Ege Postası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Tam bir Cemil Tugay klasiği...
Mithat Umutoğulları
YAZARLAR
23 Temmuz 2026 Perşembe

Tam bir Cemil Tugay klasiği...

Hatırlayalım...

18 Haziran’da CHP’den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ortalığı epey hareketlendirmişti.

Neymiş efendim?

Yeni bir "siyasi oluşuma" ihtiyaç varmış.

Ayrılış nedeni ideolojik değilmiş. "Mutlak butlan" yönetimine yönelik sert bir itirazmış.

Hızını alamamış, o günlerde son derece iddialı şu büyük lafları sarf etmişti: "Butlan gidince CHP’ye döneceğim. Özgür Özel grubuyla hareket edeceğim ve kuracakları partide yer alacağım. Türkiye’de yeni bir siyasi oluşuma ihtiyaç olduğu kesin. Biz beraber yola çıktık. Benim kesinlikle Özgür Özel dışında bir grupla hareket etmem söz konusu değil. Başka bir partiye gitmem asla söz konusu değil!"

Bunu bir kere de değil, defalarca söyledi. Üstüne basa basa. Altını çize çize.

VE GELELİM BUGÜNE...

Özgür Özel CHP’den ayrıldı.

Beklenti ne yönde?

 Sözünün arkasında duran Cemil Tugay’ın ilk safta yeni partide yerini alması yönünde, değil mi?

Ama o ne yaptı?

Çıktı ve aynen şöyle dedi: "Şu aşamada yeni partiye katılmayacağım. Bir süre daha bağımsız kalma ve belediye hizmetlerine odaklanma niyetindeyim."

İşte bu!

Tam bir Cemil Tugaylık açıklama!

Tam bir manevra!

BEN SİZE NE DEMİŞTİM?

Ben aylar önce bu köşeden, hem sevgili okuyucularıma hem de özellikle İzmirlilere seslenmiştim.

"Cemil Tugay'ın bu açıklamalarına sakın ola güvenmeyin" demiştim.

"Göreceksiniz, Özgür Özel’in kuracağı o partiye falan katılmayacak" diye bas bas bağırmıştım.

Hatta yaklaşan bu tabloyu, çok net bir şekilde aynen şu ifadelerle dile getirmiştim: Tugay’ın o meşhur "CHP bizim çatımız" açıklamasının hemen ardından, takvim yaprakları 15 Haziran’ı gösterirken bu köşede bir yazı kaleme almıştım.

Yazının başlığı aynen şuydu: "Cemil Tugay’ın Siyasi Navigasyonu: Rota Yeniden Hesaplanıyor!"

O yazıda açık açık, üstüne basa basa Cemil Tugay’ın Özgür Özel’in kuracağı partiye falan katılmayacağını yazdım. Sadece yazmakla kalmadım, yaklaşan bu u dönüşünü şu cümlelerle somutlaştırmıştım. Hatırlayalım, ne demiştim o gün: "Özgür Bey kıymetlidir ama tapu CHP’nindir.Ben değişime destek verdim ama bu, bavulu toplayıp yeni adrese taşınacağım anlamına gelmez.Dün Özel’in yanında durdum, bugün CHP’nin içinde kalırım." Ben Özgür Özel’in değişim hikayesinde vardım. Ama CHP dışı yeni bir hikayede yokum!"

VE SONUÇ...

Sonuç ortada.

Benim aylar önce yazdığım senaryo harfiyen gerçekleşti.

Cemil Tugay, tam da o gün öngördüğüm gibi, siyasi navigasyonunu çalıştırdı, rotayı yeniden hesapladı ve Özgür Özel'in siyasi hareketine katılmayacağını ilan etti.

Büyük büyük "Asla başka partiye gitmem, Özgür Özel ile hareket edeceğim" laflarının yerini, "Bir süre belediye hizmetlerine odaklanacağım" pragmatizmi aldı.

Şimdilik.

Bir süreliğine.

Belediye hizmetlerine odaklanmak için.

İşte bütün mesele de bu “şimdilik” kelimesinde saklı.

Çünkü Cemil Tugay hiçbir siyasi kapıyı tamamen kapatmıyor.

Bir kapının önünde beklerken diğer kapıların anahtarını da cebinde tutuyor.

Özgür Özel’in yanında olduğunu söylüyor ama onunla birlikte yürümüyor.

CHP’ye döneceğini söylüyor ama dönüş tarihini açıklamıyor.

Bağımsız olduğunu söylüyor ama bağımsızlığının ne kadar süreceğini kendisi de söylemiyor.

Yani yine aynı yöntem:

Şimdi bazıları çıkıp şöyle diyebilir: “Belediye başkanı hizmete odaklanmak istiyor. Bunun neresi yanlış?”

Yanlış olan hizmete odaklanmak değil.

Yanlış olan, dün söylediğinin bugün tam tersini yaparken hiçbir şey olmamış gibi davranmak.

“Özgür Özel’in kuracağı parti dışında başka bir yere gitmem” diyen kimdi? Cemil Tugay…

 “Biz beraber yola çıktık” diyen kimdi? Cemil Tugay…

 “Özel dışında bir grupla hareket etmem söz konusu değil” diyen kimdi? Yine Cemil Tugay…

Peki, bugün Özgür Özel yeni bir yola çıkarken kenarda bekleyen kim? Cemil Tugay.

Mesele bu kadar açık…

Ben aylar önce İzmirlileri uyardım: Cemil Tugay’ın siyasi açıklamalarını nihai karar olarak görmeyin.

Çünkü onun siyasetinde son karar yoktur.

Sonraki açıklamaya kadar geçerli karar vardır.

Bugün “asla” der.

Yarın “şartlar değişti” der.

Bugün “beraber yola çıktık” der.

Yarın “belediye hizmetlerine odaklanıyorum” der.

Bugün adres gösterir.

Yarın navigasyonun sesini kısar.

Bu nedenle Cemil Tugay’ın son açıklaması beni hiç şaşırtmadı.

Çünkü ben onun ne söyleyeceğini değil, ne yapacağını yazmıştım.

15 Haziran’da rota yeniden hesaplanıyor demiştim.

Bugün görüyoruz ki navigasyon hesabını tamamlamış.

Ancak yeni adres hala açıklanmıyor.

Kendisi için en güvenli yol ortaya çıktığında direksiyonu o tarafa kırmak.

Özgür Özel’in yeni partisine katılmama kararı da bir siyasi sadakat ilanı değil.

Yeni bir pozisyon arayışının ara durağıdır.

Cemil Tugay şimdilik bağımsızdır.

Ama bu hikayede asıl önemli kelime “bağımsız” değildir.

“Şimdilik”tir.

Son Sözüm...

İzmir’in Cemil Tugay’la ilgili asıl sorunu artık hangi partiye gideceği değildir.

Asıl sorun, bugün söylediğinin yarın da arkasında durup durmayacağıdır.

Çünkü siyasette güven, makamla değil; sözle kurulur.

Söz sürekli değişiyorsa, yön sürekli yeniden hesaplanıyorsa ve her açıklama bir öncekinin üzerini örtüyorsa…

Ortada siyasi bir rota değil, ciddi bir güven sorunu vardır. Cemil Tugay’ın önündeki en büyük mesele de budur:

İzmirlilere yeni bir adres göstermek değil, kaybettiği güveni yeniden kazanmak.

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası