
EGE POSTASI - Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nde son bir buçuk ayda 12 mühendis işten çıkarıldı. İşten çıkarılan mühendisler, şube önünde oturma eylemine başlarken, sürece ilişkin açıklamalarında işten çıkarmaların durdurulmasını ve işten çıkarılan çalışanların geri alınmasını talep etti. İşten çıkarılan mühendisler, yaşanan sürecin Karşıyaka Belediyesi’nin asansör periyodik kontrol protokolünü tek taraflı feshetmesiyle başladığını belirtti. Mühendisler, ekonomik gerekçelerle başlayan sürecin daha sonra oda yönetiminin yaklaşımı ve odanın misyonuna ilişkin tartışmalarla farklı bir boyut kazandığını ifade etti.

“Odalarımız emekten yana toplumcu bir anlayışla yönetilmelidir”
İşten çıkarılan mühendisler, “Odalarımız emekten yana toplumcu bir anlayışla yönetilmelidir” başlıklı yazıları gerekçe gösterilerek yönetimi eleştirdikleri için işten çıkarıldıklarını belirtti. Mühendislerin açıklamasında, “Geçtiğimiz haftalarda Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesinde sekiz mühendis arkadaşımız işten atıldı. Karşıyaka Belediyesi’nin asansör kontrol protokolünü iptal ederek özel bir firma ile anlaşması üzerine, odanın “iş” ve “gelir” düşüşü gerekçe gösterilerek yapılan bu işten atmaların ardından bir dizi tartışma yürütüldü.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, oda çalışanları, üyeler ve yöneticiler arasında başlayan tartışmaların TMMOB, meslek örgütü, odanın misyonu ve toplumsal mücadeleyle ilişkisi gibi başlıklara taşındığı belirtildi. “Son olarak ortalarda dolaşan; “bu tartışmaları yapan”, “odada taraflaşma yaratanlar” hakkında “idari olarak gerekenin yapılması” dedikodusu ise sürecin geldiği yeni aşama oldu.” denildi.
Tartışmanın oda içinden kamuoyuna taşındığı belirtildi
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“TMMOB ve bağlı odalar; toplumsal yaşamın, dolayısıyla toplumsal mücadelenin bir parçasıdır. İçinde yaşadığımız düzende başta mühendis, mimar ve şehir plancıları olmak üzere işçilerin, emekçilerin ve toplumun ihtiyaçlarının temel alındığı bir yaklaşımı temsil etmektedir, etmelidir.”
Asansör denetimleri tartışmanın merkezinde
Açıklamada, Makina Mühendisleri Odası’nın 1992 yılında Karşıyaka’da asansör denetimlerine başlamasının yüksek gelir potansiyeli nedeniyle olmadığı vurgulandı. “Odamızın 1992 yılında yine Karşıyaka’da asansör denetimlerine başlamasının sebebi bu alandaki yüksek gelir potansiyeli değildir. Bunu bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlamış ve topluma karşı sorumluluğunun zaruri neticesi olarak denetimlere başlamıştır.” Mühendisler, asansör denetimlerinin kamusal bir görev olduğunu savunarak bu alanın piyasa koşullarına bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Denetim alanının piyasa koşullarının dışına çıkarılması ve sadece kâr amacı taşımayan kuruluşlar tarafından yapılması için mücadele vermek, bu alanı ticari bir faaliyet alanı olarak gören belediyelere karşı toplumsal duyarlılığı arttıracak süreçleri örmek odamızın sorumluluğu ve görevidir.” denildi.
“Oda ekonomisi” tartışması
İşten çıkarılan mühendisler, ekonomik krizin işçi çıkarılarak çözülemeyeceğini belirterek farklı tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceğini savundu. Açıklamada, “Henüz protokol iptali öncesinde girildiği söylenen bu mali krizden işçi atılarak çıkılmayacaktır. Eğer tasarruf tedbirleri gerekiyorsa, emeği ve emekçiyi koruyarak çok fazla kalemden tasarruf edilebileceğini belirtiyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
İşten çıkarılan mühendislerden sürece ilişkin açıklama
İşten çıkarılan mühendisler tarafından daha sonra yapılan bilgilendirmede, sürecin Karşıyaka Belediyesi’nin asansör periyodik kontrol protokolünü tek taraflı feshetmesiyle başladığı belirtildi. Açıklamada, fesih söylentilerinin başladığı dönemde şube yönetimine öneriler götürüldüğü ancak bunların, “şu an görüşmelerimiz devam ediyor, siz müsterih olun, bu aşamada sizin yapacağınız bir şey yok” denilerek geri çevrildiği aktarıldı. Emekçilere ise “merak etmeyin daha zor günler de gördük kimseyi işten çıkarmadık yine çıkarmayız” denildiği ifade edildi.
“İşten çıkarma kararı alındı”
Protokolün feshedilmesinden 9 gün sonra işten çıkarma yapılacağı yönünde duyum aldıklarını belirten mühendisler, toplantı talep ettiklerini açıkladı. Açıklamaya göre toplantının başında “işten çıkarmanın masada bir seçenek olmadığı” doğrudan şube müdürü tarafından ifade edildi. Ancak mühendisler, üç saat sonra toplantının kapanışında aynı kişinin “işten çıkarma kararı alındı” dediğini belirtti. Söz konusu toplantıda farklı tasarruf tedbirlerinin mümkün olduğunu, gerekli olması halinde oda emekçileri olarak sorumluluk almaya hazır olduklarını ifade ettiklerini belirten mühendisler, buna rağmen iki gün sonra 8 arkadaşlarının mesai bitiminde şubeye çağrılarak iş akitlerinin feshedildiğini söyledi. Açıklamada, aynı gün bir yönetim kurulu üyesinin “bu bana seçimi kaybettirse de bu karar değişmeyecek” dediği aktarıldı.
Dört talep iletildi
İlk işten çıkarmaların ardından mühendisler, yönetim kuruluyla yapılan ortak toplantıda dört talep ilettiklerini açıkladı.
İşten çıkarılan arkadaşlarımız geri alınsın.
İşten çıkarmalar durdurulsun, gündemden çıkarılsın.
Şubenin gelir gider kalemleri şeffaflıkla paylaşılsın, alınacak tedbirler ve atılacak adımlar kolektif iradeyle belirlensin.
Faturası emekçiye kesilen bu süreçte yetki ve sorumluluk sahibi olanlar özeleştiri versin.
Mühendisler, bu taleplerin ardından aldıkları ilk cevabın “özeleştirinin bizlerden başlayarak sırayla verilmesi” olduğunu belirtti. Açıklamada, “Biz oda emekçileri olarak bu sürecin faili değil, yetki ve sorumluluk sahibi değiliz dememize rağmen bu tavırdan vazgeçilmemiş” denildi.
Son toplantı iptal edildi
Süreç devam ederken yürütülen tartışmaların farklı biçimlerde manipüle edilmeye çalışıldığı savunuldu. Mühendisler, “Meslek örgütünün niteliği, Odanın misyonu, TMMOB’nin toplumsal yaşamdaki yeri ve toplumsal mücadeleyle ilişkisi gibi başlıklarda yürütülen tartışmalar, şube yönetimi tarafından büyük bir tepkiyle karşılanmış ve tartışmalar oldukça sorunlu bir biçimde kişisel ilişkilere indirgenmiştir.” ifadelerini kullandı. Açıklamada, “bu tartışmaları yapan”, “odada taraflaşma yaratanlar” hakkında “idari olarak gerekenin yapılması” yönünde dedikodular dolaşıma sokulduğu da belirtildi.
Mühendisler, bu süreçte üyelere ve delegelere herhangi bir açıklama yapılmadığını savundu. “Zira bu süreçle ilgili bırakın kamuoyuna, üyelere hatta delegelere dahi herhangi bir açıklama yahut bilgilendirme yapılmamıştır. Delegelerimizin dahi ilk 8 arkadaşımızın işten atıldığından haberi yoktur.” denildi.
“Ben yarından itibaren bu insanlarla yol yürümeyeceğim”
Mühendislerin aktardığına göre, “odalarımız emekten yana toplumcu bir anlayışla yönetilmelidir” başlıklı yazının yayımlanmasının ardından yapılması planlanan son toplantı da iptal edildi. Açıklamada, toplantının iptali için salona gelen bir yönetim kurulu üyesinin henüz içeri girmeden “ben yarından itibaren bu insanlarla yol yürümeyeceğim” dediği, ancak salona girdiğinde bu cümlesini duyan arkadaşının sözlerini aktarması üzerine kastının işten çıkarmak olmadığını söyleyerek bunu inkâr ettiği belirtildi. Toplantının sona ermesinin ardından ertesi sabah saat 7-8 arasında bazı çalışanların telefonla aranarak şubeye çağrıldığı, saat 10.30’da ise iş akitlerinin feshedildiği ifade edildi. Mühendisler, “Akşamdan sabaha alınan bu kararın hangi kurullar işletilerek hangi gerekçelerle alındığı izaha muhtaçtır.” dedi.
“Sorgulanan odaya bağlılık değil, şube yönetim kuruluna bağlılık hatta itaattir”
İşten çıkarılan mühendisler, kendilerine verilen tebligatlarda bağlılıklarının sorgulandığını belirtti.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Odaya bağlılığı bulunmayan birinin odanın tarihsel mirasını korumak, ilkelerine sahip çıkmak için bu kadar mücadele etmesi açıklanabilir değildir. Açıktır ki burada sorgulanan odaya bağlılık değil şube yönetim kuruluna bağlılık hatta itaattir.”
Yönetimden “ekonomik sürdürülebilirlik” vurgusu
Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi 33. Dönem Ücretli Çalışan ve İşsiz Mühendisler Komisyonu tarafından yapılan bilgilendirmede ise emekçilerin iş güvencesi, örgütün tarihsel mirası ve mesleki demokratik kitle örgütü niteliğinin tartışılmaz olduğu belirtildi. Yönetimin açıklamasında, “Ancak ekonomik sürdürülebilirlik sorununu yalnızca işten çıkarmalar üzerinden değerlendirmek, önümüzdeki asıl sorunu görmemize engel olmaktadır.” ifadeleri yer aldı. Açıklamada, tartışılan konunun çalışanların iş güvencesini ortadan kaldırmak olmadığı, örgütün ekonomik yapısı, ortak üretim kapasitesi ve geleceğine ilişkin yeni modellerin tartışılması olduğu belirtildi.
“Kurumun kendi tartışma ve karar alma platformları”
Yönetimin bilgilendirmesinde, süreç tamamlanmadan konunun kamuoyuyla paylaşılmasının kurumun kendi tartışma ve karar alma platformlarının tanınmadığını gösterdiği savunuldu. Açıklamada, “Henüz tartışma süreçleri tamamlanmamış bir durumun kamuoyuyla paylaşılması, bu toplantıya dakikalar kala yapılması, kurumun kendi tartışma ve karar alma platformlarının tanınmadığı, hatta meşru görülmediğini göstermektedir.” denildi. Yönetim ayrıca, arkadaşlarla yapılan görüşmede kamuoyuna neden açıklama yapıldığı sorusuna “Siz de cevabınızı odadan verebilirsiniz” yanıtının verilmesinin tartışma zeminini daha da ortadan kaldırdığını belirtti.
“Farklı düşüncelerin karşı karşıya gelmesi değil”
Yönetimin açıklamasında, çalışanların iş güvencesi ve örgütün geleceğini ilgilendiren konuların kurumun kendi meşru platformlarında açık, şeffaf ve katılımcı biçimde tartışılması gerektiği ifade edildi.
“Farklı düşüncelerin karşı karşıya gelmesi değil, bu farklılıkların ortak bir akılla değerlendirilebileceği zeminin korunması önemlidir.” denildi. Açıklamanın sonunda, “Örgütün ekonomik yapısını, çalışanların haklarını ve geleceğini birlikte tartışmak; birbirimizi dışlamak, suçlamak ya da tartışma süreçlerini devre dışı bırakmak değil, tam tersine örgüte sahip çıkmak anlamına gelir.” ifadelerine yer verildi. Yönetim, “Bu ilkesel tutumumuz bundan sonra da devam edecektir.” derken, “Süreç ile ilgili detaylı açıklama yapılacaktır.” ifadeleriyle bilgilendirmeyi sonlandırdı.
Sayfa başına git







