Ege Postası
Geri

Cittaslow’un yaratıcısı Soyer’den değerlendirmeler: Türkiye için bir umut doğuyor!

Muzaffer Ayhan Kara’nın Oyun Planı programının konuğu olan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, ilçede hayata geçirdikleri projeleri anlattı. Soyer, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce hakkında da övgü dolu konuştu. Soyer, Muharrem Bey'in sıcak, samimi ve sahici bir dili var. Çok zeki. Lafın altında kalmıyor, ezilmiyor, büzülmüyor, tam tersine dimdik duruyor. Üstelik çok iyi donatmış kendini. Bu kadar entelektüel birine rastlamak önemli. Kompleksleri olmadığı için değiştirmekte de zorlanmıyor. Bütün bu değerler bir araya geldiğinde Türkiye için bir umut doğuyor" dedi. Başkan Soyer’den çarpıcı değerlendirmeler
Cittaslow’un yaratıcısı Soyer’den değerlendirmeler: Türkiye için bir umut doğuyor!
Haberler / Yerel Yönetimler
18 Haziran 2018 Pazartesi 16:11
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

HAZIRLAYAN: HALİDE DEMİR POLATLI/EGEPOSTASI-Türkiye’nin ilk citta-slow (yavaş şehir) kenti seçilen Seferihisar’ın tarım ve turizm potansiyelini harekete geçiren CHP’li Belediye Başkanı ve Sosyal Demokrat Belediyeler Birliği (SODEM) Başkanı Tunç Soyer, hayallerini tek tek hayata geçirmenin ve Seferihisar’ı Türkiye’de ve dünyada marka kent haline getirmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.

Aynı zamanda SODEM Başkanı olan Tunç Soyer, sosyal demokrasinin uzun süre elitist bir hareket olarak değerlendirildiğini belirterek, SODEM’i Türkiye’nin en güçlü sivil toplum hareketine dönüştürmek için yoğun bir çalışma içinde olduklarını kaydetti.

SOSYAL DEMOKRASİ UZUN SÜRE ELİTİST HAREKET SANILDI

Başkan Tunç Soyer, “Biz sosyal demokrasiyi uzunca bir süre elitist hareket olarak değerlendirmişiz. Vatandaşa dokunan, onu kucaklayan bir noktaya gelmemişiz. Halkçı dokunuşlardan uzak durmuşuz. Onlara tepeden aşağıya empoze etmeye çalışmışız. Bu doğru bir yöntem değil. Bir de ortak bir dil kullanmamışız. O ortak dil çok kıymetli bir şey. Eğer siz iyi bir şey anlatmak istiyorsanız, aynı dili konuşmalısınız. Biz SODEM olarak ortak bir dil inşa etmeye çalışıyoruz, sosyal demokrat belediyeler arasında. SODEM Türkiye’nin en güçlü sivil toplum kuruluşu haline gelecek” dedi.

ÇOK GURURLANDIK, SEFERİHİSAR’IN ÇITASINI YÜKSELTMEK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

En son çocuk belediye projesi ile Turuncu Salyangoz Ödülü’nü kazanan Seferihisar’ın Belediye Başkanı Tunç Soyer, Citta Slow Uluslar arası Merkezi’nin düzenlediği yarışmada en yüksek oyu aldıklarını belirterek, “Çok gururlandık. Her ödül ödül sahibinin yükünü biraz daha arttırır. Hele ki bu ödül çocuklar için verilmişse. Bu ödülü verenlerin takdirine layık olmak için, Seferihisar’ın çıtasını biraz daha yükseltmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

MUCİZE YARATMADIM, MUCİZE ORADA DURUYORDU

Seferihisar’ın sahip olduğu eşsiz potansiyeli harekete geçirerek işe başladıklarını dile getiren Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, değişimin ilçe sakinleri ve kadınlarla beraber gerçekleştiğini söyledi:

“Muhteşem bir doğa, akvaryum gibi deniz, köklü bir tarih, bereketli topraklar, hakikaten bir yeryüzü cenneti. Kadınların meydandan rahatça geçemediği, kaderine bırakılmış, fazla SİT alanı, askeri tatbikat alanı var, İzmirlinin bile bilmediği sapa kasaba görüntüsü vardı. İçime sinmedi. Aday olur olmaz da o istiridyenin içindeki inci gibi, kentin üzerindeki tozu pası silerek güzelliği görünür kılmaya çalıştım. Mucize yaratmadım, mucize orada duruyordu. Ve şahlanıverdi. O uyuyan güzel şahlanıverdi. Kadınlar hayata müdahil olmaya başladı. Kadınların öncülüğünde değişim başladı.”

İŞTE PROGRAMIN SATIR BAŞLARI:

ÇOCUK BELEDİYESİ PROJESİ İLE ÖDÜL KAZANDILAR

Uluslar arası ödül dün akşam geldi. Citta slow Uluslar arası Merkezi’nin her yıl düzenlediği bir ödül töreni. Belli kriterler çerçevesinde en çok puan toplayan kente o proje nedeniyle ödül veriliyor. Biz de çocuk belediyesi projesi ile katılmıştık. En yüksek oyu almışız. Tüm jürinin mutabakatıyla bu senenin en büyük ödülünü bize layık görmüşler. Çok gururlandık. Her ödül ödül sahibinin yükünü biraz daha arttırır. Hele ki bu ödül çocuklar için verilmişse. Bu ödülü verenlerin takdirine layık olmak için, Seferihisar’ın çıtasını biraz daha yükseltmek için çalışmaya devam edeceğiz.

ÇOCUK BELEDİYESİNİN KENDİNE AİT BİNASI, BÜTÇESİ VAR

Bu aslında bir hayaldi. Senelerdir de bunu adım adım tırnaklarımızla kazıya kazıya olgunlaştırıyoruz. Dünyada örneği yok. Belediyenin bütün müdürleri böyle bir salonda dizildik. Sırayla her biri kendi müdürlüğü ne iş yapar bu kent için, ne tür yetkileri olduğunu anlattı. Karşılarında da her okuldan 10 15 çocuk onları dinledi. Yaşları 7-14 arasında. Sonra çocuklar ilgi duydukları müdürlüklere gidip kayıt yaptırdı. Sonra da bir sandık kondu ortaya ve adaylar çıktı meydana. Vaatlerde bulundular arkadaşlarına. Ben başkan seçilirsem şunu şunu yapacağım diye. Çocuk belediyesi başkanımız da kapalı sandıkta kullanılan oylarla seçildi. Her biri müdürlerini seçti. Çocuklar gidip o müdürlüklerde mesai yapıyor. Seçilen başkan arkadaş da benimle mesai yapıyor. Benimle randevulara giriyor, nereye gidersem geliyor. Çocuk belediyesi bir gölge belediye. Zaman zaman ilçe belediyemizin uygulamalarıyla bir araya geliyor. Bu çalışmanın 3 faydası var. Çocukları yaşadıkları kentten kendilerini sorumlu hissediyor. Gelecekte seçecekleri mesleklerle ilgili altyapı oluşturuyorlar. Üçüncüsü özgüvenleri gelişiyor. Sonuçta bu belediyenin kendine ait bir binası, kampusu var. Kendilerine ait bir bütçeleri var. Bu bütçeyi kullanarak çeşitli etkinlikler yapıyor. Dün akşam bitti, beş günlük çocuk tiyatrosu festivalleri vardı. Yedi ayrı tiyatro grubu sırayla sahne alıp oyunlarını sergiledi. Seferihisar’da 14 tiyatro grubu var. O çocuk tiyatrolarının festivalini yaptık. Dün akşam onu bitirdik.

SEFERİHİSAR TİYATRO CENNETİ OLDU

Köy tiyatromuz var mesela. Ulamış Köy Tiyatrosu. Ankara’ya gitti. Kadın ağırlıklı tiyatro. Sabah bağda bahçede çalışıp akşam provalarını yapıp sonra da sahneye çıkıyorlar. Ezber yapıyorlar, prova yapıyorlar. İnanılmaz keyifli. Seferihisar bir tiyatro cenneti olmuş. Teos antik kenti bir sanatçı kenti tarihte. Sanatçılar sendikasının ilk kez kurulduğu bir kent. Sonuçta biz köklerimizle buluşup, köklerimize sahip çıkıyoruz.

CİTTASLOW’UN ÖNCÜSÜ OLDUK

Citta slowun öncüsü olduk. Belediye başkanı olmaya karar verdiğimde, 30 yıldır Seferihisar’da yaşıyorum. Her gün Seferihisar’da yaşadığıma şükrederek güne başlıyorum. Burası bir cennet. Hak ettiği zenginliğe uygun bir yaşam yok Seferihisar’da, bunu değiştirmek lazım, niye böyle sürsün ki diye adaylığımı koydum zaten. Ben burayı uçuracağım dedim. Çünkü uçmaya çok müsait. Muhteşem bir doğa, akvaryum gibi deniz, köklü bir tarih, bereketli topraklar, hakikaten bir yeryüzü cenneti. Kadınların meydandan rahatça geçemediği, kaderine bırakılmış, fazla SİT alanı, askeri tatbikat alanı var, İzmirlinin bile bilmediği sapa kasaba görüntüsü vardı. İçime sinmedi. Aday olur olmaz da o istiridyenin içindeki inci gibi, kentin üzerindeki tozu pası silerek güzelliği görünür kılmaya çalıştım. Mucize yaratmadım, mucize orada duruyordu. Ve şahlanıverdi. O uyuyan güzel şahlanıverdi. Kadınlar hayata müdahil olmaya başladı. Kadınların öncülüğünde değişim başladı.

KADIN KOOPERATİFİ KURULDU

Kadın kooperatifi kurdu eşim. Hakikaten çok cabbar biridir eşim. Benden çok onu tanırlar. O çok daha girişkendir. O değişimin dinamosu, lokomotifi kadınlar oldu. Biz kadınlarla beraber kentin güzelliklerini, bilinirliliğini arttırmaya başladı.

TARIM VE TURİZMDE YOL HARİTASI ÇIKARDIK

Tarıma müdahalemiz dönüm noktamız oldu. Mandalina ilgili makus talihi olduğunu gördük. 20 yıl boyunca 50 kuruşta kalmış mandalinanın fiyatı. Bu bizim için çok önemli bir handikaptı. Bunu aşmak zorundayız diye düşündük. Tarım ve turizm bizim için önemliydi. Büyük bir arama konferansı dizisini yaptık. İlçenin farklı katmanlarından insanlarını bir araya geldik. Günlerce Seferihisar’ın avantajları, dezavantajları, fırsatları, tehditleri nelerdir başlıkları altında tahliller yaptık. Çeşitli arşiv araştırmaları, envanter çalışmaları yaptık. Bütün bunları masaya koyduğumuzda, tarım ve turizm alanında yapılması gerekenler var. Yol haritası kendiliğinden çıktı.

TARIMDA 4 İLKELİ YOL HARİTASI OLUŞTURDUK

Tarımda 4 ilkeli bir yol haritası oluşturduk. Üreticiyi teşvik etmek zorundayız, ürününü pazarlamasının önündeki engelleri kaldırmak ve ürünü dönüştürmek zorundayız. Sadece bir toprak ürünü olarak kalmamalı, onu mutlaka sanayi ürününe dönüştürmeliyiz dedik. Küçük üreticiyi asla tek başına bırakmamalıyız diye düşündük. Yerli tohuma sahip çıkmalıyız dedik. Bir tarım politikası oluşturduk. Turizm alanında da benzer çalışmayı yaptık. Ölçeği küçülttük ve çeşitlendirdik. Tapularını koruyun, gayrimenkullerinizi satmayın, yaşadığınız yerlerden para  kazandıracağız dedik. Tarımda da turizmde de bunu yapmaya çalıştık. Ürettiğimiz mandalinanın satış kabiliyetini değerlendirdik. Mütevazi bir ifade ediş biçimidir. Seferihisar’ın değeri en az on kat arttı.

SOSYAL DEMOKRASİ ELİTİST HAREKET ZANNEDİLİYOR AMA

Sosyal Demokrat Belediyeler Birliği (SODEM) Başkanıyım. Bu belediyecilik birçok siyasi partiyi iktidara taşıdı. Sosyal demokrat belediyecilik insana dokunan ve olduğu yerde de onu savunucularını kazandıran bir felsefe, yaşam tarzı. Özgürlük, eşitlik, adalet, kardeşlik, dayanışma, barış sosyal demokrasinin değerleri olarak bütün dünyada siyasal partilere iktidar kapısı açıyor. Bizde neden yo? Biz sosyal demokrasiyi uzunca bir süre elitist hareket olarak değerlendirmişiz. Vatandaşa dokunan, onu kucaklayan bir noktaya gelmemişiz. Halkçı dokunuşlardan uzak durmuşuz. Onlara tepeden aşağıya empoze etmeye çalışmışız. Bu doğru bir yöntem değil. Bir de ortak bir dil kullanmamışız. O ortak dil çok kıymetli bir şey. Eğer siz iyi bir şey anlatmak istiyorsanız, aynı dili konuşmalısınız. Bizim CHP’li belediyelerde vatandaşa verilen kartlar vardır. İhtiyaç sahibi vatandaşlara veriliyor. Eğer siz buna aynı ismi vermezseniz yarattığınız iyilik algısı kendi kentinizin sınırlarında hapsoluyor. Kadıköy’de de Edirne’de de aynı isimle kart olmalı. Yahu bu CHP’li belediyelerde bir kart var, fevkalade güzel bir kart demeli insanlar. Biz SODEM olarak ortak bir dil inşa etmeye çalışıyoruz, sosyal demokrat belediyeler arasında. İnsanlığın sosyal demokrasiye dayalı birikimini belediye başkanlarımızla buluşturmaya çalışıyoruz. Konuklarımız oluyor zaman zaman. SODEM bu anlamda Türkiye’de sosyal demokrasi felsefesini iktidara taşımak için yerelde örgütlenen bir yapı. Kamu işverenleri sendikası kuracağız önümüzdeki günlerde. SODEM Türkiye’nin en güçlü sivil toplum kuruluşu haline gelecek.

SICAK, SAMİMİ VE SAHİCİ BİR DİLİ VAR MUHARREM BEY’İN

Gümülcine ve Kırcaali’ye gittik. İzmir’de davet edilen iki belediye başkanından biriydim. Buca Belediye Başkanımızla birlikte gittik. İnanılmaz güzel bir deneyim oldu. Ülke sınırları dışında Türk dünyasında ne kadar güzel bir karşılığı olduğunu gördük Muharrem Beyin. 5 bin kişilik bir iftar sofrası kuruldu Kırcaali’de. Muharrem bey orada olağanüstü güzel bir konuşma yaptı. Sıcak, samimi ve sahici bir dili var Muharrem Beyin. Çok zeki. Lafın altında kalmıyor, ezilmiyor, büzülmüyor, tam tersine dimdik duruyor. Üstelik çok iyi donatmış kendini. Bu kadar entelektüel birine rastlamak önemli. Kompleksleri olmadığı için değiştirmekte de zorlanmıyor. Bütün bu değerler bir araya geldiğinde Türkiye için bir umut doğuyor. Mustakbel Cumhurbaşkanımız dedim çünkü çok yakışıyor, aday kelimesini sevmiyorum. Bütün kalbimle inanıyorum ki yüzde yüz seçilecek. İlk turda yüzde 30’un üzerinde oy alacak. Ölçülemez bir zaman dilimi içindeyiz. Bu atmosferde anket şirketlerinin de sağlıklı veri toplaması mümkün değil. Seçime sayılı günler kaldı. Vatandaştan şu anda veri alamazsınız. Gerekçelerinden biri de şu; bir dip dalgası var. Aşağıda bir birikim olur, birden deprem olur. Çünkü o enerji aşağılarda birikmiştir. Toplumlarda da baskı ya da korku nedeniyle bir enerji birikir, bir tepki bir dip hareketi orada durur. Ondan kurtulmanın mümkün olduğu ortaya çıkıncaya kadar. İnsanlarımızın o güven duygusunu taşımaya başladığını düşünüyorum. Çünkü bu çok içsel bir şey. Kemikleşmiş oy dağılımları da var. AK Parti, CHP, MHP’ye. Bu oy sahipleri kolay kolay değiştirmiyorlar. Gerçekten başka bir şey mümkün olduğu kendilerine ispat edilene ve buna güven duyuncaya kadar. Bu coğrafyanın insanları bu noktaya geldi. 16 yılda bu noktaya gelindi.

SEÇİME HAZIRIZ

83 sandığımız var bizim. 3’er sandık görevlisinden 250 kişi yapar. Bu arkadaşları bir araya getirmek için davet ettik. Toplantıya giderken yanımda arkadaşım var konuşuyoruz. Salona geldik firesiz 250 kişi gelmişti. Bu çok somut ve değerli bir gösterge benim için. O kadınlar, gençler nasıl canı gönülden koşturuyorlar.

SEFERİHİSAR’DAN EN BÜYÜK KONVOYU YAPACAĞIZ

İzmir tarihinin en büyük mitingini yaşacak Sayın İnce’nin mitinginde. Biz Seferihisar’dan tarihindeki en büyük konvoyu o gün yapacağız.

 

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası