Ege Postası
Geri

YENİ Partili Murat Aydın’dan Cemil Tugay’a istifa çağrısı: İzmirlinin oyunu çuvala doldurup saraya bıraktı!

YENİ Parti İzmir İl Başkan Vekili ve Başkan Yardımcısı Murat Aydın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişini eleştirerek istifa etmesi gerektiğini söyledi. Aydın, “Cemil Tugay AK Parti üyesi olduğu için İzmir AK Partili olmaz. Kendisi, milyonlarca insanın oyunu bir çuvala doldurup saray kapısına bırakmıştır” dedi. YENİ Partili Aydın, belediye başkanlarının siyasi iktidarın baskısı ve menfaat vaatleriyle parti değiştirmeye yönlendirildiğini savunarak bunun demokratik siyaset açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
YENİ Partili Murat Aydın’dan Cemil Tugay’a istifa çağrısı: İzmirlinin oyunu çuvala doldurup saraya bıraktı!
Haberler / Yerel Politika
12 Ekim 2026 Pazartesi 13:14
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI - NEO Haber’de Senem Gökdağ’ın sunduğu Manşet programına konuk olan YENİ Parti İzmir İl Başkan Vekili ve Başkan Yardımcısı Murat Aydın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişini değerlendirdi. Tugay’ın siyasi geçmişi boyunca yaptığı açıklamalarla parti değişikliği arasında çelişki bulunduğunu belirten Aydın, belediye başkanının İzmir halkının kendisine verdiği yetkiyi kötüye kullandığını söyledi.

Aydın, “Her yerde İzmir’in, İzmir Büyükşehir Belediyesinin AK Parti’ye geçtiğine ilişkin manşetler çıkıyor. Burada AK Parti’ye geçen Cemil Tugay’ın kendisidir. Kendinden ibarettir. Kendisi, buradaki milyonlarca insanın oyunu bir çuvala doldurup saray kapısına bırakmıştır. Cemil Tugay AK Parti üyesi olduğu için İzmir AK Partili olmaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi de AK Partili olmaz. Dolayısıyla bu ikisini ayırt etmek gerekir” dedi.

Tugay’ın parti değiştirirken yeni partisinin genel başkanına yönelik övgülerinin de dikkat çekici olduğunu belirten Aydın, “Hayatı boyunca gösterdiği çizginin ve geçmeyeceğine dair söylediği kocaman lafların üzerine böyle bir geçiş yapması, ardından yeni partisini ve genel başkanını sınırları aşan sözlerle övmesi en hafif deyimiyle üzücü” diye konuştu.

Tugay’ın daha önce parti değiştirmesi durumunda belediye başkanlığından istifa edeceğini söylediğini hatırlatan Aydın, bu sözlerin gereğini yerine getirmesi gerektiğini savundu.

Aydın, “Kendisinin böyle bir durumda parti değiştirmeyeceğini, değiştirirse belediye başkanlığından istifa edeceğini söylediğini hatırlatmak gerekir. Kendisiyle hiç değilse çelişmemek için yeterince çelişti. İzmir halkının kendisine verdiği yetkiyi bu denli kötüye kullanmaktan vazgeçerek belediye başkanlığından istifa etmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Belediye başkanının eski Türkçedeki karşılığının “şehremini” olduğunu belirten Aydın, “Belediye başkanı, şehrin emanet edildiği emin kişidir. Halkın güven duyduğu kişidir. Kendisi bu geçişle bu sıfatını kaybetmiştir. Artık bu şehrin şehremini, yani belediye başkanı olamayacak durumdadır. Bu görevi bir an önce bırakması gerekir” dedi.

“İzmir’e hizmet için AK Parti’ye geçmek gerekiyorsa yerel seçimlere ne gerek var?”

İzmir seçmeninin uzun yıllardır siyasi bir tutum ortaya koyduğunu ifade eden Aydın, merkezi hükümetle uyumlu çalışan belediyelerin daha fazla hizmet alacağı yönündeki söylemlerin geçmiş seçimlerde de dile getirildiğini hatırlattı.

Aydın, “AK Parti’de başbakanlık yapan kişi aday oldu, bakanlık yapan kişi aday oldu, genel başkan yardımcılığı yapan kişi aday oldu. Her biri seçim kampanyalarında hükümetle uyumlu çalışacak bir belediyenin daha fazla hizmet getireceği vaadiyle halktan oy istedi ve halk bu oyu vermedi. Şimdi karşımıza geçip ‘Ben AK Parti’ye geçtim, İzmir daha fazla hizmet alacak’ söylemi anlamlı değil” diye konuştu.

Bu yaklaşımın, AK Parti hükümetlerinin İzmir’e yönelik tutumuna ilişkin bir itiraf niteliği taşıdığını savunan Aydın, geçmiş dönem belediye başkanları Tunç Soyer ve Aziz Kocaoğlu’nun da çeşitli engellere rağmen kente hizmet ettiğini söyledi.

Aydın, “İzmir’e hak ettiğini vermiyorsunuz, İzmir bu ülkede en yüksek vergi veren üçüncü ilken kamu yatırımlarında 70’inci sırada durmamalıdır dediğimizde, ‘İzmir’e kötü bakışımız yok’ diyorlardı. Şimdi kendileri, Cemil Tugay AK Partili olduğuna göre İzmir’e hizmet geleceğini söylüyor. Peki bundan önce neden gelmemiş? AK Parti’ye geçince hizmet gelecekse yerel seçimlere gerek yok, yerel idarelere gerek yok. Belediyeleri kaldırmaları gerekir o zaman” ifadelerini kullandı.

Tugay’ın parti değiştirmesinin arkasında soruşturmalarla ilgili kaygıların bulunabileceğini öne süren Aydın, “Neden geçtiği çok açık. Kendisine gösterilen tavır ve muhtemel soruşturmalar üzerinden, o soruşturmalardan kurtulabilmek için kendisini AK Parti’ye atmıştır” iddiasında bulundu.

“Bir buçuk yıllık süreç Tunç Soyer’in tutuklanması dönemine denk geliyor”

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın, Cemil Tugay ile bir buçuk yıldır görüştükleri yönündeki açıklamasını da değerlendiren Aydın, söz konusu dönemin Tunç Soyer’in tutuklanma süreciyle örtüştüğüne dikkat çekti.

Aydın, “AK Parti İl Başkanı, ‘Bir buçuk yıl öncesinden beri bu süreci ilmek ilmek örüyoruz’ diyorsa bu tarih, Sayın Tunç Soyer’in tutuklanma dönemine denk gelir. Ben de o zaman bu süreçle ilişkilendiririm. O tarihteki soruşturmalarla başlayan sürece bağlıyorlarsa bunun arkasında bizim bilmediğimiz başka unsurlar da söz konusu demektir” dedi.

Belediye başkanlarının parti değiştirmeye zorlandığı yönündeki iddialara değinen Aydın, bazı belediye başkanlarının tutuklanmalarının öncesinde kendilerine yapılan telkinleri anlattıklarını savundu.

Aydın, “Bu partinin pek çok belediye başkanı, ‘Ya AK Parti’ye katıl ya hapse atıl’ söylemlerini elinin tersiyle itip cezaevlerinde yatıyor. Onurlarıyla cezaevlerinde kalıyorlar. Bu şantaja boyun eğiyor demek ki. Hizmet etmek dedikleri şeyin bir anlamının olmadığını Afyon’dan, Aydın’dan biliyoruz. AK Parti’nin 20 yıldır, 30 yıldır yönettiği şehirler ne olmuş ki? İstanbul’u yıllarca yönettikten sonra Sayın Erdoğan, ‘İstanbul’a ihanet ettik’ demedi mi?” ifadelerini kullandı.

“Asıl sorumlu siyasi iktidar”

Cemil Tugay’ın parti değiştirmesinin kişisel siyasi tutarsızlık üzerinden tartışılmasının ötesine geçilmesi gerektiğini söyleyen Aydın, asıl sorumluluğun siyasi iktidarda olduğunu savundu.

Aydın, “Burada asıl sorumlu siyasi iktidardır. Bir siyasi iktidar gayrimeşru yollarla belediye başkanlarını transfer etmeye çalışıyorsa öncelikli sorumlu odur. Belediye başkanına ‘Dosyan var, bize gelirsen dosyanı kapatırım’ diyorsanız ya da ‘Bize gelirsen şehrine daha fazla hizmet ederiz, yoksa sana hizmet yok’ diyerek partizanlık yapıyorsanız ve bunun üzerinden insanları devşiriyorsanız bu ülkede herkes için bir tehdittir. Demokratik siyasetin ve anayasal düzenin yok edilmeye çalışıldığını gösterir. Bu, Cemil Tugay’ın tutarsızlığından daha büyük bir sorundur” dedi.

Siyasi baskının yalnızca belediye başkanlarını değil, toplumun farklı kesimlerini de tehdit edebileceğini ifade eden Aydın, yargının araç haline getirilmesinin demokratik yaşam açısından tehlikeli olduğunu belirtti.

Aydın, “Yarın birileri bu kanalda benim istediğim gibi yayın yapmazsanız ruhsatınızı iptal ederim derse ya da benim istediğim gibi davranmazsanız dükkânınızı kapatırım, maliyeyi gönderirim, sigorta müfettişlerini gönderirim derse asıl tehlike budur. Bu, ülkenin demokratik hayatının yok edilmesi anlamına gelir. Beni yurttaş olarak ilgilendiren, insanların baskıya direnip direnmemesinden önce, siyasi iktidarın bunu bir yöntem haline getirerek insanları devşirmeye çalışmasıdır” diye konuştu.

İktidarın baskı ve tehdit iddialarını kabul etmediğinin hatırlatılması üzerine Aydın, yaşanan parti değişikliklerinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Aydın, “Bu kadar geçişin bir anlamı olmalı, bu kadar insanın sözünün bir anlamı olmalı. Cemil Tugay’ın bir sabah uyanıp saraya giderek Cumhurbaşkanı’nın gözlerine baktıktan sonra bir anda ondan etkilenip bunca yıldır söylediği sözleri bir kenara bırakarak AK Parti’ye sevdalı olduğuna mı inanacağız?” ifadelerini kullandı.

“İzmir halkı bunu hiç unutmayacak”

Cemil Tugay’ın geçmişte AK Parti’ye yönelik eleştirileri ile parti değişikliğinin ardından yaptığı açıklamalar arasındaki farklılığa da değinen Aydın, İzmir halkının tepkisini göstereceğini söyledi.

Aydın, “Cemil Tugay’ın söylediği doğru: Burası İzmir, burası başka şehre benzemez. Bunu hiç unutmamalıdır. İzmir halkı onu gördüğü her yerde bu konudaki duygu ve düşüncelerini kendisine ifade edecektir. Bundan emin olsun herkes” dedi.

Tugay’ın parti değiştirmesinin toplumda yılgınlık yaratmak amacıyla kullanılabileceğini savunan Aydın, iktidarın bu yolla seçmenin iradesinin önemsiz olduğu algısını oluşturmaya çalıştığını öne sürdü.

Aydın, “Bence oradaki akıl şunu söylüyor: Topluma bir yılgınlık yaymak. ‘Siz ne yaparsanız yapın ben bunların üstesinden gelirim. En iri lafları eden adamı bile transfer ederim. İzmir gibi bir yerde bile bunu yaparız. Senin sandıkta verdiğin oyun bir önemi yoktur’ demek istiyorlar. Böylece toplumda siyasi iktidarın yenilmezliği algısı oluşturmak ve insanları seçime gitmekten uzaklaştırmak istiyorlar” diye konuştu.

İzmir halkına demokratik mücadeleden vazgeçmeme çağrısında bulunan Aydın, “İzmir halkının yapması gereken iki şey var. Birincisi, sözü muhatabına söylemek ve her yerde yüzüne karşı ifade etmek. İkincisi, sandıktan, demokratik mücadeleden, sokaktaki siyasetten ve tepkisini dışa vurmaktan çekinmemek. İzmir halkı yılgınlığa ve umutsuzluğa düşmesin” dedi.

Aydın, üç başlıkta tepki gösterilmesi gerektiğini belirterek, “Bu kadar iri laflar söyleyip halkın güvenini boşa çıkararak transfer yapan kişiye tepki göstermeliyiz. Bu yöntemlerle belediye başkanlarını devşirdiği, devletin yargı dahil bütün mekanizmalarını kötüye kullandığı için siyasi iktidara da tepki göstermeliyiz. Üçüncüsü, demokratik siyasetten ve seçimden asla vazgeçmemeli, yılgınlığa düşmemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel’in adaylık sürecine ilişkin değerlendirme

Programda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişine ilişkin açıklamaları da gündeme geldi. Aydın, Tugay’ın daha önce parti değiştirmesi halinde belediye başkanlığından istifa edeceğini söylediğini hatırlatarak bu sözün gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini yineledi.

Aydın, “Cemil Tugay, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu transfer olduğu zaman, Enver Aysever’le yaptığı röportajda ‘Milyonda bir ihtimal bile yok. Eğer ben partimden istifa edersem belediye başkanlığından da istifa ederim’ demişti. Bu kendi sözüdür. Dolayısıyla sözünün eriyse kendi sözünün gereğini yerine getirmesi ve belediye başkanlığını bırakması gerekir” dedi.

Tugay’ın istifa etmemesi halinde siyasi açıdan halkın güvenini kaybettiğini savunan Aydın, “İzmir halkı kendisini azletmiştir. Artık İzmir halkının iradesini taşıyamayan, halkın iradesinin aksine davranan bir belediye başkanı söz konusudur. Bundan sonra yapacağı işlemler halkın güveni olmayan işlemlerdir ve en azından siyaseten meşru değildir” diye konuştu.

Özgür Özel’in Tugay’ı aday göstermesine yönelik eleştirileri de değerlendiren Aydın, aday belirleme sürecinin koşullarının hatırlanması gerektiğini söyledi.

Aydın, “Sayın Özgür Özel’e yönelik eleştiriler, neden aday gösterildiğine ilişkin sorular elbette var. Sayın Özel de bu eleştirilerle ilgili üzüntüsünü pek çok defa dile getirdi. Ancak süreci hatırlamak gerekir. Genel başkan değişiminin ardından belediye başkan adaylarının belirlenmesi ve seçim kurullarına verilmesi için iki, iki buçuk aylık bir süreç vardı. Üye tabanlı ön seçim gibi yöntemleri uygulamak için yeterli zaman söz konusu değildi” ifadelerini kullandı.

YENİ Parti’nin aday belirleme süreçlerinde üyelerin ve halkın katılımını artırmayı hedeflediğini belirten Aydın, “Biz artık delege üzerinden değil, üye üzerinden, hatta üyeden de geniş bir halk tabanı üzerinden siyaset belirleyeceğiz. Cumhurbaşkanı adayını sadece üyeler seçmedi. Halkın oylarıyla Sayın Ekrem İmamoğlu belirlendi. İzmir’de 30 ilçedeki ilçe başkan adaylarımız da bütün parti üyelerinin katılımıyla yapılan seçimlerle belirlendi” dedi.

Aydın, “Hangi yöntemi uygularsanız uygulayın, nihayetinde iş kişinin kendi direncine ve kişilik özelliklerine kalır. Cemil Tugay’ın aday gösterildiği dönemde hiç kimse, ‘Onu aday gösterirseniz yarın AK Parti’ye geçer’ diye düşünmemişti” diye konuştu.

“30 ilçede örgütlenmemizi bir günde tamamladık”

YENİ Parti’nin İzmir’deki örgütlenme çalışmaları hakkında da bilgi veren Aydın, 30 ilçenin tamamında ilçe örgütlerinin kurulduğunu ve resmi kongrelerin yapıldığını söyledi.

Aydın, “30 ilçede ilçe örgütlenmemizi bir günde yaptık. Dört ilçede üye sayımız 400’ün altında olduğu için bütün üyelerin katılımıyla kongre düzenlendi ve ilçe yönetimi ile ilçe başkanı belirlendi. 26 ilçede ise ilçe başkan adayları ön seçimle belirlendi ve ardından resmi kongreleri yapıldı. Şu an YENİ Parti’nin İzmir’deki 30 ilçesi de resmi kuruluş kongrelerini yaparak göreve başladı” dedi.

İl kongresinin 25 Ekim’de yapılacağını belirten Aydın, il başkan adayının üyelerin katılımıyla gerçekleştirilecek ön seçimle belirleneceğini ifade etti.

Aydın, “30 ilçenin seçtiği il delegeleriyle 25 Ekim’de il kongremizi yapacağız. Siyasi Partiler Kanunu kongrelerin delegeler üzerinden yapılmasını emrettiği için resmi kongre bu şekilde gerçekleşecek. Ancak biz bütün üyelerimizin oy kullandığı bir ön seçim sonucunda il başkan adayımızı belirleyeceğiz. Resmi kongrede de üyenin iradesi onaylanacak ve seçim tamamlanacak” diye konuştu.

Bu yöntemin siyasetteki aday belirleme anlayışını değiştirmeyi amaçladığını vurgulayan Aydın, “Belediye başkanı ve milletvekili adaylarının birkaç kişi ya da delegeler tarafından belirlenmesi anlayışını terk ederek halka dayalı, üyeye dayalı, üyeyi öne çıkaran ve güçlü kılan yeni bir siyaset örgütlemeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Partinin üye sayısının 700 bini aştığını belirten Aydın, 150 binden fazla üyenin hayatında ilk kez bir siyasi partiye üye olduğunu söyledi.

Aydın, “İnsanlar artık tavır almak, yılgınlığa düşmemek, bir kurtarıcı beklememek ve kendi inisiyatifini almak gerektiğini gördü. YENİ Parti bir halk hareketidir, bir dip dalgadır. Bunun hemen gerçekleşmesini bekleyemeyiz. Dört buçuk ayda geldiğimiz noktada eksikliklerimiz elbette söylenebilir. Ancak yapılanları değersiz kılmamak, görmek ve yapılanlara omuz vermek gerekir” dedi.

İl başkanlığı tartışmalarına ilişkin mesaj

Programda, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün karşısına eski Bornova Belediye Başkanı Olgun Atilla’nın aday olarak çıkabileceği yönündeki kulis iddiaları da ele alındı. Aydın, il başkanlığı seçiminin isimler ve siyasi gruplar üzerinden yürütülmesi yerine üyelerin tercihine bırakılması gerektiğini söyledi.

Aydın, “Bu saydığınız isimler, ‘Bu istiyormuş, bu istemiyormuş, bu onu ikna etmeye çalışıyor’ gibi tartışmalar eski siyaset anlayışıdır. YENİ Parti’nin bu konudaki tavrı çok açık. Mevcut il başkanı aday olmak istiyorsa adaylık başvurusunu ön seçim divanına verecek. Bir başkası aday olmak istiyorsa ikna etmesi gereken kişi bir belediye başkanı ya da başka bir isim değil, üyelerdir. Üyelerin yüzde 3’ünün imzasını alan herkes aday olabilecek” diye konuştu.

Adayların üyeleri ikna etmesi gerektiğini belirten Aydın, “Birisi il başkanı ya da ilçe başkanı olmak istiyorsa üyeyi, yani geniş tabanı ikna etmek zorunda. Belediye başkanlarımız, mevcut ya da eski ilçe başkanlarımız ve il başkanlarımız kıymetlidir. Parti içindeki kanaat önderlerinin görüşleri değerlidir. Ancak nihayetinde kimin aday olacağını ve kimin seçileceğini üyeler belirleyecek” dedi.

Kendisinin il başkanlığına aday olacağı yönündeki iddialara da yanıt veren Aydın, böyle bir talebi ya da çalışması bulunmadığını ifade etti.

Aydın, “Böyle bir talebim, böyle bir çalışmam ve isteğim söz konusu değil. Böylesine zor bir zamanda ismimin dile getirilmesi kişi olarak beni mutlu eder. Bu, partide yaptığım çalışmanın ve gösterdiğim gayretin görüldüğünü gösterir. Ancak adaylık yönünde bir talebim ya da çalışmam yok” ifadelerini kullandı.

Çağatay Güç’ün görev süresinin kısa olduğunu ve kendisine destek verilmesi gerektiğini söyleyen Aydın, parti içi yarışın şu aşamada yarar sağlamayacağını savundu.

Aydın, “Sayın Çağatay Güç bu konuda büyük gayret gösteriyor, büyük emek veriyor. Çok kısa bir süredir başkanlık yapıyor. Kendisine zaman ve alan açmak, daha fazla destek vermek gerekir. Şu koşullarda partinin içinde bir il başkanlığı tartışmasının fayda sağlayacağını düşünmüyorum. İki ya da üç adaylı bir yarışın kişisel çatışmalara dönüşmemesi gerekir. YENİ Parti yeni kurulan bir parti. Henüz yeni doğdu” dedi.

Partinin kuruluş sürecinde kırılmalardan kaçınılması gerektiğini belirten Aydın, “Bu partiyi her şeyden sakınmak zorundayız. Kendimizle ilgili meseleleri bir adım geriye çekebilmeli ve kuruluş sürecini halkla birlikte, büyük bir özen ve şefkatle tamamlamalıyız. Bizim sorunumuz parti içinde iktidar olmak değil. Hayatını parti içi iktidar mücadelesinden öteye taşıyamayanları geride bıraktık. Biz ülkede iktidar olmak için yürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“İzmir halkına hakaret ediliyor”

Programın sonunda Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesiyle İzmir’in daha fazla hizmet alacağı yönündeki açıklamalar yeniden gündeme geldi. Aydın, bu yaklaşımın İzmir halkının tercihlerini küçümsemek anlamına geldiğini savundu.

Aydın, “İzmir halkı böylece daha iyi hizmet görecektir sözü, İzmir halkına hakarettir. İzmir halkına, ‘Siz 5 milyon insan bu şehrin yararına olanın ne olduğunu bilmiyorsunuz, ben biliyorum. Sizin faydanızı ben belirlerim’ diyorlar. Bu üsttenci bir tavırdır” dedi.

İzmir’de yaşayan insanların kentin ihtiyaçlarını ve nasıl hizmet alması gerektiğini yıllardır bildiğini ifade eden Aydın, “Bu şehirde yaşayan 5 milyon insan, şehrin faydasına olanın ne olduğunu bilmiyor da bir kişi mi biliyor? İzmir’in ne durumda olursa nasıl hizmet alacağını 25 yıldır bu şehirde yaşayan insanlar bilmiyor da bir kişi mi biliyor?” diye konuştu.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası