
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, yatırım fonları krizine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi. Akın, kamu otoritelerinin risklerden aylar önce haberdar olduğu iddiasıyla denetim süreçlerinden tasfiye kararlarına, olası çıkar çatışmalarından Merkez Bankası rezervlerine kadar birçok başlıkta yanıt istedi.
14 maddede kriz dosyasını sordu
Akın’ın Mehmet Şimşek’e yönelttiği 14 soru şöyle:
SPK tarafından 2025 yılının son çeyreğinde tespit edilen olağandışı fiyat hareketleri konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına ilk olarak hangi tarihte, hangi içerikte ve hangi kanalla bilgi verilmiştir?
2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısında söz konusu fon ve portföy yönetim şirketleri bakımından hangi somut riskler tespit edilmiş, hangi tedbirlerin alınması kararlaştırılmış ve bu kararların uygulanması için hangi kurumlara ne tür görevler verilmiştir?
3 Aralık 2025’te SPK bünyesinde çalışma grubu oluşturulmasının ardından, Eylül 2026’ya kadar geçen yaklaşık dokuz aylık dönemde hangi somut denetim, sınırlama, işlem durdurma, fon büyüklüğünü kontrol altına alma veya yatırımcıyı koruma tedbirleri uygulanmıştır? Uygulanmadıysa bunun gerekçesi nedir?
SPK’nın hazırladığı ve 28 Ocak 2026’da Bakanlığınıza sunduğu düzenleme taslağının yürürlüğe konulması neden aylar sürmüştür? Bu süre içerisinde taslak üzerinde hangi değişiklikler yapılmış ve nihai düzenlemenin gecikmesine neden olan idari veya siyasi süreçler hangileridir?
2025 yılının son çeyreğinde risk tespit edildiği halde söz konusu fonların 2026 yılı boyunca büyümeye devam etmesine ve bazı fonların çok yüksek büyüklüklere ulaşmasına hangi kamu kurumu izin vermiş veya bunu engelleyebilecek yetkisini kullanmamıştır? Bakanlığınız bu büyüme konusunda hangi tarihlerde uyarılmıştır?
Tasfiye kapsamına alınan portföy yönetim şirketleri hakkında 2025 ve 2026 yıllarında SPK tarafından gerçekleştirilen tüm inceleme, denetim ve yaptırım süreçlerinin; ihlal tarihi, tespit tarihi, karar tarihi, uygulanan yaptırım ve sonraki denetim işlemleriyle birlikte kamuoyuna açıklanmasını sağlayacak mısınız?
Daha önce mevzuata aykırılıkları tespit edilmiş veya idari yaptırım uygulanmış portföy yönetim şirketlerinin daha sonra yüz milyarlarca liralık varlığı yönetmeye devam etmesine ilişkin olarak SPK’nın risk bazlı denetim sistemi neden daha erken bir müdahaleyi gerektirmemiştir?
Tasfiye kapsamındaki şirketlerin ortakları, yöneticileri ve karar alma süreçlerinde bulunan kişiler ile bakanlıklar, kamu kurumları, Cumhurbaşkanlığı kurulları, kamu bankaları ve diğer kamu kuruluşlarında görev yapmış veya halen görev yapan kişiler arasındaki olası çıkar çatışmaları ve bağlantılar konusunda herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? Yapılmışsa sonuçları nelerdir?
Söz konusu şirketler ve yöneticileri hakkında kamu görevleri, aile ilişkileri, ticari ortaklıklar veya geçmiş görevler nedeniyle ortaya çıkabilecek çıkar çatışması, nüfuz kullanımı, kayırmacılık veya denetim süreçlerine müdahale ihtimali bakımından Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK veya diğer kamu kurumları tarafından herhangi bir inceleme veya soruşturma talep edilmiş midir?
Bakanlığınız, 2025 sonundan itibaren bilinen risklere rağmen gerekli önleyici tedbirlerin zamanında alınmaması sonucunda yatırımcıların uğradığı veya uğrayabileceği zarar bakımından idari sorumluluk bulunduğunu düşünüyor mu? Bakanlık veya SPK bünyesinde bu konuda sorumluluk incelemesi başlatılmış mıdır?
İlgili yatırım fonlarının tasfiyesi sürecinin önce 3 ay, daha sonra 6 ay olarak açıklanmasının sebebi nedir? Fon malvarlığı içindeki pay senetlerinin değerinin gittikçe düşmesi ve alıcı bulunamaması nedeniyle değerlerinin sıfıra yaklaşması veya sıfır olması riskinin yanında, söz konusu fonların teminatlı işlem yaparak faiz borcuna sahip olmaları da düşünüldüğünde, fonların malvarlığı değerlerinin eksi bakiyeye düşme durumu bulunmakta mıdır? Bu risklerle ilgili alınan tedbirler var mıdır? Fon kurucuları ile bu kişilerle bağlantılı olan ve daha önce haksız ve usulsüz büyük kazançlar elde ettikleri tespit edilen kişileri malvarlıklarına el konularak, fonların tasfiyesinde bu malvarlıklarının da kullanılması düşünülmekte midir?
Yatırım fonlarının ilgili konuların basına yansımasından hemen sonra Merkez Bankası tarafından en az 5 Milyar Dolar rezerv satıldığı iddiası doğru mudur?
Tera Grup Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in, pay senetlerinin ve Şirket sahiplik durumlarının anlık olarak izlenebildiği Merkezi Kayıt Kuruluşunda halihazırda Yönetim Kurulu Üyesi olduğu bilinmektedir. Söz konusu kişiyi Merkezi Kayıt Kuruluşuna kim atamıştır? Kendisi görevden alınmış mıdır? Konumu itibarıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndaki hassas bilgilere ulaşma imkânı bulunmakta mıdır? Merkezi Kayıt Kuruluşu bünyesinde yapılan pay senedi ve fon katılım belgelerinin dijital sorgulama işlemlerine yönelik log kayıtları (sorgulamaların kim ve hangi tarihlerde yapıldığı) incelenecek midir?
2025 yılı sonunda riskin farkına varılmasına rağmen gerekli önlemlerin zamanında alınmaması ve sorunun büyüyerek 2026 yılı Eylül ayında geniş kapsamlı bir tasfiye sürecine dönüşmesi nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanı olarak siyasi sorumluluğunuz bulunduğunu düşünüyor musunuz? Bu sorumluluk nedeniyle istifa etmeyi düşünüyor musunuz?
Bakan Gürlek'e yazılı cevap talebi
Akın sorularının Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını talep etti.
SORU ÖNERGESİ
— İbrahim Akın (@ibrahimyesilsol) September 21, 2026
Göz göre göre gelen fon krizi ile ilgili neden zamanında önlem alınmadığını ve yüzbinlerce yurttaşın mağduriyetine neden seyirci kalındığını @HMBakanligi Bakanı @memetsimsek ve @adalet_bakanlik Bakanı @abakingurlek 'e sorduk.
Önergeleri okumak için linki… pic.twitter.com/IXNGx1J8RH
Sayfa başına git







