Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Yayıncılar Birliği (TÜRKYAYBİR), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve PEN Türkiye, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi’nin bir gazetecinin hakkını savunmak için yaptığı açıklamanın ardından iftira ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma iddiasıyla Basın Savcılığı’na ifade vermeye çağrılmasıyla ilgili açıklama yaptı.
Açıklamada şu görüşler yer aldı:
“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği olarak İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi’nin, bir gazetecinin hakkını savunduğu için Basın Savcılığı’na ifadeye çağrılmasını kaygıyla karşılıyoruz.
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan'ın bir belediye başkanını ziyareti sonrası çıkan habere ‘paçavra’ diyerek tepki göstermesi üzerine İzmir Gazeteciler Cemiyeti kınama bildirisi yayınlamıştır. Bildirinin ardından milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise Gappi’ye yönelik ‘Sen kimsin de milletin iradesine parmak sallıyorsun? Sen kimsin de TBMM’de İzmirlilerin sesi olan bir vekile, arkasında koskoca bir şehrin iradesi bulunan bir siyasi harekete bildiri yayımlama hadsizliğini gösteriyorsun?” ifadelerini kullanmıştır.
Daha sonra İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi hakkında Basın Savcılığı tarafından ‘iftira’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, yönetim kurulu üyeleri ve avukatıyla birlikte adliyeye giderek ifade vermiştir.
"BİR GAZETECİ HAKSIZLIĞA UĞRADIĞINDA MESLEK ÖRGÜTÜNÜN BUNA SESSİZ KALMASI DÜŞÜNÜLEMEZ"
Gazetecilik meslek örgütlerinin en temel görevi, gazetecilerin mesleki haklarını savunmak ve basın özgürlüğüne yönelik baskı ve haksız uygulamalara karşı çıkmaktır. Bir gazeteci haksızlığa uğradığında meslek örgütünün buna sessiz kalması düşünülemez. Meslek örgütleri tam da bu nedenle vardır.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı’nın yaptığı açıklama nedeniyle ifadeye çağrılması, yurttaşların haber alma hakkını da hedef almaktadır. Kamu gücü, gazetecileri susturmanın, sindirmenin veya onları savunan meslek örgütlerini geri adım atmaya zorlamanın aracı haline getirilmemelidir. Elbette herkesin kişilik haklarının ve itibarının korunması gerekir. Ancak bunun yolu gazetecilerin ve meslek örgütlerinin üzerindeki baskıyı artırmak değildir. Demokratik toplumlarda olduğu gibi eleştiriye açık olmak, gerektiğinde kamuoyu önünde yanıt vermek ve hukuki yolları ölçülü biçimde kullanmaktır. Siyasetçilerin eleştiriye tahammül göstermesi demokratik siyasetin gereğidir.
Basın meslek örgütleri olarak Dilek Gappi’nin ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Gazetecilerin hakkını savunmaktan, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün yanında durmaktan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü gazetecilerin yanında durmak bizim için bir tercih değil, mesleki sorumluluğumuzdur. Basın özgürlüğünü savunmak ise yalnızca gazetecilerin değil, demokratik toplumda yaşayan herkesin hakkını savunmaktır”