
EGE POSTASI- İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, NEO TV’de yayınlanan “Uyandırma Servisi” programında Kutluhan Nesil’in sorularını yanıtladı. CHP’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, İYİ Parti’nin bu süreçte demokrasiden yana net bir tavır aldığını belirtti.
Özel, CHP’ye ilişkin mutlak butlan tartışmasını “iktidar tarafından kamulaştırılma süreci” olarak nitelendirirken, “Bizim için bu kararın kendisi yok hükmündedir. Biz butlan kararıyla göreve gelen yönetimi yok sayıyoruz” dedi.
“MUTLAK BUTLAN CHP’NİN BİR NEVİ İKTİDAR TARAFINDAN KAMULAŞTIRILMASI SÜRECİ”
CHP’de Özgür Özel yönetiminin görevden alınarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve getirilmesine yönelik mutlak butlan tartışmalarını değerlendiren İYİ Partili Osman Ertürk Özel, sürecin başından itibaren demokrasiden yana tavır aldıklarını söyledi.
Özel, “Aslında bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi’nin Özgür Özel yönetimini görevden alan ve Sayın Kılıçdaroğlu’nu göreve getiren mutlak butlan kararına ilişkin olarak biz ilk baştan itibaren demokrasiden yana net tavrımızı ortaya koyan siyasi partiyiz. Takdir edersiniz ki Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu Bey’in ‘Mutlak butlan kararının bizzat kendisi butlandır’ sözü, bu noktadaki pozisyonumuzu en net ifade eden pozisyondur” dedi.
Mutlak butlan sürecini “CHP’nin iktidar tarafından kamulaştırılması” olarak değerlendiren Özel, “Hukukta buna zor alım dediğimiz bir yöntem var. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefet yapma hakkının, dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ne destek verenlerin de muhalefete destek verme hakkının gasp edilmesi halidir” ifadelerini kullandı.
Benzer bir sürecin geçmişte MHP’de de yaşandığını savunan Özel, “Türkiye bunu ilk defa yaşamıyor. Geçtiğimiz hafta Sayın Genel Başkanımız bunu grup toplantısında ifade etti. 10 yıl önce ilk mutlak butlan kararı, ilk kayyum kararı aslında Milliyetçi Hareket Partisi’ne verildi. Sayın Devlet Bahçeli Milliyetçi Hareket Partisi’nde bir kayyum pozisyonuna geldi. Oradaki kongreler sürecinin Tosya, Gemerek gibi mahkemelere sıkıştırılması neticesinde İYİ Parti bir demokrasi mücadelesi olarak kuruldu” diye konuştu.
İYİ Parti kadrolarının bu konuda tecrübeli olduğunu ifade eden Özel, “Bu yüzden biz İYİ Parti kadrolarını, Sayın Genel Başkanımızı ve tüm İYİ Partilileri bu konuda tecrübeli, hatta bir başka deyişle şerbetli kabul ediyoruz. O noktada da bizim tavrımız demokrasiden yana olacaktır. Çünkü Türk milliyetçiliğinin ikiz kardeşi olarak demokrasiyi görüyoruz. Bu yüzden de bu tavrımızı sonuna kadar sürdüreceğimizi ifade etmek isterim” dedi.
Özel, İYİ Parti’nin CHP’ye verdiği desteğin sadece Özgür Özel’e yönelik olmadığını vurgulayarak, “Bu sadece Sayın Özgür Özel’e verilmiş bir destek değildir. Sayın Özgür Özel’in tüm ekibine, Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapmış olan herkese, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş herkese, Türkiye’de kendi iradesini muhalefetten yana şekillendirmek isteyen herkese bir mesajdır” ifadelerini kullandı.
“Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen süreci “ihanet süreci” olarak nitelendiren Özel, İYİ Parti’nin 30 milletvekiliyle Meclis’te grubu bulunan siyasi partiler arasında yaklaşık yüzde 5’lik bir ağırlığa sahip olduğunu ancak buna rağmen sürecin karşısında net biçimde durduğunu söyledi.
Özel, “Bu da şunu gösteriyor: İYİ Parti, milletvekili sayısından bağımsız olarak yüksek mücadele azmine sahip insanların partisidir. Tam da ‘Biz bir dağ gibi burada duruyoruz’ dememiz aslında bu butlan kararında da aynen geçerlidir” dedi.
CHP’nin “Terörsüz Türkiye” sürecinde komisyonda destek verdiğini hatırlatan Özel, buna rağmen demokrasi konusunda birleşmek gerektiğini belirterek, “Bu mesele demokrasi meselesidir ve her şeyden önce gelecek olan bir meseledir. Dolayısıyla biz burada Özgür Özel ve yönetiminin ve tüm CHP’lilerin yanındayız. Sayın Genel Başkanımızın ifadesi de aslında bunun altını çiziyor” diye konuştu.
“SELDEN KÜTÜK KAPAR BİR POZİSYONU KESİNLİKLE ALMAYIZ”
İYİ Parti’nin süreç karşısındaki siyasi tutumunu da anlatan Özel, partilerin daha fazla seçmene ulaşmak istemesinin doğal olduğunu ancak içinde bulunulan durumda siyasi nezaketin öncelikli olduğunu söyledi.
Özel, “Biz bir siyasi partiyiz. Tabii ki siyasi partiler kendi politikalarının takdir edilmesini, daha fazla insanla buluşmasını, daha fazla insanın oyunu almayı amaçlarlar. Ama içerisinde bulunduğumuz bu durumda bizim en öncelik verdiğimiz meselelerden bir tanesi de siyasi nezaket meselesidir. Sayın Genel Başkanımız ilk günden itibaren ‘Selden kütük kapar bir pozisyonu kesinlikle almayız’ diyor” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel yönetiminin siyasi hayatına devam edebilmesi ve kendi pozisyonunu tahkim edebilmesi için atması gereken adımlar olduğunu belirten Özel, bunlardan birinin yeni bir siyasi parti kurmak olabileceğini ifade etti.
Özel, “Şu anda parti içinde bir mücadele ve kurultay çağrısı söyleniyor. Orada da şunu gözden kaçırmamak gerek: Sayın Kılıçdaroğlu’ndan kurultay talep ediyorsunuz. Peki Sayın Kılıçdaroğlu kurultay kararı verebilir mi?” diye sordu.
“SAYIN KILIÇDAROĞLU ARZU ETSE DE BİR KURULTAY YAPAMAZ”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukuken kurultay kararı verebileceğini ancak siyaseten bunu yapamayacağını savunan Özel, sürecin 19 Mart’tan bu yana devam ettiğini söyledi.
Özel, “Sorduğum soru hukuken verebilir mi, veremez mi değil. Hukuken verebilir, ben bir hukukçu olarak bunu söyleyebilirim ama siyaseten vermez. Çünkü bu yeni bir süreç değil. 19 Mart’tan beri Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve Türk demokrasisine karşı bir süreç yaşanıyor” dedi.
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından piyasaları baskılamak için büyük miktarda para harcandığını savunan Özel, “Sayın Ekrem İmamoğlu tutuklandığında hükümet ve iktidar 50-60 milyar dolarlık bir para yakmıştı. Yani doları tutabilmek, piyasaları baskılayabilmek için. Yine butlan kararıyla 10 milyar dolara aşkın bir para yakıldı. Ne demek bu? 60-70 milyar dolarlık bir bütçe bu işler için kullanılmış” ifadelerini kullandı.
İktidarın bu süreci Özgür Özel yönetiminin yeniden daha güçlü biçimde CHP’nin başına geçmesi için yürütmediğini savunan Özel, “Demek ki bu iktidar, ‘Biz 60-70 milyar doları yaktık, Sayın Kılıçdaroğlu da geldi, mutlak butlan kararı sonrası yeniden genel başkan oldu; arzu ediyorsa kurultay kararı alsın, kurultay yapsın ve Özgür Özel yönetimi çok daha güçlü, daha prestijli ve daha itibarlı olarak karşımıza dikilsin’ diye bunu yapmış olamaz. Bunun bir süreç olduğunu düşünmek gerekir” dedi.
Özel, “Bu sürecin neticesini iktidar bu şekilde planlamış olamaz. Bu da neyi ortaya koyuyor? Sayın Kılıçdaroğlu arzu etse de bir kurultay yapamaz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bunu arzu etmeyle alakalı iradesi sakatlanmış durumdadır. Çünkü bu karar niye tedbirli olarak verildi? Aslında bu kararın tedbiri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da boynuna vuruldu. Yani arzu ettikleri noktada kendisini çekiştirebilmeleri için tedbir kararı veriliyor” diye konuştu.
“KILIÇDAROĞLU MEVCUT DELEGE YAPISIYLA KONGREYE GİTMEZ”
Mevcut delege yapısıyla yapılacak bir kongrede Kılıçdaroğlu’nun kaybedebileceğini savunan Özel, bu nedenle mahallelerden ve ilçelerden başlayan yeni bir kongre sürecinin gündeme getirildiğini söyledi.
Özel, “Siz böyle bir kongre kararı alırsanız Sayın Kılıçdaroğlu orada alaşağı edilebilir. Sayın Kılıçdaroğlu işte o sebeple mevcut delege yapısıyla kongreye gitmez. Mahallelerden, ilçelerden başlayarak bir kongre süreci takip edeceğini söylüyor. Aslında bütün delege yapısını değiştirmekten bahsediyor. Bunu kabul etmek gerekiyor” dedi.
Yeni bir parti kurmanın da gündeme gelebileceğini belirten Özel, “Arzu ederseniz yeni bir parti kurabilirsiniz. Ama yeni bir parti kurduğunuzda bunun da kanuni şartları belli. Partiyi kurmak kolay ama partiyi seçime sokmak için kurmanız gerekiyor. Yani seçime girme yeterliliği olması lazım” ifadelerini kullandı.
Özel, “O zaman önünüzde bir yol kalıyor. O da seçime girme yeterliliği olan bir siyasi partiye tutunarak seçimlere girmek meselesi. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi yetkililerinin, Özgür Özel yönetiminin kendi stratejisini oluşturup karar vermesi gerekiyor” dedi.
“KILIÇDAROĞLU’NUN MECBUR OLDUĞU ŞEYİ YAPTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun mevcut durumda mecbur olduğu şeyi yaptığını düşündüğünü belirten Özel, “Size 3 sene önce bir kongrede kaybettiğiniz koltuk geri verilmiş ve bir süreç yaşanmış. Dediğim gibi 60-70 milyar dolar harcanmış bu süreç içerisinde. Yalnızca siz bu koltuğu geri alın diye 10 milyar dolar harcanmış. Dolayısıyla siz arzu ettiklerinizi yapamazsınız” dedi.
Hukukta irade kavramına dikkat çeken Özel, “Biz hukukta şöyle deriz: Bir failin bir fiilden sorumlu olabilmesi için o fiili işlerken irade ve bilinç sahibi olması gerekir. Bu noktada Sayın Kılıçdaroğlu’nun iradesi sakatlanmış durumdadır. İrade nasıl sakatlanır? Hileyle, hatayla veya cebren. Burada cebren de diyebilirsiniz, hileyle de diyebilirsiniz. Ama ben burada bir hata olduğu kanaatinde değilim” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun kurultay kararı alması halinde Özgür Özel yönetimine karşı kaybedeceğini savunan Özel, “Sayın Kılıçdaroğlu bir sabah uyansa ve ‘Ben yanlış yapıyorum galiba, parti böyle olmaz diyordum ama çok zarar görüyor. En iyisi ben bir kongre kararı alayım’ dese, önünde şöyle bir matematik var: Özgür Özel yönetimi mevcut delegeden yarım günde 900 imza toplayabiliyor. Bu ne demek? Siz çok büyük bir farkla Özgür Özel yönetimine bu yaptığınız acele kongrede hemen kaybedeceksiniz demek” dedi.
“BİZ BUTLAN KARARIYLA GÖREVE GELEN YÖNETİMİ YOK SAYIYORUZ”
İktidarın böyle bir sürece izin vermeyeceğini savunan Özel, “İktidar bir süreç işletiyorsa ve bu süreçte 60-70 milyar doları yaktıysa sizin bunu yapmanıza müsaade eder mi? Çünkü günün sonunda Özgür Özel Bey kazandığında çok daha itibarlı, prestijli ve çok daha kuvvetli bir muhalefet lideri olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına yeniden geçmiş olacak” dedi.
Özel, “Bu kabulle hareket ettiğinizde şunu görüyorsunuz ki siz oraya kongre yapsın diye getirilmediniz. Fikriniz değişirse de oradan götürülürsünüz. Ama siz kendi ardınızda bir kongre yapamazsınız” ifadelerini kullandı.
Süreci CHP’nin iç meselesi olarak görmediklerini belirten Özel, “Eğer biz bu meseleyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin parti içi meselesi olarak görseydik ilk günden itibaren ‘Bu bir parti içi meseledir, bizi ilgilendirmez. Biz bu süreci takip ederiz ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin delegesinin iradesine sahip olan da bizim muhatabımızdır’ derdik. Ama biz hiç bunu demeden şunu dedik: Bizim için bu kararın kendisi yok hükmündedir ve biz butlan kararıyla göreve gelen yönetimi yok sayıyoruz” dedi.
Bu tutumun gerekçesini de açıklayan Özel, “Çünkü bu yönetimin kendi iradesiyle, Cumhuriyet Halk Partililerin iradesiyle hareket etmesi mümkün değil. Bu yönetimin üstünde bir ipotek vardır. Bu yönetimin iradesi rehinlidir. Bu rehini koyan da iktidardır, Sayın Cumhurbaşkanı’dır, Sayın Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla muhatap alınamaz konumdadır” diye konuştu.
İYİ Parti’nin muhalefet yapma iradesinin ipotek altında olmadığını belirten Özel, “İYİ Parti ise Meclis’te grubu bulunan siyasi partiler arasında iradesinde en ufak bir ipotek bulunmayan, doğrudan halkın teveccühüyle muhalefet yapan bir partidir. İYİ Parti’nin bu noktadaki konumunu biz ‘Bir dağ gibi burada duruyoruz’ olarak nitelendiriyoruz” dedi.
“İKTİDAR NE İSTERSE O OLUR”
Yargıtay’dan nasıl bir karar çıkabileceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Özel, “İktidar ne isterse o olur. Arzu ederlerse öğleden sonra bu tarafa çıkar, arzu etmezlerse iki sene boyunca çıkmaz” dedi.
Muhalefet kanadında aktif belediye başkanlığı yapan isimlerin tutuklu olduğunu belirten Özel, “İktidara karşı pozisyon almış muhalefet kanadında aktif belediye başkanlığı yapan isim şu an tutuklu. Gün geçtikçe fark ederseniz en ufak bir şekilde seslerini bile duyamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu’nun ilk tutuklandığı dönemlerde CHP’li milletvekilleri ve siyasetçiler tarafından ziyaret edilebildiğini ancak son dönemde bu ziyaretlerin zorlaştığını söyleyen Özel, “Bakanlığa başvuruyordunuz, rahatlıkla ziyaret ediyordunuz. Şimdi takip ediyorum; ben avukat olduğum için böyle bir ziyareti gerçekleştirmekte zorlanmam ama siyasetçiler zorlanıyor. Çünkü bu izinler verilmiyor. Başvurunuz cevapsız kalıyor. Süreçte aslında o izni alamadığınızı anlıyorsunuz. Bir karartma uygulanıyor” dedi.
Özel, tutuklu belediye başkanlarının “çürümeye terk edildiğini” savunarak, “Bebek katiline, terör elebaşına her türlü özgürlük alanı sağlanırken tutuklu belediye başkanları orada resmen çürümeye terk ediliyor. Öyle kişiler var ki haklarındaki soruşturma kovuşturmaya dönse ve hüküm alsalar, yatacakları süreden daha fazla süreyi şu an yatmış durumdalar” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de adalet sistemine güven sorunu olduğunu belirten Özel, “Böyle bir hukuki baskının olduğu ortamda ve hukuk güvenliği, adalet noktasında 178 ülke arasında 117. olan Türkiye’nin adalet sisteminde sizin Yargıtay’dan çıkacak bir kararı bekleyerek sorunun çözüleceğine inanmanız biraz abesle iştigal etmek olur” dedi.
“ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLERE CHP’NİN BAŞINDA GİRECEK İSİM KILIÇDAROĞLU’DUR”
Siyaseten mevcut tablonun kabul edilmesi gerektiğini savunan Özel, “Önümüzdeki seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi’nin başında girecek isim maalesef ki Sayın Kılıçdaroğlu’dur. Bu kabulle hareket etmek ve ona göre bir strateji kurgulamakta fayda görüyorum. Burada Yargıtay’dan çıkacak kararları beklemek biraz gerçekten uzaklaşmak olur” dedi.
“ÖZGÜR ÖZEL TARAFININ SAKİN OLMASI GEREKİR”
Özgür Özel tarafına da çağrıda bulunan İYİ Partili Özel, sakin, tutarlı ve stratejik bir süreç yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Özel, “Bu konuda Özgür Özel tarafının bir kere sakin olması, tutarlı olması ve halka bu stratejinin net biçimde aktarılması gerekiyor. Bu stratejinin günden güne uygulandığının gösterilmesi ve adımların net biçimde atıldığının kanıtlanması gerekiyor” dedi.
Muhalefetin siyasal iletişim bakımından sorun yaşadığını ifade eden Özel, “Bir gün ara seçim istediğinizde, bir hafta sonra erken seçim istediğinizde, bir başka gün kongre talep ettiğinizde bunların hepsinin bir mantığı var tabii ki. Ama siyasal iletişim bakımından insanların bu talepleri kabul etmesi, sindirmesi ve sizin destekçiniz olması belli bir zaman gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Özel, “Söylediğiniz her şey boşa düştüğünde ve iktidar gücüyle savuşturulduğunda bir süre sonra muhalefetin enerjisini de sönümlüyorsunuz. Bu da maalesef destekçileriniz arasında problem yaratıyor. Sakin olmak gerekiyor” dedi.
Özgür Özel yönetiminin yeni bir partiyle veya başka bir partinin içinde ilk seçimlerde aday olup olmayacağını netleştirmesi gerektiğini belirten Özel, “Muhalefetin bir blok olarak hareket etmesinden taraftır ya da değildir, metot değişebilir. Ancak halka ‘En nihayetinde irademiz budur ve mücadeleden vazgeçmeyeceğiz’ mesajının net biçimde aktarılması gerekiyor” dedi.
“BEN KASIM 2027 TARİHİNİN SEÇİM TARİHİ OLDUĞU FİKRİNE KATILAN TARAFTAYIM”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, sistemin Türkiye ekonomisini iflas ettirdiğini savundu.
Özel, “2017-2018’den beri içerisinde olduğumuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin ekonomisini iflas ettirmiştir. Bu yeni sistem hiçbir şekilde ekonomik bir başarı gösterememiştir ve sürdürülebilir değildir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mevcut gücü son ana kadar kullanacağı kanaatinde olduğunu belirten Özel, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın kendi ailesine ya da partisine emanet edebileceği bir başarı ve sistem ortada mevcut değildir. Dolayısıyla ben sahip oldukları mevcut kuvveti son ana kadar kullanacakları kanaatindeyim” diye konuştu.
Erken seçim tartışmalarına ilişkin konuşan Özel, “Bu pazar günü seçim olduğunda Sayın Cumhurbaşkanı’nın kazanacağı şeye Sayın Cumhurbaşkanı şu an zaten sahip. Her ne kuvvet elde edecekse şu an o kuvveti kullanıyor zaten. Bu kuvveti kullanmak için önünde 1,5-2 senesi var. Evet kendisinin tekrar Cumhurbaşkanı adayı olması için yapılması gereken bir erken seçim var ama o bu kadar erken olması gereken bir seçim değil. Dolayısıyla ben Kasım 2027 tarihinin seçim tarihi olduğu fikrine katılan taraftayım” dedi.
“BU ASLINDA BİR YAŞLILAR İTTİFAKI”
“Terörsüz Türkiye” adı verilen süreci “ihanet süreci” olarak nitelendiren Özel, bu sürecin birkaç haftalık ya da aylık duraksamalarla gerilediğinin düşünülmemesi gerektiğini söyledi.
Özel, “Terörsüz Türkiye adını verdikleri ihanet sürecinde yürütülen program o kadar büyük ki böyle birkaç haftalık, birkaç aylık duraksamaları gerileme olarak görmemek gerekiyor. 50 bin kişinin katilini Meclis’e davet eden bir propaganda ile başlatılmış bir süreç yürütüyorlar” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Öcalan’a özgürlük mitinglerine ilişkin açıklamasını hatırlatan Özel, “Ay sonunda Öcalan’a özgürlük mitingleri yapılacağını dört farklı şehirde ifade ettiler. Bu aymazlık ve ihanetin boyutları aslında hiç de küçük değil ve hiç de duraksamış gibi durmuyor” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti’nin sürecin en başından beri karşısında olduğunu belirten Özel, “Biz İYİ Parti olarak bu sürecin ilk andan itibaren karşısındaydık ve hep öyle olacağız. Bu süreci ciddi akamete uğratan da aslında biziz. Sayın Bahçeli’nin Ekim 2024’te ‘Öcalan gelsin, Meclis’te konuşsun, umut hakkı sahibi olsun’ dediği noktadan süreci Öcalan’ın bu kadar geriletildiği bir noktaya kadar getirmiş olan da yine bizim mücadele irademizdir” dedi.
Süreci “yaşlılar ittifakı” olarak nitelendiren Özel, “Türkiye’de dört tane yaşlı var. Bu yaşlılardan bir tanesi Sayın Bahçeli ve bir cenahı tutması arzu ediliyor. Bu yaşlılardan bir diğeri Sayın Kılıçdaroğlu ve bir cenahı tutması arzu ediliyor. Bu yaşlılardan bir diğeri Sayın Cumhurbaşkanı ve o da bir cenahı tutuyor. Bu yaşlıların sonuncusu da maalesef bebek katili PKK elebaşı” dedi.
Özel, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu aslında bir yaşlılar ittifakı. Aldıkları kararların, uyguladıkları politikaların neticelerini yaşayacak ömürleri olmayan insanlar Türkiye’nin genç nesillerine, yaş ortalaması 35 olan bir memlekette nasıl bir ülkede yaşayacaklarıyla alakalı karar alma hakkı vermiyor. 70 yaş üstündeki bu insanlar bu kararları bizzat kendileri alarak Türkiye’nin geleceğini de ipotek altına almaya gayret ediyorlar. Ama bunlar tutacak planlar değil.”
Sayfa başına git







