Ege Postası
Geri

Ceyda Bölünmez Çankırı NEO TV’de konuştu: 3500 araçlık Çankaya Otoparkı’nı kapatmak bu şehre ihanettir

NEO TV’de yayınlanan Haber Aktif programına konuk olan Ceyda Bölünmez Çankırı, yıllardır ötelenen, görmezden gelinen ve bugün artık yönetilemez hale gelen Çankaya Katlı Otoparkı krizini tüm boyutlarıyla masaya yatırdı.
Ceyda Bölünmez Çankırı NEO TV’de konuştu: 3500 araçlık Çankaya Otoparkı’nı kapatmak bu şehre ihanettir
Haberler / Yerel Politika
6 Ocak 2026 Salı 10:37
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Bu şehir 2 milyon araca karşılık 15 bin otoparkla yönetilmeye çalışılıyor” diyen Çankırı, depreme dayanıksızlık gerekçesinin zamanlamasından güçlendirme sürecindeki ihmallere, karot raporlarından vakıflarla yapılan yazışmalara kadar birçok başlıkta İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni açıkça sorguladı.

“OTOPARK SORUNU KORKUNÇ BOYUTTA”

Maalesef burada, yani bu şehirde bu otopark işi artık çok ciddi bir problem haline geldi. Pek korkunç.

 “2 MİLYONA 15 BİN ARAÇ PARK EDECEK”

2 milyona 15 bin araç park edecek. Ve siz bu şehirde kalkıyorsunuz. Bu şehrin kalbi olan, Konak ilçesinde ticaretin kalbi olan en önemli noktalardan bir tanesinde geliyorsunuz. Çankaya katlı otoparkının yıkılması.

“KONU ÖNCEKİ YÖNETİMDEN GELİYOR”

Ki bu daha önceki yönetim zamanından gelen bir şey. 2021 yılında çıkan bir mevzuydu. O gün çıkma nedenlerinden bir tanesi, o dönemki belediye başkanının Agora'nın önündeki o kütlenin kaldırılmasıdır.

“3500 ARAÇLIK ALAN TİCARET AKSININ ORTASINDA”

Ama siz o gün o kütleyi kaldırıyorsunuz. Ama o kütleden ekmek yiyen orada, 12 bin kemer altı esnafı, 2 çeşmelikteki spotçular, altındaki 100 tane dükkan, katlı otoparkın arkasındaki Anafartalar, Çankaya Caddesi. Yani aslında şehrin ticaret aksinin en önemli olduğu yerdeki 3500 araçlık yeri.

“KAROT ALINDI DENİLİYOR AMA FİRMA YOK”

Diyorsunuz ki, biz buradan karot aldık. Karot aldıkları firma ortada yok. Karot alınan yer tek bir nokta, 9 katlı bir otopark.

“TEK NOKTADAN KAROT, TARTIŞMALI SONUÇ”

Tek bir noktadan karot alınmış. Ve o karota istinaden burası depreme dayanıklı değil diyorsunuz. Yani aslında depreme dayanıklı mı, dayanıklı değil mi, o bile biraz şahibeli. Şahibeli, tabii ki.

“VAKIFLARLA YAZIŞMALAR, MAHKEME SÜRECİ”

Ve burada bir biz o dönemde tabii arkasından o süreç içerisinde vakıflarla yazışmalar oldu. İşte hani hangi firma yapmış filan derken zaten seçim 2024 seçimi. Ve 2023 seçiminde bir mahkeme oluyor. Bu mahkeme sonucunda buranın riskli olup olmadığına dair karar verecek.

“ORTAK MALİK YAPISI: BÜYÜKŞEHİR, VAKIFLAR, ZİRAAT”

Ama 2024 yılında binanın bütün ortak maliklerle beraber, yani burada kimler var? İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Vakıflar Bölge Müdürü. Bir de Ziraat Bankası. Herkesin kendi oranında Büyükşehir'in %46'ı, vakıfların 46'sı ve Ziraat Bankası'nın %8'i olmak üzere hissesi var.

“GÜÇLENDİRME KARARI VE MUVAFAKAT”

Ve burada buranın güçlendirilmesinin yapılması için o zaman Cemil Tugay Başkan göreve geldi 2024 yılında.

“BİRİNCİ DERECE SİT DEĞİL, ÜÇÜNCÜ DERECE SİT”

Hatta şimdi diyor ya, burası birinci derecesi talanı. Burası birinci derecesi talanı değil. Burası üçüncü derecesi talanı. Burada artık yani imar planları oradaki imar planlarında da değişiklik yapılması çok rahat yapılabilecek bir şey.

“GÜÇLENDİRMEYİ BİZ YAPACAĞIZ DENİLDİ”

Ve dedi ki, ben dedi burada güçlendirme, burası güçlendirilebilecek bir yer, şey olarak, güçlendirmeyi ben yapacağım dedi. Olur dedik, vakıflar ve ziraat bankası bütün muvaffakatı İzmir Büyükşehir'e verdi.

“BİR BUÇUK YILDA NE YAPILDI? HİÇBİR ŞEY”

İzmir Büyükşehir ne yaptı peki bir buçuk yıl içerisinde? Hiçbir şey. Vakıflar soruyor, bununla ilgili nasıl bir çalışma yapıyorsunuz, herhangi bir şey yaptınız mı? Hayır, kesinlikle bir çalışma yapılmamış ve tarihlere de özellikle bakıyorum ki 27 Mayıs 2024 yılında yıkılmamanı güçlendirmeli dediler. Sonra 8 Ekim 2025'te İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi bir açıklamada bulundu, güçlendirme ekonomik değildir dedi.

“ANALİZ RAPORU VAR MI?”

Peki neye istinaden değildir? Bununla ilgili bir analiz raporu var mı? Ne yaptınız bu bir buçuk yıl içerisinde, nasıl bir çalışma yaptınız? Yani, yapmış olduğunuz çalışmada yapım maliyeti, yıkım maliyeti yapım maliyetinden daha mı az? Neye göre? Niçin güçlendirme yapılamıyor? Bu nihayete nasıl vardınız?

“MUVAFAKAT İSTENDİ, SONRA VAZGEÇİLDİ”

Peki, niye o zaman atladınız? Bir buçuk sene önce biz burayı güçlendireceğiz, biz güçlendireceğiz, bize muvaffakat verin diye. O bir buçuk yıla yazık değil mi?

“KISMİ KULLANIM MÜMKÜNKEN KİLİT VURULDU”

O bir buçuk yıl içerisinde belki bugün kilidini taktığınız otoparkın orası bölüm bölüm oluşuyor. Bir bölümünde hala aktif çalışacaktır; bin tane araç girecektir. Ne olursa olsun, hiç girmemesinden daha iyidir yani. Ama siz, bu bir buçuk yılı böylece geçirdiniz.

“22 EKİM 2025 YAZIŞMASI”

Yani biz burada, bunun üzerine de 22 Ekim 2025'te Vakıflar Bölge Müdürlüğü İzmir Büyükşehir'e. Sizin bu arada X'te paylaştığınız mesajda da, hani burası siten değil mi? Büyükşehir Belediye Başkanı acaba buna haiz mi, değil mi diye bu paylaşımınızda da vardı.

“İMAR PLANI YOK DENİLİYOR AMA…”

Bu paylaşımım neden? Burada diyor ki, Büyükşehir Belediye Başkanı, burada imar planında yeri yoktur diyor. Biz özellikle, çünkü Cemil Tugay'i, kendi herhalde bürokratları gerçekten doğru bilgilendirmiyor.

“KEMERALTI PLANI 1984’TE ONAYLANDI”

Çünkü biz burada bunun nasıl bir imar planı yapıldığını, 1978 yılında başlanan ve 1982 yılında da Kemeraltı Planı'nın İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 1984 tarihinde onanmış zaten. Bu planla 1983 tarihli, 2863 sayılı kültür ve tabiat farkları koruma kanunuyla getirilen sit alanlarında iki yıl içinde koruma planı yapılması ve gerekliyle uyulmamış geleneksel bir imar planı yaklaşımı benimsenmiştir. Planında getirdiği ilave kat haklarını yeniden yapmaya teşvik etmiştir.

“BELGE BELEDİYENİN ARŞİVİNDE OLMALI”

Yani bu plan, aslında hani planın yok oranın deniliyor ya, onun cevabı bilgileri. Yani kendi belediyelerinde ellerinde olması gereken belge bu. Vardır diye ümit etmek istiyoruz. Vardır tabii ki vardır, olmaz mı? Yoksa başka bir skandal zaten.

“HALK NEDEN YANILTILIYOR?”

Hayır, olmaz mı yani? Bu onların sonuçta kendi belediye arşivinde. Var olmasına rağmen bu söylenin söylenmesi. Siz niçin bunu söylüyorsunuz? Niçin o zaman halkı yanıltıyorsunuz? Bu şehirde artık insanları bu algılarını böyle yönetmekten vazgeçmemeliyim.

“VAKIFLAR: GÜÇLENDİRME İHALESİNİ BİZ YAPACAĞIZ”

Ve 22 Ekim 2025 saniyede Vakıf'a Bölge Müdürü İzmir Büyükşehir'e bir yanıt verdi. Oradaki otoparkın biz ihalesini yapacağız. Güçlendirme ihalesini. Ve Büyükşehir Belediyesi de kendisi ortak malik hak sahibi olduğu için. Sonuçta bu güçlendirmenin böyle veya böyle payını tabii ki ödemek zorunda. Ödemek zorunda. Bunun başka bir yolu yok. Çözümü yok.

“BİR BUÇUK YILDA HANGİ RAPOR HAZIRLANDI?”

Ben sadece şunu özellikle altını çizmek istiyorum. Siz bu bir buçuk yıl içerisinde nasıl bir çalışma yaptınız? Nasıl bir rapor hazırladınız? O raporları bir verin ya.

“KÖRFEZ YOK, İZBAN YOK, OTOPARK VERİSİ YOK”

Körfez için rapor istiyorsunuz, yok. İzban için diyorsunuz ki verilerini verin. İzban verilerini verin. Ne kadar çalışıyor hat? Otoparka giriş-çıkış nedir? Verileri verin, yok.

“ABONMAN SİSTEMİ ANLAŞILMIYOR”

Kalkıyorsunuz, sarı direkler dikiyorsunuz, abonelik, abonman diyorsunuz, tamam mı? İnsanlara bunları nasıl verdiğiniz belli değil. Mail sistemiyle, tamam mı? Burada yaşayan insanların yaş ortalamasını biliyorsunuz. Herkes bu sisteme nasıl kaydedileceğini, kaydolacağını bilmiyor.

“HİZMET ALMA HAKKI ZEDELENİYOR”

Bu insanların artık gerçekten hizmet alma arzularını, hizmet alma haklarını elinden alıyorsunuz, maalesef. Çok kritik bir şey.

“HER ŞEY ÇALA KALEM Mİ YAPILIYOR?”

Bir de şu tarafı da kötü. Yani katılır mısınız bilmiyorum? İnsanlar, hani siz diyorsunuz ya, biz mesela bununla ilgili bir raporlama bekliyoruz. Ama bu raporlamaların insanın aklında ister istemez şöyle bir şey oluşuyor. Acaba her şey çala kalem mi yapılıyor? Evet.

“BU YÖNETİM ANLAYIŞI ÇOK ENTERESAN”

Buna inanmak istemiyoruz biz. Niye inanmak istemiyoruz? Çünkü bu eşyanın tabiatına aykırı bir durum da bundan. Şu andaki yönetilme şeklimiz böyle değil mi lütfen ya? Çok enteresan. Çala kalem değil de nedir?

“4000 ARAÇLIK YER ALTI OTOPARKI RAPORU VAR”

bugün burada ticaret odasının hazırlamış olduğu bir rapor var, tamam mı? Burada 4000 araçlık otoparkı Konak'ta nasıl çözülebileceğine dair. Valsafi Çınar'da olsun, Çankaya'da olsun, okulların altında olsun, meydanlar. Dünyada bu artık çok ilerlemiş bir şey. Siz bir katlı yerin altında artık yerin üstünde kıymetli yerlerde otopark yok. Bu çok nadir değil mi? Tamamı yer altına taşımıştır. Yer altında ne kadar yapabilirseniz bunlar.

“YER ALTI OTOPARKI YAPILABİLECEK ALANLAR VAR”

Ki ben kendi adaylığım zamanında da konakta iki çeşmelikte Cici Park'ın altını, karşısı pazar yeri altında parkın altında çok rahat iki kat otopark çıkartacağınız, yer altı otopark çıkartacağınız bir alan var. Bugün kültür parkın sadece beşte biri kullanılıyor. Kültür parkın altında yapabilirsiniz.

“3500 ARAÇLIK OTOPARKI YIKMAK İHANETTİR”

Yani siz bugün bu şehirde alternatif problemi çözecek şeyler yaratmadan kalkıp oradaki 3500 kişilik otoparkı yıktığınızda, ben bunu vatan hainliği olarak, bu şehri ihanet olarak görüyorum.

“GÜVENLİKTEN TAVİZ İSTEMEM AMA…”

Ki ben bir tane bile vatandaşımızın burnunun kanamasını istemem. Güçlendirmesi yapılmadan asla ve asla tabii ki orada bir hizmet edilsin istemem. Ama o zamanın belediye başkanı Burhan Özbatura'nın tabiriyle söylüyorum, ben burada nasıl bir inşaat yaptığımı biliyorum. Nasıl bir demir kullandığımı, nasıl bir zemine çaktığımı biliyorum. Nervüllü demirin o zaman nasıl kullanıldığını çok net bir şekilde biliyorum. Burası çok dayanıklıdır.

“KAROT SONUÇLARI GERÇEKÇİ BULUNMADI”

Ama bugün orada yapılan karot çalışmalarında biz... Bunun çok gerçekçi olmadığını gördük, maalesef.

“BELEDİYECİLİK YÖNETMEKTİR”

O yüzden İzmir'deki esnafımız kalktı. Dedik ki biz de tarih, biz bugün bu otoparkları yapmak isteseniz, belediye başkanı dedim ya biraz önce, hem zamanı yönetmek, insanı yönetmek, parayı yönetmek, bunları çok rahat bir şekilde belediyeye kazanç sağlayacağınız bir hale de getirebilirsiniz ki, belediyeler bu biliyorsunuz, kar amaçlı ticari kuruluşlar değildir. Kamu hizmeti sağlamak adına oradasınız, şehre emin olarak oradasınız ve bunu yerine getirmek de sizin birinci göreviniz, birinci sorumluluğunuz.

“BU BİR YENİ YIL HEDİYESİ DEĞİL”

Asla değil. Bu, yani İzmir halkına bir yeni yıl hediyesi gibi olmuş. Ama bu, sadece otoparkta değil. Bugün işte ruhsat almaya gittiğinizde, ruhsatta da aynı şeyle karşılaşıyorsunuz. Aynı işleri açmak için bizi almaya gittiğinizde de aynı şeyle karşılaşıyorsunuz ve bunu da kalkıyorlar.

“EKONOMİK ŞARTLAR GEREKÇE OLAMAZ”

Yine algıyı yönetme katına adına, biraz önce dediniz ya, işte bizi silkelemek için yapıyorlar. Bunu işte ekonomik şartlardan dolayı yapıyoruz. Ekonomik şartlar buna itmemeli. Çünkü siz burada hangi vatandaşınıza kalkıp ruhsatı verdiğinizde, bu ilçenin kalkınmasını sağlayacaksınız.

“FAHİŞ ZAMLAR GERİ ÇEKİLDİ”

Yani belediye başkanı olarak emlak belgesinde yapmış oldukları işte, o gereksiz zamları biliyorsunuz. Kanun çerçevesinde, %2 ile sabitledik ki, fahiş oranlarda artışlar yapılmıştı bununla ilgili.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM RESMİ REKLAM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası