EGE POSTASI- AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, “İki ayrı tünel, iki ayrı kader!” başlığıyla yaptığı açıklamada, Sabuncubeli Tüneli’nin 2018 yılında hizmete açıldığını hatırlatarak Buca Onat Tüneli’nin ise aradan geçen 9 yıla rağmen tamamlanamadığını söyledi.
“İKİ AYRI TÜNEL, İKİ AYRI KADER!”
Sabuncubeli Tüneli’nin Manisa ile İzmir arasındaki ulaşımı kolaylaştırdığını belirten Kaya, “Sabuncubeli Tüneli biliyorsunuz değil mi? Toplam 4 bin 70 metre uzunluğundaki çift tüplü tünel 2018 yılında hizmete açıldı. Manisa-İzmir arasında gidip gelenler bilir. Zor anlar yaşatan virajlar var, yüksek eğim var. Ama artık onlar tarihte kaldı. Bugün İzmir ile Manisa arasındaki ulaşım yaklaşık 15 dakikaya düştü. Her gün on binlerce vatandaşımız artık daha güvenli, daha konforlu bir yolculuk yapıyor. Aradan 8 yıl geçti, milyonlarca insan evine erken ulaştı” ifadelerini kullandı.
Buca Onat Tüneli’nin ise yıllardır tamamlanamadığını vurgulayan Kaya, “Şimdi gelelim Buca Onat Tüneli’ne… İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2017 yılında temel atıldı. Aradan tam 9 yıl geçti. Ve inşaat hala sürüyor. Acaba Onat Tüneli’nin çıkışı geleceğe mi açılıyor? Çünkü geçen süreye bakınca insan bir ulaşım projesinden çok arkeolojik kazı çalışmasını takip ediyor gibi hissediyor. Onat Tüneli söz verildiği tarihte tamamlanabilseydi, öncesinde Ulaştırma Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen Konak Tüneli ile entegre olacak, İzmir'in trafik yükünü ciddi şekilde hafifletecekti. Belki çocuklar babalarını akşam yemeğinde daha fazla görecekti. Ama olmadı” dedi.
Kaya, şehircilikte vizyon kadar planlamanın da önemli olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü şehircilikte vizyon kadar planlama da önemli. Sabuncubeli’ne bakıyorsun. Temeli atılmış, bitirilmiş, hizmete sunulmuş. Buca Onat’a bakıyorsun. Temeli atılmış, açıklamaları yapılmış, takvimler sürekli değişmiş” diye konuştu.
İzmir’de bazı projelerin çok uzun süre tamamlanamadığını belirten Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İzmir'de bazı projeler var ki temel atma töreni ile açılış töreni arasındaki süre içerisinde çocuklar büyüyor, nesiller değişiyor. Biz bunları anlatırken üzülüyoruz. Çünkü bu şehirde yaşıyoruz. Bu trafiği hepimiz çekiyoruz. Artık İzmir maket değil, bitirilmiş proje görmek istiyor.”