
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programı kapsamında İzmir'e geldi. Bakan Tekin, ilk olarak Dikili ilçesinde Bayburtlu Hasan Şentürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin açılış törenine katıldı. Bakan Tekin'in yanı sıra programa; İzmir Valisi Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, milletvekilleri, protokol üyeleri, hayırsever merhum Hasan Şentürk’ün ailesi, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Programda Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından okulun yapım aşamasını anlatan ve merhum Hasan Şentürk’ü tanıtan video izletildi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, açılış töreninde yaptığı konuşmada, İzmir’i sık sık ziyaret ettiğini belirterek, “Son birkaç ay içerisinde İzmir’e 3’üncü gelişimiz. İzmir'i seviyorum. Bilhassa yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasındaki ortak çalışma kültürünün biraz zayıf olmasından kaynaklanan eğitim yatırımları ile ilgili olarak biraz desteğe ihtiyacı var. Bu desteği vermek üzere bakan olduğum tarihten itibaren çok sık bir şekilde İzmir'e geliyorum. İmar problemi olmayan, imarla ilgili sorunu olmayan, üretilen bütün arsalarda ihtiyaç duyulan eğitim yatırımlarını planlayacağımızı taahhüt ediyorum. Son 3 yılda yatırım programına alınıp inşaatı bitirilen açılış için tören yapmadığımız resmi bütçede 120 tane okulumuz var. Sadece 3 yıl için söylüyorum. Bu gerçekten önemli bir rakam ama buna rağmen İzmir'de planladığımız, yapmayı arzu ettiğimiz başka okullar da var" dedi.

"Derslik başına düşen öğrenci sayısı 20'ye düştü"
Okul ihtiyacının her geçen gün daha fazla dile getirildiğini ifade eden Bakan Tekin, “Bundan 20 sene önce 70-80 kişilik sınıflardan ders alıp 45-50 kişilik sınıflarda öğrenci olma hayali kurulurken bugün Türkiye'nin her tarafında ortalama derslik başına düşen öğrenci sayımız 20'li rakamlara düşmüş durumda. 70-80 kişilik sınıftayken ihtiyacımız sınıf mevcudunu azaltmaktı. Şimdi sınıf mevcutlarını azalttık. Okul yaptık, derslikler yaptık. 2002'de AK Parti iktidara geldiği zaman Türkiye'de 350 bin sınıfımız varmış. Bunun yarısı deprem ya da benzeri sebeplerle yıkılmış. Şu anda 750 bin dersliğimiz var. Yani 2002 öncesinden yaklaşık 150 bin derslik kaldı. Demek ki biz yaklaşık 600 bin derslik inşa etmişiz. Bu gerçekten devasa bir hizmet" ifadelerini kullandı.
Eğitime destek veren hayırseverlere teşekkür eden Bakan Tekin, merhumun kardeşi hayırsever Abdurrahman Şentürk’ten, İzmir’e bir başka yeni okul sözü de aldı.

"Çok itibarlı bir kimlikti"
Bakan Tekin, konuşmasına şöyle devam etti:
“Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren mesleki eğitim bu ülke için meselesi olarak kabul edilmiş ve Cumhuriyetimizin kurucu kadroları, mesleki ve teknik eğitimi çok önemsemişler. Ta ki 28 Şubat 1997 oluncaya kadar. O zamanki adıyla endüstri meslek lisesi öğrencisi olmak çok itibarlı bir kimlikti. Fakat 28 Şubat'ta bir gün ‘Biz imam hatiplerle meslek liselerinin önünü kesmek için 'katsayı' diye bir şey getireceğiz’ dediler ve katsayı uygulaması başlattılar. Katsayı uygulamasıyla beraber Türkiye'de imam hatiplere giden öğrenci sayısı o zamanlar toplam orta öğretimin yüzde 10'u iken yüzde 2'lere düştü. Meslek lisesine giren öğrenci sayısı yüzde 40'lardan yüzde 17'lere düştü ve bu toplumda bir travma yarattı. Bu travmanın etkilerini orta ve uzun vadede aşmak için bilhassa 2013'ten itibaren çok çaba sarf ettik. Çok emek verdik. İzmir'de Valimizin önderliğinde mesleki ve teknik eğitim gerçekten çok inanılmaz bir ivme kaydediyoruz. Uluslararası araştırmalar iyi bir mesleki beceri eğitiminin ülkelerin milli gelirlerini yüzde 2 ile yüzde 5 arasında artırabileceğine dair veriler, araştırmalar paylaşıyor."
Velilere sorumluluklarını hatırlattı
Eğitime aktarılan teknik destekten de söz eden Bakan Tekin, “Ciddi kaynaklar aktararak çok güzel okullar yapıyoruz, derslikler yapıyoruz. Okullarımızı teknolojik donatım malzemeleriyle donatıyoruz ama buralara asıl ruh verecek olan kişiler öğretmen arkadaşlarımız. Okullarımızı ve çocuklarımızı sizlere emanet ediyoruz. Öyle bir dünyaya daaşıyoruz ki birileri bize dışarıdan bir kimlik dayatıyor. Sosyal medyaya da dijital mecralardan, dizi platformlarından ‘Sizin çocuklarınızı küresel değerlerle yetiştiriyoruz’ diye masum cümlelerle yetiştirme iddiasında olanlar var. Bu cümleler masum cümleler değil. ‘Çocukları küresel vatandaş yapacağız, dünya vatandaşı yapacağız’ demek bize ait olan milli ve manevi değerlerimizi bizi bir arada tutan, millet olarak bir araya getiren değerlerimizi silip onların yerine sosyal medyaya daimin icat ettiğini bilmediğimiz değerleri çocuklarımıza aşılayıp çocuklarımızı kendi çocukları gibi yetiştirmeye çalışan bir dünyanın içerisindeyiz" dedi.

'Bu işi sadece öğretmenlerimize bırakalım'
Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Buradaki velilerimizden istirhamım şu. Bu işi sadece öğretmenlerimize bırakmayalım. 18 yaşını tamamlayan bir çocuğumuz yaklaşık 160 bin saatlik bir ömür yaşıyor. Bu 18 yaşın içerisinden okulda geçirdiği süre 11 bin saat civarında. Yani 18 yıllık ömrünün yaklaşık 16'da 1'ini okulda geçiriyor. Öğretmeniyle geçiriyor. Onun dışındaki zamanını sokakta, toplumun içinde ve ailesiyle geçiriyor. Dolayısıyla bir çocuk eğer bu anlamda değerlerinden kopuyorsa, milletinden uzaklaşıyorsa, milli ve manevi değerlerine saygı duymaktan uzaklaşıyorsa veli olarak bizlerin de sorumluluğu var. Çocuklarımızın bu ülkenin bir vatandaşı olmaktan, bu milletin bir mensubu olmaktan gurur duymalarını gelin hep beraber sağlayalım."

'Orada kazandığını buraya harcamış'
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ise eğitimin öncelikli olduğunu ifade edip bu okulda geleceğe güvenle bakan evlatlar yetiştirileceğinin altını çizerek, “Şentürk ailesinin bu heyecanına ortak olmak için buradayım. Bayburtlu Hasan Şentürk. Gittiği yerde güçlü bir aidiyetle oralı olmuş. Orada kazandığını buraya harcamış ama hep kendi olmuş. Kendi kalmış. Yani özünü unutmamış. Bu kimlik çok kıymetli. Sekülerleşen bir dünyaya dagloballeşen bir dünyaya daküreselleşen bir dünyaya davrensel değerler özümsemiş. Türkiye'nin her tarafında hizmet etmiş, hayırseverlik yapmış ama kendi olarak kalabilmiş. Bu desteği hayırlı olsun" diye konuştu.
Konuşmaların ardından Bayburtlu Hasan Şentürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin açılış kurdelesi kesildi. Bakan Tekin ve beraberindekiler, daha sonra okulun öğretmenler odasına geçip, eğitimcilerle sohbet etti.

Bakan Tekin, Ulusal Gençlik İklim Çalıştayı'na katıldı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir programı kapsamında Dikili ilçesinde Bayburtlu Hasan Şentürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin açılış töreninin ardından Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ı makamında ziyaret etti. Ziyarete İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Yaşar Kırkpınar, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve protokol katıldı.

Ardından Bakan Tekin, Özel İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Nedim Uysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde düzenlenen Ulusal Gençlik İklim Çalıştayı'na katıldı. Öğrencilerle sohbet eden ve projelerini dinleyen Bakan Tekin, çalıştayda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı olarak çocukların her açıdan iyi yetişmesini arzu ettiklerini söyleyen Bakan Tekin, çocukların yaşanabilir bir çevrede yaşamayı öğrenmesi gerektiğini söyledi. Bakan Tekin, "Şu anda yaşanabilir bir çevrede yaşıyoruz ama eğer kirletirsek bizden sonraki kuşakların yaşama hakkını, en temel haklarından bir tanesini ellerinden almış olacağız. Biz çocuklarımıza bu bilinçle yaklaşmak, okulundaki müfredatlarda bunu öğrenmesini istiyoruz" dedi.

'Türkiye Maarif Modeli 3'üncü yılında'
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin odağında yerleştirilen kavramlardan bir tanesinin yaşanabilir çevre olduğunu aktaran Bakan Tekin, "Bütün derslerin içerisinde çocuklarımıza bu şuuru vermek üzere müfredatlarımızı revize etmiştik" dedi.
İklim, hava gibi temel hakların da diğer temel hak ve hürriyetlerde olduğu gibi sınırı olması gerektiğini dile getiren Bakan Tekin, "Bu sınır da gelecek kuşaklara yaşanabilir bir çevreyi sağlıklı bir biçimde bırakmamız bizim için bir sorumluluk. Temel hak ve hürriyetimizin bu anlamdaki sınırı olmalı. O yüzden biz çocuklarımıza bu şuuru, bilinci verecek müfredatlarımızın içerisine yerleştirmiştik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulaması şu anda 3'üncü yılında. Bu kapsamda okullarımızda bu bilinci geliştirecek etkinlikleri zaten yapıyorduk. Bu yıl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinesinde COP31 Türkiye'de yapılacak" ifadelerini kullandı.

'Yarışma ortamı oluşturduk'
Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Milli Eğitim Bakanlığı olarak ülkemizin yurt dışında farklı ülkelerin katıldığı bir programda temsil vazifemizi doğru yapabilmek, ülkemizin bir başka bakanlığına bu anlamda katkı vermek amacıyla biz de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan bu konuda yapabileceğimiz şeyler konusunda destek vermek istediğimizi söyledik. Onlar programlarına aldılar. Türkiye'deki uygun okullar arasında bir anlamda yarışma ortamı oluşturduk. Gençler hem çevre duyarlılıklarını hem iklim değişikliği gibi dünyanın önündeki ana problem konularının nasıl çözülebileceğine dair projeler geliştiriyorlar. Seçilenlerle birlikte COP31'de ülkemizi temsil edeceğiz. Türkiye'de bu anlamda yapılan çalışmaları hem müfredatta bu anlamda yaptığımız değişiklikleri uluslararası bir ortamda arkadaşlarımızla beraber sunmuş olacağız."

Bakan Tekin, ardından okulda düzenlenen bayrak törenine katıldı.

BAKAN TEKİN ERZURUM TANITIM GÜNLERİNE KATILDI
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir programı kapsamında Çiğli’de Etkinlik alanında gerçekleştirilen Erzurum Tanıtım Günleri’ne katıldı. Programa milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşu üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Bakan Tekin şunları söyledi:
“Şu anda içinde bulunduğumuz dönem, bir taraftan küresel saldırılarla farklılıkları saygı duyuyormuş gibi gösterip evrensel, küresel ölçekte bir kimlik inşa etmeye çalışan ve toplumların yerel değerlerini tamamen ötekileştiren, yok sayan, manipüle ve asimile etmeye çalışan küresel bir emperyal yapıyla karşı karşıyayız. Bu yapı çocuklarımızı bir taraftan elimizden alırken, diğer taraftan kendi farklılıklarımıza saygı duyarak barış içerisinde yaşama bilincimizi de elimizden alıyor. Erzurum insanı tam da bu küresel emperyal yapıya dimdik ayakta duran, tek başına neredeyse mücadele eden bir coğrafya. O yüzden hayatım boyunca Erzurumlu olduğum, Erzurum kültürüne sahip olduğum, Erzurum insanı olduğum için gurur duydum."

‘ERZURUM’UN TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLACAĞINA İNANIYORUM’
Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye'de akademisyen, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak çok önemsediğim, değer verdiğim bir süreci hep birlikte yaşıyoruz. Erzurum'un binlerce yıldır sahip olduğu bu geleneği bozan, bu geleneğin içerisine fitne, fesat tohumları atan yapıları içimizden atacak bir süreci Türkiye Büyük Millet Meclisi geçtiğimiz ay temmuz ayında başlattı. Göstereceğimiz birlik, Erzurum'un kültürüne yönelik atacağımız bu adımlar, tanıtacağımız bu kültür; Türkiye'de barışın, insan haklarının, hukuk devletinin, birlikte yaşama kültürünün ve kimseyi ötekileştirmeden herkesin temel hak ve hürriyetine saygı duyarak birlikte barış içerisinde yaşayacağımız bir Türkiye'yi inşa etmek için çok önemli. Erzurum'un, Erzurum insanının bu özelliklerinin bütün Türkiye'ye, dünyaya örnek olacağına inanıyorum. Önümüzdeki süreçte Erzurum insanından, kültüründen çok beklentilerim var."
Konuşmanın ardından Ege Bölgesi Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Zakir Salmanoğlu, Bakan Tekin’e plaket takdim etti. (DHA)
Sayfa başına git







