Ege Postası
Geri

Umutoğulları'ndan NEO TV ekranlarında Aslanoğlu açıklaması: O noktaya taşırsan gelip kapını çalarlar!

NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, kooperatif soruşturması kapsamında tekrardan gözaltına alınıp tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen CHP İzmir eski il Başkanı Şenol Aslanoğlu'na ilişkin, 'Güzelim metodu elimize yüzümüze bulaştırdık' ifadelerini hatırlatarak, "İl Başkanı olarak sen yaptığın projeyi sadece iktidar mensuplarının söylediği noktaya taşırsan, işte gelirler kapını çalarlar. Şimdi de o zaman kimseye kızmayacaksın." şeklinde konuştu. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın 'AK Parti'ye mi geçecek' iddialarının Tugay'ın hatası olduğunu savunarak, "Bir tane iktidarla bu kadar içli dışlı olup onların yaptığı, yapması gereken şeyleri sanki bir lütufmuş gibi kamuoyuna yansıtan başka belediye başkanı var mı? Yok. Madem CHP'li belediye başkanısın madem o muhalif kimlik seni seçmiş sen ona yakışır bir şekilde muhalefetini yap burada.” ifadelerini kullanarak eleştirdi.
Umutoğulları'ndan NEO TV ekranlarında Aslanoğlu açıklaması: O noktaya taşırsan gelip kapını çalarlar!
Haberler / Politika
29 Aralık 2025 Pazartesi 23:21
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, NEO TV’de Senem Gökdağ’ın moderatörlüğünü yaptığı Manşet programında İzmir siyasetindeki yaşanan gelişmeleri masaya yatırdı.

Umutoğulları, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kooperatife yönelik yürütülen soruşturma kapsamında CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun yeniden tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edilmesine ilişkin, davanın iş davası değil ceza davası olduğunu ve siyasi isimler olduğu için sürecin siyasallaştığını savundu.

Umutoğulları, şu ifadeleri kullandı:

“Kooperatif konusuyla ilgili daha önceki programlarımızda da ben fikrimi söylemiştim. Bunun bir ceza davası değil bir iş davası olması gerektiği konusunda fikrimi belirtmiştim. Çünkü dolandırıcılığın kanunda bir karşılığı var. Bugüne kadar bunun gibi yüzlerce, binlerce, yıllarca evleri yapılamayan bitmemiş kooperatifler var. Bundan hangisiyle ilgili ceza davası açıldı? Hiçbiriyle ilgili. Ben vatandaşım. Sizinle ilgili bir bana müracaat dersiniz. Ben 100 liraya satarım. 100 liranın birinde alıcısı sizsiniz. Ben derim ki bu daireyi 3 yılda size teslim edeceğim. 3 yıl sonunda bitiremedim ve 5 yıl sonunda siz bana ne davası açabilirsiniz? Maliyetler arttı, şu oldu, bu oldu. Yani bir zararınızı beyan etmek için bir dava açarsınız. Değil mi şimdi? Ama şimdi buradaki şey yapılan şey, şimdi bu kooperatifin başkanı ya da kurucuları içerisinde İzmir Büyükşehir Belediyesi olmasaydı. İl Başkanı Şenol Aslanoğlu olmasaydı. Ya da Ankara İl Başkanı'nın oğlu olmasaydı gibi gibi. Yani içerisinde siyasi aktörler olmamış olsaydı bugün İzmir kooperatif meselesini kim konuşuyordu? Ya da savcılık bu kooperatiflerle ne kadar ilgilenirdi?”

Aslanoğlu’nun ‘Güzelim metodu elimize yüzümüze bulaştırdık’ açıklamasını gerekçe göstererek, “İl Başkanı olarak sen yaptığın projeyi sadece iktidar mensuplarının söylediği noktaya taşırsan, işte gelirler kapını çalarlar.” diyen Umutoğulları, şu şekilde konuştu:

“Bu açıklamaya baktığında şunu algılayabiliyorsun. Eğer bu kurumun içinde olan biri bunu yapıyorsa burada bir zafiyet var demek. O da onu kabul etmiş demektir ve dolayısıyla sen o aşamayı yaptıktan sonra işte gelir senin kapını çalarlar. 'Kardeş sen zaten bunu söyledin' derler. Sen dedin ki biz bunu yüzümüze gözüme ulaştırdık. Yani biz burada yanlış işler yaptık. Doğru işler yapmadık. Şimdi de o zaman kimseye kızmayacaksın.

BİLİRKİŞİ RAPORU: TÜRKİYE’DE HUKUK ÖYLE BİR HALE GELDİ Kİ…

Davaya ilişkin bilirkişi raporuna da değinen Umutoğulları, “O bilirkişi raporunun altını da doldurmak lazım. Neye göre, hangi ücret atışını neye göre yapmışlar? Türkiye'de maliyetler sürekli artıyor. Dolayısıyla onun altı boş. Orada rakamsal bir şey vermişler. Neye göre yaptılar yani? Bina sayısı mı arttı? Daire sayısı mı arttı? Ya da işte başka şeyler mi oldu? Onu bilemiyoruz. Maliyetlerle ilgili. Bu değişti. Koşullarda bir değişiklik mi oldu? Daire metrekaresi mi arttı? Niye yükselttiler bunu mesela? Onun bir şeyi yok. Şimdi dolayısıyla işin aslı şu: Türkiye'de artık hukuk öyle bir hale geldi ki biz tartışıyoruz. Meselenin bir tarafında hükümet var bir tarafında muhalefet var. Karpuz gibi ikiye bölünmüş. Bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yaptığı açıklama… Dolayısıyla söylemek istediğim, eğer siz ‘Yaptığımız işi yüzümüze gözümüze bulaştık’ derseniz, bundan da cesaret alan gelir, o ikinci dalga operasyonu yapar.

TUTUKLU YARGILAMALARA TEPKİ

Tutuklamaların siyaset çerçevesinde gerçekleştirildiğini öne süren Umutoğulları, hasta halde tutuklu yargılamalarına devam edilen belediye başkanlarına da değinerek “Kime sorarsanız sorun. İzmir'de sokağa inin. ‘Sizce bu gözaltından tutuklanır mı, serbest mi bırakılır?’ diye sorsanız yüzde doksan dokuzu ‘Tutuklanır’ der. Hiç bugüne kadar politik bir nedenle gözaltına alınıp serbest bırakılan adam görmedik. Tutuklu olup bir sürü hasta olan siyasetçiler var, belediye başkanları var. Adamı her gün hastaneye götürüyor devlet. Her gün cezaevi yönetimi hastaneye götürüyor. Ama tahliyesiyle ilgili hala hiç ortada hiçbir şey yok.” şeklinde konuştu.

“VATANDAŞ GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK İÇİN YAPILDIĞINI DÜŞÜNÜYOR”

Son günlerde ünlü isimlere ve medya sektörüne yönelik uyuşturucu operasyonlarını değerlendiren Umutoğulları, “Bu tip operasyonu yoğunlaştıran, ardından görüyoruz son günlerde gündem değiştirme yönelik operasyonlar var.  Siz düşünüyor musunuz? Hep ünlü isimler. Hep tanınmış bilmiş isimler. Medya operasyonlarını onun üzerinden yapıyorlar. Dolayısıyla bütün bunları böyle yaptığında vatandaş diyor ki ‘Bunlar gündemi değiştirmek için bunu yapıyor.’” açıklamasında bulundu.

“İŞİN İNANDIRICILIĞI KALMIYOR”

Kooperatif sürecinin yanlış şekilde yürütüldüğünü, içerisinde Büyükşehir Belediyesi olduğu için politik bir davaya dönüştürüldüğünü savunan Umutoğulları, “Bu işin de gerçekten hani inandırıcılığı kalmıyor. Yani siz bir şey davasını, bir iş mahkemesi olacak bir davayı politik nedenlerle bir şey davasına getiriyorsunuz. Herkesi saldınız. Bak herkesi saldınız. Kooperatif başkanları bile tutuklu değil. Ama İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı tutuklu. Sanki kooperatif üyeleri milletin parasını alıp ortadan kaybolmuşlar gibi bir algı da var. Bunun sebepleri var. Eğer bu sayın savcılarımız bu işi gerçekten sorgulayıp bunun gerçekten doğru bir netice almak istiyorlarsa bu inşaatları kim durdurdu? Bana bakmak lazım. Neden durdurdu? Çünkü inşaatın durması devam etse kamu zararı olmayacak değil mi? Keyfi inşaatı durdurmuş. Kamu zararını oluşturan o bürokrat. O yargılanmıyor. Ama belediyenin mühürlediği yeri, açmak için uğraşan yöneticiler tutuklanıyor. Bu protokolü imzalayan sadece insanlar ev sahibi olsun diye bu protokolü imza atan Tunç Soyer'in ne günahı var?” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bugün Buca Kırıklar Cezaevi’nde gerçekleştirdiği açıklamaları değerlendiren Umutoğulları, ‘Tutuklu kimsenin kalmadığını söylüyor’ diyerek, “Tutuklulardan iki tane siyasi figür var. Ayın beşinde talihleri bekleniyordu. ‘Çıkmasınlar diye yeni bir operasyon mu yapıldı?’ diyor. Kamuoyunda ki algı bu. Kaç tane kooperatif var? Beş tane kooperatif var. Birinden aldınız. Şimdi ikinci etapta aldı. İkinci dalga geldi. Başka öbür diğer kooperatifler... Sonra dördüncü. Başka mı olur? Şimdi bunun acelesi var mı?” dedi.

Umutoğulları, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

“Birinci dalga, ikinci dalga, üçüncü dalga, beşinci dalga... Kaç dalga daha göreceğiz? Dolayısıyla hani bir yandan İzmir üzerine oynanan bir oyun diyebilir. Belki de Sayın Savcı'nın yapmış olduğu soruşturma belki de kendince haklı nedenleri olabilir. Şikayet üzerine yapılmış olabilir. Ama bunu yaparken niye acele ediyorsunuz? Acele etmeyin. Dosyaların hepsini birleştirin. Tek dosyada götürün. Hepsinin yöneticisi aynı değil mi? Şimdi sen alsan yarın bunlarla 5 ay yattıktan sonra çıksa başka bir davadan daha mı alınacak? Ya da öbür davayla bu birleştirilecek mi? neye göre insanlar şey yapacak? Yani şimdi biz nasıl mahkemenin vermiş olduğu karara insanlar nasıl bir inanmışlık şey yapacak? Olmuyor işte. Böyle olunca da bu kez şey yapıyorsun Senem Hanım. İzmirli alınan kararları sorguluyor. Bir tek İzmir'de Türkiye'de alınan bu tip kararlar artık sorgulamaya başladı.”

İZMİR’İN YENİ ADAYI BUĞRA GÖKCE Mİ?

Gazeteci Umutoğulları, geçtiğimiz günlerde Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreteri ve İstanbul Planlama Ajansı eski Başkanı Buğra Gökce’nin cezaevinde kaleme aldığı ’22 Metrekare Gökyüzü’ kitabının İzmir’de düzenlenen imza gününü değerlendirdi. İmza gününe CHP’den önemli bürokratların katılmasını ve İzmir’de düzenlenmesini, İzmir’de yeni bir sürecin hazırlığı olduğunu öne süren Umutoğulları, “Gelen isimlere bakar mısın? CHP'nin ağır topları. Çok manidar bir durum aslında. CHP'nin bütün ağır toplarının buraya gelmesi, mesela imza günü niye İstanbul değil? Şu an görev yeri İstanbul. Bir de bürokrat bu adam. İzmir milletvekili değil, İzmir'de belediye başkanlığı yapmış değil. Suçun oluştuğu yer İzmir olsa, burada İzmir'de tutuklu olsa bunu anlarsın. İzmir'de şimdi muhtemelen önümüzdeki sürece bir hazırlık var. Belediye başkanı olmak istediğini herkes biliyor. Dolayısıyla sanki böyle bir hazırlık var.

TUGAY İMZA GÜNÜNE NEDEN GİTMEDİ?

Düzenlenen imza gününe İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın katılmamasına da değinen Umutoğulları, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı gitti mi? Gitmedi. Neden? Peki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'na yakın isimler gitti mi? Gitmedi. Çünkü Cemil Tugay da ne yapılmak istediğini görüyor. Cemil Tugay bunun farkında. Tugay kurt bir siyasetçi. Genel Merkezin böyle bir şeyi organize edip kendi karşısında aday aday olmuş birini getirip de burada kitabının inzalaması hele hele bu isim İstanbul'da görev yapıyorsa görev yaptığı yeri değil de daha önce çalıştığı yere gelip aday olduğu yere birini o İzmir kamuoyuna lanse etmeye çalışılıyorsa, bunun başka hiçbir açıklaması yok.” şeklinde konuştu.

“VEKİLLERİN İZMİR’DEKİ BİR SORUNU DİLE GETİRDİĞİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?”

Umutoğulları, CHP İzmir Milletvekillerinin İzmir’de aktif olarak sahada olmadığını sert biçimde eleştirerek, “Umut Akdoğan nereli milletvekili? Ankara. Ama bütün Türkiye'yi tanıyor. Demek ki siz Ankara'da çok etkilisiniz. Hem kendi bölgenizde hem Türkiye genelinde bir aktör olabilirsiniz, tanınabilirsiniz. Başkaları kendi illerinden çıkıp Türkiye'de marka oluyor. Bizim milletvekillerimiz ulusal bir siyaset yapmasına rağmen kendi bölgelerinde ortada yoklar. Burada birçok belediye başkanını acımasızca eleştiriyorlar değil mi? Eleştiriliyor. Onu kim savunacak? Milletvekili değil mi? Siyasetin kimliği olan milletvekili savunacak. Sahada olacağız. İl başkanı konuşmuyor. İlçe başkanları konuşmuyor. Milletvekilleri konuşmuyor. İzmir'in milletvekillerinin çok uzun zamandır İzmir'de herhangi bir sorunu dile getirdiğini gördünüz mü?” ifadelerine yer verdi.

TUGAY’IN HATASI VAR!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’li bürokratlara olan ziyaretleri nedeniyle ‘AK Parti’ye geçecek’ iddialarının Tugay’ın kendi hatası olduğunu öne süren Umutoğulları, “Orada biraz Cemil Tugay'ın da hatası var. Bugüne kadar birçok belediye başkanı iktidarla ilişki kurdu ama bürokratik temelde gitti. Aziz Kocaoğlu'nun çıkıp bakan ziyaretine gittiğinde fotoğraf verdiğini görmedik. Tunç Soyer'in görmedik. Dolayısıyla bir de onunla da yetmiyor. Hem fotoğraf veriyorsun bir de AK Partili yöneticilerine iltifatlar veriyorsun.” açıklamasında bulundu.

Tugay’ın AK Parti İzmir bürokratlarını övdüğü ifadelerini hatırlatan Umutoğulları, “Dönüp her katıldığın basın toplantısında ya da televizyon programında AK Partili Başkanı övgüler yaparsan durum böyle olur. Çünkü, bu İzmir'in alışık olmadığı bir şey.” dedi.

Umutoğulları sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“İzmirli'nin bir Büyükşehir Belediye Başkanı'ndan beklediği Mansur Yavaş'ta olduğu gibi, İmamoğlu'nda olduğu gibi kentin hakkını ve hukukunu savunacak ama aynı zamanda partisinin de hakkını savunacak bir belediye başkanı istiyor. Cemil Tugay bunu yapmadığı için hep eleştirildi. Bunu yapmadığı için bak bu AK Parti'ye kaçacak. O zaman da biliyorsunuz AK Parti'ye sürekli giden belediye başkanları vardı. Oraya giderek duygusuz insanlar da oluştu. Kamuoyunda bu cümlenin bu kadar karşılık bulmasının temel sebebi buydu.

Bunu yapınca gerçekten gittiğin görüşmelerden sonuç aldın mı acaba? Hizmet alacak mısın? İşte birçok yerden kredi onayı bekliyor. Geldi mi krediler? Daha önce de bu birliktelik olmuştu. Yine gelmedi. Gittiğin yaptığında krediler mi geldi? Gelmedi. Bütün projelerine onay mı verdiler?

“İKTİDARIN YAPMASI GEREKENLERİ LÜTUFMUŞ GİBİ SUNAN BAŞKA BAŞKAN VAR MI?”

"Bir tane iktidarla bu kadar dışlı olup onların yaptığı, yapması gereken şeyleri sanki bir lütufmuş gibi kamuoyuna yansıtan başka belediye başkanı var mı? Yok. Madem CHP'li belediye başkanısın madem o muhalif kimlik seni seçmiş sen ona yakışır bir şekilde muhalefetini yap burada.”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası