
EGEPOSTASI- Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında Menderes Belediye Başkan Vekilliği seçiminde yaşanan süreci tüm yönleriyle ele aldı.
Menderes seçiminin Türkiye’de ilerleyen dönemde yapılacak seçimlerin ayak seslerini taşıdığını söyleyen Solak, CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan çatışmanın ilk ciddi sınavının Menderes olduğunu savundu.
Solak, “Menderes seçimini şöyle değerlendiriyorum. Türkiye'nin önümüzdeki dönemlerde yapılacak herhangi bir seçiminin ayak sesleri, CHP-Yeni Parti çatışmasının… Buna ilk sınav demiştik geçen hafta, bu ilk sınavdan geçemediler. Ve burada kazançlı çıkan Cumhur İttifakı, daha doğrusu AK Parti oldu. Yani çoğunluk Yeni Parti, Cumhuriyet Halk Partisi’nde olmasına rağmen toplamda 15 meclis üyesiyle, 11 meclis üyesi olan Cumhur İttifakı, iki de bağımsız, seçimi aldılar” dedi.
Ortaya çıkan sonucu AK Parti açısından doğrudan bir siyasi başarı olarak değerlendirmediğini belirten Solak, sonucun CHP ve Yeni Parti arasındaki ayrışmadan kaynaklandığını ifade etti.
Solak, “Öncelikle bu başarı değil. Bu sadece iki parti arasında çatışma. Şimdi burada ayrışmanın biraz etkilerini önümüzdeki bir seçimde, erken seçimde, bir yerel seçimde, bir genel seçimde, bir cumhurbaşkanlığı seçiminde bunların sıkıntılarını göreceğiz” ifadelerini kullandı.
Menderes seçimi öncesindeki görüşme trafiğini de anlatan Solak, önceki hafta gündemin tamamen Menderes Belediye Başkan Vekilliği seçimine odaklandığını söyledi.
Adayların kim olacağı, CHP ve Yeni Parti’nin ortak aday üzerinde anlaşarak birlikte hareket edip etmeyeceği sorularının son güne kadar gündemde kaldığını belirten Solak, Aydın Milletvekili Evrim Karakoz’un gelerek Yeni Parti grubuyla görüştüğünü aktardı.
Solak, Yeni Parti cephesinden ilerleyen turlarda hangi tarafın adayı daha fazla oy alırsa o adaya destek verileceği yönünde mesajlar geldiğini belirterek, “Çağatay Güç, ‘Uzlaşamadık ama ilerleyen turlarda kimin adayı daha çok oy alırsa biz ona destek vereceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı kalırsa ona destek vereceğiz’ demelerine rağmen herhangi bir uzlaşı olmadı” dedi.
Seçimin ilk iki turunda adayların kendi oylarını aldığını belirten Solak, esas kırılmanın üçüncü turda yaşandığını söyledi.
Solak, CHP’li bir meclis üyesinin üçüncü turdaki tavrını sert sözlerle eleştirerek, “Yani orada bir piyes düzenledi aslında. O meclis üyesi bir piyes düzenledi orada” dedi.
Seçimin Barış Gürsoy ve Asuman Şen arasında devam ettiğini hatırlatan Solak, her iki aday açısından da bazı geçersiz oyların çıktığını belirtti. Ardından salonun terk edilmesine tepki gösteren Solak, “Bu kadar tiyatro oynamanıza, salonu terk etmenize, ‘Biz kalkın gidiyoruz’ demenize, sonra dördüncü turda geri salona ‘birleşe birleşe kazanacağız’ diye dönmenize gerek yoktu. İnsanlara yine umut veriyorlar” ifadelerini kullandı.

Solak, belediye meclis üyesi Harun Bila’nın tepkisinin ardından salonu terk etmesini ve CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün de onun arkasından dışarı çıkmasını sürecin önemli kırılma anlarından biri olarak değerlendirdi.
“İlginç olan aslında belediye meclis üyesi Harun Bila'nın bu şekilde fitili ateşleyip salonu terk etmesinin ardından, ki orada İl Başkanı Sayın Utku Gümrükçü varken terk etmesi ve Sayın Gümrükçü'nün de onun peşinden çıkması” diyen Solak, CHP’nin ya salonu hiç terk etmemesi ya da terk ettikten sonra yeniden dönmemesi gerektiğini savundu.
CHP’nin oylamadaki beş oyunun tamamını aldığını belirten Solak, buna rağmen Harun Bila’nın neden sert bir tepki gösterdiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.
Solak, “Harun Bila orada seçim yapılırken Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir oyu geçersiz sayılmadı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 5 oyu vardı zaten, 5 oyunu da aldı. Yani siz orada bir anda niye tepki gösteriyorsunuz, bir anda parlıyorsunuz, meclisi karıştırıyorsunuz?” diye konuştu.
Yeni Partili Çağatay Güç’ün, CHP’den dört meclis üyesinin Yeni Parti adayına oy verme eğiliminde olduğu yönündeki açıklamasını da aktaran Solak, salonun toplu olarak terk edilmesinin bu ihtimali de ortadan kaldırdığı görüşünü dile getirdi.
Solak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’li meclis üyelerine Yeni Parti adayına oy verilmesi yönünde talimat verdiği iddiasını da değerlendirdi.
Eğer böyle bir talimat gerçekten verilmiş ancak CHP’li üyeler tarafından uygulanmamışsa bunun siyasi açıdan ciddi bir tablo ortaya çıkardığını belirten Solak, “Eğer söyledikleri gibi gerçekten Kemal Kılıçdaroğlu ‘Gidin Yeni Partili adaya oy verin’ talimatına rağmen gidip oy vermedilerse burada Kemal Bey'in bir hükmü yok o zaman. Genel Merkez'in ve Genel Başkan'ın bir hükmünün olmadığının açık ve net göstergesidir” dedi.
Bunun yalnızca kamuoyunun tepkisini azaltmak için dile getirilmiş olması ihtimalinin de yanlış olacağını söyleyen Solak, “Genel merkez istedi ama onlar yapmadılar” şeklindeki bir savunmanın siyasi sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını belirtti.
Solak, seçim sırasında CHP’li Harun Bila ile bir AK Partili meclis üyesi arasında gerçekleştiğini söylediği kısa görüşmeye de dikkat çekti.
İki ismin bir şeyler konuştuğunu, ardından “telefona bak” ifadesinin kullanıldığını söyleyen Solak, bundan sonra Bila’nın salonu terk etme yönünde hareket ettiğini ileri sürdü.
Solak bunu kendi yorumuyla, “Çok aleni. Bundan sonra filmi kopardı, ‘Hadi kalkın gidiyoruz.’ Talimat aldı orada. Belli, açıkça, açık ve net talimat aldı orada” sözleriyle değerlendirdi.
CHP ile Yeni Parti’nin daha kısa süre öncesine kadar aynı siyasi yapı içerisinde birlikte hareket ettiğini hatırlatan Solak, “Sizin birinci rakibiniz Yeni Parti değil. Siz daha bir ay önce aynı mecliste Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında o 15-20 meclis üyesiyle toplantı yapıyordunuz. Beraber seçime girdiniz. Beraber kazandınız orayı. Ne oldu yani? Ayrışma olabilir” dedi.
Menderes’teki tablonun yalnızca bir belediye başkan vekilliği seçimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Solak, CHP ile Yeni Parti’nin ayrı adaylarla seçime girmesi halinde AK Parti’nin İzmir’de elini güçlendirebileceğini söyledi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimindeki oy oranlarını hatırlatan Solak, Cemil Tugay’ın yaklaşık yüzde 48, Hamza Dağ’ın ise yaklaşık yüzde 37 oy aldığını belirterek aradaki farkın yaklaşık 300 bin oy olduğunu söyledi.
CHP ile Yeni Parti’nin farklı adaylarla yarışmasının özellikle oy farklarının dar olduğu ilçelerde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Solak; Bergama, Bayraklı, Kemalpaşa, Buca, Torbalı, Ödemiş, Selçuk, Menderes ve Gaziemir’de önceki seçimlerde ortaya çıkan oranlara dikkat çekti.
Solak, “Birçok metropol ilçeyi kaybedebilirler. Rakamlar o kadar yakın ki birbirine. İki parti çarpıştı ki şu an süreç onu gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.
Seçim sonrası CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün açıklamalarını da değerlendiren Solak, Gümrükçü’nün Çağatay Güç’ün Harun Bila ile görüşerek süreci sonuçlandırmaya çalıştığını söylediğini hatırlattı.
Kendisinin daha önce Çağatay Güç’ü farklı konularda eleştirdiğini belirten Solak, Menderes sürecinde ise Güç’ün daha ılımlı ve uzlaşmacı bir tavır sergilediği görüşünü dile getirdi.
Solak, “Çağatay Güç’ü burada sürekli eleştirmemize rağmen süreci daha ılımlı götürüyor dedik, daha uzlaşıcı. Ama burada uzlaşmaya yanaşmayan kimdi? Utku Gümrükçü'ydü” dedi.
Gümrükçü’nün “Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyesi, doğal olarak bizim adayımızı destekleyecekler” yaklaşımı içerisinde olduğunu savunan Solak, “Yani 5 üyeyle, 5 meclis üyesiyle 10 meclis üyesinin desteğini istiyordu” diye konuştu.
Solak, CHP ile Yeni Parti arasındaki inatlaşmanın Menderes Belediyesi’nin kaybedilmesine neden olduğunu savundu.
Menderes’te ortaya çıkan tablonun ilerleyen dönemde yalnızca İzmir’de değil, Antalya, Manisa, Balıkesir ve Bursa gibi yarışın yakın olduğu yerlerde de benzer sonuçlara yol açabileceğini belirtti.
Solak, “Bu inatlaşmanın sonucunda Menderes Belediyesi kaybedildi. Ve sonuç olarak söylediğim gibi bu ilerleyen günlerde, ilerleyen zamanlarda İzmir, İzmir'in metropol ilçeleri, Türkiye'de bugün bıçak sırtı olan yerler Antalya'dır, Manisa'dır, Balıkesir, Bursa… Bıçak sırtı aldığınız yerleri de kaybedersiniz” dedi.

Sosyal medya çağında siyasette her hareketin kamuoyu tarafından görüldüğünü söyleyen Solak, seçim sonrasında CHP’li bir meclis üyesinin AK Partililerle birlikte verdiği görüntülerin CHP açısından büyük bir siyasi hata olduğunu savundu.
Solak, “Eskiden siyaset bu kadar göz önünde olmazdı. Şimdi her şey ortada. Hele sosyal medya çıktığından bu yana zaten herkes görüyor. ‘CHP'li meclis üyesine bak, AK Parti ile iş pişiriyormuş’ diyor. Gözükmüyor mu orada? Sonra da gidip seçimden sonra zafer işaretleri, zafer pozları” ifadelerini kullandı.
Söz konusu görüntünün seçimin siyasi sorumluluğunu CHP’nin üzerine bıraktığını öne süren Solak şöyle devam etti:
“Bu fotoğraf ve o video bütün seçimi aldı CHP'nin kucağına bıraktı. CHP'nin bütün bu mesuliyeti… İstese de kabul etse de, bağırsa da, masaları da yumruklasa insanların gözünde şu algı oluştu. Seçimde en çok bu ön plana çıktı. AK Parti'nin alması falan onları geçti. En çok bu dolaştı bütün gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada. ‘Seçimi siz verdiniz’in göstergesi olarak. İlanıdır bu. CHP'li meclis üyesi AK Parti ile zafer pozunda. Bitti.”
CHP’nin Yeni Parti adayına destek vermeyecek olması halinde seçim salonuna hiç girmemesinin daha doğru olacağını savunan Solak, bu durumda CHP’nin seçimin sonucuna ilişkin töhmet altında kalmayacağını söyledi.
Solak, “Eğer siz Yeni Parti'nin adayına oy vermeyecekseniz hiç içeri girmeyecektiniz. Kendinizi töhmet altında bırakmayacaktınız. Diyecektiniz ‘Biz protesto ediyoruz, seçime girmiyoruz.’ O zaman seçim yine kaybedilecekti ama ihale size kalmayacaktı” dedi.
Meclis aritmetiği açısından sonucun yine değişmeyeceğini belirten Solak, “Basit bir matematik hesabı. Girmeseydin 15’e 12 değil de 13'e 10 olurdu. Fark etmez. O seçim zaten siz girseniz de girmeseniz de, Yeni Parti'ye vermediğiniz sürece o taraf kazanıyordu” değerlendirmesini yaptı.
Solak, Yeni Partili Çağatay Güç’ün seçim öncesindeki açıklamasını da yeniden gündeme getirdi.
Güç’ün, dördüncü tura hangi isim kalırsa kalsın sosyal demokrat meclis üyelerini bir arada tutmak amacıyla o adaya destek verme kararı aldıklarını söylediğini aktaran Solak, Güç’ün şu sözlerine dikkat çekti:
“İlerleyen turlarda herhangi bir 15 arkadaşımızdan kim olursa olsun dördüncü turda o arkadaşımızı destekleyeceğimize dair karar aldık tüm meclis üyelerimizle beraber, Yeni Parti meclis üyeleriyle beraber. Burada amacımız ayrıştırma değil birleştirme. Beraber hem Cumhuriyet Halk Partili hem Yeni Partili, sosyal demokrat anlayışla ortak hareket eden arkadaşlarımızı bir arada tutmayı amaçlıyoruz. Biz dördüncü tura eğer Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı kalırsa onu destekleyeceğiz.”
Solak, buna karşılık Gümrükçü’nün “Onlar bizim adayımızı desteklemek zorunda” yaklaşımında olduğunu belirterek, belediyenin CHP’de olduğu vurgusu yapılırken belediye başkanının da disipline sevk edilmiş olmasının çelişkili bir görüntü oluşturduğunu söyledi.
Menderes halkının seçimde belediyeyi CHP’li bir belediye başkanına teslim ettiğini hatırlatan Solak, parti içi ve partiler arası çekişmeler sonucunda belediye yönetiminin farklı bir siyasi yapıya geçmesinin seçmen iradesini zedelediğini savundu.
Solak, “Orada Menderes halkının iradesi zedelendi. Ne derseniz deyin. Orada insanlar belediyeyi Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanına emanet etmişler. O anlayışa teslim ettiler. Bunun da az bir oyu değil, yani yarısı, yüzde 45-50. Şimdi siz bunu kendi aranızdaki çıkar çatışmaları yüzünden karşı tarafa veriyorsunuz” dedi.
Buca’da daha önce gerçekleştirilen belediye başkan vekilliği seçimini de hatırlatan Solak, oradaki başarılı sonucun kendiliğinden ortaya çıkmadığını vurgulayarak, “Buca'daki seçimden sonra o çok iyi belediye meclis üyeleri, çok iyi belediye başkan vekili ki Cumhuriyet Halk Partisi'nde kaldı, onları yapay zeka atamadı” ifadelerini kullandı.
Menderes Belediyesi’nin kaybedilmesi istenmiyorsa iki parti yönetiminin doğrudan iletişim kurması gerektiğini belirten Solak, il başkanları arasında görüşme olmuyorsa ilçe başkanlarının aracı yapılabileceğini söyledi.
Solak, “Eğer bu belediyenin kaybedilmesini istemiyorsanız iki il başkanı grupları meclis üyeleriyle, ya da siz istemiyorsanız ilçe başkanları nezdinde… Hani siz birbirinizden nefret ediyorsunuz, ilçe başkanlarını aracı tutun. İsteklerinizi söyleyin” ifadelerini kullandı.

Utku Gümrükçü’ye yönelik parti içinden bir tepki gelip gelmeyeceğini de değerlendiren Solak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun gerçekten Yeni Parti adayına destek verilmesi yönünde talimat verdiğinin doğru olması halinde Gümrükçü’ye yönelik bir tepki oluşabileceğini söyledi.
Solak, “Eğer gerçekten Kılıçdaroğlu talimat verdiyse, gerçekten talimat verdi yapılmadıysa, bu ihale Cumhuriyet Halk Partisi'ne kaldığı için burada Sayın Gümrükçü’ye tepki gösterirler” dedi.
Çağatay Güç’ün Utku Gümrükçü’nün görevden alınabileceğine ilişkin açıklamasını da doğru bulmadığını belirten Solak, Yeni Parti yöneticilerinin CHP’nin iç işleyişine ilişkin tartışmalara girmemesi gerektiğini söyledi.
“Çağatay Güç’ün ‘Utku Gümrükçü görevden alınabilir’ iddiasında bulunması bence gereksiz bir çıkıştı” diyen Solak, “O polemiğe girmeyin siz. Sizin harcınız değil o. Siz artık başka bir yola girmişsiniz. O görevden alınır alınmaz sizi ilgilendirmesin” ifadelerini kullandı.
Güç’ün yalnızca görüşmelerin nasıl geçtiğini ve hangi konularda uzlaşılamadığını anlatması gerektiğini belirten Solak, Gümrükçü’nün görevde kalıp kalmayacağı konusunun CHP Genel Merkezi ile Gümrükçü arasında olduğunu ifade etti.
CHP cephesinden yapılan “Ayrışma nedeniyle kaybettik” açıklamalarına da değinen Solak, ayrışmaya giden sürecin ayrıca sorgulanması gerektiğini söyledi.
Yeni Parti’nin kuruluşunun hemen ardından kongre takvimini açıkladığını belirten Solak, CHP’de ise olağan kurultay sürecinin hâlâ başlamamasını eleştirdi.
Solak, “Yeni Parti dün kuruldu değil mi? Bugün kongre takvimini açıkladı. 22 Ağustos'ta süreç başlayacak. Ya bak kaç ay oldu atamanızın yapılalı, yok kurultayı yapacağız, yok şunu yapacağız, yok bunu yapacağız. Nerede kurultay?” diye konuştu.
Utku Gümrükçü’nün CHP İzmir İl Başkanlığı görevine atanması sırasında kendisinin bu kararı desteklediğini anlatan Solak, Gümrükçü’nün geçmişte Çiğli Belediye Başkanlığı, Çiğli İlçe Başkanlığı ve il yöneticiliği gibi görevlerde bulunması nedeniyle örgütü toparlayabilecek bir isim olduğunu düşündüğünü söyledi.
Ancak Menderes sürecindeki tavrını eleştiren Solak, “Biz atanırken ‘en doğru isim’ dedik. Bu örgütü toplayacak, bu örgüte önayak olacak, ayağa kaldıracak isim dedik. Ama günün sonunda yaptığı açıklamalarla, çıkışlarla, buradaki tutum ve davranışlarıyla… Neden bu kadar öfkelisin? Ne bu kin ve nefret?” diye sordu.
Solak, Gümrükçü’nün Çağatay Güç’ü görüşmeye davet ederek ortak çözüm araması gerektiğini savunarak, “Buyurun siyaset alanı size. Bakın siz ilk sınavınızda sınıfta kaldınız. Nasıl olacak bu iş?” ifadelerini kullandı.

Menderes seçiminden sonra İzmir seçmeninde CHP ve Yeni Parti’nin ileride yeniden karşı karşıya gelerek seçim kaybettirebileceği endişesinin oluştuğunu savunan Solak, “Şimdi bu Menderes insanlarda da şöyle bir şey yarattı; İzmirlilerde bir korku, bir panik yarattı. Acaba bunlar ileride çatışır da biz kaybeder miyiz?” dedi.
Gümrükçü’nün ilerleyen dönemde İzmir’i yeniden kazanacaklarına ilişkin açıklamalarına da değinen Solak, “İzmir'i almak kolay mı bu saatten sonra? Bu kadar ayrışmadan, bu kadar bölünmenin üzerine” diye konuştu.
Seçim sonrasında ortaya çıkan görüntülerin çok açık olduğunu söyleyen Solak, CHP’li meclis üyesinin AK Partililerle birlikte görüntü vermesinin seçmen nezdinde ağır bir algı oluşturduğunu savundu.
“İnsanlar görüyor. ‘Onların yüzünden kaybettik’ deniyor ama ortada CHP’li meclis üyesi gitmiş AK Partililerle iş tutmuş görüntüsü var. Daha ötesi mi var?” diyen Solak, siyasi nezaket ile zafer görüntüsü vermenin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Solak, “Tebrik edebilirsin. Bir siyasi nezaket vardır, karşı taraf kazandı, tebrik ederiz, yürür gidersin. Onlarla zafer pozu vermezsin” ifadelerini kullandı.

AK Partili Şamil Tayyar’ın Menderes seçimi üzerinden yaptığı değerlendirmelere de değinen Solak, Tayyar’ın bazı tespitlerine katıldığını ancak CHP ile Yeni Parti arasındaki ayrışmanın tamamen tabana yayıldığı yorumuna katılmadığını söyledi.
Solak, CHP seçmeninin bilinçli bir seçmen olduğunu ve parti içerisindeki ayrışma sonrasında bazı seçmenlerin Yeni Parti’ye geçtiğini ifade etti.
Özgür Özel’in doğrudan CHP tabanıyla bir çatışmaya girmediğini, mücadelesini Kemal Kılıçdaroğlu ve yakın çevresi üzerinden yürüttüğünü savunan Solak, Şamil Tayyar’ın açıklamasının gelecek cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik siyasi bir hamle olduğunu söyledi.
Solak, Şamil Tayyar’ın “Düşman hukuku sürdükçe CHP tabanı cumhurbaşkanlığı seçiminde Yeni Parti adayına oy vermeyecektir” şeklindeki değerlendirmesine özellikle dikkat çekti.
Bu sözlerin tesadüfi olmadığını savunan Solak, muhtemel bir cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yeni Parti’nin adayının karşı karşıya gelmesi ihtimali üzerinden şimdiden seçmen tabanları arasında ayrışma yaratılmaya çalışıldığını belirtti.
Solak, “Burada tabanı ayırmaya çalışıyorlar. Nifak sokuluyor. Bu öyle alelade yapılmış bir açıklama değil” dedi.
Buna karşın CHP ve Yeni Parti seçmenlerinin aileler içerisinde dahi iç içe olduğunu belirten Solak, seçim zamanı geldiğinde bu seçmenlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısındaki adaya yönelme ihtimalinin devam ettiğini söyledi.
Menderes seçiminde yaşananların yalnızca bugünü değil, 2028 seçimlerini de ilgilendirdiğini savunan Solak, normal takvimde veya olası bir erken seçimde yaşanacak siyasi rekabetin altyapısının şimdiden oluşturulduğunu söyledi.
Solak, “Bunlar yarın bir gün seçim olursa yine gider Sayın Erdoğan'ın karşısında kim varsa ona oy verirler. Ama şimdi bunlar bu şeyin taşlarını döşemeye başladılar. 2028 normal takviminde yapılırsa, öne çekilirse olası bir erken seçim veya zamanında yapılacak bir seçimin taşlarının döşenmeye başladığının göstergesidir bu” dedi.
Programın başında dile getirdiği değerlendirmeyi yineleyen Solak, Menderes seçiminin CHP ile Yeni Parti’nin bundan sonraki ilişkisi açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi.
Solak, “Menderes seçimi biraz turnusol oldu. Bundan sonraki seçimlerde, bundan sonraki belediyelerde herhangi bir görevden uzaklaştırılma durumunda benzerlerini daha çok görürüz” değerlendirmesinde bulundu.

Solak son olarak Utku Gümrükçü’nün toplantıda kullandığını aktardığı “Alışın seçim kaybetmeye” sözlerini eleştirdi.
Gümrükçü’nün uzun yıllardır siyasetin içinde bulunan tecrübeli bir isim olduğunu vurgulayan Solak, bu nedenle söz konusu ifadenin daha da sorunlu olduğunu söyledi.
“‘Alışın seçim kaybetmeye, alışın’ çok yanlış bir cümle. Sizin kadar tecrübeli bir siyasetçinin… Diyor ya ‘Ben 27 yıllık partiliyim, 27 yıldır siyasetin içindeyim.’ 27 yıldır siyasetin içinde, önemli görevlerde bulunmuş bir siyasetçinin ‘Alışın seçim kaybetmeye’ demesi çok yanlış bir cümle. Onu sonra çevirmeye çalıştı ama çok yanlış bir cümle. Süreci çok yanlış götürüyor. Çok kötü” ifadelerini kullandı.
Haberin Videosu
Sayfa başına git







