sıra terörle mücadele, gündemdeki yasal düzenleme, Abdullah Öcalan, yeni anayasa tartışmaları ve muhalefet partilerinin tutumu üzerine konuştu.

“YUNANİSTAN BENİ SINIRDAN SOKMADI VE DEPORT ETTİ”

24 Temmuz’un hem Lozan Antlaşması’nın imzalandığı gün hem de Batı Trakya Türk azınlığının liderlerinden Sadık Ahmet’in ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatan Pehlivanoğlu, Gümülcine’de gerçekleştirilen anma törenine Zafer Partisi’ni temsilen katılmak istediğini söyledi.

Batı Trakya Türklerinin uzun yıllardır hak ihlallerine maruz kaldığını öne süren Pehlivanoğlu, özellikle eğitim hakları ve vatandaşlık konusunda yaşanan sorunlara dikkat çekti. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından bölgede yaşayan Türklerin şartlarının daha da ağırlaştığını savunan Pehlivanoğlu, uzun yıllar Türklerin yaşadığı köylere gazetecilerin dahi ulaşamadığını ifade etti. Yunanistan’ın 60 binin üzerinde Batı Trakya Türkünü vatandaşlıktan çıkardığını belirten Pehlivanoğlu, bu konudaki davaların halen sonuçlanmadığını söyledi.

Fener Rum Patrikhanesi ve Heybeliada Ruhban Okulu konusunda da açıklamalarda bulunan Pehlivanoğlu, Batı Trakya Türklerinin haklarını savunduğu, Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin tezlerini desteklediği ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasına karşı çıktığı için Yunanistan’ın kendisini ülkeye almadığını ileri sürdü.

Pehlivanoğlu, “Yunanistan beni 24 Temmuz’da sınırdan sokmadı ve deport etti. Gerisin geriye gönderdi” dedi.

Dışişleri Bakanlığı’na tepki gösteren Pehlivanoğlu, “Adım Yorga olsaydı mutlaka Dışişleri Bakanlığımız hakkımı hukukumu arardı. Buradan Sayın Hakan Fidan’a da seslenmek istiyorum. Adım Yorga olmadığı, Özcan olduğu için mi benim hakkımı hukukumu aramadınız?” ifadelerini kullandı.

Kendisinin o gün anma törenlerine giderken geri çevrilen Türkiye’deki tek siyasetçi olduğunu belirten Pehlivanoğlu, Türkiye’nin Batı Trakya Türkleri konusunda taraf olduğunu ve bunun gereğini yerine getirmesi gerektiğini savundu.

BATI TRAKYA, RODOS VE İSTANKÖY ÇIKIŞI

Pehlivanoğlu, Batı Trakya’nın yanı sıra Rodos ve İstanköy’de yaşayan Türklerin de hak mahrumiyetleri yaşadığını öne sürdü. Türkiye’de insan hakları savunuculuğu yapan bazı kesimleri de eleştiren Pehlivanoğlu, bu bölgelerdeki Türklerin durumuna yeterince dikkat çekilmediğini söyledi.

Türkiye’deki devlet ve siyaset yapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Pehlivanoğlu, “Zihinsel olarak, düşünsel olarak Türkleştiremediğiniz takdirde bırakın artık biz Batı Trakya Türk’ünü veya Kerkük, Musul veya Suriye Türkmenlerini… Biz Türkiye’de artık Türk varlığını nasıl sürdüreceğiz diye derin derin düşünceler içerisindeyiz” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ TÜRKSÜZLEŞTİRME PROJESİ”

Sevr Antlaşması üzerinden değerlendirmelerde bulunan Pehlivanoğlu, Türkiye’nin karşı karşıya olduğunu savunduğu süreci “Batı’nın projesi” olarak nitelendirdi.

Pehlivanoğlu, Sevr’in temel amacının Anadolu’yu ve Türkiye’yi “Türksüzleştirmek” olduğunu ileri sürdü. Türkiye’nin son yıllarda bu yönde önemli mesafeler kaybettiğini savunan Pehlivanoğlu, Türkiye’nin “Türk-Kürt-Arap ittifakından” oluştuğunu ifade eden siyasi söylemleri ve millet kavramının yeniden tanımlanmasına yönelik tartışmaları eleştirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı ve müfredat üzerinden de eleştirilerde bulunan Pehlivanoğlu, Türk milletinin kendisine yönelik projelere karşı tarih boyunca direnç gösterdiğini belirterek Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadelesini örnek gösterdi.

Pehlivanoğlu, Türk milletinin toplandığı ve birleştiği takdirde siyasi süreçleri değiştirebilecek güce sahip olduğunu savundu.

“ZAFER PARTİSİ İKTİDARINDA BU KANUNU İLGA EDECEĞİZ”

Gündemdeki yasal düzenlemeye sert tepki gösteren Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin iktidara gelmesi halinde söz konusu düzenlemeyi kaldıracağını söyledi.

“Zafer Partisi’nin iktidarında bu kanunu ilga edeceğiz” diyen Pehlivanoğlu, bölücülük ve terörle mücadelenin sürdürüleceğini belirtti. Düzenlemenin uygulanmasında görev alacak kişilerin cezai sorumluluğuna ilişkin hükümlere de tepki gösteren Pehlivanoğlu, sürece dahil olanların ileride hukuk önünde hesap vereceğini savundu.

“PKK’YA ÖZEL YASA ÇIKARTAMAZSINIZ”

Anayasanın temel ilkelerine göre bir kişi, grup, zümre ya da sınıf için özel yasa çıkarılamayacağını söyleyen Pehlivanoğlu, düzenlemenin PKK’ya özel hale getirilmesinin anayasal sorun doğuracağını öne sürdü.

Pehlivanoğlu, “Burada terör örgütüne has bir yasa çıkartılıyor. Niye terör örgütüne has bir yasa çıkartılıyor PKK’ya?” diye sordu.

Benzer bir düzenlemenin daha sonra başka örgütler ve farklı suçlardan hüküm giymiş kişiler tarafından da talep edilebileceğini ileri süren Pehlivanoğlu, geçmişteki Rahşan Affı’nı örnek gösterdi.

“PKK’lı teröristler için yasa çıkartamazsınız” diyen Pehlivanoğlu, infazla ilgili düzenlemelerin yalnızca belirli bir örgüte mensup kişiler için değil, hukuki niteliği aynı olan bütün hükümlüler bakımından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“BU TAM BİR KAOSTUR”

Pehlivanoğlu, düzenlemenin farklı suçlardan hükümlü kişilerin de benzer haklar istemesine yol açacağını ileri sürdü.

“Bu tam bir kaostur. Biz bu yasayı aynı zamanda bir kaos yasası olarak görüyoruz” diyen Pehlivanoğlu, sürecin ilerleyen aşamalarında Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” tanınmasının gündeme getirilebileceğini savundu.

Öcalan’a diğer hükümlülerden farklı bir statü kazandırılacağı iddiasında bulunan Pehlivanoğlu, böyle bir durumun toplum vicdanında ciddi tepki yaratacağını söyledi.

MİLLETVEKİLLERİNE SESLENDİ: “GÖRMEDİĞİNİZ YASAYA NASIL İMZA ATTINIZ?”

Pehlivanoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki milletvekillerine de tepki gösterdi.

“Görmediğiniz bir yasaya nasıl imza attınız? Tartışmadığınız, bilmediğiniz bir yasaya nasıl imza attınız?” diye soran Pehlivanoğlu, milletvekilleri düzenlemenin içeriğini bilmiyorsa, metni kimlerin bildiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Pehlivanoğlu, Öcalan’ın sürecin içeriğine milletvekillerinden daha fazla hâkim olduğu iddiasında bulunarak bunun kabul edilemez olduğunu savundu. CHP ve İYİ Parti dahil olmak üzere düzenlemeye destek verecek tüm partileri eleştiren Pehlivanoğlu, partilerin 2023 seçimlerinden önce seçmene böyle bir sürecin yürütüleceğini söylemediklerini ifade etti.

“GETİRİN REFERANDUMA”

Söz konusu düzenlemenin referanduma götürülmesini isteyen Pehlivanoğlu, “Hadi bugün gelin bu yasayı bir referanduma götürün. Gelin bakalım, korkmuyorsanız referanduma götürün, Türk milleti size ne cevap verecek?” dedi.

Halkın süreçten habersiz bırakıldığını savunan Pehlivanoğlu, yalnızca vatandaşların değil milletvekillerinin de düzenlemenin içeriğini yeterince bilmediğini öne sürdü.

Sürece ilişkin kullanılan “Terörsüz Türkiye” söylemini de eleştiren Pehlivanoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet, jandarma ve istihbarat birimlerinin terörü zaten büyük ölçüde etkisiz hale getirdiğini savundu. “Barış”, “huzur” ve “terörsüz Türkiye” gibi kavramlar üzerinden kamuoyu algısı oluşturulduğunu ileri sürdü.

“BİZ TERÖRLE ANLAŞMAYIZ, MÜZAKERE ETMEYİZ”

Zafer Partisi’nin pozisyonunun açık olduğunu belirten Pehlivanoğlu, “Biz böyle çerçeve yasa falan değil, biz terörle mücadele edilmesi gerektiğini söylüyoruz Zafer Partisi olarak” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın da Birinci Meclis önünde bu konuda açıklama yaptığını hatırlatan Pehlivanoğlu, partilerinin laik, milli ve üniter Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma kararlılığında olduğunu söyledi.

Pehlivanoğlu, “Biz terörle anlaşmayız, terörle müzakere etmeyiz, terörle oturmayız” ifadelerini kullandı.

“DEVLET AKLI” SÖYLEMİNE SEVR ÜZERİNDEN TEPKİ

Sürecin “devlet aklı” ve “siyaset üstü” olduğu yönündeki söylemleri de eleştiren Pehlivanoğlu, Sevr Antlaşması’nı imzalayan ve onaylayan dönemin yöneticilerini örnek gösterdi.

Geçmişte devlet adına hareket eden kişilerin aldığı her kararın doğru kabul edilemeyeceğini savunan Pehlivanoğlu, “Bugünkü devlet aklının hangi akıl olduğunu sorgulamak bir Türk vatandaşının, bir Türk siyasetçisinin hakkı hukuku değil midir?” diye konuştu.

“MESELE 1984’TE BAŞLAMADI”

Pehlivanoğlu, Kürt meselesinin ve dış güçlerin bölgedeki faaliyetlerinin 1984’teki Şemdinli ve Eruh saldırılarıyla başlamadığını savundu.

Sürecin 1800’lü yıllara kadar uzandığını belirten Pehlivanoğlu, İngiltere ve Fransa başta olmak üzere Batılı devletlerin Osmanlı döneminden itibaren Kürtleri kendi politikaları doğrultusunda kullanmaya çalıştığını ileri sürdü.

Emekli Büyükelçi Bilal Şimşir’in çalışmalarına atıfta bulunan Pehlivanoğlu, ilk Kürtçe gramer ve alfabe çalışmalarının Vatikan tarafından bölgeye gönderilen bir din adamının çalışmaları sonucu ortaya çıktığını anlattı. Pehlivanoğlu, Şeyh Said, Dersim, Ağrı, Koçgiri ve Palu gibi tarihsel olayları da bu çerçevede değerlendirdi.

CHP VE İYİ PARTİ’YE ELEŞTİRİ

Pehlivanoğlu, iktidarın yanı sıra muhalefet partilerine de sert eleştiriler yöneltti.

CHP ve İYİ Parti’yi de eleştirdiklerini söyleyen Pehlivanoğlu, Türkiye siyasetinde farklı ideolojik kimliklerle hareket eden partilerin Türk milletinin çıkarları söz konusu olduğunda yanlış bir çizgide birleştiğini savundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Türk milleti” ifadesini kullanmaktan kaçındığını öne süren Pehlivanoğlu, Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” yaklaşımını hatırlattı.

Pehlivanoğlu, etnik köken fark etmeksizin Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı vatandaşları Türk milletinin parçası olarak gördüklerini belirterek Kürt vatandaşlarla PKK’nın birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

“PKK KÜRT VATANDAŞLARIMIZIN TEMSİLCİSİ DEĞİL”

Pehlivanoğlu, konuşmasının devamında PKK’ya yönelik eleştirilerinin Kürt vatandaşlara yönelik olmadığını söyledi.

Kendisinin ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın Kürtlere yönelik olumsuz bir söylem kullanmadığını ifade eden Pehlivanoğlu, hedeflerinin yalnızca terör örgütü olduğunu belirtti.

“PKK Kürtlerin, Kürt vatandaşlarımızın hizmetinde değil, temsilcisi değil” diyen Pehlivanoğlu, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan Kürt vatandaşların PKK’dan büyük zarar gördüğünü savundu.

“BU BİR ÖRTÜLÜ AF YASASIDIR”

Gündemdeki düzenlemeyi “örtülü af” olarak nitelendiren Pehlivanoğlu, yalnızca PKK mensupları için uygulanacak bir düzenlemenin daha sonra başka gruplara da genişleyebileceğini öne sürdü.

Pehlivanoğlu, böyle bir kararın ancak halk tarafından verilebileceğini belirterek yeniden referandum çağrısında bulundu.

Anayasa değişikliği tartışmalarının da bu sürecin devamı olduğunu savunan Pehlivanoğlu, mecliste yürütülen uygulamanın ileride halkın önüne götürülmeden yapılacak bir anayasa değişikliğinin “provası” olduğunu ileri sürdü.

ÖCALAN İÇİN DİKKAT ÇEKEN İDDİA

Pehlivanoğlu, Abdullah Öcalan’ın ilerleyen süreçte siyasi bir aktör haline getirilebileceği yönünde de değerlendirmede bulundu.

“Kurucu önder” ifadesine tepki gösteren Pehlivanoğlu, bu söylemin Türk milliyetçileri tarafından kabul edilmesini eleştirdi. Öcalan’a “umut hakkı” ve daha sonra siyaset yapma hakkı tanınabileceğini ileri süren Pehlivanoğlu, bunun çok daha ileri bir siyasi sürece dönüşebileceğini savundu.

Pehlivanoğlu, Öcalan’ın ileride cumhurbaşkanı adayı haline getirilebileceği yönündeki değerlendirmesinin kendi öngörüsü olduğunu ifade ederek Nelson Mandela örneği üzerinden böyle bir kamuoyu algısı oluşturulabileceğini ileri sürdü.

“10 AĞUSTOS’A NEDEN GETİRİLDİ?”

Pehlivanoğlu, düzenlemenin Meclis gündemine geldiği tarihin 10 Ağustos olmasına da dikkat çekti.

10 Ağustos’un Sevr Antlaşması’nın imzalandığı tarih olduğunu hatırlatan Pehlivanoğlu, İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun düzenlemenin başka bir tarihte görüşülmesi yönünde komisyonda çağrı yaptığını söyledi.

Pehlivanoğlu, Türkoğlu’nun 9, 12 veya 15 Ağustos gibi başka bir tarihin seçilmesini istediğini ancak bu talebin kabul edilmediğini ifade etti.

Aynı günün Anafartalar Zaferi’nin yıl dönümü olduğunu da hatırlatan Pehlivanoğlu, tarihlerin uluslararası siyasette sembolik anlam taşıdığını savundu.

“TÜRKİYE KARANLIK GÜNLERE İTİLİYOR”

ABD, İngiltere, İsrail, Almanya ve Avrupa Birliği üzerinden dış politika değerlendirmelerinde bulunan Pehlivanoğlu, Türkiye’nin gündemdeki düzenleme nedeniyle “çok karanlık günlere doğru itildiğini” ileri sürdü.

Zafer Partisi’nin kamuoyu araştırmalarında düşük gösterildiğini de savunan Pehlivanoğlu, sahada karşılaştıkları vatandaşların partiye yönelik ilgisinin anketlere yansımadığını öne sürdü.

Anket şirketleri üzerinden Zafer Partisi’nin desteğinin baskılandığını iddia eden Pehlivanoğlu, bunun seçmen üzerinde “güçlü partiye yönelme” psikolojisi oluşturduğunu söyledi.

“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN PROVASI YAPILIYOR”

Pehlivanoğlu, mevcut sürecin yalnızca bir yasa tartışması olmadığını, ileride yapılacak anayasa değişikliğinin de ön hazırlığı olduğunu öne sürdü.

Meclisteki tüm milletvekilleri kabul etse dahi yeni anayasanın mutlaka referanduma götürüleceği yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savunan Pehlivanoğlu, CHP ve İYİ Parti milletvekillerine de seslendi.

“Bugün bu kanuna evet dediğiniz gibi yarın önünüze getirilen Türk milletinin hükümranlık haklarını sakatlayan bu yeni anayasaya veya anayasa değişikliklerine evet diyecek misiniz?” diye soran Pehlivanoğlu, seçmenleri Zafer Partisi çatısı altında birleşmeye çağırdı.

ÜMİT ÖZDAĞ’IN TUTUKLULUK SÜRECİNİ HATIRLATTI

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın daha önce yaptığı bir konuşmayı hatırlatan Pehlivanoğlu, Özdağ’ın “Bu süreci baltalayacağız” açıklaması nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakıldığını savundu.

Özdağ’ın gözaltına alındıktan sonra İstanbul’a götürüldüğünü, ilk suçlamadan tutuklanamayacağının anlaşılması üzerine başka bir suçlama yöneltildiğini ileri süren Pehlivanoğlu, beş ay süren tutukluluğun hukuksuz olduğunu savundu.

Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin sürecin ilk gününden beri aynı çizgide olduğunu ve günlük siyasi hesaplarla hareket etmediğini söyledi.

CHP VE İYİ PARTİ SEÇMENİNE ÇAĞRI

CHP ve İYİ Parti yönetimleriyle seçmenlerini birbirinden ayıran Pehlivanoğlu, bu partilere oy veren seçmenlerin önemli bölümünün vatansever, cumhuriyetçi, demokrat ve Atatürkçü olduğunu ifade etti.

Parti yönetimlerinin bu seçmenin beklentilerini karşılamadığını savunan Pehlivanoğlu, CHP’nin söylemiyle eylemleri arasında fark bulunduğunu ileri sürdü.

“Buradan Cumhuriyet Halk Partili ve İYİ Partili vatansever seçmenlere sesleniyoruz. Gelin birlikte olalım. Kendi partilerinizi işgalden kurtaralım” diyen Pehlivanoğlu, seçimlerde “oyları bölmeyin” söylemine de karşı çıktı.

“GELİN İTTİFAK YAPALIM”

Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin CHP ve İYİ Parti dahil olmak üzere “vatansever, milliyetsever, demokrat, cumhuriyetçi ve Atatürkçü” olarak nitelendirdiği siyasi partilere ittifak çağrısı yaptığını söyledi.

Genel Başkan Ümit Özdağ’ın nisan ayından bu yana bu çağrıları yinelediğini belirten Pehlivanoğlu, “Gelin hep birlikte Türk milletinin önüne geçelim. Türk milletinin hak ve hukukunu arayalım” dedi.

Mecliste söz konusu yasaya karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini savunan Pehlivanoğlu, “Siz de Türkiye’nin ve Türk milletinin haklarını, hukukunu aramak için bir ittifak yapmak zorundasınız. Yapın bu ittifakı” ifadelerini kullandı.

“PKK’YI AFFETSENİZ DE DÜŞMANLIKTAN VAZGEÇMEYECEK”

Osmanlı döneminde isyan hareketleriyle mücadelede “menfaatlendirme” yönteminin kullanıldığını söyleyen Pehlivanoğlu, benzer bir yöntemin bugün de sonuç vermeyeceğini savundu.

Pehlivanoğlu, PKK mensupları affedilse veya Abdullah Öcalan’a çok ileri siyasi haklar tanınsa dahi örgütün Türkiye’ye yönelik tutumunun değişmeyeceğini ileri sürdü.

Birinci açılım sürecini ve hendek olaylarını hatırlatan Pehlivanoğlu, geçmişte yaşananların yeniden yaşanabileceği uyarısında bulundu.

“BENİM ADIMA TERÖRLE MÜZAKERE YETKİNİZ YOK”

Milletvekillerine bir kez daha seslenen Pehlivanoğlu, kendisinin hem siyasetçi hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu vurguladı.

Anayasanın 66’ncı maddesine atıfta bulunan Pehlivanoğlu, “Benim adıma size verilmiş olan terörle müzakere yapma yetkisi yok. Milletvekillerine söylüyorum, böyle bir yetkiniz yok sizin. Vermedim size böyle bir yetkiyi” dedi.

Pehlivanoğlu, söz konusu düzenlemeyi bir vatandaş olarak tanımadığını, ardından halkın iradesini dışlayan bir anayasa yapılması halinde ona da aynı şekilde karşı çıkacağını söyledi.

2010 VE 2017 REFERANDUMLARINI HATIRLATTI

Türkiye’de 2010 ve 2017 yıllarında yapılan anayasa değişikliklerini de hatırlatan Pehlivanoğlu, her anayasa değişikliğinin vatandaşlara bütün sorunları çözecek bir reçete gibi sunulduğunu savundu.

Pehlivanoğlu bunu eski Amerikan western filmlerindeki “her derde deva” ürün satan kişilere benzeterek, yeni anayasa ve yeni süreç konusunda da benzer bir anlatı oluşturulduğunu ileri sürdü.

Vatandaşlara Zafer Partisi’ne destek çağrısında bulunan Pehlivanoğlu, “Oyları bölmeyelim. Vatansever, milliyetsever bir tavır sergileyen siyasetten yana oylarınızı bölmeyelim. Ben Zafer Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısıyım. Zafer Partisi için oy istiyoruz, Zafer Partisi için destek istiyoruz” dedi.

ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİYLE SESLENDİ

Programın sonunda Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nden bölümler hatırlatan Pehlivanoğlu, Türk gençliğinin temel görevinin Cumhuriyet’i korumak olduğunu söyledi.

“Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Biz bu noktadayız” diyen Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin Atatürk’ten aldığını söylediği bu anlayışla mücadelesine devam edeceğini ifade etti.

Türkiye’nin ekonomik sorunlar, yoksulluk ve siyasi baskılarla karşı karşıya olduğunu savunan Pehlivanoğlu, şartlar ne olursa olsun mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Pehlivanoğlu sözlerini, “Atatürk korkmamıştı, vazgeçmemişti, geri adım atmamıştı. Biz de Zafer Partililer olarak başta Ümit Özdağ olmak üzere geri adım atmayacağız. Mücadelemizi son netice alıncaya kadar sürdüreceğiz. Umutsuzluğa düşmeyin, ümitsizliğe düşmeyin, yılgınlığa düşmeyin, yorulmayın, mutlaka başaracağız” ifadeleriyle sürdürdü.

Konuşmasının sonunda ise, “Dün bir tane Mustafa Kemal Atatürk vardı. Bugün milyonlarca Mustafa Kemal Atatürk. Herkes ayağını denk alsın” dedi.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası