Ege Postası
Geri

Başkan Durak'tan Karşıyakalılara ve CHP tabanına ince mesaj

Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak hizmetleri, projeleri ve partisiyle yaşadıkları konusunda içini Ege Postası’na döktü. CHP Karşıyaka İlçe örgütünde başka partiden gelen insanların hakimiyet kurma çabası olduğuna işaret eden Başkan Durak, “ilçede aleyhimde konuşan, dedikodu yapan, o gitse de yerine ben gelsem diyen insanlar var. Kimse kusura bakmasın. Meydan boş değil” mesajı verdi
Başkan Durak'tan Karşıyakalılara ve CHP tabanına ince mesaj
Haberler / Yerel Yönetimler
25 Mart 2013 Pazartesi 16:20
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
EGE POSTASI/ HABER SERVİSİ- Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak önce icraatlarını anlattı, ardından son CHP Karşıyaka İlçe kongresi sonrası parti örgütüyle kendisi arasındaki süreci değerlendirdi. İşte Başkan Cevat Durak’ın Ege Postası’na verdiği ropörtaj…

Yapamadığım bir proje yok. Benim dışımda yapılması gereken yani benim alt yapısını oluşturduğum bazı projelerin ilgili birimler tarafından yapılması ile ilgili sıkıntılarımız var. Bunlar 3-4 tane proje, bir tanesi tramvay. İzmir Büyükşehir Belediyemiz devlet planlamadan eğer kredi alabilirse başlayacak. Bir diğeri bizim bir kongre merkezi olarak Büyükşehir’in de opera olarak düşündüğü bir yerimiz var. Bu yeri büyükşehrimize tahsis etmiştik. Mahkemelik bir yerdi. 9 yıla varan bir sürede bunları çözdük. 6 yıla yakın bir süre önce Büyükşehir’e verdik. Onu bekliyoruz. Bir diğeri de bizim çok önemsediğimiz marina. Bir tane de değil 3 noktada marina projelerimiz var. Ulaştırma bakanlığına gönderdik. Bunların hayata geçmesini bekliyoruz. Bunlardan bir tanesi heykel kulübü, yat limanı bir tanesi balıkçı barınağına ilavedir. Bir diğeri de Mavişehir tarafında özellikle Çiğli’yi de etkileyecek bir projedir o. Dubalarla kurulacak bir marinanın yapılmasıdır. O Çiğli’nin de gelişmesine katkıda bulanacak bir projedir.

STAT İÇİN İPE UN SERİLMEMESİ LAZIM
Güncel olarak en çok yaşadığımız bir de stad projesi. Bu da yer olarak çözülmüş ama ne yazık ki biraz problem yaşamışız. Spor bakanlığı yapacağım demiş Büyükşehir yapacağım demiş. Spor bakanlığında şu anda tahsisi görülen Örnekköy’de ki stadın yapılması işlemidir. Bu da yapılırsa Karşıyaka önemli bir gelişme anı yakalamış olacak. Biz stad projesini tamamen hazırladık. Kazma vurulacak sadece. O konuda ipe un serilmemesi lazım. Siyasi malzeme olması bilinçli yapılıyor. Eğer istiyorsa bakanlık hazır eliyle tuttuğu bir projeyi hemen hayata geçirebilir. Somut bir yer yani hayali değil. Düşünülmüş edilmiş planları yapılmış büyüme şansı olan bir alan. Ulaşım sorunun olmadığı en uygun yer.

Karşıyaka’da sanki ayrı bir duruş var. Ayrı bir serzeniş var. Karşıyakalıya karşı bir iteleyici bir hareket var. İzmir’den de var iktidar tarafından da var. Tünel geçidini yapacağız diyorlar, yapın. Bizim itirazımız yok. Biz bu projeyi 6-7 sene önce dile getirdiğimizde hayalci dedi herkes ama bugün görülüyor ki yapılabiliyormuş. O zor olan bir proje o da yapılmalı ama ondan önce yapılması basit olan projelerin hayata geçmesi lazım. Bunları bekletmek doğru değil. Mesela Senatoryum ile ilgili şu anda beklentimiz var. Projemiz hazır her şeyimiz hazır. Senatoryumun olduğu yerde 200ün üzerinde yatak kapasitesi ile bir otel yapacağız. Bunun kiralamasını 2 yıla yakın oldu yaptım. 2 yıl sonra hala daha onay safhasını bekliyoruz. Bakanlık nezlinde değişimler oldu. Yeni yeni genel müdürlükler oluşturuldu. Bunun yüzünden aksadı. Bir takım yörenin özelliklerini taşıyan yazışmalar vesaireler yapılıyor onların taranması yapıldı. Ama bitmeli bir an önce. Bu işin uzaması bizi rahatsız ediyor.

VATANDAŞ BÜROKRASİYİ BİLMİYOR Kİ!
Vatandaş bizden hizmeti çok hızlı bekliyor.Sorduğu zaman ya biz şuradan izin alacağız diye bilmiyor. Ya da şu kurumda KİK’den izin alacağız diye kimse bilmiyor. Herkes diyor ki “Ya söyledin başkan yap”. Bunlar çok ciddi şeyler. Tabii ki benim en önemli, bu kentin özelliğini bildiğim için bir de birinci derecede deprem bölgesi olduğu için en önemli beklentim şu anda 3/1 nüfusu ilgilendiren kentsel yenileme kent dönüşümü ve yeni imar planlarını hayata geçmesi. Burada büyükşehir bürokrasisi ve bakanlığın çok hızlı kararlar üretmesi lazım. Burada ki eksikliğin giderilmesi lazım.



İZMİR’İN EN ÇOK PROJE ÜRETEN BELEDİYE BAŞKANIYIM
Riskli bölge ya da riskli bina tanımlamalarını yaparken bizim ciddi olarak bazı kavramları çözümleme konusunda önümüzün açılması lazım. Bunları söylediğim zaman biraz ters bakıyorlar ama işin doğrusu da bu.

İzmir’de en çok proje üreten belediye başkanıyım. Bu konuda mütevazi olmama gerek yok. Yapıyoruz. Sayısız projelere imza attık. Ve her yaptığımız projeden sonra diyoruz ki “Bir eksiğimizi daha giderdik”. Çünkü yıllarca ihmal edilmiş bir Karşıyaka’dan bahsettik biz geldiğimizde. Ondan sonra ağlamadık, paramız yok demedik. Neyimiz var neyimiz yok yatırıma çevirmeye çalıştık. Bir bedel 30 lira ise 3-5 liraya yapmaya çalıştık. Ekonomik olarak hep 5/1, 10/1 fiyatlarına mal edebilirsek kazançlı olduk ve başka projelere adım attık.
Bunları çoğaltmak çok önemli. Ben bunları yapmaya çalıştım ve çoğunlukla yaptım. Kaynak oluşturma konusunda kendimi çok zorladım. Bize ciddi kaynak bir tek Mavişehir Bölgesinde yıktığımız 808 konut sonrası üretmiş olduğumuz yaklaşık 55-60 milyona yakın bir getirisi olan oradaki arsaların üremesidir. Onun dışındaki yerlerin yaratılması kaynağa dönüşmesi hep kişisel beceriler. Böylelikle de elde ettiğimiz o gelirin üstünde 3-4 misli bir yatırım 300 milyonun üzerinde bir yatırım yaparak Karşıyaka’ya önemli, fiziki yapı eksikliğimizi giderecek yatırımlar yaptık. Bunlar Karşıyaka için önemliydi biz onları yapmaya çalıştık. 


YILLARCA İKTİDAR OLAMAMIŞ BİR PARTİNİN BAŞKANISINIZ
Yıllarca iktidar olmamış bir partinin belediye başkanısınız. Çok kolay değil işiniz. Adamın ezilmesi söz konusu. Yıllarca ezilmiş. Bürokrat olarak ezilmiş, aile olarak ezilmiş, ekonomik durumu iyi değil, Karşıyaka’da ya da İzmir’de yaşayan herkes umudunu Belediyeye bağlamış. Çocuğunu yakınını ya da eşini vesaire buradaki bir işe yerleştirmek ile meşgul. Bu doğal olarak onların suçu değil. Bu yıllarca gelen sıkıntıların sonucu, şöyle bir baktığınızda 80li yıllara gittiğinizde tekrar Karşıyaka’da bir belediye alınıyor ve bir farklı parti geliyor. 89’da farklı parti geliyor. 94 ve onun sonrası da farklı. 2004’te de CHP geliyor. O gün yüzde 50’ye yakın bir oyla seçim aldık. Tekrar bir seçimde de yüzde 65 civarında bir oyla geldik. Önümüzdeki dönemde de hedefimiz yüzde 70’in üzeri. Onun için daha çok çalışıyoruz. İnsana dokunan projeler üretmeye çalışıyoruz. Yani hedef koyduğumuz projeleri birer birer onarmaya çalışıyoruz ve onları çoğalttıkça da biz seviniyoruz. Sürekli her mahallede her sokakta bir çalışma var. Vatandaştan biraz uzaklaşmak ne oluyor diye sorarsanız, bir müddet o mahallede yatırım yapmadığınız zaman o mahalleden uzaklaşmış oluyorsunuz. Biz sosyal projeler ile sürekli onlarla kaynaşmayı hedefledik. Orada da buluşmaya çalışıyoruz. Yaptığımız o fiziki mekanların içini doldurmaya çalışıyoruz.


FAKİR AİLELERİ ZİYARETİ REKLAM ARACI YAPMAM
Belediye başkanı çıksa her gün bir yerde bir çay içmeye kalksa mümkün değil. Böyle bir şansın yok. Bir kasaba ya da beldede olabilir. Ama Karşıyaka gibi metropol alan içerisindeki bir kentte bu mümkün değil. Ancak bunu ne ile yapabilirsini? Kitlesel iletişim araçlarına medyatik bir takım pozlar vererek sağlayabilirsiniz. Biz bunu yapamayız. Ben bu tip şeyleri sevmiyorum. Ben Ramazan bayramında durumu kötü olan bir ailenin yanına gittiğim zaman bunu yayınlamak istemiyorum. Belediyemizin basın birimi bu konuda zorlanıyorlar hatta. Ama istemiyorum o tip şeyleri, sevmiyorum. Vatandaşa verdiğim yardımları kamuoyunda konuşmayı sevmiyorum hiçbir zaman. Böylelikle on binlerce vatandaşa bazen parasal yardımda, bazen burs yardımında bulunuyoruz. Bazen giydiriyoruz bazen yiyecek yardımı yapıyoruz. Bu da sosyal olarak bu toplum içerisinde yaşarken kendine yer bulamayan ekonomik olarak zayıf olan grupları bir ölçüde sessizce beslemek oluyor. Bu bir oy olayı değil. Öyle bakılırsa üzülürüm.
Kesinlikle sessiz sedasız bir sosyal projenin parçası, ben bunu gerçekleştiriyorum. Bunu yaptım. Bu benim açımdan çok önemliydi. Bunu bütün belediye başkanlarımız sanıyorum bu düşünceler içerisinde yapıyordur. Ben böyle düşündüm böyle yaptım. Bunu medyatik olarak düşünmedim hiçbir zaman. Dolmuşa binip, ücretini verip bir yere sessizce gidiyorsam, hafta sonu kendi arabamı kullanıyorsam bunlar benim özel yaptığım, sessiz yaptığım çalışmalar. Bunlar benim yapmam gerekenlerdi. Ben buraya gelirken 30 yıla yakın bir geçmişle geldim. Geçmişimde en ufak bir yanlış yok. Başarılı bir iş hayatım var, başarılı bir aile hayatım var ve sosyal yaşamım içerisinde de en ufak yanlışı olmayan bir insanım. 9 yıldır buraya geldiğimden beri de bu sürecin dışında bir insan olmadım.




YILLARDIR BENİM GİTMEM İÇİN UĞRAŞAN ARKADAŞLARIMIZ VAR!
Karşıyaka Belediye Başkanı kendi yağıyla kavrulan kendi gelirleri ile geçinen bir insan konumunda. Ama hakkımda her şeyler söylendi. Bunu yapanlara bakıyorum, her gün çevremizde bir çocuğunu belediyeye sokmaya çalışmış sokamamış bize cephe almış. Öbür tarafa bakıyorum yıllarca bizimle uğraşmış arkadaşlarımız. Bir mücadele veriyorlar. Alt etme savaşı veriyorlar. O gitse de yerine ben gelsem diye uğraşan arkadaşlarımız var. Olabilir. Bunlar olur. Doğaldır. Bakıyorum hep aynı insanlar. Farklı farklı yerlerden çıkıyorlar. Farklı farklı yerlere çekiyorlar. Amaçları sadece belediye başkanını yemek. Belediye başkanını devirirsem ben olacağım diyor. Ama hayır öyle değil. Buraya gelirken oyları çok iyi görmek lazım.

KARŞIYAKA SOSYAL DEMOKRATLARIN YAŞADIĞI YER DEĞİL
Biz 99’da aldığımız oyu biliyoruz. Çok ciddi oylardan bahsediyorum ben. 2004’de geldiğimiz oy oranları hemen karşılaştırılmalı. Şartlar şöyleydi de böyleydi de diye ipe un serilmemeli. Karşıyaka, sosyal demokratların değil, Karşıyaka demokrat insanların yaşadığı ve özellikle demokrat parti tabanının hakim olduğu bir bölge burası.

Bu yanlış izah edilirse üzülürüm. Karşıyaka bu, İzmir bu aslında, Karşıyaka’nın o aydınlık yüzlü yapıları demokrat yapıları ile öne çıkıyor. Hizmet üretmediğiniz zaman size cepheleşir. Kızabilir ama sandığa giderken sizin arkanızda duruyor. Niçin duruyo? Yaptıklarınızı gözünün önüne getiriyor. Ya başkan, şurada hatalı ama burada bunları yaptı. Bilerek bir hata yaptı mı başka? Hayır. Kim kötülüyo? Benim partilim. Neden kötülüyo? Alt ederse yerine belki o gelecek diyor. Onlar zannediyor ki CHP oyuyla kim gelirse belediye başkanı olacak diye bakıyor. Hayır. Bugün CHP ilk kuruluşunu yaptığım parti benim. Ben ilçe başkanıyım, yöneticisiyim. Bu partiyi ben dişimle tırnağım ile kurdum. Tırnaklarımla kazıyarak geldim buralara. Kolay değil. Bir amaç uğruna beni alt etmek uğruna bir bakıyorum hepsi yan yana gelebiliyorlar. Cevat Durak’ı tanıyor musu? Hayır. Tanımadan, çevrelerinde ilk kez partiye gelmiş arkadaşları da etkiliyorlar. Şimdi düşünün bir parti, Parti bütünlüğü içerisinde partililerle sizin buluşma şansınızı bırakmıyorlar. Sürekli sizin aleyhinizde çalışan bir yapı var. 2009’da aynı parti çok başarılısınız, yüzde 65e yakın oy alacağınız kamuoyu yoklamalarında ortada, ama 5binin üzerinde sizin olmamanız için belli birkaç tane kendini bilmez 5 bine yakın imza topladılar. Nede? Ne yaptım onlara be? Hiçbir şey yapmadım ki. Ha şunu yaptım. Burası bir çiftlik değil.



ÖRGÜT YAPISININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI LAZIM
Burada ayrım yapmadım. Burada ben herkese hizmet götürüyorum. Sosyal demokrat ilkelerde ve belediyeciliği en etkin kılarak dürüst bir şekilde hizmet götürüyorum. Onların çıkarlarına dokundum. Onlar zaten benim partilim de olamaz. Benim partilim ahlaklı dürüst insanlar ile yürüyor. Ben bunu biliyorum. Benim partimde en ufak bir yanlışın olması mümkün değil. Ama bu yanlışı yapanları biz bu partide barındırıyorsak, bu da bizim hatalarımız. Önümüzdeki sürecin çok ciddi olarak gözden geçirilmesi lazım. Parti tabanının örgütünün ciddi olarak yeniden yapılanması lazım. Aksi takdirde biz hep bu yanlışları yapan arkadaşlarla yürüyecek olursak, seçilmiş insanlarına sahip çıkmayan bir ilçe yönetiminin, seçilmiş insanlarına sahip çıkmayan bir partilinin partide olması da doğru değil. Seçtiği insanlar başarılı olursa parti başarılı olacak. Yerel seçimlerin olduğu yerlerdir. AK Parti Yerel Belediyeleri ile büyümeye çalışıyor. Biz neden bunları yapmıyoru?

İLÇE’Yİ BAŞKA PARTİDEN GELEN ARKADAŞLAR YÖNETİYOR
Biz sürekli kendi içimizde kendi savaşımızı veriyoruz. Böyle bir savaş olamaz. Şu an ilçedeki yapı onun üzerine kurulu. Tamamı ile bize karşı ve özellikle başka bir siyasi partiden gelen arkadaşların yönettiği bir partideyiz. Bir başka partiden gelen arkadaşlar şu anda hakimiyet kurmaya çalışıyorlar orada. Olabilir, bunlar olacaktır. Burada da hata bizim. Ben 2011’in Ocak ayındaki seçimlere müdahil olmadım. Geride durdum. Onun dışındaki süreçlerde de hep ilçeyle beraber hareket ediyoruz diye sürekli demeçler verdim. Yanlış ya da doğru. Ben hep o doğrultuda yürütüm. Onun sürecinde de ilçenin devam etmesini istedim. İlçe başkanı arkadaşımızın başına da bir olay geldi. Hiç kimsenin arzu etmediği olayları yaşadı. Doğrudur yanlıştır yargılanma süreci içerisinde cezası ne ise çekecektir. Bu kadar karalamak ya da kötülemek bir insanı, yargılamadan karalamak çok doğru değildir. 


PARTİM İÇİN MÜCADELE EDECEĞİM, BUNU DA ARTIK HERKES BİLSİN
Ben oradaki tüm ilçe yöneticisi arkadaşları da bu kavramların içerisine alıp suçlamayı doğru bulmadığım için bu yönetim kendi içerisinde aşabilir dedim. Çünkü kamuoyunda bir ay, iki ay partinin tartışılmasını hiç istemedim. Ne yazık ki yapıldı bunlar. Hepsi yapıldı. Belli amaçlar uğruna, burada belli bir takım yerlere elindeki gücü kullanarak ulaşmak adına kullanmaya çalıştılar. Bu beni rahatsız etti. Son güne kadar da bir uzlaşı içerisinde kavga etmeden bu düşüncedeki insanlar yan yana gelebilir diye düşündüm. Hep iyi baktım çünkü. Farklı görmedim hiçbir zaman. Ama gördüm ki İl Başkanımız bu düşünce içerisinde değilmiş. Son güne kadar bekledim son günde öğleden sonra ben saat 2 gibi bir basın açıklaması ile bir bayan arkadaşımızın arkasında durabileceğimi söyledim. Çünkü ben o arkadaşımızın babası ile birlikte CHP’nin kuruluş aşamasında bir yönetim paydaşı olduk. Partili arkadaşımız. O nedenle partililiği konusunda en ufak bir şüphe duymadığım bir bayan arkadaşımızı orada destekledim. Seçim bu. Olabilir. Ama delege seçimleri içerisinde ben yoktum. O delege benim yaptığım bir delege değildi. Ya da benim katkı koyduğum bir delege yapısı değildi. Ama bugün bende her ne kadar belediye başkanıysam da sırası geldikçe de partimin eski günlerine dönmesi için mücadelemi yapacağım. Geri durmayacağım artık. Bunu da artık herkes bilsin.


MEYDAN BOŞ DEĞİL!

Ben bu partinin kurucusuyum ve buradaki kayıtlı üyenin yüzde 80’ini yapan arkadaşım. Kusura bakmasın kimse. Böyle bir şey yok. Meydan boş değil. Şimdi kazanan arkadaşlara sormak lazım., Memnunlar m? Hayır değiller. Keşke birleşerek yapılsaydı bunlar diyorlar. Çok doğru değil. Neticede bir ilçe var ve ilçede bize karşı olan aleyhimizde konuşan, dedikodu yapan çok arkadaşımız var. İlçe başkanı iyi niyetli biri. İnşallah toparlar, toparlamaya çalışır. Dilerim süreç devam eder süreç içerisinde taşlar yerine oturur ve herkes gerçeği görür. Seçime böyle çok dağınık bir şekilde girmeyiz.

MECLİS ÜYELİĞİ İÇİN TESTERE SİSTEMİ

Genel başkanımız çok doğru teşhis ediyor. Yapısal sıkıntılarımız var. Yok değil. Ama örgüt yine bizim örgütümüz. Bu süreç içerisinde mutlak meclis üyeleri sıralamalarında en azından testere sistemi dediğimiz sistemin uygulanmasında yarar var. En azından bir tercihtir. Uygulanır uygulanmaz genel başkanımız karar verir. Ama belediye başkanlarını kendi etrafında tutarak, örgütler içerisinde büyük çalkantılara fırsat vermeden Başka konumlara da atayabilir, düşünebilir. Demokrasi her halukarda herkes için ayrı ayrı yazılmış bir şekilde yapılmıyor. Tüzüğümüzde yazan maddelere uygulama noktasında genel başkanımız ne düşünüyorsa onu yapacaktır. Bunun şovunu yapmaya gerek yok. Arkadaşlarımız bu konuda çok daha duyarlı olmalı. Bunun çok konuşulmaması lazım. Zaten yeterince kamuoyu yoklamaları yapılıyor. Sadece kamuoyunda değil parti içerisinde de olanlar genel merkez tarafından dikkatlice inceleniyor. Burada partimizin görev verdiği çok değerli arkadaşlarımız çalışmalar yapıyor ve her ilçede her örgütte kimler va? Neler yapıyo? Hangi hareketin içerisind? Kimlerin aleyhinde çalışmalar yapıyo? Kimlerin yaptıkları ile farklı şeyler peşindeler diye buradan bütün raporlar Ankara’ya gidiyor. Genel başkan çok yakından izliyor. İzmir için ayrı bir değerlendirme yapıyor ve önem taşıyor kendisi için. Bu konuyu çok dikkatle takip ettiğini biliyorum. İzmir onun için çok önemli. Genel Başkan gereği ne ise onu yapacaktır. Ön seçim birileri için pazarlama aracı olabilir onun dışında ön seçim burada çok insana bir getiri sağlamayacak. Bir takım sıkıntıları biz 1989 da yaşadık. Beş yıl sonrası da bu parti 10 yıl iktidar olamadı..

ALİ ENGİN ADAY OLSA DA SORUN DEĞİL
Ali bey de diğer arkadaşlarımız gibi benim için partili bir arkadaşımız. O da aday olabilir burada. Kim istiyorsa olabilir. Hiç sorun değil. Ben bir belediye başkanıyım. Bu partiyi ayakta tutmak zorundayım. Sırası geldiği zaman bunların hepsi konuşulur. Hepsi benim arkadaşlarım. Yıllarca birlikte yarıştığım arkadaşlarım var. Onlara yenileri de eklenebilir. Benim için hiç sorun değil.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası