Siyasetin seviyesi düştükçe kullanılan yöntemler de ucuzluyor.
Eskiden dosya konuşulurdu, şimdi dedikodu.
Eskiden belge aranırdı, şimdi özel hayat didikleniyor.
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında yürütülen rüşvet soruşturması elbette yargının işidir.
Varsa bir suç, sonuna kadar araştırılsın.
Kimsenin buna itirazı yok.
Ama mesele ne zaman hukukun sınırından çıkıp "magazin tezgahına" düştü, işte orada bir durmak gerekiyor.
Günlerdir, yapılan operasyondan ziyade ortaya çıkan tablo utanç verici bir hal aldı… Belediye Başkanın ortaya atılan iddialar doğru ise, büyük bir ahlaksızlık, ama bunun siyasi bir operasyona alet olması ise, tam anlamı ile insanlık ayıbı…
Şimdi bu yapılan ayıbın yapılma şekline bakalım…
Ve bu işin en büyük ahlaksızlığını maalesef medya kuruluşları yapıyor…
Kadının adı…
Yaşı…
Fotoğrafları…
Üstüne bir de “ikinci sevgili” etiketi…
Soruşturma dosyası mı okuyorsunuz, yoksa bir magazin programı mı izliyorsunuz belli değil.
Bu, haber değil,bu, operasyon.
Ve açık söyleyelim…
Ahlak dersi vermeye çalışanların bizzat kendileri, en büyük ahlaksızlığı yapıyor.
Şimdi gelelim işin İzmir ayağına…
Bornova’ya…
Ve hedef tahtasına konulmak istenen isme: Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki.
İddia şu: Uşak’tan bir referans gelmiş, bir çalışan Bornova Belediyesi’nde işe alınmış.
Peki, soruyorum: Bu ülkede bir belediye başkanının, başka bir belediyeye “şu ismi değerlendirir misiniz” demesi yeni bir şey mi?
Hayır.
Yıllardır var.
Sağda da var, solda da var.
Beğenirsin ya da eleştirirsin…
Ama bunu alıp, birinin özel hayatındaki iddialarla birleştirip başka bir belediye başkanını hedefe koymak…
İşte bu, niyet meselesidir.
Bakın…
Eğer ortada “bankamatik memuru” iddiası varsa, bu ayrı bir konudur.
İdari bir meseledir, araştırılır, gereği yapılır.
Ama…
Bir kişinin özel hayatındaki çöküşü, başka birinin karakterine bulaştırmaya çalışmak…
Bu vicdansızlıktır.
İddia o ki; söz konusu kadın çalışan, Uşak Belediye Başkanı'nın ricasıyla Bornova Belediyesi'nde istihdam edilmiş.
Şimdi burada eğri oturup doğru konuşalım.
Bir belediye başkanının, güvendiği ya da kendisine rica edilen bir ismi başka bir belediye başkanına istihdam için önermesi, bu ülkenin siyaset pratiğinde yıllardır var olan bir gerçektir. Sağda da olmuştur, solda da olmuştur. Bu durumu liyakat açısından eleştirebilir, tartışabiliriz. Hatta eğer iddia edildiği gibi işe gitmeden maaş alma gibi bir tablo varsa, buna da en sert tepki gösterilir, gereği de yapılır. Buna kimsenin itirazı olmaz.
Ancak burada asıl mesele şudur: İki kurum arasındaki böylesi bir “iş ricasını”, arka planda servis edilen magazinel ve yüz kızartıcı iddialarla birleştirip Bornova Belediyesi’ne ve Ömer Eşki’ye fatura kesmeye kalkmak düpedüz vicdansızlıktır.
Çünkü Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, İzmir kamuoyunun yakından tanıdığı bir isimdir.
Göreve geldiği günden bu yana sergilediği duruş ortadadır.
Üslubu ortadadır.
Temiz siyaset anlayışı ortadadır.
Ahlakı, terbiyesi ve insan ilişkilerindeki ölçüsü ortadadır.
Böyle bir ismin, böylesine kirli bir ilişkinin parçasıymış gibi gösterilmeye çalışılması en hafif tabirle insafsızlıktır.
Muhtemeldir ki Ömer Eşki’nin önüne gelen şey yalnızca bir referans, bir talep, bir CV’dir. Hepsi bu kadar. Bir belediye başkanının, kendisine önerilen her kişinin özel hayatını, kimlerle nasıl bir ilişki içinde olduğunu bilmesini beklemek akıl dışıdır. Daha da ötesi, böyle bir ayrıntıyı biliyormuş gibi davranıp Ömer Eşki’yi töhmet altında bırakmaya çalışmak, doğrudan karakter suikastıdır.
Ömer Eşki’yi tanıyan herkes şunu bilir: Onun adı bu tür karanlık ve kirli senaryolarla yan yana getirilemez.
Getirilmeye çalışılsa da tutmaz.
Çünkü bu şehir, kimin nasıl yaşadığını, kimin nasıl bir ahlaki çizgide durduğunu çok iyi bilir.
Yolsuzluk varsa soruşturulsun.
Rüşvet varsa ortaya çıkarılsın.
Usulsüzlük varsa hesabı sorulsun.
Ama bir kişinin özel hayatındaki savrulmaları bahane edilerek, Bornova’da görevini yapmaya çalışan ve kamuoyunda temiz duruşuyla bilinen bir belediye başkanını aynı çamurun içine çekmeye çalışmak gazetecilik değildir. Bu, apaçık bir itibar suikastıdır.
Ömer Eşki’nin Bornova’daki duruşu da, kişiliği de, kamuoyu nezdindeki güvenilirliği de bu kadar ucuz hesaplara malzeme edilemeyecek kadar sağlamdır.
Çamur atıp iz bırakma devri artık kapanmalıdır.
Çünkü bazı isimlere atılan çamur, onların üstünde değil; atanların elinde kalır.