
EGEPOSTASI- İYİ Parti İzmir İl Başkanı Av. Ülkü Doğan, NEO TV’de katıldığı Manşet programında erken seçim tartışmalarından ekonomik krize, eğitim sisteminden İzmir’in yerel sorunlarına kadar dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ülkenin ciddi bir yönetim krizi yaşadığını savunan Doğan, “Ülkede bir seçim şart” derken, İzmir’e ilişkin değerlendirmelerinde ise yatırım eksikliği, ulaşım projeleri ve hizmet tartışmalarına vurgu yaptı. Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesi iddialarına sert tepki gösteren Doğan, “Çeşme Otoyolu İzmirlinindir” ifadelerini kullandı.
“ÜLKEDE BİR SEÇİM ŞART”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “İçinde seçim geçen her cümle bizim için geçerlidir” sözü üzerine Doğan, “Sahada gördüğümüz gerçek bu. Vatandaşın böyle bir çağrısı var. Böyle bir ihtiyaç var. Her kesim derin bir yoksulluk ve umutsuzluk içerisinde. Ülke iyi yönetilemiyor. Bu bir kaynak sorunu değil. Eğitimden sağlığı, dış güvenlikten her alana kadar çok ciddi bir sistem sorunu yaşıyoruz. Bu da yönetim krizi olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla ülkede bir seçim şart. Biz de ülkenin çağrısına kulak tıkamayarak bu çağrıyı yeniliyoruz. Erken seçim olmayacak demek bu çağrının gerçek olduğu anlamına gelmiyor” dedi.
“EKONOMİK KRİZ ERKEN SEÇİM ÇAĞRILARININ BİRİNCİ SIRASINDA!”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Halkın iradesine karşı çıkıp erken seçim istemeyin, ülkenin daha büyük sorumları var” sözlerine Doğan, “Siyasi tarihimizde pek çok erken seçim var. Bunların hiçbiri de halın iradesine karşı yapılmış seçimler değil. O dönemin ihtiyaçları bu yöndeydi ve dönemin iktidarları da bir erken seçim kararı vermişti. Vatandaşın sahaya çıktığınızda erken seçim çağrısını bir millet iradesini görüyorsunuz. Pek çok sorundan bahsettik ama birinci etmen ekonomi. Derin bir açlık içerisindeyiz. Yoksulluk parti göz etmiyor. Ağır ekonomik tablo altında yaşıyorlar. Konuştuğum kişilerin partisini sokakta bilmiyorum. Söyledikleri şeyi biliyorum. ‘Bu sistem tıkandı, gitmiyor’ diyorlar. Türkiye’de 2023 yılında bu yana çok ciddi bir kriz yaşıyoruz. Ciddi bir para politikası uygulanıyor ama enflasyon düşmüyor. Para politikasının sonuçlarını kim yaşıyor bilmiyoruz. Kamu kaynaklarındaki israf hala devam ediyor. Vatandaş kemer sıkıyor ama nereye kadar? Vergiler, trafik cezaları da var. İnsanı yaşatmazsanız devleti yaşatamazsınız ama bugün geldiğimiz noktada insan devletin ayakta kalabilmesi için canının son damlasına kadar neredeyse çalıştırılan bir şeye dönmüştür. Erken seçim çağrılarının altında ekonomik kriz birinci sırada. Ama sadece bu diyemeyiz. Gençlerin umutsuzluğu, gelecek kaygıları, kayırmacılık düzeni gibi pek çok şey var” ifadelerini kullandı.
“HER GELEN MİLLİ EĞİTİM BAKANIYLA EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİŞTİ”
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıyla ilgili Doğan, “Kaybettiğimiz 9 evladımıza 1 öğretmenimize Allahtan rahmet diliyorum. Bir devletin gücü, en masumu ne kadar koruduğundan anlaşılır. Eğitimde fırsat eşitliğini kaldırdık. Böylece bu yanlışlar silsilesi devam etti. Yanlışlara çözüm olamayan iktidarın ülkeyi bugün getirdiği noktadayız. Hem çocuklarımızı kaybettik hem de bir sürü çocuğa travma yaşattık. Bunun çözümü okullara güvenlik görevlisi ve emniyet mensubu koymak mı? Elbette koyulmalı. Ama kadınlara koruma memuru veriyorlar ama yine koruyamıyoruz. Çocukların ya da gençlerin dünyasına girmezseniz onları anlayamazsınız. Önce bir ne yaşadıklarını anlamamız gerekir. Güçlü bir rehberlik gerekiyor. 500 öğrenciye bir rehberlik öğretmeni düştüğünü ifade ediyorlar. Rehberlik öğretenin bir dönem içerisinde bir çocuğu takip etmesi mümkün değil. Ebeveyn eğitimleri gerekiyor. Aileyi de eğitmemiz lazım. Okullarda dijital okur-yazarlık eğitimi olmalı. Artık dijital çağdayız. İnkâr edemeyiz. Torba yasa geliyor ve içerisinde sosyal medya yasağı var. Yasaklayarak bu sorunu çözemezseniz. Önce kaynağını kurutmanız gerekir. Bir de yasaktan ziyade denetim yetkinizi doğru kullanmanız lazım. Her gelen Milli Eğitim Bakanıyla eğitim sistemini değiştirmiş bir ülkeyiz. Ben sayısını sayamadım. Eğitim, çok fazla değiştirebileceğiniz bir alan değil. Çocuklar bizim geleceğimiz. Bir çocukları eğiterek geleceğimizi inşa ediyoruz. Bu bir hükümet meselesi değil bu milli güvenlik meselesi” ifadelerine yer verdi.
“GÜLİSTAN DOKU’YU 6 YIL ÖNCE KONUŞMAMIZ GEREKİRDİ”
Tunceli’de 6 yıldır haber alınamayan Gülistan Doku ile ilgili Doğan, “Gülistan Doku’yu bugünlerde konuşuyoruz. Oysa 6 yıl önce konuşmamız gerekiyordu. Yeni bir belge yok. Yeni bir beyan var. Niye 6 yıldır kimse bu çığlığı duymadı. Niye 6 yıldır hastane kayıtlarının silindiği tespit edilmedi. Bunları tespit edebilirsiniz. Bu yeni bir bilgi değil. Soruşturmayı yürüten başsavcımızı tebrik ediyorum. O da bir kadın ve meslektaşım. Gurur duydum. Bu çok önemli bir davranış. 6 yıldır bu dosyayı Ebru başsavcının cesaretiyle takip etmeyenlerin de soruşturulması gerekmez mi? Ailesi bu iddiaları yıllardır söylüyordu. Gülistan gibi nice kadının uğradığı şiddeti görmezden geldik. Adalete birilerimi bulmak, yüksek sesle bağırabilmek için mi aramalıyız. Yoksa adalet kendiliğinde gelmeli mi? Adalet sisteminin yanlışlıkları da bu” dedi.
“ÇEŞME OTOBANI İZMİRLİNİNDİR!”
Çeşme’de otoyol projesinin özelleştirileceği iddialarıyla ilgili Doğan, “Çeşme otobanı İzmir’in en önemli kazanımlarından bir tanesidir. Vatandaşın da çok kullandığın bir otoban. Birleri para kazanacak o kesin. 4 katına çıksa şaşırır mısınız? Şaşırmayız. İnsanlar mecburlar gidecekler. Hükümetin amacı vatandaşın hayatını kolaylaştırmaktır. Bizim yaşam şartlarınızı kolaylaştıracağınızı vaat ederek iktidara geldiniz. Bize daha iyi bir yönetim, daha iyi bir hayat vaat ettiniz. Ondan önce cumhurbaşkanlığı seçiminde bunları vaat ettiniz. Vatandaş ona binaen oy verdi. Şimdi nerede bu? İzmir’in değeri bu otoban… Var olan otobanımızı özelleştirerek yaşam şartlarımızı nende zorlaştırıyorsunuz? Çeşme otobanı İzmirlinindir. Çeşme’ye gitme alışkanlığında değişim olacak. Geçtiğimiz haftalarda bütün ilçelerimizde ziyaretler yaptık. hem üretici hem Pazar esnafı hem de vatandaş dertli. Sonraki hafta sanayi sitelerini gezdik. Esnafımızla konuştuk. Onlar ayrıca dertliler. Vatandaşın bütçesinin 2 ana kalemi var. Birincisi kira bedeli, biri de gıda. Bunun dışındaki her şey lüks olmuş durumda. Bir sonraki hafta odalara gittik. Esnaf kan ağlıyor. Maliyet baskısındalar. Çeşmeliler de kaygılı…
“TEMEL SORUN İKTİDARIN İZMİR’E BAKIŞ AÇISI”
İzmir’in genel sorunlarıyla ilgili Doğan, “Nasıl iktidarın yarattığı çok fazla sorun varsa İzmir’in de sorunları dağ kadar oldu. Siyasetin uzlaştırıcı bir alan olmaktan çıkarıldı ve ayrıştırıcı bir dil üzerine inşa ediliyor. Siyaset kurumu çözüm üretmesi gerekirken sorun üretmeye başladı. Kendi yarattığı krizleri de topluma yüklüyor. İzmir de bunun bir örneği. Ana muhalefet ve iktidar düellosu seyrediyor. İzmir’de de mikro ölçekte yaşıyoruz. İzmir’de iktidar kanadının milletvekillerinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı arasındaki kavgalarını izliyoruz. Mecliste çok ciddi bir kavga yaşandı. Bu ne İzmir’e ne de Türkiye’ye yakışıyor. Çözüme ortak olması gereken bu makamları bizzat sorun yaratıyor olması sorun. Çözüm üretmekten geçtik. Oysa ortak akıl şunu emrediyor. ‘Hepimiz hizmetimizi yapalım’. Bölge milletvekilleri Ankara’da İzmir’in sesi olsun diye seçildiler. Hizmeti kimin getirdiği önemli değil. Bir hizmet gelsin istiyoruz. Sandık geldiğinde de ben bunları yaptım desin ve oyunu istesin. Hizmette yarışalım. Vatandaştan şöyle mi isteyeceksin ‘ben onunla kavga ettik, şununla polemik yarattım’. Temel sorun iktidarın İzmir’e bakış açısında” dedi.
“HER BAŞARISIZLIKTAN SONRA ANKARA’YI İŞARET ETMEK OLMAZ”
İzmir’in çok değerli bir kent olduğunu belirten Doğan, “Dış ticarette 4’üncü iliz. Dış ticaret hacmimiz her geçen gün büyüyor. Türkiye’de düşüyor, İzmir’de büyüyor. Biz tarımda işlenmiş ürünlerde de çok başarılıyız. Niye bunun karşılığını alamıyoruz? Yatırım anlamında da destek anlamında da alamıyoruz. İzmir’i kendi başına bırakmış sorunlar içerisinde boğulan bir kent izlenimi bırakmak istiyorlar. İzmit’teki körfezin temizliğini bakanlık üstlenirken, İzmir’in körfezini üstlenmiyor. Hizmeti kimin getirmediğin İzmirli biliyor. Bu beş yılı nasıl geçirdiğimizi kavga odaklı geçtiğini biliyor. Sandık geldiğinde bunun hesabını ilgililerine kesecektir. İzmir’in karnesini çıkarırken iktidara daha fazla kusur atfediyorum. Buranın kendi başına bırakılmış haliyle zorluyor. Zaten belediyelerin daralan gelir kaynaklarıyla ciddi bir sınav veriyorlar. CHP 25 yıldır İzmir’de iktidarda. Nasıl bir belediye aldıklarını, kasada ne olduğunu, nerede sorunlar yaşandığını, ilçenin özelliklerine çok hâkimler. Nasıl bir tabloyla karşılaşacaklarını biliyor olmaları lazım. Her başarısız girişimden sonra da Ankara’yı işaret etmek olmuyor. Çözüm odaklı olsalar İzmir, 4,5 milyon nüfusuyla belediyesinin yanında durur” ifadelerine yer verdi.
“İSTANBUL VE ANKARA’DA EN AZINDAN ÇUKURSUZ YOLDA GİDEBİLİYORLAR”
İzmir’in en acil sorununa değinen Doğan, “Çöplerimizi atacak yerimiz yok. Körfez, çok önemli bir başlık… Trafik inanılmaz bir kaosa dönüştü. Alt yapı sorunlarımız var. Kentsel dönüşüme de değinmek lazım. Kentsel dönüşüm çok uzun yıllardır bitmiyor. Bir belediye ne yapar ki? Yapacağım demenize bile gerek yok. Göreve gelirken zaten bunlar için geliyorsunuz. İlerleme göremiyoruz İzmir’de. Yerel yönetimin kendine bir sorumluluk çıkarması gerekiyor. Bir karne çıkartamıyorum. Sıfırlarla doldurmak istemiyorum. İstanbul ve Ankara’da CHP’li belediye başkanları tarafından yöneltiyor. Muhakkak o şehirlerin de sorunları vardır ama en azından çukursuz yolda gidebiliyorlar” diye konuştu.
“AK PARTİLİ VEKİLLERİN ELEŞTİRİDEN ÇIKMASI LAZIM”
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın Büyükşehir’e yönelik eleştirilerini değerlendiren Doğan, “Onların yetkisi var. Ben eleştirebilirim. İYİ Parti olarak herhangi bir yerde iktidarda değilim. Ama sorunu çözme makamında oturanların eleştiriden çıkması lazım. AK Parti’nin İzmir’de Büyükşehir adayı vardı. 2’inci çevreyolunun sözünü vermişlerdi” dedi.
“İYİ PARTİ İZMİR’DE BÜYÜK BİR ÇALIŞTAY GERÇEKLEŞTİRECEK”
İzmir’in kimliğiyle ilgili Doğan, “İzmir ne kenti? Yerel yönetimdeki en büyük sıkıntımız bu. İzmir’i insanlar neyiyle tanır. Biz tarımla mı, turizmle mi öne çıktık. Sağlık turizmi de yok. Kültür deseniz, kültür turları için bir Eskişehir kadar bile yerli turist almıyoruz. İzmir ne kenti? İnovasyon mu, gelişim mi, teknoloji mi, genç mi? Ki şehirde genç kalmadı. Çünkü burada iş imkânı yok. O kadar çok fabrika kapandı ki. Gençler geleceklerini başka yerde kuruyorlar. Giderek yaşlanıyoruz. Emekli kentine dönüşüyoruz. Şehir de bir kimliğiyle öne çıkamıyor. İzmir’in kimlik konusunu tartışması ve bunu en doğru şekilde belirlenerek devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bununla ilgili biz büyük bir çalıştay planlıyoruz. İzmir’in inovasyon ve gelişimiyle ilgili bir yerel yönetim çalıştayı… İzmir’in ne kenti olduğunu uzmanlarıyla tartışalım istiyoruz. Sorunları masaya doğru yatıralım. Sadece İYİ Parti olarak değil, seçilecek, göreve gelecek bütün yerel yönetimler anlamında da başucu kitabı olması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“İLERİDE OTOBANLARIN ASFALTINI MI KEMİRECEĞİZ?”
Akbelen’de tarım alanlarının talan edilmesini protesto eden ve gözaltına alınan çevre gönüllüsü Esra Işık’ı ziyaret eden Doğan, “Toprağını, köyünü, geleceğini koruyordu. Geleceğine sahip çıkıyordu. Onun sesini duymamız gerekirken aldılar parmaklıkların ardına koydular. Şakran’a gönderildi. Biz de kendisini ziyaret ettik. Morali çok yerinde. Vatandaş nezdinde ne kadar kabul gördüğünü biliyor. ‘Doğru şeyi yaptığımı o yüzden de burada olduğumu biliyorum’ diyor. Azmi, mücadelesi çok kıymetli. Bölge milletvekillerimiz sürekli Akbelen’deki mücadeleye destek veriyorlar. Mücadeleye devam edeceğini söylüyor. Doğa katliamı üzerine kurulu bir iktidar var. Son 25 yıl içerisinde meralık alanlarımızı kaybettik. Hayvanclığı zaten bitirdik. Menemen’de Doğaköy’de meralık alana TOKİ inşa ettiler. Planlı, geleceğe yönelik bir şey yapılmıyor. Günü birlik bir siyaset güdülüyor. İleride ne yapacağız? Otobanların asfaltını mı kemireceğiz? Gelecek nesil ne ile beslenecek? Ülkedeki bütün sistemler sorunluysa, işlemiyorsa o zaman sorun sistemlerde değil iktidardadır. Hepsini düzeltebilmek için bir şeyi değiştirmemiz gerekiyor. Onun için erken seçim şart.
“İZMİR’DE İYİ PARTİ’YE ÇOK CİDDİ BİR TEVECCÜH VAR”
İzmir’deki anket durumuyla ilgili İYİ Partili Doğan, “çok ciddi bir teveccüh var. İzmir özelinde çok bir anket yapılmıyor. Özellikle genel başkanımızın muhalefet tarzıyla ‘Bir tek o dik duruyor. Dervişoğlu’nu çok seviyoruz’ söylemlerini çok duyuyoruz. İlgi büyük. Keşke ülke bu durumda olmasa da bizim bunlarla oyumuz yükseliyor olmasa. İYİ Parti’nin ve genel başkanımızın duruşu da çok büyük takdir topluyor” dedi.
Sayfa başına git







