Ege Postası
Geri

Özgener’den İzmir için üç kritik öneri: Çandarlı’ya sanayi üssü, Çeşme’ye turizm yatırımı, Atatürk Stadı’na yıkım!

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, kentin geleceğine ilişkin projelerini açıklarken Çandarlı Limanı, Çeşme Turizm Projesi ve Atatürk Stadı için dikkat çeken öneriler ortaya koydu. Çandarlı’da limanla entegre sanayi bölgesi kurulmasını isteyen Özgener, Çeşme projesinin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Atatürk Stadı’nın yıkılarak yerine modern bir stat yapılmasını öneren Özgener, aynı alana Kongre ve Sergi Sarayı ile Spor Müzesi kazandırılmasını da gündeme getirdi.
Özgener’den İzmir için üç kritik öneri: Çandarlı’ya sanayi üssü, Çeşme’ye turizm yatırımı, Atatürk Stadı’na yıkım!
Haberler / Ekonomi
4 Kasım 2026 Çarşamba 14:17
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İZTO 2027-2030 Dönemi Bilgilendirme Toplantısı'nda İzmir’in geleceğine yönelik projelerini açıkladı. Kentin üretim, turizm ve spor alanlarında yeni yatırımlara ihtiyaç duyduğunu belirten Özgener, özellikle Çandarlı Limanı, Çeşme Turizm Projesi ve Atatürk Stadı için somut öneriler sundu. Çandarlı’nın deniz üstü rüzgâr enerjisi ekipmanlarının üretileceği bir sanayi üssüne dönüştürülmesini isteyen Özgener, Çeşme Turizm Projesi’nin güncel koşullara göre yeniden değerlendirilmesi çağrısı yaptı. Atatürk Stadı’nın ise yıkılarak uluslararası standartlarda yeniden inşa edilmesini önerdi.

Çandarlı’ya limanlı sanayi üssü önerisi

Çandarlı Limanı’nın deniz üstü rüzgâr enerjisi ekipmanlarının üretiminde önemli bir merkez olabileceğini belirten Özgener, bölgenin 6,35 milyon metrekarelik alanına dikkat çekti. Türkiye’nin 2035 yılına kadar 5 gigavat deniz üstü rüzgâr santrali kurma hedefini hatırlatan Özgener, İzmir’in mevcut üretim gücünü bu alana taşıması gerektiğini söyledi. Özgener, “İzmir kıyılarından başlayarak Kuzey Ege, ülkemizin en verimli deniz üstü rüzgâr sahalarına sahip. Bugün itibarıyla ülkemizde Saros Körfezi, Edremit, Gökçeada ve Bozcaada’da olmak üzere 4 adet deniz üstü rüzgâr YEKA alanları ilan edilmiş ve bu alanlara yönelik ihalelerin 2027 yılının ilk çeyreğinde yapılması planlanıyor. Santrallerin kurulması ufukta görülmüşken karasal rüzgâr santralleri için sahip olduğumuz imalat gücünü deniz üstüne taşımak için önemli bir fırsat önümüzde duruyor. Bu fırsatı değerlendirmek için de yapmamız gereken şey, limanı olan bir sanayi üssü kurmak” dedi.

Deniz üstü rüzgâr santrallerinde kullanılan ekipmanların büyüklüğü nedeniyle karayoluyla taşınmasının neredeyse imkânsız olduğunu kaydeden Özgener, Avrupa’da Danimarka, İngiltere ve İspanya’daki limanları örnek gösterdi. Çandarlı’nın bu yatırım için uygun olduğunu belirten Özgener, “Çandarlı Liman sahası, 6,35 milyon m2 büyüklüğü ile bu iş için adeta biçilmiş kaftan niteliğinde. Lojistik maliyetlerinden ötürü Çin ile rekabet edebileceğimiz nadir sektörlerden biri olan bu sektörü İzmir’e kazandırmak için Çandarlı Limanı’nı deniz üstü rüzgâr santralleri başta olmak üzere katma değeri yüksek sektörlere hizmet edecek şekilde hem liman hem de sanayi bölgesi olarak fonksiyon kazanması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Çeşme Turizm Projesi yeniden gündemde

İzmir’in turizm potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini belirten Özgener, Çeşme Turizm Projesi’nin yeniden ele alınmasını istedi. Proje kapsamında oteller, yat limanı, etkinlik ve gösteri alanları, kültürel altyapı tesisleri, spor tesisleri ve golf sahalarının bulunduğunu hatırlattı. Özgener, “Şehrimizin turizm potansiyelinin değerlendirilmesi, Çeşme Turizm Projesi gibi büyük ölçekli yatırımların yapılmasına bağlı. Bu proje kapsamında yer alan otel, yat limanı, büyük ölçekli etkinlik ve gösteri alanları, kültürel altyapı tesisleri, spor tesisleri ve golf sahaları İzmir’in turizm kapasitesinde hem nicelik hem de nitelik açısından büyük bir sıçrama yaşanmasına vesile olacak. Bu sayede şehrimiz önemli bir lüks turizm destinasyonu kazanacak ve ekonomik açıdan turist başına yaratılan değer artacak” diye konuştu.

Projenin turizmi 12 aya yaymasının yanı sıra İzmir merkezli uluslararası uçuşların artmasına da katkı sağlayacağını söyleyen Özgener, “Dolayısıyla, Çeşme Turizm Projesi’nin güncel koşullar ve ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden ele alınması ve hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Atatürk Stadı yıkılsın, yerine yeni stat yapılsın

İzmir’in 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak şehirler arasında yer almamasını modern stadyum eksikliğine bağlayan Özgener, Atatürk Stadı’nın yıkılarak yerine uluslararası standartlarda yeni bir stat yapılmasını önerdi.

Özgener, “İzmir’de düzenlenen 1971 Akdeniz Oyunları için inşa edilen Atatürk Stadyumu artık hem deprem açısından önemli bir risk taşıyor hem de büyük spor organizasyonları için gerekli standartları karşılamaktan uzak. İzmir Ticaret Odası olarak Atatürk Stadyumu’nun yıkılarak yerine uluslararası müsabakalara ev sahipliği yapabilecek standartlarda modern bir stadyum inşa edilmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yeni statla İzmir’in 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapma fırsatını yakalayabileceğini belirten Özgener, stadın bulunduğu alanın yarısına yeni stadyum yapılabileceğini söyledi. Kalan bölüm için de Kongre ve Sergi Sarayı ile Spor Müzesi önerisini gündeme getirdi. Özgener, “Stadyum için kullanılmayan alan içerisinde de büyük bir Kongre ve Sergi Sarayı ile Spor Müzesi’nin yapılmasıyla bu alan, spor, turizm, kültür ve etkinlik ekonomisini bir araya getiren yeni nesil bir yaşam merkezi haline gelebilir. Böyle bir proje gündeme gelirse, İzmir Ticaret Odası olarak Kongre ve Sergi Sarayı’nın yapımına talip olduğumuzu belirtmek isterim” dedi.

İzmir için “Ortak akıl, ortak irade” vurgusu

İzmir’in potansiyelinin harekete geçirilmesi için kurumlar arası iş birliğinin önemine değinen Özgener, ortak aklın herkesin aynı düşüncede olması değil, farklı düşüncelerin ortak bir hedef etrafında buluşması anlamına geldiğini söyledi. Özgener, “Ortak aklın ortaya koyduğu hedefleri gerçekleştirmek için ortak iradeye ihtiyacımız var. Kararların arkasında duracak, sorumluluğu paylaşacak, zorluklar karşısında vazgeçmeyecek ve sonuç alana kadar birlikte çalışacak bir iradeye” dedi.

İzmir Ticaret Odası olarak yalnızca kendi sorumluluklarını yerine getiren değil, gerektiğinde öncülük eden ve farklı kurumları bir araya getiren bir kurum olmayı hedeflediklerini belirten Özgener, “İzmir’in geleceği söz konusu olduğunda hiçbirimizin sorumluluğu yalnızca kendi kurumumuzun sınırlarında bitmiyor. Hepimizin bu büyük şehre karşı ortak bir sorumluluğu var” ifadelerini kullandı.

“İzmir yalnızca uyum sağlayan değil, değişime yön veren şehir olabilir”

İzmir’in geleceğinin yalnızca daha fazla üretimle ölçülemeyeceğini belirten Özgener, eğitim, güçlü kurumlar, afetlere karşı dayanıklılık, yaşam kalitesi ve dünyayla etkileşimin de kalkınmanın parçası olduğunu ifade etti.

Önümüzdeki dönemde iş dünyasının önündeki zorlukları azaltacak, üretim ve ticareti güçlendirecek, dijital ve yeşil dönüşüme katkı sağlayacak projeler üzerinde çalıştıklarını kaydeden Özgener, eğitimden kültürel mirasa ve uluslararası organizasyonlara kadar farklı alanlarda hazırlık yaptıklarını belirtti. Konuşmasını İzmir’in gelecek 25 yılına ilişkin soruyla tamamlayan Özgener, kentin değişen dünyaya uyum sağlayan değil, değişime yön veren şehirlerden biri olabileceğini vurguladı.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası