MENÜ
İzmir 23°
Ege Postası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Sandalye kavgası!
Hüseyin Günlü
YAZARLAR
24 Kasım 2018 Cumartesi

Sandalye kavgası!

Önümüzdeki Mart 2019 yerel seçimlerini sandalye kapma fırsatı! Gibi görenlere, yıllar önce bire bir yaşadığım aşağıdaki anımı ithaf ediyorum. 

Gece karla karışık tipinin ardından başlayan ayaz ortalığı kasıp kavuruyordu. Salhane’de celepler sokağının köşesindeki Körkuşun Sabahçı Kahvesi yine ağzına kadar doluydu. Sinema salonu gibi geniş kahvenin orta yerinde bulunan odun sobasının etrafında uyuklayanları, garson Topal Bayram “Sobanın başında uyumak yasak.” diyerek tekme-tokat, ite-kaka dağıtıyordu yine. Tekmeyi tokadı yiyen kahvenin içinde sağa sola çil yavrusu gibi dağılırken bir yanda da altındaki sandalyesini de yanında sürüklemeyi ihmal etmiyordu.
Kış günleri işsiz güçsüz ve yersiz yurtsuz gurbetçilerin sığındığı Körkuşun kahvesinde gece boş sandalye bulmak kolay değildi. Herkes altındaki sandalyeyi “Mal canın yongasıdır.” misali gözü gibi korumak zorundaydı.

Kahvenin içinde ayakta kalanlar boşalan bir sandalye ele geçirmek için gözünü dört açarak tazı gibi çevik tilki gibi kurnaz olmak zorundaydı. Eğer, biri oturduğu sandalyenin üstünde boyuna ıhlayıp kıvranıyorsa? Bu iyi bir ipucuydu. Altındaki sandalyeyi kaptırmak korkusuyla tuvalete gitmemek için direniyor demekti. Fakat İstediği kadar direnirse dirensin, eninde sonunda iki eli apış arasında tuvalete doğru koşturup gitmesi kaçınılmazdı.

Bu durumdakiler, altındaki sandalyeye göz dikenlerin etrafında tilki gibi dolaştığını görünce korkudan pul pul dökülürdü. Çünkü daha kıçını oynatır oynatmaz sandalyenin üstüne atlayanların arasında yere yuvarlanarak tuvalete yetişeme-den üstünü ıslatması kaçınılmazdı.
Bazen Boş kalan sandalyeyi kapmak isteyenlerin arasında, “Senindi-benimdi” diye itişip kakışma çıkınca, garson Topal Bayram, hemen olaya el koyardı, “Bırakın ulan! Onu… Parçalayacaksınız be!” diyerek ellerinden çekip alır ve sabaha kadar hiç kimseye vermezdi. İstemeye kalkışan oldu mu? Hemen terslerdi, ”Haydi ulan! Dışarı atarım bak ha!”

Kışın inşaat işleri durduğundan işsiz güçsüz kalan bu gurbetçiler, uzun kış geceleri Körkuşun sabahçı kahvesine sığınıyorlardı. Sabaha kadar ayakta kalsalar da tekme tokat ve küfür de yeseler boyun bükerek yıkılıp gidiyorlardı! Topal Bayram’ın karşısından. 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege Postası