Ege Postası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Folkart’ın Mona’sı: Marka mı Zedeleniyor, Devletin Kasası mı Boşalıyor?
Halit Umutoğulları
YAZARLAR
20 Haziran 2026 Cumartesi

Folkart’ın Mona’sı: Marka mı Zedeleniyor, Devletin Kasası mı Boşalıyor?

Birkaç gündür aynı soruyu soruyorum.
Israrla soruyorum.
İnatla soruyorum.
İzmir’in en bilinen inşaat şirketlerinden Folkart’ın Mavişehir’de yaptığı “Mona” projesiyle ilgili ortaya atılan iddiaların yanıtını arıyorum.
Normal bir ülkede, normal bir kamuoyu tartışmasında, böyle ağır iddiaların muhatabı ne yapar?
Çıkar, açık açık konuşur.
“Bu iddialar doğru değildir” der.
“İşin aslı şudur” der.
Belge koyar, bilgi koyar, kamuoyunu aydınlatır.
Ama ne oldu?
Sayın Mesut Sancak ve Folkart yöneticileri iddialara yanıt vermek yerine soluğu mahkemede aldı.
Hem de öyle böyle değil…
Tek bir yazı için iki ayrı mahkemeye başvuruldu.
Gerekçe ne?
“Markaya zarar veriliyormuş.”
Peki soralım o zaman:
Bu ülkede kamunun hakkını sormak markaya zarar vermek midir?
Devletin kasasına girmesi gereken paraların akıbetini sorgulamak suç mudur?
Bir gazeteci, kentsel dönüşüm adı altında sağlanan avantajların nasıl kullanıldığını yazınca neden mahkeme sopası gösterilir?
Sayın Mesut Sancak…
Mesele sizin markanız değil.
Mesele, devletin kasasıdır.
Mesele, kamunun hakkıdır.
Mesele, bu ülkede gerçekten riskli yapılar için, dezavantajlı vatandaşlar için çıkarılan kentsel dönüşüm imkanlarının, kupon arazilerde milyonluk projelerin kazanç kapısına dönüştürülüp dönüştürülmediğidir.
İddia çok açık:
Mavişehir’deki 3 katlı bir iş merkezinin, kentsel dönüşüm imkanları kullanılarak büyük bir rant alanına çevrildiği; bu süreçte vergi, tapu ve belediye harçları açısından devletin ciddi gelir kaybına uğratıldığı ileri sürülüyor.
Buna yanıt vermek yerine mahkemeye koşuyorsunuz.
Oysa kamuoyu şunu merak ediyor: Bu proje hangi gerekçeyle kentsel dönüşüm kapsamına alındı?
Devletin tahsil etmesi gereken vergilerden ne kadar avantaj sağlandı?
Bu avantajın kamu yararı nerede?
Ve en önemlisi…
Bu ülkede garibanın evi dönüşüme girerken bin türlü zorluk çıkarken, İzmir’in en değerli noktalarındaki ticari projeler nasıl bu kadar rahat “dönüşüm” şemsiyesi altına alınabiliyor?
Benim sorduğum budur.
Sizin rahatsız olduğunuz da galiba tam olarak budur.
Çünkü konu “marka” değil, “kasa” meselesidir.
Devletin kasası…
Kamunun kasası…
Milletin kasası…
Şunu bilin:
Eğer bu soruları sorduğum için yargılanmam gerekiyorsa, buyurun yargılayın.
Ama o mahkeme salonunda sadece benim yazım konuşulmayacak.
O projeden sağlanan avantajlar da konuşulacak.
Kentsel dönüşüm kılıfıyla devletin kasasına girmeyen paralar da konuşulacak.
Kim ne kadar kazandı, devlet ne kadar kaybetti, kamu yararı nerede kaldı; bunların tamamı tek tek sorulacak.
Gelelim ikinci ve en az bunun kadar vahim iddiaya…
Mahkemeye koşmayı biliyorsunuz da, günlerdir kamuoyunda konuşulan şu siyasi finansman iddiasına neden tek kelime etmiyorsunuz?
O dönem Karşıyaka Belediye Başkanı olan Cemil Tugay’ın, CHP kurultay sürecinde Özgür Özel’i desteklediği günleri hatırlayalım.
O süreçte delegelere para karşılığı oy kullandırıldığı iddiaları mahkemelere taşındı.
Şimdi İzmir kulislerinde çok ağır bir iddia konuşuluyor:
Cemil Tugay’ın kurultay sürecindeki siyasi çalışmalarının arkasındaki ciddi ekonomik desteğin sizin tarafınızdan sağlandığı öne sürülüyor.
Bu doğru mu?
Yanlış mı?
Çıkın söyleyin.
“Benim bu işlerle hiçbir ilgim yoktur” demek bu kadar mı zor?
Yoksa mahkeme koridorlarında gazeteciyi susturmak, kamuoyunun önüne çıkıp açıklama yapmaktan daha mı kolay geliyor?
Sayın Sancak; Siyasetin finansmanı iddiası sıradan bir iddia değildir.
Hele hele bu iddia, mahkemelere konu olmuş bir kurultay süreciyle, belediye başkanlarıyla, delegelerle ve milyonluk projelerle yan yana anılıyorsa, artık mesele kişisel itibar meselesi olmaktan çıkar.

Kamu meselesi olur.
Şeffaflık meselesi olur.
Hesap verme meselesi olur.
Bugün size düşen mahkemeye koşmak değil, kamuoyunun karşısına çıkıp bu iki soruya açık yanıt vermektir:
Mona projesinde kentsel dönüşüm yoluyla devletin kasasına girmesi gereken ne kadar gelirden avantaj sağladınız?
Cemil Tugay’ın CHP kurultay sürecindeki siyasi çalışmalarına doğrudan ya da dolaylı maddi destek verdiniz mi?
Bu kadar basit.
Yanıt verin.
Susmakla bu sorular ortadan kalkmaz.
Mahkeme başvurularıyla kamuoyu susturulmaz.
Gazetecilik, marka parlatmak için değil; kamunun hakkını sormak için yapılır.
Ben de tam olarak bunu yapıyorum.

 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası