Ege Postası
Geri

MHP'li Altınkeser'den olaylı meclise ilişkin iddia: 'Meclisi Tugay'ın işareti bitirdi'

İzmir Büyükşehir Belediyesi MHP Grup Başkanvekili Bahadır Altınkeser Çiğli'deki Arıtma Tesisi’nde meydana gelen ölümlü kazanın ardından yaşanan vinç tartışmalarına ilişkin Cemil Tugay'a sert eleştirilerde bulunarak, "Yalan söylüyor, tüm yalanlarını çürütecek belge var elimde." dedi. Mecliste yaşanan arbedeye ilişkin ise “O duruma gelmemin altyapısında Cemil Tugay var” diyen Altınkeser, olaylı meclis oturumunda sürelerin sistemli şekilde kısaltılarak muhalefetin konuşma hakkının daraltıldığını ve yapılacak açıklamalardan duyduğu korku nedeniyle Tugay’ın konuşması sırasında kendi grubuna “bitirin” işareti yaptığını, ardından Selçuk Belediye Başkanı Filiz Hanım’ın verdiği yeterlilik önergesiyle oturumun sonlandırıldığını iddia etti.
MHP'li Altınkeser'den olaylı meclise ilişkin iddia: 'Meclisi Tugay'ın işareti bitirdi'
Haberler / Yerel Politika
21 Nisan 2026 Salı 15:59
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir Büyükşehir Belediyesi MHP Grup Başkanvekili Bahadır Altınkeser, NEO TV’de Mehmet Ali Deniz’in sunduğu Kent ve Siyaset programına konuk oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı hedef alan Altınkeser, mecliste yaşanan gerginlikten Çiğli’deki olaylara, belediye yönetimine yönelik eleştirilerden Buca’daki hizmet tartışmalarına kadar birçok başlıkta sert açıklamalarda bulundu.

“O DURUMA GELMEMİN ALTYAPISINDA CEMİL TUGAY VAR”

“Parti olarak ölümler üzerinden siyaset yapmayı doğru bulmuyoruz. Ama Büyükşehir Belediyesi ve Büyükşehir Belediye Başkanı'nda enteresan bir durum var. Göreve geldiği günden beri kazalar yaşanıyor. Alsancak'ta 2 arkadaşımız vefat etti. Burada İZSU ve TEDAŞ'ın sorumluluğunda olan, yargı sürecinde olan bir durum var.

Tekrardan yayınlanıyorum. Öncelikle sonundan başlayalım. Son yaşanan meclisteki gerginlikten dolayı. İzmirli vatandaşlarımız da bize oradan bir fotoğraf karesinden tanıyarak akıllarında yer etmeyelim. Onun bir altlığı var çünkü. Yani kendi adıma ve partim adına konuşuyorum ben burada. Milliyetçi Hareket Partisi'nin ve benim o duruma nasıl geldiğimle alakalı bunun bir altyapısı var. Bunun altyapısını da maalesef dolduran kişi Cemil Tugay'dır.

Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Kardeşimiz, işçi çalışanımız elim bir kazada vefat etti. Bununla ilgili biz parti grubumuz olarak, parti olarak çok fazla bu ölümler üstünden siyaset yapmayı aslında biz doğru bulmuyoruz.

OLAYLI MECLİSİ ANLATTI

Şimdi biz bununla ilgili anlaştık mı grup başkan vekilleri, grup yönetimleri, Cemil Tugay’ın da olduğu toplantıda? Meclis başladı, gündemi bitirdik. Faaliyet raporunu konuşacağız. Esot’la belediyelerin ki birleşsin. Tamam süre bu. Oradan çıktı Cumhuriyet Halk Partisi bir meclis üyesi. 
Dedi ki meclis üyelerinin konuşması 5 artı 5 dakika olsun dedi. Grup yönetimleri 20 artı 20 dakika olsun diye soru önergesi verdi. Ve bu önerge mecliste oy çokluğuyla geçti. Peki grup yönetimlerinin verdiği söz ne olacak? Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup başkan vekili orada, grup sözcüsü orada. Bunu düşürdüler otomatik hemen. 5 artı 5 ve 20 artı 20. Tamam. İşte tartışmalar çıktı, ilk tartışmalar.

Meclis Başkan Vekili Levent Bey toplantıya 5 dakika ara verdi. İzlediyseniz eğer meclisi, canlı yayında da kayıtlar. 5 dakika ara verdi. Cemil Tugay önüne oturuyor faaliyet raporu konuşulurken. Cemil Tugay, 'devam, ara verme' dedi.
Tartışmalar devam ederken ben gittim Levent Bey’in yanına, 'Sayın başkan bakın tartışmalar var. Bir 5 dakika ara verelim. Herkes kendi gruplarını sakinleştirsin. Tekrar içeriye gelelim. Bir çay kahve içsinler, bir sigara içsinler. Tekrar gelelim' dedim. 'Doğru' dedi.
Cemil Tugay oradan yine müdahale etti. Devam, para vermiyoruz devam dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup başkan vekili çıktı Yağmur Hanım. Dedi ki bu devam ederse tartışmalar, meclis işsüzlüğü açık dedi, yeterlilik önergesi veririz. Meclis Başkan Vekili Levent Bey konuşmaları 2 dakikaya düşürdüm dedi. 2 dakikaya düşürdüler. Bakın 20 dakikadan 2 dakikaya.

Cemil Tugay saat 21.30 gibi çıktı. Bir saat konuştu. Bağıra çağıra, alkışlar, tezahüratlar… Mecliste görülmemiş bir şey. Alkış yoktur biliyorsunuz meclis yönetmeninde. Alkışlar, tezahüratlar, bağıra çağıra AK Parti'yi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ni suçlayan bir saatlik konuşma yaptı.

Biz de AK Parti grup yönetimi ile karar aldık. AK Partili meclis üyeleri Cemil Bey konuşurken çıktı.

O tartışmalar devam ederken ben Cemil Bey’i dinledim. Hatta Çiğli konusunda yine laf attı. 'Cemil Bey bitirsin, biz cevap vereceğiz' dedik. Yani tartışmayı artıran taraf biz olmayalım dedik.

"TUGAY 'BİTİRİN' İŞARETi YAPTI!"

Cemil Bey konuşmasını yaptı. İnerken ben bu işareti gördüm, canlı yayında da var. Bitirin diye işaret yaptı kendi grubuna. Meclisi bitirin kapatın diye. Ne tesadüf ki arkadan Selçuk Belediye Başkanı Filiz Hanım yeterlilik önergesi verdi.

Filiz Hanım da verdi yeterlilik önergesini. Şimdi yeterlilik önergesi nedir? Yeterince bu konu konuşuldu, artık oylamaya geçebiliriz. İyi de grup başkan vekilleri, grup sözcüleri konuşmadı henüz. Geçen sene de konuşmadın. Filiz Hanım da verdi yeterlilik önergesini.

"ELEŞTİRİLERİMİZİ İFADE EDEMEYECEKSEN MECLİSİN NE ANLAMI VAR?

Biz kafamıza göre hadi 40'ar dakika konuşalım, 80'er dakika konuşalım demiyoruz. Siz bunu 80 dakikayı 40 dakikaya, onu 20 dakikaya, onu 2 dakikaya, onu 5 dakikaya derken ondan sonra sıfırladı bizi. Peki biz muhalefet olarak, grup sözleri, grup yönetimleri, grup başkanvekili olarak ifade edemeyeceksek eleştirimizi, meclisin ne anlamı var? Niye yapıyoruz ki?

"TÜM YALANLARINI ÇÜRÜTECEK BELGE VAR ELİMDE"

Şimdi kesin hesaplar. O zaman kesin hesabı da yapmayalım, konuşmayalım. Cumhuriyet Halk Partisi'nin çoğunluğu var her şeyi geçirmekle ilgili, oy çokluğuyla. O zaman AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi o mecliste gerek yok ki. Cumhuriyet Halk Partisi toplansın 140 kişi. Geçirsinler gitsinler istediklerine o çokluğuyla ilgili. Biz buna kızıyoruz. Aylarca çalışmışım, sen benim saygıma, emeğime saygısızlık yapıyorsun. Bize iftira atıyorsun, partime iftira atıyorsun, arkadaşıma kumpasla, kurguyla suçluyorsun. İfadelerim var, bunların hepsi çıktıları var hepsinin. Doğru olmadığını çürütecek yani yalanları da çürütecek hepsinin de belgesi var elimde.

"İZBETON, İZSU, KOSKOCA BÜYÜKŞEHİR VİNÇ GETİREMİYOR"

Çiğli'deki olayla ilgili diyor ya ya. “MHP'nin Çiğli ilçe başkan yardımcısı tanıdık bir vinççi bulmuş” falan diye. Asla öyle bir şey yok.

Bakın arama kayıtları var arkadaşımızın. 5-6 ayrı firmayı aradığı kayıtlar var. İZSU vinç getiremiyor, İZBETON vinç getiremiyor. Koskoca İzmir Büyükşehir Belediyesi bir vinç getiremiyor. Baba muhtemelen saat 23 sularında kamyonu görüyor. Saat 23.30-23.50 sıralarında kamyonu baba görüyor orada. Bununla ilgili bizim arkadaşımız bir vinç buluyor, sahibiyle konuşuyor. O vinç sahibiyle konuşuyor. Saat 01.00’de vinç geliyor. Saat 02.30’a kadar çalışma yapıyor. Kamyonu ve kardeşimizin cansız bedeni çıkartıyor. Ödemesini de yapıyor.

"GÖZÜMÜN İÇİNE BAKA BAKA DOĞRULARI SÖYLEMEDİ"

Bununla ilgili teşekkür etsenize. Sizin acziyetinizi burada kapatmışız. Ve biz bunun hiçbir yerde çıkıp da açıklamasını yapmadık.
Mecliste gözümün içine baka baka doğruları söylemedi Cemil Tugay. Biz bunu demedik ya bizim arkadaşımız gitti, bizim arkadaşımız bir vinci buldu, bizim arkadaşımız parasını verdi falan demedik ki bizim ağzımızdan böyle bir şey çıkmamışken sen niye bizi kumpasla kurgu ile suçluyorsun Sayın Cemil Tugay?

Yani parası, faturası burada. Arkadaşımızın adına düzenlenmiş faturası da burada. Adı makbuzu da burada. Ödedik. Feda olsun. Keşke bir buçuk milyon ödediysek de o kardeşimiz yaşıyor olsaydı. Parasını da pulunu da değiliz ama. Ya biz sana bu kadar kurumunu kurtarmaya çalışırken sen bize bunu yapıyorsun.

“TUGAY YALAN SÖYLÜYOR”

Ve doğruları söylemiyor. Yalan söylüyor. Yani yalan söylüyor derken, İZSU'nun oradaki müdürü, İZSU Genel Müdür Yardımcısı veya Genel Müdürü'ne yalan söylüyor, o genel müdür de oradaki personele inanıp Cemil Tugay'a bilmeden yalan söylüyor. Cemil Tugay da bütün kamuoyunu yanıltıyor.

İşte ailenin ifadesi; Saat 18.00’de Cemil Bey'in tesis müdürü dediği meşhur müdürü arıyor. Oğlundan haber alamıyor, “Nerede oğlum?” diyor.
Diyorlar ki; “GPS'ten baktık, araç Kemalpaşa'dan çıkmış geliyor” diyorlar. Saat 18.00’de bunu söylüyorlar ama muhtemelen bu çocuk saat 15.00’te düştü bu çukura.

"HEPSİ CEZA ALACAK"

Cemil Tugay diyor ya, “Ne işi var burada?” diye.
Bu kardeşimiz defalarca oraya o pisliği götürüyor. Bunların hepsi telefon kayıtlarından çıkacak zaten.
O tesis müdürünün nasıl yalanlar söylediği hepsi çıkacak. Ve bunların hepsi ceza alacak.

Ama biz bunların siyasetini yapmamışken sen bizim arkadaşımızı suçlayamazsın. Sen benim partime kumpas kuruyorlar diye suçlama yapamazsın. Yaparsan ben sana cevap vermek istiyorum. E cevap hakkımı da sen benden alırsan, kürsü hakkımı, ya bu sefer de biz de insanız yani. O diyor ki biz de insanız, odun değiliz diyor ya, ya biz de insanız. Yani sen insansın da bizim insanlığımız ne olacak?

"BİZİ DİNLEMEKTEN KORKTU"

Sen bir kurgu kurdun, mecliste o gün tansiyonu yükselttin. Arkadaşlarınla anlaştın, kısalttın. Bizim söz hakkımızı iç ettin. Ve mecliste 24.00’e kadar devam edebilir meclis. Gün bitene kadar yani takvim devam edene kadar o gün bitebilir. Sen meclisi niye 21.30’da kapatıyorsun?
Benim ithamlarım oydu. Ben hakaret etmedim. Saldırmadım da. Ama korktuğunu ifade ettim. Bizi dinlemekten korktun. Bütün kamuoyuna yalan söylüyor.

Keşke deseydi ki; “Arkadaşlar bununla ilgili ihmaller olabilir.” Koca kurum, Cemil Tugay tabii ki orada beklemeyecek. Bu işin suçları varsa da bunlar yargı önünde çıkacak, hesap verecek deseydi yeterdi. Yok parayı aile ödemedi de, yok işte ödedi de, yok şöyle oldu da MHP'nin ilçe başkanı ödetmedi falan diye. Ne gerek vardı bunlara girmeye? Hepsi yalan. Hepsinin de belgesi var bende. Söylediği her şey yalan.

"MHP'YE SÖZ VERİLMEDİ"

Salı günü basında bu talihsiz açıklamaları yapıyor Cemil Bey, bizi suçlayıcı. Çarşamba günü meclise gelmedi. Meclis Başkanı ile Levent Bey'e gittim. Dedim ki Levent Başkan, bakın Cemil Başkan'ın açıklamaları var. Bu açıklamaların hiçbiri doğru değil. Bizi suçluyor, bize iftira atıyor, bize itham ediyor. Bunların tamamı yanlış. Hatta fatura konusunda bizi suçluyor ya, ödetmeyi. Olaydan bir gün sonra, on gün sonra, pazartesi Cemil Tugay bu açıklamayı yaptıktan bir gün sonra da İZSU yetkilileri firmaya gidiyor. Bununla ilgili “yalan” derlerse firma sahibi orada “basın açıklaması yaparım” diyor. Baskı yapıyorlar, bize de fatura kes diye. Biz bunları da konuşmadık mecliste.

Levent Bey'e gittim dedim ki bak böyle bir şey yapmış. Talihsiz açıklama. Cemil Başkan’ı uyar. Bu konunun tamamına ben vakıfım, dosyam var, evraklarım var. Hepsini de açıklayabilirim dedim. O da bana “Bahadır, Cemil Başkan'ın da haberi yoktur. Ben kendisine ileteceğim” dedi. Ben de nasıl olsa konuşulur, sulh olur dedim. Perşembe bir daha açıklama yapıyor. Cuma meclisine geliyor, bir daha suçluyor. Ya sen bütün kapıları kapattın. Diyalog kapılarını kapattın. Sen bunun kavgasını vermek istiyorsun.

"CEMİL TUGAY KONTROLÜNÜ KAYBETTİ"

Cemil Tugay maalesef iki yıldır sürdürdüğü o nazik ve kibar siyaset anlayışını kaybetti. Dışarıda yaşadığı gerginliği meclise yansıttı. En sonunda maalesef Cemil Tugay artık kontrolünü kaybetti. Cuma günü meclise de yansıttı. Ve mecliste çıkan bu olayların bütün sorumluluğu da oranın amiri konumundaki Cemil Tugay’ındır.

Benim Cumhuriyet Halk Partili çok arkadaşım var. İl yönetiminde, ilçe yönetiminde, mecliste... AK Parti’de de aynı şekilde. İnanın mecliste üyeler arasında bir sıkıntı yoktur. O kadar keyifli meclisler geçiririz ki Cemil Başkan yokken. İzleyin, Çarşamba meclisini de izleyin. Bir tane olay çıkmış mı? Yok. Fikir ayrılıkları olur, oy çokluğu olur, oy birliği olur ama sorun yoktur. Ama buranın patronu o. Yerel yönetimin patronu Cemil Tugay. Sen bunu yaparsan arkadaki kimse toparlayamaz. Bu tansiyonu bu şehre getiren de meclise taşıyan da odur. O gün CHP’li meclis üyeleri konuştu, AK Partili meclis üyeleri konuştu. MHP’den konuşan var mı? Yok. Çünkü bize söz verilmedi. Bu partimize yapılan bir saygısızlıktır.

"DEVAM EDERSE MİSLİYLE KARŞILIK VERİRİZ"

Biz tansiyonu yükselten taraf değiliz. Meclisi tıkamayız. Ama bu şekilde devam ederse misliyle karşılık veririz. Milliyetçi Hareket Partisi adına konuşuyorum. Bize karşı hasmane bir tutum sergilenirse aynı şekilde karşılık veririz. Ama iki yıldır kurduğumuz seviyeli siyasi ilişki devam edecekse biz yine İzmir’in sorunlarını konuşmaya hazırız. Hiç problem yok.”

“BUCA'DA 2 YILA BAKTIĞINIZDA ORTADA HİÇBİR ŞEY YOK”

“Biz yine siyasi anlayışımızı aynı şekilde devam ettiriyoruz. Yine yapıcı siyaset, yine diplomasiyle, diyalogla sorunları çözme yöntemine gidiyoruz. Ama ortada da bir şey var. Şimdi hep şey dedik ya; Görkem Bey yeni geldi, zamana ihtiyaç var, kendini gösterebilir. Her ne kadar biz rakip de olsak Buca'nın belediye başkanı. Yani ben oy vermesem de benim de belediye başkanım. Buca'yı yönetip maalesef enkaz durumundaki, maddi manevi enkaz durumundaki Buca'yı ayağa kaldırması gereken kişidir. Seçim vaatleri de bunu gösteriyor. Tabii ki bu şansı verdik biz. 6 ay, 1 sene, 1,5 sene, 2 sene. Şimdi 2 senelik performansına baktığınız zaman ortada hiçbir şey yok. Kent lokantası dışında hiçbir şey yok.

Mesela son faaliyet raporu… Buca’da garip geçti. Buca'nın faaliyet raporunu konuştuk, Görkem Bey yoktu. Belediye başkanının olmadığı yerde biz belediye başkanının faaliyet raporunu görüyoruz. Bir şey diyorsunuz, eleştiriyorsunuz belediyeyi, Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi ‘Bizim kent lokantamız var’ diyor.”

“BUCA’DA KÜLTÜR YOK, SANAT YOK”

“Bugün bakın Buca'nın nüfusu 520 bini geçmiş. İzmir’in tek 500 bini geçen ilçesi. Bu yüzden de meclis üyesi sayısı diğer ilçelere göre fazla. En yakın Karabağlar 480 bin nüfus. Bizde 45 meclis üyesi var, onlarda 37 meclis üyesi var. 8 tane fazladan meclis üyesi çıkartır 500 bini geçtiği için.
Şimdi bakıyorsunuz; devlet üniversitesi var, özel üniversite var. Dokuz Eylül Üniversitesi gibi Türkiye'nin önde gelen üniversitesi var. Fakülteler var. Ciddi bir öğrenci şehri.
Yani diyorum ki; kültürden, sanattan, tarihten bahsediyorsunuz. Hani diyorum Buca’da sinema? Bu kadar nüfusu olan ilçede sinema yok bizim, biliyor musunuz? Diyor ki ‘Bizim Tarık Akan Kültür Merkezi var.’ Tarık Akan Kültür Merkezi dedikleri yer apartman. Apartmanda şu salon kadar, bu salonun yarısı kadar bir cep sinema var. Orada da güncel film değil, eski film izliyorsunuz. Tiyatro yaptık diyor. Nerede yapıyorsunuz diyorum tiyatroyu? Bulunduğumuz meclis salonunda seminerler yapıyorlar, düğün salonlarında tiyatro yapıyorlar. Olimpik havuz dediğimiz yerde küçük salonlarda tiyatro yapıyorlar. Yani sizde tiyatro yok. Kültür yok, sanat yok.
Doğru düzgün kütüphaneniz yok. Bir tane kütüphane açtılar, Cumhuriyet Kütüphanesi. O da tabela değişti. Üç odalı bir yer. Bunlar böyle bir kente yakışmıyor.”

“ULAŞIM SORUNUNU CHP'Lİ BAŞKANLAR YARATTI”

“Ulaşım zaten berbat. İzmir’in ulaşımı berbat. Şu an trafikte kaybettiğimiz süre İzmir’de yıllık 72 saat. Geçen sene 46 saatti. Şu an Asya kıtasında dördüncü sırada, dünyada da 21. en sıkışık trafik İzmir’de. Bunu ben yaratmadım, bunu siz yarattınız. 28 tane CHP’li belediye başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı yarattı.
Ve bir çözüm de yok. Ulaşım master planını 2030 diye hazırlamışsınız, yüzde 30’larda kalmış. Şimdi 2040 için yeni plan yapalım diyorsunuz. Ulaşımla ilgili bir çözüm yok. Buca da bu sorunun en çok çekildiği yerlerden biri. Artık insanlar video çekip dalga geçiyor İzmir’le. Bunu bu hale getiren Buca Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetidir.”

“TUGAY, SOYERİN BAŞLATTIĞI PROJELERİ BİTİRMİYOR”

“Tunç Soyer’in başlatıp da Cemil Tugay’ın bitirdiği bir proje yok. Sadece Çiğli’de dördüncü faz var, onu da özelleştirdiler. Aynı şekilde Buca’da da Görkem Duman’ın kestiği bir kurdele yok. Kent lokantasından başka.
Sinema yok, ulaşım yok, altyapı yok. Yollar çukurdan çıkmış hendeğe dönmüş. İzmir’e gelen herkes video çekiyor bu yolları. Peki biz neyi konuşacağız? Bitirilmeyen projeleri konuşacağız. İzmir’in eksiklerini konuşacağız. Tunç Soyer’in bitirdiği projeleri neden açmıyorsunuz? Buca’da 200 dönümlük Portakal Vadisi’ni niye açmıyorsunuz? Mavişehir’deki Flamingo Parkı’nı niye açmıyorsunuz? 2020’de başlamış, bitmemiş. Açılışında siz de vardınız. Fotoğraflar var. Niye açmıyorsunuz? Çiğli’de Bal Ormanı’nı niye açmıyorsunuz? Pınarbaşı’ndaki yarış pistini niye kapattınız? Bunlar İzmir’in malı değil mi? Sen asıl İzmir’in malını İzmirliye kullandırmıyorsun Sayın Tugay. Ve Görkem Bey de aynı şekilde.”

“İYİYE İYİ DİYORUZ AMA ELEŞTİRİ DE YAPARIZ”

“İyiye iyi demeye devam edeceğiz. Hasan Ağa Bahçesi’ni düzgün yaptınız dedim. Fırat Yılmaz Çakıroğlu Parkı’nı yaptınız dedim, teşekkür ettim. Ama kötüyü de söyleyeceğiz. Ben Milliyetçi Hareket Partisi’ni temsil ediyorum. İyi yaptığınız her şeye iyi diyorum. Ama eleştiri yapmak istiyoruz, fırsat verilmiyor.”

“BELEDİYE BAŞKANI OLMAK İSTEDİM”

“Ben ilçe başkanı olmadan önce il teşkilat başkanıydım. Kongreyle geldim. 2023’te tekrar seçildim.
Yerel seçimler geldiğinde Milliyetçi Hareket Partisi adına belediye başkan adaylığımı açıkladım. Amacım bu 5 yıllık süreci belediye başkanlığıyla taçlandırmaktı. Buca’yı yönetmekti.
Ama Cumhur İttifakı gereği adaylık AK Parti’ye verildi. Bizim adaylığımız gerçekleşmedi.
Daha sonra bana ‘Listede ol’ dediler. Ben de kabul ettim. İnsanlar da ‘Sen neredeysen biz oradayız’ dedi. Böylece meclis üyesi olarak seçime girdik.
Ben aslında meclis üyeliği hedefiyle çıkmadım. Belediye başkanlığı hedefim vardı. Nasip olmadı.”

“SİYASETTE HEYBEMİ DOLDURDUM”

“Heves meselesi değil. Ben anı yaşamaya çalışıyorum ama siyaseten de heybemi dolduruyorum.
2014’te Ülkü Ocakları’nda görev yaptım. 2015’te il yönetimine girdim. İlçe başkanlığı yaptım. Şimdi meclis üyesi ve grup başkanvekiliyim.
12 yılda ciddi bir tecrübe kazandım. Siyasetin mutfağında bilmediğim bir şey kalmadı.
Artık yerel yönetimlerde daha donanımlıyım. Keşke önce meclis üyesi olup sonra belediye başkan adayı olsaymışım.”

“İZMİR MECLİSTEN YÖNETİLİYOR”

“Büyükşehir meclisi yerel yönetimin üniversitesi gibi. İzmir o meclisten yönetiliyor.
İmar komisyonu, hukuk, plan bütçe, ulaşım… Her konuya hakim olmaya çalışıyorum. Dikili’den Tire’ye, Kiraz’dan Buca’ya kadar tüm sorunları takip ediyorum.
Muhalefet olmama rağmen İzmir için elimden geleni yapmaya hazırım. Büyükşehir’in zarar etmemesi için her türlü öneriye açığız.
Ama kimse benim partime ve arkadaşlarıma iftira atmasın.”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası