
EGE POSTASI - AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, MARBLE Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuar'ını ziyaret etti. Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çankırı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde bir vatandaşın hayatını kaybettiği kaza sonrası ortaya atılan iddialara yönelik" kullandığı “siyasi komplo” sözlerine sert tepki gösterdi.
Çankırı şunları söyledi;
YAPTIĞIM HİÇBİR ZİYARETİ SİYASETE ÇEVİRMEM"
Hakkımızda yapılan eleştirilere de değinmek istiyorum. Bugüne kadar yaptığım hiçbir ziyareti siyasete çevirmedim, çevirmem de. Bu yöndeki ithamları kesinlikle kabul etmiyorum. ‘Siyasi şov yapıyorlar’ diyenler aslında kendileri bu işin şov tarafında olanlardır. Önce dönüp kendilerine baksınlar. Ben o aileyi, vefatın üzerinden bir hafta geçtikten sonra ziyaret ettim.
"O GÜN TUGAY NEREDEYDİ"
Şunu sormak istiyorum: O gün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı neredeydi? 2 Nisan’da şehirde genel başkan yardımcılarının da bulunduğu bir program vardı. Böyle bir durumda, kendi çalışanınızın cenazesine katılmanız gerekmez miydi? Ama ne yazık ki sorumluluk sürekli taşeron firmalara atılıyor. ‘Bizim suçumuz yok’ denilerek işin içinden çıkılmaya çalışılıyor. Bugün ayın 16’sı olmasına rağmen hâlâ o ailenin ziyaret edilmemiş olması kabul edilebilir mi?
Benim gidip o aileyi ziyaret etmem nasıl siyasi oluyor? Sizler de beni tanıyorsunuz; İzmir’in her mahallesinde, Kiraz’ın en uzak köyünden Alsancak’a kadar insanların acısını da paylaşırım, sevincine de ortak olurum. Bunu hiçbir zaman siyasi bir faaliyet olarak görmedim. O gün oraya giderken yanımda herhangi bir kamera ekibi yoktu. Zaten çoğu zaman gittiğimiz yerlerde böyle bir şey olmaz. Orada bulunan bazı arkadaşlar cep telefonlarıyla görüntü almış olabilir.
"HATALARIN ÜZERİNİ ÖRTME ÇABASI!"
O görüntülerin paylaşılması ise tamamen sonradan, yapılan açıklamalara cevap vermek amacıyla olmuştur. Çünkü olayın gerçekleri çarpıtılmaya çalışıldı. Şunu da açıkça söylüyorum: Asıl mesele, yapılan hataların üzerini örtme çabasıdır. O gün ne oldu? Kim neredeydi? Bu soruların cevapları verilmelidir. Bir insan saat 14.30’ta işe giriyor ama akşam eve dönmüyor. Bu nasıl olur? Takip sistemi yok mu? Denetim yok mu? Aile saatlerce çocuğunu arıyor ve farklı yerlerden farklı cevaplar alıyor. Böyle bir ihmali kabul etmek mümkün değil. Ayrıca aileye yönelik ‘figüran’ gibi yakıştırmalar yapılmasını da kesinlikle kabul etmiyorum. O insanlar evlatlarını kaybetmiş, acı içindeler. Kim böyle bir acıyı yaşarken rol yapar? Bu söylemler vicdanla bağdaşmaz”
"AİLEYİ TARTIŞMANIN İÇİNE ÇEKMEK YANLIŞ"
Öte yandan aileyi bu tartışmaların, komplo teorilerinin içine çekmek son derece yanlış. İnsanlar zaten büyük bir acı yaşıyor. Böyle bir acının içinde olan bir aileyi bu şekilde tartışmanın içine dahil etmek doğru değil. Gidip aileye sorsunlar. Aileyi farklı televizyon kanallarının aradığını, yaşadıklarını anlattıklarını biliyoruz. Ama buna rağmen gerçekler yeterince yansıtılmadı. O gün orada kim vardı? Bir milletvekili mi vardı, bir ilçe başkanı mı vardı? Aslında olması gereken hiç kimse yoktu. Sadece bir Genel Müdür Yardımcısı vardı. Sayın Tugay cenazede yoktu peki vicdanı neredeydi? O aile yalnızdı. Kendi imkânlarıyla, büyük bir acı içinde süreci yönetmeye çalıştı. Böyle bir durumda insanların bu aileyi hedef alması ya da itham etmesi kabul edilebilir değil. Bu hem vicdani değil hem de insani değil”
"DAHA ÖNCE DE BENZER KAZALAR OLDU"
Benzer olayların yeniden yaşanmasını önlemeyi amaçladıklarını vurgulayan Çankırı,
“Bugün mesele sadece bir kişinin başına gelen bir olay değil. Daha önce de benzer kazalar yaşandı; İZBAN’da, Büyükşehir çatıda... Bu olaylar bize sistemsel bir sorun olduğunu gösteriyor. İnsan hayatının bu kadar ucuz olmaması gerekiyor. Biz burada siyaset yapıyorsak, bunu vatandaşın hakkını savunmak için yapıyoruz. Amacımız kavga etmek değil, hataları düzeltmek ve bir daha yaşanmamasını sağlamak. Ama görüyoruz ki İzmir’de artık her gün yeni bir kriz, yeni bir sorun gündeme geliyor.
"GÖREVLERİNİ NE KADAR YERİNE GETİRDİĞİ SORGULANMALI"
Buradan açıkça soruyorum: Bu şehirde yağmur yağacağı biliniyor, peki ne önlem alındı? İki yılın sonunda ortaya çıkan tablo ortada. Yerel yönetimler görevlerini ne kadar yerine getiriyor, herkes bunu sorgulamalı. İzmir çok kıymetli bir şehir. Bir fuar şehri, bir marka. Ama buraya gelen insanlar ulaşımda sıkıntı yaşıyor, konaklama sorunu yaşıyor. Bu şehre bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok.
"BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL"
Son olarak şunu söylemek istiyorum: Biz doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. Kim ne derse desin, vatandaşın yanında olmaya, haksızlıkların karşısında durmaya devam edeceğiz. Bu şehir sahipsiz değil” diye konuştu.
Sayfa başına git







