İzmir Eczacı Odası (İEO) tarafından eczacılık mesleğinin akademik kuruluşu kapsamında planlanan ve bu yıl 58’ncisi düzenlenen 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri, eczacıları ve bilim dünyasını bir araya getirdi. Bir haftadır devam eden ve eczacılık mesleğinin akademik kuruluşunun 187’nci yıl dönümünün de kutlandığı organizasyonlardaki ilk resmi tören, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirildi. Çelenk sunumu, İstiklal Marşının okunması ve saygı duruşu ile başlayan tören programı, daha sonra Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi’nde devam etti. Fakülte Dekanı Prof. Dr. Hande Gürer Orhan, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit ile çok sayıda eczacı, bilim insanı ve öğrencinin hazır bulunduğu programda konuşan İEO Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. F. Savaş Kılıççıoğlu, mezunu olmaktan gurur duyduğu Ege Üniversitesi’nde Oda Başkanı olarak tekrar bulunmaktan ve Eczacılık Gününü birlikte kutlamaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.
14 Mayıs’ın sadece bir gün değil aynı zamanda bir simge olduğunu vurgulayan Kılıççıoğlu, “Biz, 14 Mayıs’ı sadece kutlama olarak değil aynı zamanda bilimsel eczacılığın ülkemizdeki başlangıcını simgeleyen bir gün olarak görüyoruz. Bildiğiniz üzere mesleğimizin akademik temeli, 1839’a kadar uzanıyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’daki Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane bünyesinde açılan eczacılık sınıfı ile başlayan bu yolculuk, bugün 187’nci yılına gelmiş bulunuyor. O dönemden itibaren usta çırak ilişkisine dayalı geleneksel yapıdan çıkan ve akademik temele dayanan mesleğimiz, günümüzde ilacın bulunmasından geliştirilmesine; üretiminden hastaya sunumuna kadar birçok aşamada aklı ve bilimi kullanıyor. Dolayısıyla biz de bu köklü mirası, geleceğe taşımanın sorumluluğunu taşıyoruz” diye konuştu.

KUTLAMA ÖNERİSİ ÖĞRENCİDEN GELİYOR!
Konuşmasında 14 Mayıs kutlamalarının çıkış noktasını ve tarihsel sürecini anlatan Kılıççıoğlu, “Eczacılığın özel bir gün olarak kutlanma fikrini, 1960’lı yılların sonunda İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Talebe Cemiyeti Başkanı Ecz. Azmi Kerman ortaya atıyor. İsmini saygıyla andığımız meslektaşımız ve değerli büyüğümüz, 1968 yılında o yıllarda Cağaloğlu’nda faaliyet gösteren Türk Eczacıları Birliği’ne(TEB) giderek, böyle bir günün kutlanabileceğini söylüyor. Öneri kabul görüyor ve TEB’de yapılan değerlendirmeler sonucunda iki tarih belirleniyor. Bunlardan birincisi eczacılık sınıfından ilk mezunların verildiği 5 Kasım, ikincisi ise eczacılık sınıfının ilk açıldığı 14 Mayıs tarihleri oluyor. Görüşmeler neticesinde 14 Mayıs’ta karar kılınıyor. İşte 58 yıllık gelenek de böyle doğmuş oluyor” dedi.

MESLEK KANUNUNDAN TAVİZ YOK!
Son günlerde 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunu’nda yapılmak istenen bazı düzenlemelerin etik eczacılıktan uzaklaşma çabası olduğunu vurgulayan Kılıççıoğlu, “Yapılmak istenen düzenlemenin eczacıları yıllardır koruyan modelin yerini ticari bir yapıya bırakma gayreti olduğunu düşünüyoruz. Geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili TEB bünyesinde bir Çalıştay da gerçekleştirdik. Bütün Eczacı Odalarının katıldığı bu kapsamlı toplantıda, yasa tasarısını ve mesleğimizin sorunlarını tüm yönleriyle ele aldık. Sonuç bildirgesinde de vurguladığımız gibi meslek örgütlerinin dikkate alınmadığı, kamu yararının gözetilmediği ve sürecin şeffaf yürütülmediği girişimleri ve düzenlemeleri asla kabul etmeyeceğiz. Bizim için bizim fikrimizin olmadığı bir yol haritasından söz edilemez. Eczacılıktaki istihdam sorununun sebebi biz değiliz. Bunlar ulusal düzeyde çözülmesi gereken sorunlar. Hali hazırda 65 Ezcalık Fakültesi bulunuyor. Bunlar içinde akretide olmayan bilimsel ve fiziki yeterliliği ve altayapısı bulunmayanların kapatılması gerekiyor. Fakülteye giriş sıralaması da güncellenmeli… Dolayısıyla meslek yasasından eğitimine kadar hepsini bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor” ifadesinde bulundu.
KLİNİK ECZACILIK EĞİTİMİ
Eczacılık mesleğinin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki rolünü ve önemini daha fazla anlatılması gerektiğini aktaran Kılıççıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık sisteminin merkezinde yer alan mesleğimizi sadece ilaç veren bir meslek kolu olarak değil; hastayı ve hastalığı takip eden sağlık profesyoneli olarak konumlandırmak zorundayız. Hipertansiyon, KOAH ve diyabet gibi birçok kronik hastalığı izleyen; doğru ilaç kullanımında güvenli bir bariyer oluşturan ve dijital sağlık okuryazarlığı konusunda hasta ile doktor arasında köprü görevi üstlenen bir konuma gelmeliyiz. İşte bu noktada klinik eczacılık ön plana çıkıyor. Dolayısıyla lisans düzeyinde klinik eczacılık eğitimi verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böylece ezcanelerde pratisyen klinik eczacılarımızın da görev yapmalarını sağlayabiliriz. Üniversitelerimizin bu konudaki adımlarının mesleğimiz adına son derece değerli olacağını düşünüyoruz. Saygıdeğer meslektaşlarımın Eczacılık Gününü kutluyorum.”
Programın ardından meslekte 30’ncu, 40’ncı ve 50’nci yılını dolduran eczacılara plaketleri taktim edilirken; Geleneksel Pilav Günü ve Mezunlar Buluşması da düzenlendi.
UYGULAMA ECZANESİ AÇILDI
Günün ikinci programı ise Çiğli’deki İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’nde düzenlendi. Lokma ikramı ve müzik dinletisi ile başlayan etkinlikte, fakülte bünyesinde Uygulama Eczanesi hizmete açıldı. Törende ayrıca Eczacılık Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği’nce (ECZAKDER) akretide edilen İKÇÜ Eczacılık Fakültesi’nin belgesi, ECZAKDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Seçkin Özden tarafından Dekan Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit’e takdim edildi.