Ege Postası
Geri

Halil Solak, Tugay'ın AK Parti grubuna çağrısını değerlendirdi: Bu şartlarda size yardımcı olurlar mı?

Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma, Torbalı Belediyesi’ndeki maaş krizi, İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmet binası, Cemil Tugay’ın AK Parti grubuna yaptığı çağrı ve CHP’deki yeni parti tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Tugay’ın merkezi hükümet ve AK Parti grubuyla birlikte hareket edilmesi yönündeki çağrısını değerlendiren Solak, geçmişte yaşanan tartışmaların iş birliği ortamına zarar verdiğini ifade etti. Solak, “Çağrı güzel ancak yerel yöneticilerin çıkış yaparken dikkatli olması gerekir. Mecliste AK Parti grubuna, ‘Devletle ve hükümetle el ele verelim, bu işleri birlikte çözelim’ diyorsunuz. Peki, o zaman masayı neden daha önce dağıttınız?. Birkaç ay önce faaliyet raporu görüşmelerinde insanlar söz istedi, söz vermediniz. Mecliste kavga çıktı. Bütün bunlardan sonra aynı gruba dönüp, ‘Bu işi çözmemize yardımcı olun’ diyorsunuz. Bu insanlar size yardımcı olur mu? Olmaz. Çünkü samimi görünmezsiniz." dedi.
Halil Solak, Tugay'ın AK Parti grubuna çağrısını değerlendirdi: Bu şartlarda size yardımcı olurlar mı?
Haberler / Yerel Politika
16 Temmuz 2026 Perşembe 00:05
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGE POSTASI- Gazeteci Halil Solak, NEO TV ekranlarında yayınlanan Denge programında gündemin öne çıkan başlıklarını değerlendirdi.

AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturmanın toplumda ciddi bir güven kaybı oluşturduğunu belirten Solak, soruşturmanın şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Torbalı Belediyesi çalışanlarının maaşlarını alamaması üzerine başlayan iş bırakma eylemini de değerlendiren Solak, belediye yönetimine gelir-gider dengesi ve yatırımlar üzerinden eleştiriler yöneltti.

Solak ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yıkılan ana hizmet binasının hâlâ yapılmamasına, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti grubundan destek istemesine ve CHP’de giderek belirginleşen yeni parti tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

AHBAP SORUŞTURMASI

Türkiye’de insanların artık kime güveneceğini şaşırdığını ifade eden Solak, Haluk Levent’e güvenen milyonlarca kişinin AHBAP Derneği’ne bağış yaptığını hatırlattı.

6 Şubat depremlerinin herkesi derinden yaraladığını belirten Solak, AHBAP Derneği’nin deprem bölgesindeki çalışmalarıyla vatandaşların güvenini kazandığını söyledi.

Solak, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de insanlar artık kime güveneceğini şaşırdı. İnsanlar Haluk Levent’e güvenerek bağış yaptı. Hepimizi derinden üzen, derinden yaralayan 6 Şubat depremlerinde AHBAP Derneği yaptığı çalışmalarla ve uygulamalarla insanların güvenini kazandı. İnsanlar milyonlarca, milyarlarca lira aktardı.

Depremde zarar gören vatandaşların evleri ve yuvaları yapılsın diye hem devlete hem de farklı kuruluşlara bağış yapıldı. On bir il yıkıldı. Bölge bir an önce ayağa kaldırılsın diye insanlar AHBAP üzerinden de bağışta bulundu.”

Soruşturmaya ilişkin kamuoyuna yansıyan rakamların insanları şoke ettiğini belirten Solak, söz konusu bilgilerin henüz iddia ve soruşturma bulgusu niteliğinde olduğunu vurguladı.

Solak, şöyle devam etti:

“Gelinen noktada insanlar büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Yalnızca 2023 yılındaki işlem hacminin 4,3 milyar lira olduğu belirtiliyor. 2020 ile 2024 yılları arasında derneğin 6,5 milyar liralık işlem hacminden, 990 milyon liralık bahis işleminden söz ediliyor.

Bu rakamları duyan insanlar doğal olarak şoke oldu. Düşünsenize, siz oraya insanlara yardım edilsin, evler, okullar, sağlık ocakları ve hastaneler yapılsın diye para veriyorsunuz. Daha sonra bu paraların kumarda ve bahiste kullanıldığı iddiasıyla karşılaşıyorsunuz.”

Haluk Levent’in konserlerine de daha fazla destek olmak amacıyla çok sayıda vatandaşın katıldığını hatırlatan Solak, MASAK raporları ve hesap hareketlerinin soruşturmada ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi.

Solak, Haluk Levent’in asistanı ve bazı yakınlarına ait hesaplar üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen para hareketlerine de dikkat çekerek şunları söyledi:

“İnsanlar güvenip para yatırdı. Bununla da kalmadı, Haluk Levent konser verdiğinde daha fazla destek olmak için konserlere akın etti. Şu anda bunlar iddia niteliğinde ancak yazışmalardan ve MASAK raporlarından söz ediliyor.

Asistanının hesabı ve aralarında kardeşinin de bulunduğu bazı yakınlarının hesap hareketleri inceleniyor. Sadece asistanı üzerinden 120 milyon liralık para trafiğinden söz ediliyor. Bunlar korkunç rakamlar.”

“İNSANLARIN GÜVENİ KOLAY KAZANILMAZ”

Türkiye’de zaman zaman kamu kurumlarında, belediyelerde ve derneklerde usulsüzlük iddialarının gündeme geldiğini belirten Solak, AHBAP soruşturmasının toplumsal güven bakımından çok daha hassas bir noktada olduğunu söyledi.

6 Şubat depremlerinin ardından Kızılay’ın çadır sattığı iddialarının kurumun güvenilirliğine zarar verdiğini hatırlatan Solak, benzer bir güven kaybının AHBAP üzerinden de yaşanabileceğini ifade etti.

Solak, şunları kaydetti:

“İnsanlar bir derneğe güvendi. Biliyorsunuz, 2023 depreminde ‘Kızılay çadır sattı’ iddiasından sonra insanlar Kızılay’a yardım etmeyi kesti. Bir süre kan bağışında bile bulunmadılar. Kurum büyük bir güven kaybına uğradı. Kan bağışlarını yeniden canlandırmak için çok sayıda kampanya yapıldı.

İnsanların güveni artık kolay kazanılmıyor. Devletin, savcılık makamının, yargının ve emniyetin bu işin üzerine gideceğini, meseleyi çözüme kavuşturacağını ve sonuçları şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşacağını umuyorum.”

Bazı isimlere uzandığı gerekçesiyle ifadelerin durdurulduğu yönünde haberler yayımlandığını belirten Solak, soruşturmanın hiçbir şüpheye yer bırakmayacak biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi:

“Bazı isimlere dokunduğu gerekçesiyle ifadelerin alınmadığı veya durdurulduğu yönünde haberler çıktı. Burada kim suçluysa cezasını çekmeli. İnsanlar Haluk Levent’e güvendi.”

“O PARA ARTIK SİZİN NAMUSUNUZDUR”

Bağışların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere verildiğini vurgulayan Solak, dernek yöneticilerinin bu paraların tek kuruşuna dahi kişisel amaçlarla dokunmaması gerektiğini ifade etti.

Solak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlar gönlünden ne kopuyorsa oraya aktardı. Para mazluma ve ihtiyaç sahibine gideceği için artık o para sizin namusunuzdur. O paranın tek bir kuruşuna dahi yan gözle bakmamanız gerekir.

Çocuklar harçlıklarını, kumbaralarını götürüp teslim etti. Nineler ve dedeler üç kuruşluk emekli maaşlarından keserek gönderdi. Bunları düşündüğünüz zaman iddia edilenlerin doğru çıkması Türk milletine karşı hem saygısızlık hem de vefasızlık olur. Bu insanlar bundan sonra kime güvenecek?”

Haluk Levent’in kamuoyuna yansıyan savunmasında kullandığı “Yolsuzluk değil, usulsüzlük” yönündeki ifadeleri de eleştiren Solak, derneğe ait paraların teminat amacıyla dahi kullanılmaması gerektiğini söyledi.

“İnsanlar AHBAP’a ‘Paramızı verelim, güvenli şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılsın’ diyerek bağış yaptı. Bahis ve kumar iddiaları ortaya çıktı. Bu insanlar ne yapacak? Çok acı bir durum.

‘Benim yaptığım yolsuzluk değil, olsa olsa usulsüzlük olur’ şeklinde bir savunma var. Derneğe yatırılan paranın beş kuruşuna dahi dokunmamanız gerekir. ‘Teminat gösterdik’ deniliyor ancak teminat olarak bile o paraya dokunamazsınız.

Kendi şahsi işiniz varsa paranızla yaparsınız; paranız yoksa yapmazsınız. Bir kurumun başında bulunan kişinin kendi parasıyla dahi bahis veya kumar oynaması etik değildir.”

“DENETİM EKSİKLİĞİ VAR”

Soruşturma kapsamındaki iddiaların bugüne kadar ortaya çıkmamasında denetim sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de incelenmesi gerektiğini belirten Solak, derneklerin düzenli olarak denetlendiğini hatırlattı.

Solak, şu ifadeleri kullandı:

“Bu işin bugüne kadar ortaya çıkmamasında devlet adına sorumluluğu bulunanlar varsa onların da denetlenmesi gerekiyor. Çünkü dernekler yıllık olarak denetlenir. Müfettişler gelir-gider defterlerini, ne kadar para girdiğini ve nereye harcandığını inceler. Burada bir denetim eksikliği olduğunu düşünüyorum.

Yargı bu olayı şeffaf biçimde sonuçlandırmalı. Bu mesele yalnızca belirli bir kişiyi, zümreyi veya kuruluşu ilgilendirmiyor. Yediden yetmişe Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ilgilendiriyor. Çünkü hemen hemen herkes oraya bağış yaptı. İnsanların ne yapıldığını bilmeye hakkı var.”

İddialara konu rakamları yeniden hatırlatan Solak, soruşturmanın kamuoyunda hiçbir soru işareti bırakılmadan sonuçlandırılması gerektiğini söyledi:

“Asistan üzerinden 120 milyon lira, bahis işlemlerinde 990 milyon lira ve bunun 390 milyon lirasının kaybedilmesi iddiaları var. Derneğe ait bazı taşınmazların, çeklerin ve senetlerin şahsi teminatlarda kullanıldığı ileri sürülüyor.

Ayrıca 60 milyon dolarlık mağduriyetten söz ediliyor. Bunlar üç kuruş, beş kuruşluk rakamlar değil. Devlet bu işi çözmeli ve sonuçları şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşmalı. Kimsenin aklında tek bir soru işareti kalmamalı.”

TORBALI BELEDİYESİ’NDE MAAŞ KRİZİ

Torbalı’nın nüfusu ve ekonomik hacmi bakımından Türkiye’deki birçok ilden daha büyük olduğunu belirten Solak, belediyenin yaklaşık 800 çalışanın maaşını ödeyemeyecek duruma gelmesini eleştirdi.

Solak, belediye yönetiminin kendisini sorgulaması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Torbalı, İzmir’in en büyük ilçelerinden biri. Nüfusu ve ekonomik hacmiyle Türkiye’deki birçok ilden daha büyük bir kent. Yaklaşık 800 çalışanınız var. Bu kadar büyük bir kenti yönetip 800 kişinin maaşını aksatma veya yatıramama noktasına geldiyseniz kendinizi sorgulamanız gerekir.”

Belediyenin maaş borcu sarmalına girmesi hâlinde bu tablodan çıkmasının zorlaşacağını dile getiren Solak, Karşıyaka Belediyesi örneğini verdi:

“Bu sarmala girdiğinizde çıkmanız kolay değil. Karşıyaka Belediyesi bu sarmaldan çıkamıyor. Sürekli geriden geldiği için hem maaş hem de sigorta borçları tekrar başa sarıyor.

Torbalı’da bir tam maaş, bir maaş farkı ve mesai ücretlerinin bulunduğu, bunların toplamının her bir işçi için yaklaşık 100 bin liraya ulaştığı belirtiliyor. Yaklaşık 800 işçiden söz ediyoruz.”

Torbalı’nın hem tarım hem de sanayi kenti olduğunu vurgulayan Solak, belediyenin önemli gelir kaynaklarının bulunması gerektiğini söyledi:

“Torbalı hem tarım hem de sanayi kenti. Belediyenin geliri de var. Torbalı Belediyesi, ekonomik imkânları bakımından Kiraz, Kınık veya Ödemiş gibi bir belediye değil. Sanayi kentinden söz ediyoruz. Fabrikalardan ve sanayi kuruluşlarından gelir elde eden bir belediye var.”

“İKİ BUÇUK YILDA NE YAPTINIZ?”

Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir’in yaklaşık iki buçuk yıldır görevde olduğunu belirten Solak, belediyenin gelir-gider dengesinin neden bozulduğunun açıklanması gerektiğini söyledi.

Solak, şöyle konuştu:

“Belediyenin gelir-gider dengesini sağlayamıyorsanız bunun nedenini açıklamanız gerekir. Övünç Demir yaklaşık iki buçuk yıldır Torbalı’yı yönetiyor. İki buçuk yılda ne yaptınız? Belediye nasıl bu hâle geldi? Ne oldu da 800 işçinin maaşı ve alın terinin karşılığı ödenemedi, işçiler iş bırakmak zorunda kaldı?”

Kentte yeni yatırım yapılmadığını ve mevcut yatırımların önemli bölümünün durdurulduğunu öne süren Solak, hem vatandaşların hem de belediye personelinin mağdur edildiğini söyledi:

“Yatırım var mı? Kentte yatırım da yok. Mevcut yatırımların çoğu durduruldu. ‘Gelirler kesildi’, ‘Şu oldu, bu oldu’ deniliyor. Belediye başkanı olarak bir iddiayla o koltuğa oturuyorsanız hem vatandaşı hem de çalışanı mağdur etmeyeceksiniz.

İki buçuk yılın sonunda hem Torbalı halkı hem de belediye personeli sıkıntıda. Çalışanın maaşı yatmıyor. İnsanlar zaten üç kuruş para alıyor. Hayat şartları ağır. Ev kiraları, faturaları ve çocuklarının giderleri var. Maaşların bir veya iki ay yatmaması insanları çok mağdur eder.”

“İŞÇİLERİN EYLEM YAPMASI EN DOĞAL HAKLARI”

Belediye çalışanlarının alacaklarını istemesinin doğal hakları olduğunu belirten Solak, iş bırakma eylemi nedeniyle Torbalı halkının da hizmet alamaz hâle geldiğini ifade etti.

Solak, belediye başkanının ödeme takvimine ilişkin kamuoyuna açıklama yapmadığını söyledi:

“Çalışanların paralarını almak için eylem yapması en doğal hakları. Ancak bu kez Torbalı halkı mağdur oluyor. Belediye başkanı hâlâ ‘Şu tarihte yatıracağım’ şeklinde bir açıklama yapmadı.

Bir koltuğa talip oluyorsanız o koltuğun hakkını vermeniz gerekir. O insanların alın terinin karşılığını ayın 3’ünde, 5’inde, 10’unda veya 20’sinde, ödeme tarihi ne zamansa yatıracaksınız.”

Torbalı’da gözle görülür bir yatırım olmadığını savunan Solak, belediyeye aktarılan kaynakların nerede kullanıldığının sorgulanması gerektiğini belirtti:

“Torbalı’da şu yatırım yapıldı, bu proje tamamlandı diye bir şey duyuyor musunuz? Bir yatırım yoksa gelen paralar nereye gitti? Biz gazeteci olarak bunları sorarız.

Bugün temizlik işçileri işi bırakır, yarın diğer birimler de eyleme katılır. Çalışanların parası yatırılmazsa diğer birimler de iş bırakır ve kent tamamen kilitlenir.”

HİZMET BİNASI

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Konak’taki ana hizmet binasının yaklaşık dört yıl önce, 30 Ekim 2020 depreminde hasar gördüğü gerekçesiyle yıkıldığını hatırlatan Solak, binanın güçlendirilmesi gerektiği yönündeki çağrıların dikkate alınmadığını söyledi.

Mimarlar Odası’nın binanın yıkılmaması için ısrarcı olduğunu belirten Solak, şunları söyledi:

“Bina yaklaşık dört yıl önce yıkıldı. 30 Ekim depreminde hasar aldığı gerekçesiyle ‘Güçlendirilsin mi, yıkılsın mı?’ tartışmaları yaşandı. Mimarlar Odası ısrarla yıkılmaması gerektiğini söyledi.

Cumhuriyetin ve İzmir’in simge yapılarından biri olduğu belirtilerek ‘Yıkmayalım, güçlendirelim’ çağrıları yapıldı. Ancak dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı bu çağrılara kulak tıkadı. Güçlendirme tercih edilseydi çalışma şimdiye kadar tamamlanmış ve bina hizmet vermeye devam ediyor olabilirdi.”

“BUGÜNKÜ EKONOMİK KOŞULLARDA YAPILMASI ZOR”

Mevcut ekonomik şartlarda aynı alana yeni bir belediye hizmet binası yapılmasının uzun yıllar sürebileceğini belirten Solak, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mali yapısının da bu süreçte belirleyici olacağını söyledi.

Solak, şöyle konuştu:

“Dört yıl geçti. Bugünkü ekonomik şartlarda oraya yeni bir bina yapmak birkaç yılda tamamlanabilecek bir iş değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut mali ve ekonomik yapısını da düşündüğünüzde iş daha da zorlaşıyor.

Şu anda inşaata başlansa bile yüksek enflasyon ve belediyenin ekonomik şartları nedeniyle binanın kolay kolay tamamlanması mümkün görünmüyor.”

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın da hizmet binasını söz verildiği hâlde yapılmayan projeler arasında gösterdiğini belirten Solak, Cemil Tugay’ın seçim dönemindeki açıklamalarını hatırlattı:

“Bilal Saygılı da İzmir’de söz verilip yapılmayan işlerden biri olarak bu projeyi gösteriyor. Cemil Tugay, 31 Mart seçimlerinden önce aday olduğu dönemde, ‘Oraya aynı büyüklükte, simge bir yapı yapacağız’ dedi. Ancak henüz alana bir çivi dahi çakılmadı.

Bu işler tamamen maddi imkânlarla ilgilidir. Paranız ve mali gücünüz varsa yaparsınız, yoksa yapamazsınız. Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu ve durdurulamadığı bir ülkede durum daha da zorlaşıyor.”

TUGAY’IN AK PARTİ’YE GEÇECEĞİ İDDİALARI

Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaların bir dönem siyasi kulisleri hareketlendirdiğini belirten Solak, bu süreçte AK Parti’den Tugay’a yönelik doğrudan eleştirilerin azalmasını dikkat çekici bulduğunu söyledi.

Solak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu süreçte Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği iyiden iyiye konuşuldu. ‘Geçti, geçiyor, çarşamba veya perşembe rozet takacak, Cumhurbaşkanlığından onay bekleniyor, Cumhurbaşkanı onay verdi’ şeklinde iddialar ortaya atıldı. Kamuoyu günlerce çalkalandı.

Daha sonra Tugay çıktı ve ‘Öyle bir şey yok’ dedi. Ancak geçen süre içerisinde hiç kimse açıklama yapmadı. AK Partili milletvekilleri ve Bilal Saygılı doğrudan Tugay’a yönelik eleştiri getirmedi. Büyükşehir Belediyesi eleştirildi ancak Tugay’ın ismi kullanılmadı.”

Son haftalarda Tugay’ın ismi verilerek eleştirilmeye başlanmasını da değerlendiren Solak, bunun siyasi görüşmelerin olumsuz sonuçlandığı anlamına gelebileceğini öne sürdü:

“Son birkaç haftada ilk defa Tugay’ın ismi verilerek eleştiriler yapılmaya başlandı. Bu da aralarındaki görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını düşündürüyor. Yeniden sert eleştiriler başladı. Belki de yeni partiye geçeceği yönünde duyum aldılar.

Yeni parti seçeneği olmasaydı benim de Tugay’ın yüksek ihtimalle AK Parti’ye geçeceğini düşündüğüm bir dönem oldu.”

TUGAY’IN AK PARTİ GRUBUNA ÇAĞRISI

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın temmuz ayı meclis toplantısında Karabağlar’daki kentsel dönüşüm alanı ve katı atık bertaraf tesisi konusunda AK Parti grubundan destek istediğini hatırlatan Solak, çağrının önemli olduğunu ancak siyasi ilişkilerin daha önce ciddi biçimde zarar gördüğünü söyledi.

Solak, Tugay’ın çağrısını şöyle aktardı:

“Sayın Başkan Tugay’ın İzmir Büyükşehir Belediyesi temmuz ayı meclisindeki net cümlesi, Karabağlar kentsel dönüşüm alanı ile katı atık bertaraf tesisine ilişkin olarak, ‘Çözüm için siz de yardımcı olursanız sevinirim’ şeklindeydi.

Hem Karabağlar’daki kentsel dönüşüm hem de katı atık bertaraf tesisi İzmir’in acil çözüm bekleyen iki konusu. Karabağlar’da 16 mahalleyi kapsayan bir kentsel dönüşüm alanı var. Kentin hâlihazırda yeterli bir katı atık bertaraf tesisi de bulunmuyor.”

“MASAYI NEDEN DAĞITTINIZ?”

Tugay’ın merkezi hükümet ve AK Parti grubuyla birlikte hareket edilmesi yönündeki çağrısını değerlendiren Solak, geçmişte yaşanan tartışmaların iş birliği ortamına zarar verdiğini ifade etti.

Solak, şunları söyledi:

“Çağrı güzel ancak yerel yöneticilerin çıkış yaparken dikkatli olması gerekir. Mecliste AK Parti grubuna, ‘Devletle ve hükümetle el ele verelim, bu işleri birlikte çözelim’ diyorsunuz. Peki, o zaman masayı neden daha önce dağıttınız?

Birkaç ay önce faaliyet raporu görüşmelerinde insanlar söz istedi, söz vermediniz. Mecliste kavga çıktı, meclis üyeleri birbirine girdi.”

Bir bakanlık ziyaretinde çekilen fotoğraf üzerinden yaşanan tartışmayı da hatırlatan Solak, Tugay’ın AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’ya yönelik sözlerinin ilişkileri daha da gerdiğini belirtti:

“Bir bakanlık ziyaretinde Eyyüp Kadir İnan ve Bilal Saygılı ile çekilen fotoğrafın ardından ‘Zorla fotoğraf karesine girdiler, ben istemedim’ yönünde açıklamalar yapıldı.

Meslek Fabrikası eylemleri sırasında Eyyüp Kadir İnan’a yönelik ‘İpliğini pazara çıkaracağım’ ifadesi kullanıldı. Fotoğraf krizinde de ‘Benim onlarla ne işim olur?’ benzeri sözler söylendi. Mecliste AK Parti grubuna beş dakika bile söz verilmedi ve toplantı oldu-bittiye getirilerek kapatıldı.”

“BU ŞARTLARDA SİZE YARDIMCI OLURLAR MI?”

Geçmişte bu kadar sert tartışmalar yaşanmasının ardından aynı gruptan destek istenmesinin samimi bulunmayabileceğini söyleyen Solak, belediye başkanlarının seçim sonrasında parti rozetini çıkararak tüm kente hizmet etmesi gerektiğini ifade etti.

“Bütün bunlardan sonra aynı gruba dönüp, ‘Bu işi çözmemize yardımcı olun’ diyorsunuz. Bu insanlar size yardımcı olur mu? Olmaz. Çünkü samimi görünmezsiniz.

Belediye başkanlarının siyaset yapacağı dönem ayrıdır. Seçim zamanı aday olursunuz, siyasi çalışmalarınızı yaparsınız. Seçimi kazandıktan sonra rozetinizi çıkarır ve bütün kentin belediye başkanı olursunuz.”

Tugay’ın bir taraftan AK Parti grubuna yönelik sert ifadeler kullanıp diğer taraftan destek istemesinin çelişkili olduğunu belirten Solak, şunları söyledi:

“‘Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim, size söz vermiyorum, haddinizi bildiririm’ gibi ifadeler kullanıp daha sonra ‘Bize yardımcı olursanız sevinirim’ diyemezsiniz.

Karabağlar kentsel dönüşümü ve çöp tesisi siyaset üstü konulardır. Bunları beraber çözmek gerekir. Ancak bunun için tavırlarınıza, davranışlarınıza ve insanlara yaklaşımınıza dikkat etmeniz gerekir.”

“DİYALOG OLURSA KENTİN SORUNLARI ÇÖZÜLÜR”

AK Parti ve Büyükşehir Belediyesi arasındaki diyaloğun bozulmasından önce Karşıyaka Stadı ve Buca Cezaevi alanı gibi konularda ilerleme sağlandığını belirten Solak, sorunların ancak ortak çalışma kültürüyle çözülebileceğini söyledi:

“Diyalog bozulmadan önce Karşıyaka Stadı konusunda çözüm bulundu. Buca Cezaevi alanı da bir şekilde çözüldü.

Bir araya gelir, diyalog geliştirirseniz kentin sorunları çözülür. ‘Sen git, sana söz vermiyorum, sen şöylesin, sen böylesin’ derseniz diyalog tıkanır. Samimiyet ortadan kalkar ve yaptığınız çağrılar havada kalır. Bu nedenle bir şey yapmadan önce kırk kere düşünmek gerekir.”

YENİ PARTİ

CHP’de yaşanan gelişmelerin ardından yeni parti kurulması ihtimalinin giderek güçlendiğini belirten Solak, son açıklamaların bu yöndeki hazırlıkları açık biçimde ortaya koyduğunu savundu.

Solak, olağanüstü kurultay yapılması için toplanan imzaları ve yargıya yapılan başvuruları hatırlatarak şunları söyledi:

“Yeni parti konusunda bugün açık bir işaret verildi. Yine küçük bir açık kapı bırakıldı ancak süreç oldukça netleşti.

Çağrı heyeti atanması ve kurultay yapılması için imzalar toplandı, teslim edildi. Kurultay yapılmayınca yargıya başvuruldu. Şimdi yargı yoluyla kurultayın toplanması isteniyor. Adli tatil başlamadan önce, yaklaşık 10-15 gün içinde sürecin sonucu belli olur.”

Başvuruların reddedilmesi hâlinde yeni partinin kurulacağını ileri süren Solak, parti programı ve tüzüğü üzerinde çalışmaların sürdüğünü söyledi:

“Bütün başvurular reddedilirse yeni parti kurulur. Tüzüğün ve programın yazıldığı açıklandı. İsim üzerinde konuşulduğu, parti logosunun da büyük ölçüde belli olduğu ifade edildi.

Aslında her şey açık açık söylendi. Daha önce bu kadar net konuşulmuyordu. ‘Bakacağız, ya yeni bir yol bulacağız ya da yeni bir yol açacağız’ deniliyordu. İlk defa yeni parti konusunda bu kadar net bir açıklama yapıldı.”

“YENİ PARTİ KURMAK KOLAY DEĞİL”

Yeni bir parti kurmanın kolay olmadığını belirten Solak, mevcut yapıdan ayrılmak istemeyenlerin kamuoyu baskısı nedeniyle bu seçeneğe yöneldiğini savundu:

“Kendileri de aslında ayrılmak istemiyordu ancak halkın ve kamuoyunun baskısıyla bir yola girdiler. Bir partiden ayrılıp yeni bir parti kurmak kolay değildir. Ancak sizi vatandaş bu yola sürüklüyorsa artık buna engel olamazsınız.”

CHP’de verilen tedbir kararının parti yönetiminin hemen her işlemi yapmasına izin verdiğini ancak kurultayın toplanmasını engellediğini belirten Solak, bu durumu eleştirdi:

“Parti içinde ne zamana kadar mücadele edeceksiniz? Bir tedbir kararı verildi. Bu kararla görevden alma, göreve atama, MYK ve Parti Meclisi toplantıları yapılabiliyor. Partinin parası harcanıyor, il başkanları görevden alınıyor, kadın ve gençlik kollarına atamalar yapılıyor. Partinin hemen hemen bütün işleri yürütülüyor. Sadece kurultay yapılamıyor. Neden? Çünkü tedbir kararı var.”

“OLAĞAN KURULTAY EN AZ SEKİZ AY SÜRER”

Mevcut yönetimin olağan kurultay kararı alması hâlinde sürecin en az sekiz ay süreceğini belirten Solak, erken seçim ihtimalinin kongre takvimini tamamen ortadan kaldırabileceğine dikkat çekti:

“Kurultay yapılmazsa parti içinde nasıl mücadele edeceksiniz? Mevcut CHP yönetimi bugün olağan kurultay kararı alsa süreç en az sekiz ay sürer.

Bu arada erken seçim kararı alınırsa bütün kongreler iptal edilir ve seçime gidilir. O zaman mücadeleyi nerede ve nasıl sürdüreceksiniz?”

ARAŞTIRMA ŞİRKETİNE TEPKİ

MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat’ın farklı tarihlerde yaptığı açıklamaları eleştiren Solak, söz konusu değerlendirmelerin birbiriyle çeliştiğini söyledi:

“Mehmet Ali Kulat, 5 Haziran’da ‘Kılıçdaroğlu CHP’si baraj altı değil, Özel yeni partiyi fazla geciktirmemeli’ diyor. Daha sonra 13 Temmuz’daki canlı yayında, ‘Özel’in yeni partisi yüzde 4-5 bandında’ değerlendirmesini yapıyor.

Böyle bir araştırma şirketi olur mu? Kamuoyunu hiç mi görmüyorsunuz? Denizli’ye gidiliyor, kentte büyük kalabalıklar oluşuyor. Burdur, Diyarbakır ve Gaziantep’te de benzer görüntüler ortaya çıkıyor. İnsanlar ne yapıldığını gayet iyi biliyor. Küçük algı operasyonlarını kendilerine saklasınlar.”

“KILIÇDAROĞLU’NUN ÇAĞRISI SAMİMİ DEĞİL”

Özgür Özel’in mutlak butlan kararının ardından kurultayın üyelerin katılımıyla yapılması yönünde çağrılarda bulunduğunu belirten Solak, karşı tarafın bu önerileri kabul etme niyetinin olmadığını savundu.

Solak, şunları söyledi:

“Sayın Özel, mutlak butlan kararının çıktığı andan itibaren, ‘Gelin üyeler seçsin, kurultayı yapalım. Kurultay yapılamıyorsa üyeler karar versin. Kaybeden siyasetten çekilsin’ şeklinde çok sayıda açıklama yaptı.

Ancak karşı tarafın bunları yapmaya niyeti yok. Böyle bir niyetleri olsaydı mutlak butlan kararının ardından, ‘Ortada bir cenaze var, bu cenazeyi birlikte kaldıralım’ derlerdi.”

CHP’de yaklaşık 40 il başkanının görevden alınmasıyla partinin yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını öne süren Solak, ihraç süreçlerinin parti içindeki krizi büyüttüğünü ifade etti:

“Yaklaşık 40 il başkanını görevden almakla başladılar ve partiyi dizayn etmeye yöneldiler. Dokuz milletvekilinin partiden ihracını istiyorsunuz, ‘Partiden gidin’ diyorsunuz. İl başkanlarını görevden alıyor, bazılarını kesin ihraç talebiyle disipline gönderiyorsunuz.

Partide her gün kaos yaşanırken, kurultayın yapılmayacağı ortadayken ve yeni parti çalışmaları başlamışken Kemal Bey’in çağrısı samimi mi? Bana göre değil.”

“BAŞKA SEÇENEK BIRAKILMADI”

Parti içindeki mevcut tablo nedeniyle yeni parti seçeneğinin kaçınılmaz hâle geldiğini savunan Solak, CHP’nin ciddi biçimde bölündüğünü söyledi:

“Başka bir seçenek kalmadı. Başka seçenek bırakılmadı. Parti çok büyük bir kaosa ve sıkıntıya sürüklendi. Parti fiilen bölündü. Bugünkü şartlarda bu bölünmenin gerçekleşme ihtimalini yüzde 99,9 olarak görüyorum.

Bu bölünme kimseye yaramaz. ‘Çoğunluk benim yanımda, azınlık diğer tarafta’ demek sonucu değiştirmez. Ne olursa olsun bu durum hiç kimseye fayda sağlamaz. Ancak mevcut şartlarda yeni parti biraz daha avantajlı görünüyor.”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası